ankara büyükşehir belediye başkanı mansur yavaş kişisel twitter hesabından, istanbul büyükşehir başkanı ekrem imamoğlu hakkında verilen para cezasına tepki göstererek destek tweeti atma hadisesi.
ilgili tweet şöyle:


başkanım,

bir hukukçu olarak, adalete olan inanç ve bağlılığımla er ya da geç eşit işleyen bir hukuk sisteminin üstün geleceğine inanıyorum.

adalet terazisinin eşit tartacağı yarınlara, bu inancı yüreğinde taşıyanlarla beraber ulaşacağız.

her şey çok güzel olacak.


kaynak
(bkz: 17 mart 2021 ekrem imamoğlu'nun para cezası alması)
devamını gör...

antik dönemin tengrici türklerinin bir diğer erdemli özelliği de ormanlara, ağaçlara ve doğaya çok saygı duymalarıydı.
ormandaki her bir ağacın ruhu olduğuna inanırlardı. aslında tengrici türklere göre her şeyin bir ruhu vardı. tüm ruhların kaynağı olan ve her şeyi kapsayan tengri, yaratığı tüm canlılara kendi ruhundan bir parça vermişti. buna inanan türkler, ormanlara girip hayvan avlayacakları vakit “tayga” adı verilen ve tüm ormanları kapsayan ruhlar birliğinden izin alır, ona teşekkürlerimi sunar ve sadece ihtiyaçları ölçüsünde hayvan avlarlardı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çünkü ormanın ruhunun tüm canlıları koruduğuna inanırlardı ve buna göre hareket ederlerdi.
bu durum ağaçlar için de böyleydi. ihtiyaçları olan ağaçları kesmeden önce onlara teşekkürlerini sunar ve dua ederlerdi. orman tüm canlıları ile bir bütün ve kutsaldı. insan doğası gereği et yediği ve keresteyi kullandığı için türkler, bu alışı telafi etmek için sıklıkla kayın, çam, kavak, ardınç be çınar ağaçlarından oluşan “koruluklar” meydana getirmişler ve hayvanlara kesinlikle dokunulmamış ve ölümüne korunmuştur.
geyiklere de yine korunduğu anlamına gelen “sırın geyik” denilmiştir.
korkuların bu kadar korunmasının sebebi tengrici türklerin kesilen ağaçların ve öldürülen hayvanların ruhlarının koruluklarda korunduklarına inanmalarıydı.
bu koruklarda bulunan birtakım ağaçlar kutu olarak kabul edilirdi. yapraklarını dökmeyen, dış yapısıyla farklılık gösteren, tenhada bulunan, büyük, yaşlı ve güzel olan meyveleriyle şifa veren ağaçlar kutsal olarak kabul edilmiştir. çünkü bunların ruhlar dünyasına ve tengri ile bir çeşit köprü olduğuna inanmışlardır. böyle ağaçların altında kurbanlar verilir, kesilen hayvanların deriler ağaçlarına asılırdı.
devamını gör...

olmayan tiptir. insanlar ile çekinmeden yakın olmak ,korkusuzca sevdiklerine sarılmak maalesef artık yok eğer öyle bir insan varsa şapka çıkarırım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iyi insanı secdelerden değil, doğru sözünden ve emanete ihanet etmemesinden tanırsın. sözünün sahibidir.
devamını gör...

eğitime ve öğretime önem verilmesi, üretimin arttırılması ve yapılacak olan herhangi bir projenin dine uygunluğuna bakılmaksızın yapılması.. yani gerçekten de laik bir ulkeymiş gibi davranılması.
devamını gör...

dünya edebiyatının dev isimlerinden, bir yazardan daha fazlası olan, faust gibi bir başyapıt yazarak edebiyatı olduğundan daha yüksek bir yere taşıyan johann wolfgang von goethe’nin bu dünyadaki görevini tamamlayıp ayrılmak üzereyken sarf ettiği son sözleridir.

