mubarek yazar degil dusmansiniz dedigim basliktir. ama sermayeye bu kadar yuklenmek olmaz, yapmayin etmeyin. korkuyorum artik, sozluk tefecilerin eline gececek diye korkuyorum...
devamını gör...

(bkz: ishak paşa sarayı)
ağrı ilinin doğubeyazıt ilçesine 7 km uzaklıkta olan sarayın yapımına 1685 yılında başlanmış ve 99 yıl sonra 1784'te tamamlanmıştır.mimarı, ahıskalı ustalardır.7 bin 600 metre karelik bir alan üzerine inşa edilen sarayın bazı kısımları tek, bazı kısımları iki, bodrum dahil bazı kısımları üç katlı olarak yapılmıştır.116 odalı sarayda harem, aşevi, hamam,mahkeme salonu, camii,uşak ve seyis odaları,muhafız koğuşları, cezaevi gibi çeşitli hizmet odaları ve yapı bulunmaktadır.avrupa’daki şato tipi yapıların ülkemizde rastlanmayan en iyi örneğidir.dünya üzerinde merkezi ısıtma sisteminin kullanıldığı ilk yapıdır.2018 yılında 121.094 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ucuza gitmişiz diye düşündüren soru. başlık başına 1 tl alsam 555 tl param olacakmış ne güzel.

başlık başımda dumaaaan, ilk aşkım ilk heyecaaan...
devamını gör...

kadınlar çok çünkü yürüyen yok, yavşayan yok. keyfimizce at koşturuyoruz.
misss...*
devamını gör...

muhtelif radyo yayınlarında sesini duydukça tanıdım merdumkaptan'ı.
bir gece 03.05'te, kaçak yayında patlıcanlı kebap övgüsü ile zihnime kazıdım kendisini.
bütün yayınları dinlediğini ve takip ettiğini bildiğimden arada laflaşırız.
her daim merak etmiştim,
neden merdum? neden kaptan?
ayrıca ''çok merdum'' annecim diye bağırasım geliyor arada.
çetelere, tarikatlara savaş açan süleyman soylu'nun bu tarikata el atmasını engellemek için,
tarikatın bütün işleyişi, bağlı olduğu vakıf, yapılan yardımlar, para akışı, inşa edilmiş hayratlar-yurtlar bütün şeffaflığı ile gece yarısına on beş dakika kala açıklanmalıdır.
devamını gör...

albert einstein'ın görelilik kuramı üzerinde çalışırken denklemlerine "eklemek zorunda kaldığı" sayı.

einstein'a göre evren durağan olmalıydı ancak denklemleri bunun tersini söylüyordu. bu nedenle denklemlerine böyle bir sabit ekleyerek bir çeşit fren mekanizması oluşturmaya çalışmıştı. edwin hubble evrenin gerçekten genişlediğini bulduğundaysa einstein kozmolojik sabit dediğimiz lambdayı denklemlerine eklemesini en büyük yanılgılarından biri olarak değerlendirmişti.

aslında kozmolojik sabit tamamen geçersiz bir sayı değil. yıllar sonra bunun değeri hesaplandı. sanıldığı gibi 0 olmasa da, 0'a oldukça yakın bir sayı olduğu görüldü (10 üzeri -122 mertebesinde). bu durum, kozmolojik sabitten kaynaklanan yoğunluk parametresi ile düz bir evrenin sahip olması gereken yoğunluk olan kritik yoğunluk arasında bir ilişki kurduğumuzda bize gösterir ki evrenin şekli düzdür.

bu sonuç en azından gözlemlenebilir evren için geçerli bir sonuçtur. kozmik ufukların ötesinde kalan ve göremediğimiz evren için mutlaka doğru olduğunu ileri süremeyiz. ancak gördüğümüz ve ölçtüğümüz kadarıyla evrenin içinde bulunduğumuz kısmı için doğru olduğunu söyleyebiliriz. bunu şöyle düşünebilirsiniz; dünya küreseldir ancak mesela bir futbol sahasında durduğunuzda, yeterince büyük ölçekten bakamadığınız için sahanın düz olduğunu düşünürsünüz.

olayı basitçe çizdim:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

evin gülen yüzü.
devamını gör...

ilk olarak dedenin ya da ninenin ismi konur hatır için, ikinci olarak da anne ya da babanın seçtiği isim konur. ilk isimler geleneksel iken, ikinci isim yenilikçidir. mesela cabbar canberk, mükremin mert ya da muhsine pelin ikilemesi ile karşımıza çıkar. ismi taşıyan çocuk bireyin tercihi de pek tabii yenilikçi olan ikinci isimdir.
devamını gör...

yakın bir arkadaşımın, gece 00.00’dan sonra, halen dışarıdaysa karısına düzenli olarak verdiği rapordur aynı zamanda.
devamını gör...

bana göre beraber bir yerde vakit geçirdiğim, sohbet ettiğim, telefon ile irtibatta olduğum kişi arkadaşımdır.
dolayısıyla burada mesajlaştığım çok güzel insanlar var. hepsine de ayrı ayrı teşekkürlerimi iletiyorum.
ama arkadaşlık başka bir şey.
devamını gör...

kuranı kerim, "sizden önce yaşayanların beldelerini gezip görmedinizmi", "ibret almadınızmı" diye soruyor.
mesela bugün mısır'a gitsek, o kocaman piramitleri yaptıran adamı, bir emriyle binlerce kişiyi öldürten adamı, orada "mumya" olmuş yatıyor görürüz ve dünyanın zalimlerinden korkmamak gerektiğini, bir gün bizimde onlarında öleceğini, gücünü kaybedeceğini düşünürüz.
ama bazıları nedense bu ayeti ya duymamış yada duymazdan gelerek artık hiç kimsenin tapmadığı heykelleri yıkarak islami bir iş yaptığını sanıyor.
bugün dünyada en büyük din ne islam, ne hristiyanlık, ne şu, ne bu, hedonizm'dir, paradır.
devamını gör...

bu ablamızın derdi ne acaba. ilk zamanlar severdim kendisini de sonradan bişiler oldu. ne zaman görsem birileriyle kavga ediyor, milletin nickaltında durduk yere tartışma çıkarıyor falan. accayip agresif biri sanırım. sakin oooğğğlllll.

şimdi azıcık eleştirdim diye bana da özelden küfür etmez umarım inş.

edit: dayı mayı bişiler diyo. abi kim bu dayı?
devamını gör...

kişiliği oluşturan genel kültürdür. kişiliği oturmamış insanda sağlıklı kararlar veremez, sağlıklı karar veremeyen insanda koyun gibi güdülmeye mahkumdur.
devamını gör...

"kötüye yapılan iyilik, iyiliğe yapılan kötülüktür" sözüyle paralel olan teori.
devamını gör...

bir nazım hikmet şiiri;

kız çocuğu
kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.

çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.*
devamını gör...

serbestçe küfür etmek isteyenler kahvehanelere gidebilirler.
devamını gör...

canım gbsımın özellikle uzun yollarda bolca verdiği uyarı.

dün kütahya yolundaydım. yeni rota oluşturmasını geçtim ara ara yolu uzatıp bir yerdede aynı yolu iki kere teptirdi bize. püfff dağ, bayır, tepe ne bulduysak dolandık cabası. neyse efem sağ salim gittik geldik.

taktı bana taktı bu gbs. arkadaşım bir adam ol, bir işini yap, bir şekil şükül yapma. yok, nerdeee? canım gbs seviliyorsun mucukss hahahah.
devamını gör...

tam sigaramı yaktığımda bu başlığa denk gelmem.. bence yeterince açıklayıcı oldu.. hayal dünyasında yaşamaya gerek yok fakat bu erkeklere denk gelen kadınların ütopik dünyasında yaşamak isterdim. evet benim ütopyam onların yaşadığı hayat.
devamını gör...

bir kaç iş görüşmesi ve çok değerli bir insanla vakit geçirmek için bu sabah 10.30 itibariyle gelmiş olduğum şehirdir.
kenti gelir gelmez sevdim. zira otogar tuvaletleri ücretsiz. ve bir çok ücretli tuvaletten daha temiz.
devamını gör...

"kafana takma ya" şeklinde olan tesellidir.

az önce bir arkadaşımı teselli ettiğim için bu başlığı açtım. aramızdaki diyalog şu şekildeydi.
+abi kız çok güzel, hayatta bana bakmaz.
-niye öyle düşünüyorsun. bence sen baya yakışıklı birisin neden sana bakmasın ki?
kızın fotoğrafını gösterir
-hmm kız harbiden iyiymiş. hayırlısı be kanka. en azından ikinizi de allah yarattı. yani şartlar eşit.
sonrasında kahkahalar.

edit.
kız bakmış.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim