seda tripkolic dinlemiş yazarlar
dinlememiş olmak mümkün mü ? askerde paket paket üstüne giderdi dinlerken.
devamını gör...
holozoik
büyük parçalar halinde aldıkları besinleri ağız, mide, bağırsak gibi vücut boşluklarına salgıladıkları enzimler ile sindirerek beslenen canlılardır. saprofitler ile beraber heterotrof (tüketici beslenen) canlıları oluştururlar.
örnek olarak hayvanlar alemini verebiliriz.
hayvanların neredeyse tamamı holozoik beslenir.
çift açıklıklı sindirim sistemi (ağız ve anüs) hayvanlar aleminde yuvarlak solucanlar ile başlar. halkalı solucanlar ile beraber de tam bir sindirim sistemi görülür. kuşlarda ve memelilerde ise etçil ya da otçul beslenmeye göre ufak farklılıklar vardır.
gaga, diş, bağırsak uzunluğu ve geviş getirip getirmeme gibi. selülozun sindirimi daha zor olduğu için otçullarin bağırsakları etçillere göre daha uzundur. sonuçta sindirim sistemlerinde farklı yapılar gelişse de bu canlılar besinleri hücre zarından geçebilecek boyuta getiriken farklı enzimler salgılarlar ve bu enzimler sindirim olayını vücut boşluklarında yapar.
insana bakarsak; karbonhidratlar ağız ve ince bağırsakta, proteinler mide ve ince bağırsakta, yağlar ise sadece ince bağırsakta sindirilir. kalın bağırskta sindirim olmaz anacak su ve vitamin emilimi devam eder.
bu besinlerin bitkisel veya hayvansal ürünler olup olmamasına göre ise holozoik beslenen hayvanlar üçe ayrılırlar.
karnivorlar (etçiller)
herbivorlar (otçullar)
omnivorlar ( etçil - otçullar)
şöyle şeyler de var:
(bkz: omnivor)
(bkz: ototrof)
örnek olarak hayvanlar alemini verebiliriz.
hayvanların neredeyse tamamı holozoik beslenir.
çift açıklıklı sindirim sistemi (ağız ve anüs) hayvanlar aleminde yuvarlak solucanlar ile başlar. halkalı solucanlar ile beraber de tam bir sindirim sistemi görülür. kuşlarda ve memelilerde ise etçil ya da otçul beslenmeye göre ufak farklılıklar vardır.
gaga, diş, bağırsak uzunluğu ve geviş getirip getirmeme gibi. selülozun sindirimi daha zor olduğu için otçullarin bağırsakları etçillere göre daha uzundur. sonuçta sindirim sistemlerinde farklı yapılar gelişse de bu canlılar besinleri hücre zarından geçebilecek boyuta getiriken farklı enzimler salgılarlar ve bu enzimler sindirim olayını vücut boşluklarında yapar.
insana bakarsak; karbonhidratlar ağız ve ince bağırsakta, proteinler mide ve ince bağırsakta, yağlar ise sadece ince bağırsakta sindirilir. kalın bağırskta sindirim olmaz anacak su ve vitamin emilimi devam eder.
bu besinlerin bitkisel veya hayvansal ürünler olup olmamasına göre ise holozoik beslenen hayvanlar üçe ayrılırlar.
karnivorlar (etçiller)
herbivorlar (otçullar)
omnivorlar ( etçil - otçullar)
şöyle şeyler de var:
(bkz: omnivor)
(bkz: ototrof)
devamını gör...
yayladağ lokumu
yeni tanıştığım pekte sevdiğim bir yazar.
aa lütfen asla sana bırakmam bu sondan birincilik işlerini. #1094755
şimdilik iade-i ziyaret yapayım dedim. en yakın zamanda tekrar geleceğim.*
aa lütfen asla sana bırakmam bu sondan birincilik işlerini. #1094755
şimdilik iade-i ziyaret yapayım dedim. en yakın zamanda tekrar geleceğim.*
devamını gör...
almaktan en çok haz duyulan mesajlar
seni seviyorum ve özledim mesajı
devamını gör...
bana göre suç
pratikte zaten var olan maddedir. eklenmesine hiç gerek yok, malum kişi ne derse o olur. yok anayasaymış, yok hukukmuş, yok hakmış, yok adaletmiş... kimin umurunda bunlar canım? koskoca ülkenin kaderi bir adamın ağzından çıkanlarla şekilleniyor resmen.
ama bize müstahak, her millet layık olduğu şekilde yönetilir diye boşuna yırtmıyor kendini bunca insan. bunun için istanbul'dan çıkın bir anadolu insanına bakın. burayı yazdım yazdım sildim, çünkü kimseyi kırmak istemiyorum. ama şu inkar edilemez ki, bu kişilerin oy kullanırken en büyük motivasyonları kendileri gibi eğitimsiz, kültürsüz, hoşgörüsüz insanları seçmek. aman kendisinden farklı düşünen, daha modern bir insan yönetmesin. maazallah kendilerini geliştirmek zorunda kalırlar, mentalitelerini yüzyıllar ilerisine taşımak gerekir falan.
ama bize müstahak, her millet layık olduğu şekilde yönetilir diye boşuna yırtmıyor kendini bunca insan. bunun için istanbul'dan çıkın bir anadolu insanına bakın. burayı yazdım yazdım sildim, çünkü kimseyi kırmak istemiyorum. ama şu inkar edilemez ki, bu kişilerin oy kullanırken en büyük motivasyonları kendileri gibi eğitimsiz, kültürsüz, hoşgörüsüz insanları seçmek. aman kendisinden farklı düşünen, daha modern bir insan yönetmesin. maazallah kendilerini geliştirmek zorunda kalırlar, mentalitelerini yüzyıllar ilerisine taşımak gerekir falan.
devamını gör...
ebu süfyan
mekke'nin fethi sırasında müslüman olan kişi. kureyş kabilesinin reislerindendi. hz. muhammed'in amcası hz. abbas ile çocukken en yakın arkadaşlardı. çocukluğu bolluk ve rahatlık ile geçmiştir. mekke'de okuma yazması olan çok az kişilerdendi. hz. muhammed peygamber olduktan sonra onun en büyük düşmanlarından biri oldu. ebu cehil bedir savaşında öldürülünce mekke müşriklerinin reisi oldu. bedir savaşı için intikam yemini etti ve uhud savaşına müşrik ordusunun kumandanı olarak katıldı. mekke fethine kadar düşman ordusuna liderlik etme görevi sürdü.
islam ordusu mekke fethi için yola çıkınca, mekke yakınında bir karargâh kurdular. bu sırada ebu süfyan, çocuklukta en samimi arkadaşı olmuş olan hz. abbas'ın ısrarları sonucu müslüman oldu. hz. muhammed, mekke'de ebu süfyan'ın evine sığınanlara eman verileceğini bildirdi. ebu süfyan bunu mekkelilere bizzat kendisi duyurunca, bu durum karısı hind'i hiç memnun etmedi.
ibn hişam'ın verdiği bilgiye göre, ebu süfyan, müslüman olunca huneyn gazvesine katıldı ve gazvenin ilk evresinde müslüman öncü kuvvetinin yenilmesine sevindi. fakat savaş sonrası elde edilen ganimetten, hem ebu süfyan, hem muaviye, hem de yezid'e pay verildi. bu alâka onların büyük hoşnutluğuna sebep olmuştur.
ebu süfyan, taif muhasarası ya da yermük savaşı zamanı bir gözünü kaybetmiştir. hatta zehebî'ye bir gözünü taif muhasarası, diğer gözünüyse yermük savaşı zamanı kaybetmiştir.
sünniler, ebu süfyan'ın samimi bir müslüman olduğuna inanırlar. şiilerse onun zındık, münafık, hatta bazıları agnostik olduğunu söyler. fakat ebu süfyan'ın ilerleyen yaşına rağmen savaşlara katılması, onun münafık olmadığına bir kanıt olarak gösterilebilir.
islam ordusu mekke fethi için yola çıkınca, mekke yakınında bir karargâh kurdular. bu sırada ebu süfyan, çocuklukta en samimi arkadaşı olmuş olan hz. abbas'ın ısrarları sonucu müslüman oldu. hz. muhammed, mekke'de ebu süfyan'ın evine sığınanlara eman verileceğini bildirdi. ebu süfyan bunu mekkelilere bizzat kendisi duyurunca, bu durum karısı hind'i hiç memnun etmedi.
ibn hişam'ın verdiği bilgiye göre, ebu süfyan, müslüman olunca huneyn gazvesine katıldı ve gazvenin ilk evresinde müslüman öncü kuvvetinin yenilmesine sevindi. fakat savaş sonrası elde edilen ganimetten, hem ebu süfyan, hem muaviye, hem de yezid'e pay verildi. bu alâka onların büyük hoşnutluğuna sebep olmuştur.
ebu süfyan, taif muhasarası ya da yermük savaşı zamanı bir gözünü kaybetmiştir. hatta zehebî'ye bir gözünü taif muhasarası, diğer gözünüyse yermük savaşı zamanı kaybetmiştir.
sünniler, ebu süfyan'ın samimi bir müslüman olduğuna inanırlar. şiilerse onun zındık, münafık, hatta bazıları agnostik olduğunu söyler. fakat ebu süfyan'ın ilerleyen yaşına rağmen savaşlara katılması, onun münafık olmadığına bir kanıt olarak gösterilebilir.
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
hani nerde, bir günlük ağalık.
devamını gör...
parapsikoloji
--- alıntı ---
parapsikolojik deneyler prekognisyon ve telekinezinin varlığını test etmek için rastgele sayı üreteçleri kullanmayı, duyular-dışı algılamayı test etmek için ganzfeld uyarımını, durugörü ile kullanışlı casusluk bilgisi elde edilip edilemeyeceğini incelemek için birleşmiş devletler hükûmeti ile anlaşmalı olarak yürütülen araştırma denemelerini içerir.bu deneylerin sonuçları bazı parapsikologlar tarafından psişik yeteneklerin varlığının bir göstergesi olarak değerlendirilir.buna rağmen, bilimsel çevreler bu psişik yeteneklerin varlığının kanıtlanmadığı konusunda fikir birliği içindedir.eleştirmenler görünen deneysel başarıların aslında yöntemsel kusurlardan oluşabileceğini kanıtlamışlardır.parapsikolojinin bilim olarak değerlendirilmesine itiraz edilmektedir.birçok bilim insanı, parapsikologların psişik yeteneklere dair hiçbir kesin kanıt sunamamalarına rağmen bunları doğal olayları açıklamakta kullandıklarından parapsikolojiyi "sözdebilim" olarak görür.
--- alıntı ---
parapsikolojik deneyler prekognisyon ve telekinezinin varlığını test etmek için rastgele sayı üreteçleri kullanmayı, duyular-dışı algılamayı test etmek için ganzfeld uyarımını, durugörü ile kullanışlı casusluk bilgisi elde edilip edilemeyeceğini incelemek için birleşmiş devletler hükûmeti ile anlaşmalı olarak yürütülen araştırma denemelerini içerir.bu deneylerin sonuçları bazı parapsikologlar tarafından psişik yeteneklerin varlığının bir göstergesi olarak değerlendirilir.buna rağmen, bilimsel çevreler bu psişik yeteneklerin varlığının kanıtlanmadığı konusunda fikir birliği içindedir.eleştirmenler görünen deneysel başarıların aslında yöntemsel kusurlardan oluşabileceğini kanıtlamışlardır.parapsikolojinin bilim olarak değerlendirilmesine itiraz edilmektedir.birçok bilim insanı, parapsikologların psişik yeteneklere dair hiçbir kesin kanıt sunamamalarına rağmen bunları doğal olayları açıklamakta kullandıklarından parapsikolojiyi "sözdebilim" olarak görür.
--- alıntı ---
devamını gör...
sevgilinizin yanında yere 50 tl düşse alır mısınız sorunsalı
1 lira düşse alırım;çünkü fakirim.
devamını gör...
aktarım
psikanalizde aktarım olgusu üstteki yazarın dediği gibi bir şey maalesef değildir.
aslında aktarım terimi freud'la birlikte başlamıştır, karşı-aktarım hakkında da ferenczi'nin yazıları, çalışmaları vardır.
aktarımı kabaca şöyle tanımlarız, bir kişinin geçmişteki bir figürüyle, nesnesiyle bu annesi olabilir, bakım veren kişilerden biri olabilir sahnelediği yaşadığı bir olayı, şimdi ve bu zamanda terapistiyle veya çevresindeki diğer kişilerle de yaşıyor olması demektir.
misal geçmişte annesi tarafından yeterli bakımı alamamış, evde dinlenmemiş, sözü yok sayılmış biri terapistinin bu minvaldeki yaptığı en ufak bir hareketi "terapistim beni dinlemiyor, beni yeterince sahiplenmiyor" olarak algılayabilir ancak o düşüncesi aslında geçmiştek annesiyle kurduğu ilişkideki davranışın tekrarlanmasıdır, yani aktarımdır. "transferans" da denir.
biz bunu yorumlarken şöyle düşünürüz, hasta bir şey söyledi, acaba bu durum geçmişinde nereye dayanıyor, bu olguda onun geçmişindeki hangi anı tekrar sahneleniyor?
psikanalizde gel zaman git zaman aktarım olgusu terapinin ana konusu haline gelmiş, aktarımda terapist aldığı rolle birlikte eski meseleleri gündeme alıp bilinçdışı süreçleri bilince aktarmayı ve burada çözmeyi hedeflemiştir.
uzun lafın kısası umarım herkes kendi aktarımını bulup çözümleyebilir ve iyi hisseder.
sağlıklı günler, saygılarımla.
aslında aktarım terimi freud'la birlikte başlamıştır, karşı-aktarım hakkında da ferenczi'nin yazıları, çalışmaları vardır.
aktarımı kabaca şöyle tanımlarız, bir kişinin geçmişteki bir figürüyle, nesnesiyle bu annesi olabilir, bakım veren kişilerden biri olabilir sahnelediği yaşadığı bir olayı, şimdi ve bu zamanda terapistiyle veya çevresindeki diğer kişilerle de yaşıyor olması demektir.
misal geçmişte annesi tarafından yeterli bakımı alamamış, evde dinlenmemiş, sözü yok sayılmış biri terapistinin bu minvaldeki yaptığı en ufak bir hareketi "terapistim beni dinlemiyor, beni yeterince sahiplenmiyor" olarak algılayabilir ancak o düşüncesi aslında geçmiştek annesiyle kurduğu ilişkideki davranışın tekrarlanmasıdır, yani aktarımdır. "transferans" da denir.
biz bunu yorumlarken şöyle düşünürüz, hasta bir şey söyledi, acaba bu durum geçmişinde nereye dayanıyor, bu olguda onun geçmişindeki hangi anı tekrar sahneleniyor?
psikanalizde gel zaman git zaman aktarım olgusu terapinin ana konusu haline gelmiş, aktarımda terapist aldığı rolle birlikte eski meseleleri gündeme alıp bilinçdışı süreçleri bilince aktarmayı ve burada çözmeyi hedeflemiştir.
uzun lafın kısası umarım herkes kendi aktarımını bulup çözümleyebilir ve iyi hisseder.
sağlıklı günler, saygılarımla.
devamını gör...
ölenler toprağın altında ne yapıyor sorusu
ıyi insanlar huzur icin de uyusunlar . kötüleri de yılanlar rahat bırakmasın.
devamını gör...
polislerle girilen ilginç diyaloglar
- genç bir saniye bakar mısın? (bana genç diyor da muhtemelen benden 7-8 yaş filan küçük ama bilmiyor yazık!)
- buyur abi?