1832 yılında görevinin yapmış olmanın verdiği huzurla dünyadan ayrılmak üzereyken söyler bu sözleri büyük yazar. bu sözlerin fiziksel olarak muhattabı yardımcısıdır aslında.

ancak bazı insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, yaptıkları şeyi nasıl ve ne amaçla yaparlarsa yapsınlar ortaya mutlaka bir sanat eseri, üzerinde düşünülecek bir felsefi ve edebi bir şaheser çıkarırlar.

goethe de benim için kesinlikle böyle bir insandır. nietzsche’nin übermensch dediği adamdır o. yazdığı her cümlenin derin bir anlamı olduğunu düşündürür. sanki edebi bir mükemmellik örneğidir büyük yazar.

bunları neden söyledim? çünkü yazar ölmeden önce bu sözleri gözlerindeki görme kaybı yüzünden yardımcısında perdeleri açmasını istediği için söylemişti. sadece dünyayı son kez daha aydınlık görmek için.

ama yazarın bu sözleri edebi ve ilahi ışığın peşinden koşmuş bir yazar için göründüğünden daha da anlamlı bir şeydi aslında.

bazı geceler, eğer dolunay varsa perdelerinizi aralık bırakıp goethe okumayı deneyin bence. yazara borcumuzu belki böyle öderiz.
devamını gör...

eskiden perşembe günleri kurtlar vadisi izlerdik.

şimdilerde radyoya dadandık.

bana da yer ayırın mümkünse deryaya yakın dünyadan uzak bir yer olsun.
devamını gör...

ruhen daha büyük, yıpranmış yada daha genç hissetme ile ilişkilidir. her insanın yaşadığı yıl gerçekten kimliğinde yazan ile eş değildir. bazıları daha 15 yaşında iken 25 yaşında bir insanın sorumluluklarından daha fazlasını sırtlanmıştır. bazısı ise 35 yaşına gelmiş ancak 15 yaşında bir gencin sorumluluğuna bile erişmemiştir. buda dünyaya bakışı, sohbetleri ve tavırları değiştirir. bundandır ki , bazen tüm 25ler kendisini akranları ile eşit yaşta göremez.

hatta son zamanlarda çok paylaşılan gibi dizisinde de buna bir atıf var.
39 yaşında olduğunu bilmeyen arkadaşına 'insan ne yaşadığını bilmez mi, yaşarken hiç mi anlamadın?' diye soruyor. öyle işte.
devamını gör...

33lük iki yudumda bitiyor. hiç tercih etmediğim biradır. kendimi zararda hissederim.
devamını gör...

böyle tiplerin rol yapmalarından, yalandan medeni insan gibi davranmalarından iki yüzlülüklerinden bıktım.. öfke kontrolün yoksa orada işin de yok. ne konuşabilirsin, ne tartışabilirsin bunlarla. ama görünürde en bilir kişi onlar. hanımın da makam tepkilerini yok etmiş maşallah. belli ki bu görüntülerle çok karşılaşmış. yazık!
yalandan rabot yüzler, ezber konuşmalar kamera arkası çıkınca da olaylar olaylar... beyefendi hazretleri sinirlenmiş.* sizin bu kontrolsüzlükle topluma ne yararınız olacak ki. o kadar konuşuyorsunuz hepsi boş. yalan dolan her şeyiniz.

yeminlen sinirlendim, adamı kablo ile boğasım geldi. şu görüntüye tahammül edemedim. ama sakin çünkü biz onlar gibi olmamalıyız. nelerle sınanıyoruz hey yarabbim.
devamını gör...

(bkz: yoldaş yoldaşa yürümez)
devamını gör...

lise donemlerimin sarkisidir. hala ara ara dinlerim. grup 84'un her bir parcasidir muhtesemdir zaten ama en sevileni bu sarkidir.
devamını gör...

genellikle devlet okullarında kullanılan bir belgedir.

öğrencinin velisi ile okuldan ayrılması ve kapıda zorluk yaşanmaması için müdür yardımcıları tarafından verilir.
devamını gör...

kalbim oyuncak mı ne, ne kolay kırılıyor?
devamını gör...

gereksiz pişmanlıklar yaşamak istemeyen insandır. yeterince yaşamıştır, akıllanmıştır.
devamını gör...

birimi ohm olan devre elemanıdır.
(bkz: ohm kanunu)
devamını gör...

balkonuma gelen martıyla konuşmak. evet kaçmıyor da şapşik şapşik bakıyor bana.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
t. yazarların kendilerine bile garip gelen huyları.
devamını gör...

hayat...
devamını gör...

amerikalı mühendis edward a. murphy jr. tarafından 1949 yılında kaliforniya'da bir görev esnasında mx981 kod adında bir çarpışma testi üzerinde çalışılıyor. bu testte onunla beraber çalışan bir teknisyen sürekli kablolama aşamasında hata buluyor ve sonuca ulaşamıyorlar. bunu gözlemleyen edward, murhpy kanunlarının fitilini ateşleyen o ilk sözü o teknisyen için söylüyor. 'bir işi yanlış yapmanın bir yolu varsa bu adam onu mutlaka bulur' şeklinde ifade ettiği bu sözle tüm dünyayı çalkalayacak kanunların ilk adımını atıyor.

yine aynı yıllar edwar'ın arkadaşı john strapp, çarpışma testinin basın toplantısında 'yıllar yılı devam ettiğimiz bu testlerin güvenle, aksamadan devam etmesi edward murphy'nın önümüze sunduğu 'murphy kanunlarını' görmezden gelmiş olmamızdan dolayı yaşanmakta' diyor. bu toplantıda tüm detaylarıyla bu kanunlara değiniliyor ve kaliforniya hatta abd sınırlanırı aşarak dünyada yankı bulmaya başlıyor.

ilk yıllar çok kısıtlı sayıda olan bu yasalar gün geçtikçe sayısı artıyor. aynı minvalde bir çok özdeyiş ekleniyor. genelde negatif, olumsuz durumlar için lanse edilsede aslında olumlu durumlar içinde bazı özdeyişleri bulunuyor. fakat halk arasında daha çok kötü diyebileceğimiz olayların bir bakıma mizahıda yapılarak karşılık buluyor ve olumlular unutulup gidiyor.

bu kanunlar sözde kalmayıp yazıya da dökülüyor tabi. bir kitap haline getiriliyor ve akıllarda daha çok kalması sağlanıyor. ironi içeren bir çok duruma açıklamalar getiren bu kanunlar harvey hutter tarafından kitap haline getirilmiş durumda. hayatın bir çok alanına, farklı insanlara ve mesleklerdeki kişilerin başına gelen, gündelik ya da özel hayatlarında olan olaylara ışık tutarak pratik çözümler sunuyor bu kitapta okuyuculara sayın hutter.

bazı kanunları aşagıya bırakıyorum ki konu daha detaylı anlaşılsın. açıkçası benim zihnim bu kanunlarla bizim nasıl daha verimli bir hayat sürebileceğimizi anlayamadı. ve bana şöyle gibi geliyor biraz bu. olumsuzu düşünürsen olumsuz olur. ne alaka diyeceksiniz belki murhpy amcanın arkadaşı john abinin dediği cümle beni böyle düşünmeye itti. yani görmezden gelirsek hatalar, başarısızlıklar, zartlar zurtlar, zincirleme olaylar oluşmaz. yani bu abi benim kafamı bu yönde çalışmaya itti. hayır yani ben bu olumsuzlukları bilmem ve düşünmem bana kaygıdan başka bir şey getirmez ki zaten ve bu kaygılar bir diğerini açığa çıkarır ve ve evrene verdiğimiz kaygılı sinyaller daha kaygılı olayların başımıza gelmesini sağlar.

ay ne bileyim ben bana göre fazla düşünmeyin bu işleri. insanı hasta eder valla. sürekli bir olumsuzu beklemek falan püfff hiç bana göre değil. görmeyin anacım duymayın bunları. bunlar gerçek değil hahah.


-bir şeylerin ters gitmesi bir doğa kanunudur. bu sebeple her şey yolunda gidiyor gibi görünüyorsa dikkat edin, mutlaka ters giden bir şeyler vardır.
- birkaç şeyin ters gitme olasılığı varsa, bunların arasında en kötü sonuçlar doğuracak olanı ters gider.
- geç kaldığınız süre ile trafik sıkışıklığı doğru orantılıdır.
- bozulan bir şeyin neresinin bozuk olduğunu tamirciye göstermeye çalıştığınız an, o şeyin çalışması için en uygun andır.
- çok etkileyici bir şey yaptığınızda mutlaka yalnız olursunuz.
- her şey yolunda gidiyor gibi görünüyorsa, senin dünyadan haberin yoktur.
- dostlar hayatınıza gelir gider, düşmanlarsa hep birikir.
- herhangi bir şeyi beğenirseniz o derhal üretimden kaldırılır.
- sigara dumanı her zaman grupta sigara içmeyen kişilere doğru gider.
- yere düşürdüğünüz alışveriş çantası daima içinde yumurta olan çantadır.
- yanlış numara hiçbir zaman meşgul çalmaz.
- bir şeyin ters gitmesi için dört yol olduğunu düşünüp hepsi için önlem alabilirsiniz, ancak beşinci bir yol mutlaka vardır.
- kameranızın hafızasında yer kalıp kalmadığından emin değilseniz kesinlikle yer kalmamıştır.
- kıyafetinizin şıklığı ile üzerinize çamur sıçratan aracın büyüklüğü arasında ciddi bir ilişki vardır.
- ta ki siz diğer şeride geçinceye kadar diğer şeritte trafik hep daha açıktır.
- banyoda düşebilecek bir şey varsa mutlaka tuvaletin içine düşer.
- radyoyu ne zaman açarsanız açın, en sevdiğiniz şarkının son melodisini duyarsınız.
- birileriyle karşılaşma ihtimalin ona hiç görünmek istemediğin zaman en üst düzeydedir.
- bütün büyük buluşlar yanlışlıkla ve yalnızken yapılır.
- hayattaki en güzel şeyler; ya kanun dışı, ya ahlak dışı ya da şişmanlatıcıdır.
- hiçbir iyilik cezasız kalmaz.
- sahip olduğunuz en hassas şey düşüp kırılacak olandır.
- bir işi yapmanın en kolay yolu ancak o iş bittikten sonra aklınıza gelir.
- hiçbir şey göründüğü kadar kısa sürmez.
- öğretmen, sınav sırasında sadece aptalca bir şey yazdığınız esnada başınıza gelip yazdıklarınızı okur.
- tereyağının sertliği ile üzerine süreceğiniz ekmeğin yumuşaklığı doğru orantılıdır.
- rüzgar daima saçınızı en çok bozacak yönde eser.
- en gizli evraklar herkesin kullandığı fotokopi makinesinde unutulur.
- sinemada sıranın tam da ortasında oturanlar salona en son girerler.
- bozuk bir alet tamire geldiğinde kesinlikle çalışır.
- bilgisayarda ne kadar ders çalışırsanız çalışın, anneniz içeri siz oyun oynarken girer.
- kolay yol her zaman mayınlanmış, kısa yolda ise trafik sıkışmıştır.
- sen gırgır geçmeye başladığın anda patron hemen kapıda görünür.
- ne zaman ki bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size hemen geri gelir.
- hiçbir şirkette cuma günleri hasta adam bulunmaz. çünkü ertesi gün cumartesidir.
- herhangi bir şeyin olma olasılığı arzu edilirliğiyle ters orantılıdır.
- bir şey doğru olamayacak kadar iyiyse muhtemelen doğru değildir.
- yeni kravat, mutlaka çorbanın içine girer.
- mağazada ayağa en çok uyan ayakkabı, genellikle en çirkin olan ayakkabıdır.
- bir eliniz doluyken kapıyı açmanız gerekirse, anahtarınız mutlaka dolu elinizin bulunduğu taraftaki cebinizdedir.
- tam da tırnaklarınızı kestiğiniz gün, karşınıza kazıması çok eğlenceli bir şey çıkması için en uygun gündür.
- bir hata ikinci kez yapılmaz. ikinci kez yapıyorsanız, siz bunu üçüncü kez de yapacaksınız demektir.
- kaybettiğiniz bir şeyi ancak onun yerine yenisini aldığınızda bulabilirsiniz.
- bir şirkette birinin unvanı ne kadar uzunsa, yaptığı iş o kadar önemsizdir.
- otomobil tamir ederken düşürdüğünüz alet, her zaman aracın en ulaşılmaz yerine kaçar.
- asla paranızın yeteceği şeyi istemezsiniz.
- yeni aldığınız bir şeyin ucuzunu bulmak için ne kadar aranırsanız aranın, en ucuz seçeneği ancak alışveriş bittikten sonra bulursunuz.
- değerli bir şeyin düştüğü yer, daima parmak ucunuzun bir santim ilerisidir.
- ne zaman sınava çalışacak olsak uykumuz gelir, sınavdan sonra uykumuz açılır.
- beklenmedik bir anda elinize geçen boş vakti mutlaka boşa harcarsınız.
- evli bir çiftin aynı konuda “evet” dediği en son yer nikah masasıdır.
- ne zaman ki işler iyi gidiyor gibi gözükse, mutlaka bir şeyleri gözden kaçırıyorsundur.
- popüler olan kişi, sevilmemeye mahkumdur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim