sizi gaza getiren motivasyon sözleri
sende bizim kâr ortağımız sin.
asla o kâr dagitilmadı..
asla o kâr dagitilmadı..
devamını gör...
insan olun biraz (yazar)
kitap sarrafı olarak gördüğüm, bilgi birikimi karşısında şapka çıkarttığım bir yazar. hep yazsın. hep okuyalım. var olsun.
devamını gör...
serenad
zülfü livaneli'nin romanıdır. farklı zamanların farklı insanların farklı hikayelerinin ortak noktasıyla anlatılan romandır. etkileyici bir kurguyla yazılmış olaylar birbiriyle uyumlu bir şekilde yazılmış hiçbir kopukluk yaşanmıyor. okunmasını tavsiye ederim.
devamını gör...
gülümseyerek uyanmanın sadece filmlerde yaşanması
katılmadığım önerme. eğer kişi gününü planlamışsa, yapacağı işten zevk alıyorsa, yakınında sevdiği ve sevildiği insanlar varsa gülümseyerek uyanabilir.
devamını gör...
bir ülkenin gelişmişlik seviyesini gösteren detaylar
insanların mutluluğu.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
su aygırları, kırmızı renkte terler.
devamını gör...
tubular bells
bestecisi mike oldfield olup, 25 dakikalık enstrümantal bir müziktir. oldfiled'ın 17 yaşında bestelemeye başlayıp 19 yaşında bitirdiği müziktir. 1973 yapımı the exorcist filminin main themedir. oldfield enstrümanların çoğunu kendisi çalmıştır.
ne zaman duyulsa bu filmi hatırlatır,bir zamanlar cep telefonu zil sesi olarak çok kullanılırdı.
ne zaman duyulsa bu filmi hatırlatır,bir zamanlar cep telefonu zil sesi olarak çok kullanılırdı.
devamını gör...
sözlük yazarlarını şaşırtan şeyler
ayni baslik altinda ayni tanimlari tekrar tekrar okumak zorunda kalmak. keske ustte yazilanlar okunup oyle tanim girilse, hayat bayram olsa.
devamını gör...
süleyman soylu
erdoğan'a "sana hesap sormazsam namerdim" diyen, erdoğan hükümetinin iç işleri bakanı.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
........
zordu.çünkü,mart ayının soğuk bir salonuydu.çünkü hayat,ölümün insana oynadığı en trajik,en mükemmel,en acımasız oyunuydu.senin için ölüyordum.durum buydu!
küçük iskender
zordu.çünkü,mart ayının soğuk bir salonuydu.çünkü hayat,ölümün insana oynadığı en trajik,en mükemmel,en acımasız oyunuydu.senin için ölüyordum.durum buydu!
küçük iskender
devamını gör...
günün sözü
her kapıyı açacak doğru bir anahtar vardır.
devamını gör...
duygusunu yitiren insan
duygu yitirilen bir şey değildir bence. üstünü örtebilir, zaman zaman hissedemeyebilirsiniz fakat bu duygularınızı kaybettiğiniz anlamına gelmez. duygularınız hala bilincinizin alt katmanlarinda sizi bekliyordur dostlar. lakin kimi insan duygularını kontrol etmeyi biraz daha öğrenmiştir. vücudunun verdiği tepkileri ve hislerini iyi bildiği için ona göre davranarak kendisini dışaridaki etmenlere karşı savunmaya alır. bu kişiye de olgun birey diyebiliriz bence. çünkü genelde bunu başarabilen kişiler bazı şeyleri tecrübe etmiş, zorluklar yaşamış insanlar oluyorlar.*
devamını gör...
maruz kalınmak istenmeyen sorular
birçok soru var böyle ama son zamanlarda, yani çalışmak durumunda kaldığım dönemin başından itibaren, çalıştığım her yeni iş yerinde ya da iş bünyesinde tanıştığım her insanla aramda geçen diyaloglar hep aynı. tahmin edileceği üzere karşı taraf bu söz konusu maruz kalınmak istenmeyen soruları soruyor:
birinci soru: "ee, madem meslek sahibisin, neden burada bu işi yapıyorsun?"
(cevap veririm)
ikinci soru: "anne baba neci, neredeler?"
(cevap veririm, detay vermesem de verdiğim genel cevaptan annemle babamın ayrı olduğu açığa çıkar)
üçüncü soru: "birbirlerine hayırları olmamış, sana da mı faydaları yok, yardım etmiyorlar da mı çalışıyorsun?"
(biraz sinirlenirim, yansıtmadan cevap veririm, diyalog soru cevap formatından çıkıp benim adıma "acıyan" ifadeler kullandıkları, benim de "yapacak bir şey yok, başımın çaresine bakıyorum" ana fikirli ifadeler kullandığım bir şekle bürünür, sonra da biter.)
yaklaşık on kez bu konuşmayı yapmışımdır, daha doğrusu kendimi bu konuşmanın içinde bulmuşumdur. bunların birçoğu meraklı ve işgüzar insanlardı, ama bir iki tanesi gerçekten beni merak ederek ve anlamaya çalışarak yaklaştı. geçenlerde müşterinin biri erken geldi, yanımdakilerle sohbet ederken dikkatini çektim, yine o klasik diyalog yaşandı. anlattım, benzer cümleler duydum ama adam halime yazıklanmak yerine benim ne kadar sorumluluk sahibi ve güçlü birisi olduğuma odaklandı. işletme sahibine beni övdü bir süre, biraz çekindim. lafını yarıda kesip bana döndü ve "sizi utandıracak bir şey söylemiyorum umarım?" dedi kibar bir şekilde. bilakis memnun olduğumu, çalışmaktan da utanmadığımı söyledim. hala her geldiğinde selam verip hal hatır sorar misal. ama herkes böyle değil işte. çoğunlukla sizin hikayenizdeki zayıflığınızı görüp, yarın öbür gün bunu size karşı kullanabilmek için bilmek isterler. böyle insanların sorduğu düz bir "nasılsın?" a bile maruz kalmak istemiyorum artık.
birinci soru: "ee, madem meslek sahibisin, neden burada bu işi yapıyorsun?"
(cevap veririm)
ikinci soru: "anne baba neci, neredeler?"
(cevap veririm, detay vermesem de verdiğim genel cevaptan annemle babamın ayrı olduğu açığa çıkar)
üçüncü soru: "birbirlerine hayırları olmamış, sana da mı faydaları yok, yardım etmiyorlar da mı çalışıyorsun?"
(biraz sinirlenirim, yansıtmadan cevap veririm, diyalog soru cevap formatından çıkıp benim adıma "acıyan" ifadeler kullandıkları, benim de "yapacak bir şey yok, başımın çaresine bakıyorum" ana fikirli ifadeler kullandığım bir şekle bürünür, sonra da biter.)
yaklaşık on kez bu konuşmayı yapmışımdır, daha doğrusu kendimi bu konuşmanın içinde bulmuşumdur. bunların birçoğu meraklı ve işgüzar insanlardı, ama bir iki tanesi gerçekten beni merak ederek ve anlamaya çalışarak yaklaştı. geçenlerde müşterinin biri erken geldi, yanımdakilerle sohbet ederken dikkatini çektim, yine o klasik diyalog yaşandı. anlattım, benzer cümleler duydum ama adam halime yazıklanmak yerine benim ne kadar sorumluluk sahibi ve güçlü birisi olduğuma odaklandı. işletme sahibine beni övdü bir süre, biraz çekindim. lafını yarıda kesip bana döndü ve "sizi utandıracak bir şey söylemiyorum umarım?" dedi kibar bir şekilde. bilakis memnun olduğumu, çalışmaktan da utanmadığımı söyledim. hala her geldiğinde selam verip hal hatır sorar misal. ama herkes böyle değil işte. çoğunlukla sizin hikayenizdeki zayıflığınızı görüp, yarın öbür gün bunu size karşı kullanabilmek için bilmek isterler. böyle insanların sorduğu düz bir "nasılsın?" a bile maruz kalmak istemiyorum artık.
devamını gör...
her ortamda canının istediği gibi davranan ve konuşan kişiler
patavatsız oluşlarını genelde “ben rahat bir insanım” şeklinde meşrulaştırmaya çalışan insanlardır.. *
devamını gör...
bundan bize ne olması
konuca bir bütünü ilgilendirmeyen durumlar.
devamını gör...
adobe illustrator
adobe tarafından geliştirilen vektörel çizim yapma programıdır. vektörel çizim yapabilenlere her zaman gıptayla bakmışımdır. vektör çizimin, hem küçük boyutlu olması hem de 20 katlı binaya kaplama reklam yapsanız yine formatı bozulmadan, pikselleşme olmadan kullanabilmek artıları sayılabilir. sırf bu sebepten bile kullanılabilir.
çevremdeki grafikle uğraşan dostlarım paint'e benzetiyor bu programı. "yaparsın ya, çok basit." diyorlar. bende mi problem var, yoksa onlar mı çok basite indirgiyor bilmiyorum ama bence bu program çin işkencesinden farksız.
biraz öğrensem severim belki.
(bkz: bilemiyorum altan)
çevremdeki grafikle uğraşan dostlarım paint'e benzetiyor bu programı. "yaparsın ya, çok basit." diyorlar. bende mi problem var, yoksa onlar mı çok basite indirgiyor bilmiyorum ama bence bu program çin işkencesinden farksız.
biraz öğrensem severim belki.
(bkz: bilemiyorum altan)
devamını gör...
abdulseyidbincabbar
yahu tamam sözlükte troll olsun olmasın demiyoruz, hobi olarak yine olsun. ama artık kaliteyi abaza ergen seviyesine düşürdüler. cinsel, leş başlıklar ve tanımlar aldı gitti. sözlük modlarıyla iyi anlaşmama rağmen, elli kere söyledim size banlayın artık şu adamları diye. neden kimse bunun üzerine düşmüyor anlamıyorum artık ?
devamını gör...
kitap alıntıları
"her şeye rağmen, mutluluktan ölünebiliyorsa, o zaman kesinlikle bu şekilde öleceğim.ayrıca,ölüm döşeğindeki birisi, mutluluk sayesinde hayata tutunabiliyorsa o zaman ben de hayatta kalacağım..."
milena'ya mektuplar - franz kafka
milena'ya mektuplar - franz kafka
devamını gör...
okuduğun bölümü söylediğinde sorulan garip sorular
'bizim bir dava var....hikaye....ne olur sence?'
devamını gör...