- sokak başları burdan mı başlıyor?
- sokak başları derken?
- sokak başları işte. 216 sokak ya burası sokak başları burdan mı başlıyor?
- vallahi anlamadım ama burası 267 sokak.
- hayır 216 sokak burası.
- yok abi, ben 30 yıldır bu sokakta oturuyorum 267 burası (karşıdaki sokak tabelası gösterilir).
- hayır bak b...
tam o sırada başka bir polis gelir ve:
- devrem neye bakmıştınız?
- 216'ının sokak başları burdan mı başlıyor?
- yok devrem burası 267.
tekrar bana döner ve:
- sağol genç yardımın için, kusura bakma.
- estağfurullah abi, iyi vazifeler.
- sağol.
böylece bu ilginç diyalog sonlandı ve ben ''sokak başları burdan mı başlıyor'' sorusuyla boğuşmaya başladım. hâlâ da bırakın sorunun cevabını, sorunun ne olduğunu dahi anlamadım. ne olduğunu bilen varsa beri gelsin lütfen. ukde de vereyim belki hayırseverin biri doldurur:
(bkz: sokak başları)
kamu spotu: asker, polis, öğretmen, hekim; bilcümle kamu çalışanlarımız başımızın tacıdır.
- buyur abi?
- sokak başları burdan mı başlıyor?
- sokak başları derken?
- sokak başları işte. 216 sokak ya burası sokak başları burdan mı başlıyor?
- vallahi anlamadım ama burası 267 sokak.
- hayır 216 sokak burası.
- yok abi, ben 30 yıldır bu sokakta oturuyorum 267 burası (karşıdaki sokak tabelası gösterilir).
- hayır bak b...
tam o sırada başka bir polis gelir ve:
- devrem neye bakmıştınız?
- 216'ının sokak başları burdan mı başlıyor?
- yok devrem burası 267.
tekrar bana döner ve:
- sağol genç yardımın için, kusura bakma.
- estağfurullah abi, iyi vazifeler.
- sağol.
böylece bu ilginç diyalog sonlandı ve ben ''sokak başları burdan mı başlıyor'' sorusuyla boğuşmaya başladım. hâlâ da bırakın sorunun cevabını, sorunun ne olduğunu dahi anlamadım. ne olduğunu bilen varsa beri gelsin lütfen. ukde de vereyim belki hayırseverin biri doldurur:
(bkz: sokak başları)
kamu spotu: asker, polis, öğretmen, hekim; bilcümle kamu çalışanlarımız başımızın tacıdır.
devamını gör...
dahi olan insanların melankolik olması
doğru bir önermedir.cahillik mutluluktur sözünün bir nevi sağlaması gibidir.
devamını gör...
kanser hastası çocuklara yardım etkinliği
biz sözlüğü bu yüzden sevdik. herkes mutlu olsun, bir gülümseme yaratabilsin diye. nerelerdeydiniz kuzum siz gözlerimiz yollarda kaldı.
devamını gör...
intihar etmek
çok kötü bir olaydır gerçekten de çok kötü.
ben hiç teşebbüs etmedim.
askerde gece nöbetlerine telsizden anons geçerlerdi. muhabere dili şifreledir mesela, bilen bilir " falanca kafasına makara faaliyetinde bulundu "
yani bir asker nöbet yerinde kafasına sıktı manasına gelirdi.
hemen hemen her hafta duyardık bunları.
tabi bu askerler hep eğitim zaiyatı diye gönderilirdi.
kimse intihar etmesin dostlar kimse...
ben hiç teşebbüs etmedim.
askerde gece nöbetlerine telsizden anons geçerlerdi. muhabere dili şifreledir mesela, bilen bilir " falanca kafasına makara faaliyetinde bulundu "
yani bir asker nöbet yerinde kafasına sıktı manasına gelirdi.
hemen hemen her hafta duyardık bunları.
tabi bu askerler hep eğitim zaiyatı diye gönderilirdi.
kimse intihar etmesin dostlar kimse...
devamını gör...




