ilkokulda iken sınıfımız ile birlikte gittiğim çok güzel bir müzedir.

hele ki o arabalar beni benden almıştır.

en kısa zamanda tekrar gitmek istiyorum.
devamını gör...

programa dair aklımda bir tek yarmagül karakterinin taktığı kanatları sallanan kelebek tokalar kalmış.
devamını gör...

bakarım ama görmem.
devamını gör...

genellikle akdeniz ülkelerinde yetişen bir taxacae familyasından bir ağaç türü. bilimsel tür adı taxus baccata. iğne yapraklı bir ağaç olduğu için tüm yıl yaprakları üzerindedir. boyu 13 mete ve üzerine çıkabilen ve 1000 yılı aşkın yaşama ömrü olan çok uzun ömürlü bir ağaçtır. yaprakları zehirlidir. kırmızı bir meyvesi var ve bu meyvesi yenebiliyormuş ama çekirdeği zehirli olduğu için çıkartılıp tüketiliyormuş. siz yemeyin ne olur ne olmaz tavsiye değildir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

özgürlük kavramını kendi pis zihniyetine alet eden kişi beyanı. ilk entryde uzun uzun savunmuş, kimseye zararları yoksa iki kardeşin seks yapmasının özgürlük olduğunu söylemiş. sizin nasıl mideleriniz var ya? özgürsün ya da değilsin o bir yana, bir insan kardeşine ya da birinci derece ailesine ne ara, nasıl o gözle bakmaya başlayabilir. bu özgürlük değil, sapıklık.
cezasını, etiğini, özgürlüğünü geçtim, iğrençsiniz lan. dünyada milyarlarca kadın/erkek varken, kardeşine, annene, babana vs. tahrik olacak kadar pis zihniyetli, midesiz insanlarsınız.
zevk bu değil ya.
devamını gör...

çok küçükken benim de yarısını telef ettiğim dedemden babama, babamdan da bana geçen koleksiyon. aslında başlığı görene kadar koleksiyon gözüyle bakmamıştım, bakmamıştık. şu an daha çok eşsizleşti.
devamını gör...

sözlüğün ilk değil ikinci başlığı olan deneme başlığıdır. o zamanlar biz yoktuk tabi.
devamını gör...

tee çocukken yaşamıştım bu durumu.

bu durumu yaşamak istemiyorsanız eğer bol bol su ve lifli gıdalar tüketin.

fast food tarzı zararlı gıdalardan uzak durun.

sağlıklı yağlar tüketin.
devamını gör...

zaman kavramını bulan da, yaşantısıyla süresini uzatıp kısaltan da insan dedirten başlık.

neyi neye yetirebildik de tüm insanlığın yaşanmışlığını bir ömre sığdırabileceğiz ? elimizdekini verimli kullanmaya bakalım, bizden başka kimseye kalacağı yok zaten.
devamını gör...

sahiden sorundur. arkadaşlarım bile bilmez çünkü günlük hayatta çok uzun yıllardır saçlarımı düz kullanıyorum ama banyodan sonra zenci kafasına sahip oluyorum. saçlar kıvırcıkken omzuma, düzleştirdiğim zaman kalçama geliyor. çoğu düz saçlı arkadaşın hayali olduğu için şımarıklık olarak görecekler ama nefret ediyorum ben. hiç benimseyemedim.

uzun süredir saçlarıma sürekli bakım yapıyorum. yağlar, maskeler, serumlar, bakım kremleri. saç yumuşadıkça kabarmayı bıraktı. istersen yerlerde yuvarlan, kabarmıyor. o yüzden bu sorundan muzdarip arkadaslara önerim saçınıza ne buluyorsanız sürün. net işe yarıyor.
devamını gör...

herkese bolca teselli veririm. kötü gün dostu olarak bilinirim. itiraf ediyorum ki verdiğim telkinlere, tesellilere inanmıyorum. insanlara sadece duymak istediklerini söylüyorum. kötü bir niyetim yok,üzülmelerini istemiyorum...
devamını gör...

-masa da masaymış ha-
adam yaşama sevinci içinde
masaya anahtarlarını koydu
bakır kâseye çiçekleri koydu
sütünü, yumurtasını koydu
pencereden gelen ışığı koydu
bisiklet sesini, çıkrık sesini
ekmeğin, havanın yumuşaklığını koydu
adam masaya
aklında olup bitenleri koydu
ne yapmak istiyordu hayatta
işte onu koydu
kimi seviyordu, kimi sevmiyordu
adam masaya onları da koydu
üç kere üç dokuz ederdi
adam koydu masaya dokuzu
pencere yanındaydı, gökyüzü yanında
uzandı masaya sonsuzu koydu
bir bira içmek istiyordu kaç gündür
masaya biranın dökülüşünü koydu
uykusunu koydu, uyanıklığını koydu
tokluğunu, açlığını koydu.

masa da masaymış ha
bana mısın demedi bu kadar yüke
bir iki sallandı, durdu
adam ha babam koyuyordu...
(bkz: edip cansever)

t:93 yıl önce bugün, dünya'ya ölümsüzlüğü kanıtlamak için teşrif etmiş şairdir. şiirleri sonsuzluğa atılan en güzel imzadır.

tanım girmeden önce başlığa yazılanları bir tarayım dedim. "acaba hayatımın şiirini kendine düstur edinen var mı?" diye. yokmuş. şiir çok girift bir yapı. ikinci yeni şairleri de bu durumu destekliyor bana göre. bir halkiyatçı olarak görüş farklılıklarımız olsa da hepsine ayrı ayrı hayranım. en çok da edip cansever'e. 3 yıl önce bir doğum günümde yakın arkadaşlarım olan iki güzel kadın bana yerçekimli karanfil ve ben ruhi bey nasılım kitabını hediye etmişlerdi. o gün ve gece doğum günüm şiir şölenine dönmüştü. hayatımın en güzel günlerinden biriydi muhakkak. ayda bir şiir ve türkü gecemiz olurdu. kimi türkü söyler, kimi bağlamasını konuşturur, kimi de şiir okurdu. güzel günlerdi. dolu dolu geçti. geleyim asıl meseleye biraz uzattım affedin. ben o gecelerde hep -masa da masaymış ha- şiirini okurdum. bazıları anlardı beni, acı'yı birlikte sevmiştik onlarla. bazıları da "neden bu şiir" diye sorarlardı. "hayatımın gerçeğine dokunduğundan" derdim, uzatmazdım. 14 yaşındaydım bu şiirle tanıştığımda. biraz zor zamanlardı. 10 gün boyunca -uyanık kalabildiğim zamanlar tabii- sürekli okudum, dinledim. hayat ayaklarımın altından kayıp giderken bir şiire tutundum. vertigo atakları da edip cansever'e hayran oldu yani. o'nun imgesi, benim anlamım oldu. kimdi o adam ya da kadın? belki de cismani bir varlık değil. bir yaratıcı! verdikleriyle, aldıklarıyla anlatmaya çalıştığı neydi? amacı neydi ya da ne? şeklimi ceviz ağacından vermiş belli. bir "masa" bu kadar dayanaklı olabilir miydi? her neyse "ben bir ceviz ağacıydım*, yaşanmışlıklarla dolu bir evin sessizliğinde" o da bilmiyordu bu kadar dayanıklı bir masa olacağımı.* halbuki ezel ve ebed ellerinde...

iyi ki doğdun canım edip cansever.
devamını gör...

müthiş bir ülke olduk ya. anıtkabir'e gidemiyorsun yasak. ama camiye gidebiliyorsun. anıtkabir'de bulaşan virüs camide bulaşmaz. çünkü siyasal islamcı olmak bunu gerektirir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beslediğim sokak kedisini gördüğüm son an. sonrasında kayıplara karıştı...
devamını gör...

bence bırakmak. bazen öyle tutunuyoruz ki bazı şeylere, tutunduğumuzu bile farkında olmuyoruz.
devamını gör...

"en kötüsü, hayır demeyi öğrenemedim. yemeğe kal, dediler: kaldım. oysa, kalınmaz. onlar biraz ısrar ederler; sen biraz nazlanırsın. sonunda kalkıp gidilir.
her söylenileni ciddiye almak yok mu, şu sözünün eri olmak yok mu; bitirdi, yıktı beni.”


tutunamayanlar *
devamını gör...

lütfü zivaneli
devamını gör...

kaba saba tavır ve konuşmalar.
devamını gör...

(10 sene önce)

-bu çalan ne?
+anathema.
-güzelmiş. ama karamsar gibi biraz?
+sen bile farkettin di mi?
-güzel ama.
+öyledir.

--------

(10 sene önce)

-ne yedin bugün dışarda?

+döner.

-"hep karbonhidrat protein.. sebze ye."

+peki..

-hep peki diyosun yemiyosun.

+yicem.

----------------

(10 sene önce)

-(yüzüme bir salise baktıktan sonra şaşmaz bir isabetle) içki mi içtin sen?

+ee evet?

-çok içmişsin galiba..

+eeöö öyle oldu eheh?

-git yat.

+diyosunnn..

-git yat!!

+tamam be gittik.

------------------

(10 sene önce)

-kros! kağıt getir! kağıt getir! çabuk!

+hö. noluyo yau?

-kağıt getirsenee!!

+al

-(elinde kalem, televizyona kitlenmiş şekilde) çabuk getirsene oğlum bütün yemek tarifini ezberlemek zorunda kaldım senin yüzünden.

+bambaşkaymışsın.

--------------------

(10 sene önce)

-(suçlu suçlu) bugün temizlik yaparken gitarının telini kütüphanenin köşesine taktım, koptu. kusura bakma oğlum.
+canın sağolsun değiştiricektim zaten.
-(hafif şaşırmış) masraf çıkmadı mı yani?
+çıktı. 5 kağıt. sorun değil. 5000 lira olsa da sorun değil.
-(rahatlamış bir biçimde) ben de birşey sandım. hıh.
+ehehheh

----------------

(10 sene önce)

anne sabah kalkar, odaya gelir, cross uyanıktır. günaydınlaşılır.

-yemek yedin mi?
+yemedim
-dün de yemedin. börek ısıtayım sana
+ısıtma
-ısıtayım
+o zaman 1 parça olsun
-1 parça börek mi yenilirmiş, 2 parça yapayım, elektriğe yazık
+yiyemem yau, aç değilim o kadar

aradan 10 dakika geçer, anne gelir. elindeki tabakta minik minik kareler şeklinde kesilmiş börek vardır.

+(tabağa bakar) bak bi de parça parça etmiş ki 2 dilim olduğu anlaşılmasın, yemezler gülüm
-(ciddiyetini koruyamaz, gülümsemeye başlar)
+ bak bak suratından belli ya
-(artık gülüyor) benim dilimlerim kalın o yüzden öyle oldu
+(pes eder, böreği alır)

--------------------
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim