müreccah
daha çok tercih edilen, daha üstün, daha ileri gibi.
lale degil, gül müreccahtır bülbüle,
isyan eder dilim mevlaya degil sineye.
lale degil, gül müreccahtır bülbüle,
isyan eder dilim mevlaya degil sineye.
devamını gör...
geri zekalının yazılışını bilmeyenin geri zekalı olması

uwu. kavga var. bana nedense köşe yastığı haklı gibi geliyor. neyse ne yazılırsa yazılsın artılayacağımdan şüpheniz olmasın. (bkz: sevim koş kavga başladı)
devamını gör...
denemeler
''tabiatın insanlara en adilce dağıttığı nimet akıldır derler, çünkü hiç kimse akıl payından şikayetçi değildir. nasıl olsun? aklını beğenmemesi için aklından ötesini görebilmesi lazım.''
devamını gör...
berat albayrak'ın geri döneceği iddiası
nereye geri dönecek acaba yani çok çok geriye dönecekse olur kendisini hiç tanımadığımız günlere mesela
devamını gör...
sahibinin sesiyle okunan cümleler
chandler and monica!
chandler and moonica!!
oh my eyes my eyes!!!!!!!
chandler and moonica!!
oh my eyes my eyes!!!!!!!
devamını gör...
sabah ereksiyonu
birçok erkeğin hayatı boyunca deneyimlediği, sabah uyanıldığında peniste meydana gelen sertleşme halidir. tamamen normal ve sağlıklı bir fizyolojinin tepkisi olan bu durum, erkeklerin gece boyunca birkaç defa yaşadığı bir dizi ereksiyonun sonuncusudur. sağlıklı erkekler ortalama olarak tam bir gece uykusu boyunca üç ila beş kez ereksiyon olabilirler ve her bir ereksiyon 25-35 dakika sürebilir.
devamını gör...
felsefe ile düşünme
felsefe ile düşünme
düşünme: nesne, olay veya semboller arasında bağ kurmaktır. akla mantığa uygun ve doğru düşünme ile felsefe yapılabilir.
mantık bilimi: doğru düşünmenin kural ve ilkelerini inceleyen bilim dalıdır.
doğru düşünmek için kavramları bilmeliyiz ve düzgün bir şekilde kullanarak düşünmeliyiz.
gerçeklik: nesne, durum ve olayların varlığını belirleyen kavramdır. iki tür gerçeklik vardır;
reel: doğada var olan, beş duyu organı ile algılanabilen somut varlıklardan oluşur.
* ağaç, taş, insan, kitap, güneş...
ideal ( düşünsel ): doğada var olmayan, insan zihni tarafından üretilen düşünsel - soyut - varlıklardır.
* sayılar, semboller, harfler, kavramlar, hayali karakterler...
doğruluk: varlıklara ilişkin bilgilerin nesnelerine uygun olmasıdır.
örnek; deniz tuzludur. gerçek varlık olan denize ait doğru bir bilgidir.
2 x 2= 4 eder bilgisi, ideal ( düşünsel ) varlık olan sayılar ile ilgili doğru bir bilgidir.
önerme: doğru ya da yanlış kesin yargı bildiren ifadelere denir.
* soru, emir, istek, dua, nida, cümleleri kesin yargı bildirmediği için önerme değildir.
hem felsefe hem bilim; önermeleri kullanarak bilgi üretir, eleştirir, sorgular.
* önermeler ikiye ayrılır;
analitik ve sentetik önermeler, önermenin içeriği düşünsel ( ideal ) varlıklar ile ilgili ise mantıksal bilgidir ve analitik önermedir.
örnek: üçgen üç kenarlıdır. bekar evli olmayandır. ekvator, dünyayı ikiye böler.
sentetik önerme: reel ( doğada bulunan ) varlıklar ile ilgili bilgi verir. doğruluğu için deney - gözlem yapılabilir.
örnek: ışık, sesten hızlıdır. güneş sıcaktır. tuzlu suyun kaldırma kuvveti daha fazladır.
düşünme: nesne, olay veya semboller arasında bağ kurmaktır. akla mantığa uygun ve doğru düşünme ile felsefe yapılabilir.
mantık bilimi: doğru düşünmenin kural ve ilkelerini inceleyen bilim dalıdır.
doğru düşünmek için kavramları bilmeliyiz ve düzgün bir şekilde kullanarak düşünmeliyiz.
gerçeklik: nesne, durum ve olayların varlığını belirleyen kavramdır. iki tür gerçeklik vardır;
reel: doğada var olan, beş duyu organı ile algılanabilen somut varlıklardan oluşur.
* ağaç, taş, insan, kitap, güneş...
ideal ( düşünsel ): doğada var olmayan, insan zihni tarafından üretilen düşünsel - soyut - varlıklardır.
* sayılar, semboller, harfler, kavramlar, hayali karakterler...
doğruluk: varlıklara ilişkin bilgilerin nesnelerine uygun olmasıdır.
örnek; deniz tuzludur. gerçek varlık olan denize ait doğru bir bilgidir.
2 x 2= 4 eder bilgisi, ideal ( düşünsel ) varlık olan sayılar ile ilgili doğru bir bilgidir.
önerme: doğru ya da yanlış kesin yargı bildiren ifadelere denir.
* soru, emir, istek, dua, nida, cümleleri kesin yargı bildirmediği için önerme değildir.
hem felsefe hem bilim; önermeleri kullanarak bilgi üretir, eleştirir, sorgular.
* önermeler ikiye ayrılır;
analitik ve sentetik önermeler, önermenin içeriği düşünsel ( ideal ) varlıklar ile ilgili ise mantıksal bilgidir ve analitik önermedir.
örnek: üçgen üç kenarlıdır. bekar evli olmayandır. ekvator, dünyayı ikiye böler.
sentetik önerme: reel ( doğada bulunan ) varlıklar ile ilgili bilgi verir. doğruluğu için deney - gözlem yapılabilir.
örnek: ışık, sesten hızlıdır. güneş sıcaktır. tuzlu suyun kaldırma kuvveti daha fazladır.
devamını gör...
bir üniversiteli öğrenci arkadaşıma burs vereceğim
iyi insanlar hala varlar. helal olsun dediğim kampanyadır.
devamını gör...
bir kedinin öğrenmesi gereken şeyler
'kuyruğun bedeninin bir o parçası ' ilk öğrenmesi gerekendir.
devamını gör...
geceye ilginç bir bilgi bırak
türkiye'ye greyfurtu halikarnas balıkçısı yurt dışından getirtmiştir. aynı şey bodrum'daki birçok bitki türü için geçerlidir.
muğla'nın yatağan ilçesi adını halikarnas balıkçısının teknesinden almıştır.
muğla'nın yatağan ilçesi adını halikarnas balıkçısının teknesinden almıştır.
devamını gör...
ışık hızı
fizikte c harfi ile sembolize edilen ve bir elektromanyetik dalga olan ışığın boşlukta birim zamanda ne kadar yol aldığını tanımlayan ifade.
aslında evrendeki tüm cisimlerin ışık hızına sahip olduğunu söylersem birçok kişi itiraz eder ama anlatacaklarım gerçek ve ilginç...
biliyoruz ki ışık hızına yaklaştıkça zaman yavaşlıyor ve ışık hızına ulaşıldığında da zaman duruyor. bunu bir hız - zaman grafiği ile gösterdiğinizi farz edin. bir fotonu ele alalım. bu foton boşlukta ışık hızıyla hareket eder ve onun için zamanın durduğunu kabul ederiz. o halde foton hız ekseninde %100'lük bir harekete sahipken zaman eksenindeki hareketi %0'dır.
şimdi teorik bir cisim düşünün, evrende tamamen hareketsiz olan. bu cisim hız ekseninde %0'lık bir harekete sahipken, zaman onun için en hızlı şekilde akacağından, zaman eksenindeki hareketi %100 olacaktır.
peki mesela ışık hızının %10'u ile hareket eden bir cismin grafiğimizdeki yeri nasıl olur? bu cisim toplam hızının 10 birimini uzaydaki hareketine harcarken, kalan 90 birimini zamandaki akışa harcar.
özetle herhangi bir cismin sahip olduğu fiziksel hareket hızı ile zamanda yaptığı hareketin hızı birbirini tamamlar. bir foton, yani ışık, 100 birimlik hız hakkının tamamını sadece hareket boyutunda kullanırken, duran bir cisim o hakkının tamamını zaman boyutundaki harekete harcar. ara hızlardaki tüm cisimler de aynı şekilde bir hız ve zaman dağılımı gösterirler.
ışık hızını neden aşamadığımızı da, aynı grafik üzerinden başka bir yazıda anlatacağım bir gün.
aslında evrendeki tüm cisimlerin ışık hızına sahip olduğunu söylersem birçok kişi itiraz eder ama anlatacaklarım gerçek ve ilginç...
biliyoruz ki ışık hızına yaklaştıkça zaman yavaşlıyor ve ışık hızına ulaşıldığında da zaman duruyor. bunu bir hız - zaman grafiği ile gösterdiğinizi farz edin. bir fotonu ele alalım. bu foton boşlukta ışık hızıyla hareket eder ve onun için zamanın durduğunu kabul ederiz. o halde foton hız ekseninde %100'lük bir harekete sahipken zaman eksenindeki hareketi %0'dır.
şimdi teorik bir cisim düşünün, evrende tamamen hareketsiz olan. bu cisim hız ekseninde %0'lık bir harekete sahipken, zaman onun için en hızlı şekilde akacağından, zaman eksenindeki hareketi %100 olacaktır.
peki mesela ışık hızının %10'u ile hareket eden bir cismin grafiğimizdeki yeri nasıl olur? bu cisim toplam hızının 10 birimini uzaydaki hareketine harcarken, kalan 90 birimini zamandaki akışa harcar.
özetle herhangi bir cismin sahip olduğu fiziksel hareket hızı ile zamanda yaptığı hareketin hızı birbirini tamamlar. bir foton, yani ışık, 100 birimlik hız hakkının tamamını sadece hareket boyutunda kullanırken, duran bir cisim o hakkının tamamını zaman boyutundaki harekete harcar. ara hızlardaki tüm cisimler de aynı şekilde bir hız ve zaman dağılımı gösterirler.
ışık hızını neden aşamadığımızı da, aynı grafik üzerinden başka bir yazıda anlatacağım bir gün.
devamını gör...
platonik aşk
şu 91 tanım içerisinde benim tanımım nasıl olmaz, hayret doğrusu.*
neyse.
bende bir acayip seyreden aşk çıkmazdır. yani platoniğimi, platonik olduğu müddetçe seviyorum. gerçi artık platonik milatonik kalmadı realistim ama zamanında, benden hoşlandığını öğrendiğim platoniklerimden anında soğurdum. neden bilmiyorum.
galiba onu özel kılan, imkansız ve ulaşılamaz olması durumuydu. o durum bitince aşk da bitiyor.
insan evreni, ulaşılamaz olana tutulmaya meyilli olmalı ki imkan söz konusu olduğunda da hevesi kaçıyor haliyle.
mesela şöyle *
ya da şöyle * *
neyse.
bende bir acayip seyreden aşk çıkmazdır. yani platoniğimi, platonik olduğu müddetçe seviyorum. gerçi artık platonik milatonik kalmadı realistim ama zamanında, benden hoşlandığını öğrendiğim platoniklerimden anında soğurdum. neden bilmiyorum.
galiba onu özel kılan, imkansız ve ulaşılamaz olması durumuydu. o durum bitince aşk da bitiyor.
insan evreni, ulaşılamaz olana tutulmaya meyilli olmalı ki imkan söz konusu olduğunda da hevesi kaçıyor haliyle.
mesela şöyle *
ya da şöyle * *
devamını gör...
çocukken yapılan salaklıklar
bisküvi diye ağladığımda babaannemin zıkkımın kökünü ye demesi ve benim zıkkımın kökünü istiyorum diyerek ağlamam.
devamını gör...
yaş ilerledikçe fark edilen şeyler
durup seyretmek, öğrenmenin bir yoluymuş.
devamını gör...
itici gelen hitap şekilleri
(bkz: kuzum)
devamını gör...
bu son deyip tekrardan yapılan şeyler
bir ay, karbonhidratsız, bakliyatsız, glutensiz, sütsüz, peynirsiz "yaşayabilip" unun ekmeğin şekerin tadını unutup, can sıkıntısından bir mozaik kek+çay kombinine teslim olmak, uyuyan devi uyandırmak...
devamını gör...
druid
keltlerde yüksek rütbeli sınıf üyesi olan bilgin, rahip, yargıç, büyü yapan pagan demektir. bilinen en eski kayıtları mö 3. yüzyıldır. druid sözcüğünün "meşe insanı" anlamına geldiği tahmin edilmekte. mitolojide tıpkı erkekler gibi birçok saygın kadın druid olduğu da yazılmakta. bence gandalf bir druid'e örnek verilebilir.
devamını gör...
pankreas
hem ekzokrin (amilaz, lipaz, tripsin, kemotripsin vb.)
- karbonhidrat, yağ ve proteinleri parçalayan enzimler
hem endokrin bir salgı bezidir.
α-hücrelerinden: glukagon
ß-hücrelerinden: insülin
d hücrelerinden: somatostatin
f hücrelerinden: pankreatik polipeptid hormonu salgılanır.
- karbonhidrat, yağ ve proteinleri parçalayan enzimler
hem endokrin bir salgı bezidir.
α-hücrelerinden: glukagon
ß-hücrelerinden: insülin
d hücrelerinden: somatostatin
f hücrelerinden: pankreatik polipeptid hormonu salgılanır.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
her yağış bir başka kalkışmaya gönüllü
ve kim neye erse bu geçişte
bir tomurcuk bir gözyaşı mutluluk işte
her bahar arifesinde korkulu bir kimsesiz gecenin
aklım elim yüreğim kirişte hep biraz korku biraz yalan telefon
seslerinde.....
ya yine boş koridor islaklığıysa ve beton efesi
bütün fakir çocukluklarda....
ama herşey sırasını beklerken
mukaddes bir kuytuda
senden umut kesenin hüzün kesesinde bir yavru
herhangi bir anne kadar kanguru
işte bahar işte sevda işte tomurcuk bir bakıma
ağzım mavi ıslaklığının uçurumunda
rüyayla gerçeğin arasında
hep iyinin aşkın tarafında
ve
değmediğim yerin kalmayıncaya
bu bahar sonsuza tomurcuklanmaya
ben sana sen çatlak bir anadoluyu kucaklamaya
bu bahar aşk için hazır
hazır vazgeçmeye
adının bile baş harflerinden
kayıtsız bir sarhoşluğun her gün erkenden sabah oluşundan
her şeyi biraz şakalaştıran bakışından
şakadan başka izahı olmayan bu kalp ağrısından
ve
bahanesi bir yürek bir et
bir bedenin içine girmek!
hazır bu bahar
akılsız! bir yeşermenin şahane hasadına
hazır nur topu bir yaşama sevincini kundaklamaya....
unutma baharda çiçek olan
meyvedir yaza....
bu erik tanesi bu şakacı bahar çiçeği
her dem taze kalsa... (bkz: yılmaz erdoğan)
ve kim neye erse bu geçişte
bir tomurcuk bir gözyaşı mutluluk işte
her bahar arifesinde korkulu bir kimsesiz gecenin
aklım elim yüreğim kirişte hep biraz korku biraz yalan telefon
seslerinde.....
ya yine boş koridor islaklığıysa ve beton efesi
bütün fakir çocukluklarda....
ama herşey sırasını beklerken
mukaddes bir kuytuda
senden umut kesenin hüzün kesesinde bir yavru
herhangi bir anne kadar kanguru
işte bahar işte sevda işte tomurcuk bir bakıma
ağzım mavi ıslaklığının uçurumunda
rüyayla gerçeğin arasında
hep iyinin aşkın tarafında
ve
değmediğim yerin kalmayıncaya
bu bahar sonsuza tomurcuklanmaya
ben sana sen çatlak bir anadoluyu kucaklamaya
bu bahar aşk için hazır
hazır vazgeçmeye
adının bile baş harflerinden
kayıtsız bir sarhoşluğun her gün erkenden sabah oluşundan
her şeyi biraz şakalaştıran bakışından
şakadan başka izahı olmayan bu kalp ağrısından
ve
bahanesi bir yürek bir et
bir bedenin içine girmek!
hazır bu bahar
akılsız! bir yeşermenin şahane hasadına
hazır nur topu bir yaşama sevincini kundaklamaya....
unutma baharda çiçek olan
meyvedir yaza....
bu erik tanesi bu şakacı bahar çiçeği
her dem taze kalsa... (bkz: yılmaz erdoğan)
devamını gör...
