keşke belli bir karma puanı karşılığında profilimizi birisi ziyaret ettiğinde fon müziği koyabilsek ya da açılış animasyonları ayarlayabilsek. mümkün mü acaba böyle bir şey? sözlük için bir dilek niteliğinde yazıyorum.
devamını gör...

“yaz gibi gel! kiraz gibi”

rakı mı? o bahane.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayatımda yaşanan nerdeyse her olaya “yok artık” dedikten sonra kullandığım söz öbeği.
devamını gör...

senaryosunu ünlü yazar hakan günday’ın kaleme aldığı, onur saylak’ın kamera arkasına geçtiği, haluk bilginer, cansu dere, metin akdülger, necip memili, müjde ar, şebnem bozoklu başta gelmek üzere sağlam bir oyuncu kadrosuna sahip olan dizidir.

ben insanlarla nasıl yaşanır bilmiyorum. yani insanlarla nasıl konuşulur, onlarla nasıl vakit geçirilir, biriyle arandaki mesafe nasıl ayarlanır. bunların hiçbirini bilmiyorum.

ne güzel olurdu, değil mi? yanlış bildiğimiz her şeyi unutsak, sadece doğrular kalsa.”

yaşıyorsun ama yoksun. insan nasıl dayanır buna

nasıl korktun kim bilir? zaten başımıza gelen her şeyi hatırlıyor olsak deliririz, değil mi? ama bazen de delirmemek için hatırlamak gerekiyor işte böyle. neyse... madem hatırladın artık, ben de gönül rahatlığı ile unutabilirim.”

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şahsiyeti hatırla!
devamını gör...

işin en iğrenç ve utandırıcı kısmı şu tecavüz artık zihnimizde ve bilinçaltımızda o kadar normalleşmiş ki haberde bile özellikle 'erkek çocuğu' diye belirtilmiş. üstteki bir yazar da sanırım haberi okumamış ve küçük kızımızı koruyalım tarzı cümleler yazmış.

bu sapık ve şerefsizin yanısıra henüz 2 yaşındaki çocuğunu hiç tanımadığı bir adamla yalnız bırakan anne müsveddesi de tutuklanmalıdır.
devamını gör...
(tematik)

yankı anlamına gelen fransızca kökenli sözcük.
devamını gör...

taşlamaları ve hazırcevaplılığı ile ünlü türk şair, besteci ve neyzen.

onunla ilgili olarak anlatılan olayların içinde en sevdiğim şudur:

neyzen askere gider. ancak ilginç bir şekilde sürekli kafası güzel dolaşmaktadır ortalıkta. oysa kimse içtiğine falan şahit olmamaktadır. bir gün komutanı dayanamaz ve onu takip etmeye karar verir.

uzaktan uzağa gözetleyen komutan, neyzen'i tuvalette de rahat bırakmaz. camdan içeriyi gözetler, acaba sorumun cevabı burada mı diye düşünerek...

bir de bakar ki neyzen oraya sakladığı içkiyi almış, içeride demleniyor kendi kendine. hemen içeriye girer, pat diye açar kapıyı ve tuvalette, elinde içkiyle bakakalan neyzen'e şöyle der:
"buldun mezeyi, içersin tabi"

neyzen, hayatında cevap veremediği tek lafın bu olduğunu söylermiş.
devamını gör...

tam hayatı anladım diyorum bana sürpriz yapıyor şerefsiz.
devamını gör...

babamdır, akşama kadar belgesel izler. favorisi kedi belgeselleri
devamını gör...

güneşi örten bulutların aksine, ışıl ışıl hissediyorum.
devamını gör...

plansız olmak. ne kadar çoğu zaman işime yarasa da başıma büyük belalar açtığı da çoktur. siz siz olun bu hataya düşmeyin dostlar.
devamını gör...

murphy kanunlarının tezahürüdür. düşürdüğün ekmeğin yağlı yüzünün halıya gelme olasılığı, halının yeniliğiyle doğru orantılıdır.sinirlenilecek kötü bir olay olduysa, yağlı yüz yeni halıya gelecektir, yetmeyecektir dana dağa kaçacaktır, evi sular basacaktır. bir şeye sinirlenince sinirlenilecek diğer her şey sinir boyutuyla doğru orantılı olarak aynı anda gerçekleşecektir.
devamını gör...

kaleiçi - antalya

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kardeşlerimle oturup her birimize eşit bir şekilde dağıttıktan sonra süte batırıp yediğimiz atıştırmalık.
devamını gör...

bomboş bir yazar. tek amacının her şeye sallayarak dikkat çekmek olduğunu düşünmüyor değilim.
devamını gör...
(tematik)

(bkz: el-mesudi)nin (bkz: altın çayırlar) isimli eserinin bir diğer adıdır.
devamını gör...

kıyaslamalara bak hele. ikisi de güzeldir efenim karın doyurur. buraya yazıyorsunuz ama evinizde aç kalırsınız bakın benden söylemesi.

hem bir anne, hem de eş olarak diyebilirim ki en güzeli benim yemeğimdir. vallahi hiç tarzım değil ama bugün içimde havai fişekler patlıyor, kendimi şımartmak istiyorum kusura bakmayınız.
devamını gör...

yazarlara kıskançlıktan çatlayın dediğim hadisedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tom hooper imzalı 2009 yapımı ingiliz sinema filmi. tabi öncelikli olarak bu filme dair söylenmesi gereken ilk şey şu olur; film futbolla ilgili. peki bu şerhi neden düştüm? efendim malumunuz olduğu üzere, futbol konuşmak, futbol üzerine bir şeyler yazmak ya da futbol müsabakaları izlemek entellere ve dahi dantellere göre değil. bu saydıklarımı yaptığınız andan itibaren entelektüel olma potansiyelinizi kaybediyorsunuz (!) isterseniz dünyadaki tüm bilgileri yalamış yutmuş olun ve bu bilgiler çerçevesinde insanlara ışık tutun, bunun hiç bir önemi yok. boş beleş adamsınız o kadar! futbol mevzubahisse o yuları çıkaracaksınız. pardon fular olacaktı. o yüzden olaya bu şekilde yaklaşan zevata önerim bu filmi izlemeyiniz olacaktır. bu film yerine amerikan sinemasının o muhteşem basketbol, beysbol, amerikan futbolu filmlerini izleyin ki, spor kültürünüz artsın (!)

işin özü şu ki; film ciddi anlamda saygı duyduğum ve karakter yapısını sevdiğim brian clough'un hayatından bir kesiti anlatıyor. bu adam bir futbol dâhisidir ve bunun gibi adamların sayısı cidden sınırlıdır. durun bir dakika ya, niye sayısı sınırlıdır diyorum ki? numerus clausus desem daha havalı olmaz mı? o f(y)ular bana yakışmaz mı? aman neyse işte bu adam da boş beleş bir adam netice de (!) düşünebiliyor musunuz? sırf bu yüzden kendisi için film çekilmiş, rezalete bakar mısınız? (!)

aslında benim için clough, nottingham forest demektir. çünkü benim kendisi ile tanışmam forest tarihini okurken gerçekleşmişti. sonrasında david peace'ın bu filme ilham olan kitabını da okuyunca, clough benim için özel bir yere sahip oldu. gerek film, gerekse kitap clough'un basamakları yeni yeni çıkmaya başladığı dönemleri anlatıyor ve işin en keyifli yanı bu dehanın basamaklardan yuvarlandığı anlara odaklanıyor. şöyle ki; clough, derby county'i ikinci ligden alıp tepe noktaya taşımıştı. işte bundan sonra leeds united ile anlaştı. leeds o dönemlerin en baba takımı. ama bu işi kemik kırarak başarıyor. sert takım anlayacağınız ve bu durum brian abimizin mantalitesine ters. iş bu yüzden leeds'in kendisinden önceki efsane teknik direktörü don revie'ye ve leeds'li topçulara resmen giydiriyor. bu filmde brian clough'un başarı getiren ama kendisinin ret ettiği bir mantalite ile savaşını izlemiş oluyorsunuz. michael sheen'in, clough'u muazzam şekilde canlandırdığını söylemem lazım. brian clough'un kendisi filmde oynasa ancak bu kadar olurdu. ingiltere futbol tarihinin en başarılı adamlarından birinin, başarısızlık öyküsünü izlemek ve buna rağmen geri adım atmadığını görerek düğmelerinizi iliklemek istiyorsanız bu filmi izlemenizde fayda var. aksi taktirde yakınından bile geçmeyin. hem f(y)ularlılar başarısızlık hikayelerini sevmezler. her ne kadar o başarısızlık hikayeleri sayesinde, başarı hikayeleri yazılıyor olsa dahi adamlar/kadınlar beğenmiyorlar işte yapacak bir şey yok.

brian clough ile tanışıp keyifli vakit geçirmeniz temennisiyle...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

önceki dönemlerde alınan lüks araçları satışa çıkarmış.
ayrıca karantinada olan vatandaşlara da kahvaltı ve yemek yardımı yapacağını söylemiş.

ilk defa bu kadar umutlu hissediyorum...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim