kız istemeye giden mozart'a bizim çalgıcıya verecek kızımız yok diyen adam
sanata ve sanatçıya değer vermeyen, aşka inanmayan hoyrat, hodbin bir heriftir.
devamını gör...
nickaltı zorbalığı
devamını gör...
konya'da dövülen kadını kurtarırken öldürülen vatandaş
ölümü dogal seçilime bağlayan, öldürecek kadar öfkeli olmadığını beyan eden yazarların olduğu başlık
devamını gör...
her kitabı dizi olan psikiyatri uzmanı
(bkz: gülseren budayıcıoğlu)
bildiğim kadarıyla senaryolar, kitaplarından esinlenilerek yazılıyor ama değişik olan, kitapta var olmayan kısımlar da varmış. mesela han adlı karakterin kitapta olmadığını yazmıştı birisi. konuların ana hatlarına sadık kalınarak üzerine eklemeler yapılıyor sanırım.
bu arada evet, hastalardan izin alındığını budayıcıoğlu kendisi söylemişti. bazılarının zaten artık hayatta bile olmadığına ilişkin yorumlar da okumuştum.
yine de tabii birçok kişinin bu konuların kullanılmasını hoş karşılamadığı muhakkak.
bildiğim kadarıyla senaryolar, kitaplarından esinlenilerek yazılıyor ama değişik olan, kitapta var olmayan kısımlar da varmış. mesela han adlı karakterin kitapta olmadığını yazmıştı birisi. konuların ana hatlarına sadık kalınarak üzerine eklemeler yapılıyor sanırım.
bu arada evet, hastalardan izin alındığını budayıcıoğlu kendisi söylemişti. bazılarının zaten artık hayatta bile olmadığına ilişkin yorumlar da okumuştum.
yine de tabii birçok kişinin bu konuların kullanılmasını hoş karşılamadığı muhakkak.
devamını gör...
1 mayıs işçi ve emekçi bayramı
her yıl 1 mayıs'ta aklıma jack london'ın şu sözleri gelir;
"ben işçi sınıfı içinde doğdum. coşku, hırs ve ülkü denen şeyleri çok genç yaşlarda keşfettim. bu tutkuları dindirebilmek çocukluk yaşamımın en temel sorunu oldu.
gemilerde tayfalık, limanlarda hamallık yaptım; konserve fabrikalarında, daha başka fabrikalarda ve çamaşırhanelerde çalıştım; ot biçtim, halı temizledim, cam siliciliği yaptım. ama hiçbir zaman emeğimin tam karşılığını alamadım. bundan böyle ölesiye çalışmayacağım. eğer bir daha ölesiye çalışırsam, gerekenden bir damla fazlasını yaparsam: allah belamı versin!"
emeğin günü!
yaşasın 1 mayıs!
"ben işçi sınıfı içinde doğdum. coşku, hırs ve ülkü denen şeyleri çok genç yaşlarda keşfettim. bu tutkuları dindirebilmek çocukluk yaşamımın en temel sorunu oldu.
gemilerde tayfalık, limanlarda hamallık yaptım; konserve fabrikalarında, daha başka fabrikalarda ve çamaşırhanelerde çalıştım; ot biçtim, halı temizledim, cam siliciliği yaptım. ama hiçbir zaman emeğimin tam karşılığını alamadım. bundan böyle ölesiye çalışmayacağım. eğer bir daha ölesiye çalışırsam, gerekenden bir damla fazlasını yaparsam: allah belamı versin!"
emeğin günü!
yaşasın 1 mayıs!
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
sıcak demeyin, zaten depresyondayım
sular kesik, başıma eşarp bağlar ağlarım
iki haftadır yetti canıma
artık olmuyor böyle başganım.
sular kesik, başıma eşarp bağlar ağlarım
iki haftadır yetti canıma
artık olmuyor böyle başganım.
devamını gör...
green card
melih uçuyosun yunaytıdsteytsemerika.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının uzmanlık alanları
karnım doysa bile midemin alabileceği kadar yemek yiyebilirim tam anlamıyla boğazıma kadar doldururabilirim midemi
devamını gör...
nave nave moe
paul gauguin adlı ressamın 1894’te yaptığı nave nave moe adlı tablosu, tahitili iki genç kızın gün ortasındaki halini anlatır.

ermitaj müzesi'nde sergilenen resme dikkatlice bakıldığında iki genç kızın resim kompozisyonundan uzak durduğu fark edilir. ressam bunu bilinçli olarak diğer tablolarında da yapmıştır.
tablonun açıklamasına gelince;
nave nave moe tahiti dilinde tatlı rüyalar anlamına gelmektedir.
tahiti kızlar hayatın farklı aşamalarını simgeler.
sol tarafta başının üstünde hale olan ve uyuklayan genç kız masumiyetin vücut bulmuş halidir. dünyanın kötülüklerinden habersizdir.
sağ tarafta elinde meyve olan ikinci kızın yasak elmayı ısırıp sevgili edinmek istercesine bakışı vardır.
kızların arkasındaki iki kişi ise dans edenlere bakmaktadır.
resmin arka planında tahitili yerliler gizemli antik bir tanrı figürünün etrafında dans etmektedir.
ressam seçtiği renk tonları ve çizimi ile ruh halini de sanatına yansıtmıştır.
paul gauguin mali açıdan kötü durumda iken oldukça primitif bir tarzda resim yapmıştır.
tahiti’de geçirdiği günlerini, tahitililerin yaşam şekli ve inançlarını anlattığı noa noa: the tahiti journal of paul gauguin adlı kitabı nave nave moe tablosunu daha iyi anlamamızı sağlar...
"....sanatçının yararlı bir insan olduğunu ancak çocuklarla yerliler kabul edebilir!
burada, uygar kişiliğimden, çok ötelerde kalmış ilkel kişiliğime dönüyorum. özlediğim bir şeydi bu.
para kazanmak zorunluluğuna ilişkin en küçük bir üzüntüye katlanmaksızın, gerekli olan her şeyi kolayca elde ederek, büyük bir mutluluk içinde, rahat bir yaşam sürdürüyorum.
doğa, yemişlerini bu kadar eli açıklıkla sundukça, paranın yeri ve gereği kalmıyor.
para aracılığıyla hayatta ihtiyaç duyduğum her şeye erişebileceğimi sanıyordum. yanlış!
hayatta kalabilmek için bereketli ve cömert doğaya başvurmalı.
o, ağaçlar, dağlar ve denizdeki kaynaklarında sakladığı hazineleri ondan isteyen hiç kimseyi geri çevirmez.
fakat yüksek ağaçlara tırmanmayı, dağa çıkmayı ve ağır yüklerle dönmeyi, balık tutmayı, dalmayı, denizin derinliklerinde kayalara sağlamca tutunmuş deniz kabuklarını söküp almayı bilmek gerekir."
tablonun değeri ise yaklaşık 40 milyon amerikan dolarıdır. hastalanıp, ilaç alacak parası olmadığı için ölen ressamın başka bir tablosu ise 2015 yılında 300 milyon dolara satılmıştır.
kafa sözlük'teki ressam arkadaşlarımızın kıymetini bilelim. *

ermitaj müzesi'nde sergilenen resme dikkatlice bakıldığında iki genç kızın resim kompozisyonundan uzak durduğu fark edilir. ressam bunu bilinçli olarak diğer tablolarında da yapmıştır.
tablonun açıklamasına gelince;
nave nave moe tahiti dilinde tatlı rüyalar anlamına gelmektedir.
tahiti kızlar hayatın farklı aşamalarını simgeler.
sol tarafta başının üstünde hale olan ve uyuklayan genç kız masumiyetin vücut bulmuş halidir. dünyanın kötülüklerinden habersizdir.
sağ tarafta elinde meyve olan ikinci kızın yasak elmayı ısırıp sevgili edinmek istercesine bakışı vardır.
kızların arkasındaki iki kişi ise dans edenlere bakmaktadır.
resmin arka planında tahitili yerliler gizemli antik bir tanrı figürünün etrafında dans etmektedir.
ressam seçtiği renk tonları ve çizimi ile ruh halini de sanatına yansıtmıştır.
paul gauguin mali açıdan kötü durumda iken oldukça primitif bir tarzda resim yapmıştır.
tahiti’de geçirdiği günlerini, tahitililerin yaşam şekli ve inançlarını anlattığı noa noa: the tahiti journal of paul gauguin adlı kitabı nave nave moe tablosunu daha iyi anlamamızı sağlar...
"....sanatçının yararlı bir insan olduğunu ancak çocuklarla yerliler kabul edebilir!
burada, uygar kişiliğimden, çok ötelerde kalmış ilkel kişiliğime dönüyorum. özlediğim bir şeydi bu.
para kazanmak zorunluluğuna ilişkin en küçük bir üzüntüye katlanmaksızın, gerekli olan her şeyi kolayca elde ederek, büyük bir mutluluk içinde, rahat bir yaşam sürdürüyorum.
doğa, yemişlerini bu kadar eli açıklıkla sundukça, paranın yeri ve gereği kalmıyor.
para aracılığıyla hayatta ihtiyaç duyduğum her şeye erişebileceğimi sanıyordum. yanlış!
hayatta kalabilmek için bereketli ve cömert doğaya başvurmalı.
o, ağaçlar, dağlar ve denizdeki kaynaklarında sakladığı hazineleri ondan isteyen hiç kimseyi geri çevirmez.
fakat yüksek ağaçlara tırmanmayı, dağa çıkmayı ve ağır yüklerle dönmeyi, balık tutmayı, dalmayı, denizin derinliklerinde kayalara sağlamca tutunmuş deniz kabuklarını söküp almayı bilmek gerekir."
tablonun değeri ise yaklaşık 40 milyon amerikan dolarıdır. hastalanıp, ilaç alacak parası olmadığı için ölen ressamın başka bir tablosu ise 2015 yılında 300 milyon dolara satılmıştır.
kafa sözlük'teki ressam arkadaşlarımızın kıymetini bilelim. *
devamını gör...
yürümek
tek başıma olmasam, yanımda lak lak edebileceğim biri olsa keyif alırım.
zamanın varsa, gideceğim yer uzak değilse yürürüm ve keyif alırım.
o gün hiç yapma fırsatım olmamışsa, asansöre binmem, merdivenleri kullanırım
kendimi kandırırım ve keyif alırım.
avm de bir şey beğenmeyen insanın peşinde isem ve yürüyorsam çok bunalırım.
zamanın varsa, gideceğim yer uzak değilse yürürüm ve keyif alırım.
o gün hiç yapma fırsatım olmamışsa, asansöre binmem, merdivenleri kullanırım
kendimi kandırırım ve keyif alırım.
avm de bir şey beğenmeyen insanın peşinde isem ve yürüyorsam çok bunalırım.
devamını gör...
sürekli kavga eden anne baba
bide bosanmayi reddedip oyle yasamaya devam etmeleri en cekilmez olaydir. hem kendilerine hemde cocuklarina zehir ederler hayati. anlasamiyosun iste kardesim neyin inadi bu. soruncada cocuklar icin derler. esas bu onlara en büyük kötülük halbuki..
devamını gör...
menemeni bir üst noktaya taşıyan detaylar
kaşar peyniri rendelemek.
devamını gör...
yazarların pişmanlık unsurları
"yayında tanımlarını kullanacağım başlıktır"
isteyerek yapmadın mı sonuçta. birisi seni zorlamış olsaydı eğer pişman olmazdın değil mi?
insan zorlandığı bir şeyden pişman olabilir mi?
peki neden pişmansın. sana pişmanlık duyduğun şeyi sormuyorum.
nedenini soruyorum.
yaptığın şey yalmış mıydı, bu mu nedeni. yada karakterine uygun olmayan bir şey miydi?
korkmana gerek yok, dürüst olabilirsin. nasıl olsa anonim. seni senden başka bilen yok.
söyle hadi
neden pişmansın?
isteyerek yapmadın mı sonuçta. birisi seni zorlamış olsaydı eğer pişman olmazdın değil mi?
insan zorlandığı bir şeyden pişman olabilir mi?
peki neden pişmansın. sana pişmanlık duyduğun şeyi sormuyorum.
nedenini soruyorum.
yaptığın şey yalmış mıydı, bu mu nedeni. yada karakterine uygun olmayan bir şey miydi?
korkmana gerek yok, dürüst olabilirsin. nasıl olsa anonim. seni senden başka bilen yok.
söyle hadi
neden pişmansın?
devamını gör...
türklerin öğrenemediği şeyler
islamiyet ve arap yaşam tarzını ayırt edememeleri. öğrenemedikleri şeyler içinde bence başında gelir..
devamını gör...
kovid 19 teşhisini 10 saniyede yapan yerli test
bilkent üniversitesi ulusal nanoteknoloji araştırma merkezi'nde türk araştırmacılar tarafından kovid 19'un teşhisini %99 güvenilirlikle 10 saniyede yapan diagnovir adlı sistem kullanıma sunuldu. şimdiden birçok ülkeden talep varmış. toplu organizasyonlar için müthiş kolaylık sağlar. bilkent üniversitesi rektörü şöyle demiş:
şu anda seri üretim sürecine geçildi. dünyanın her tarafından sisteme talep var ve kullanmak istediklerini belirtiyorlar. özellikle kovid-19 riski büyük olan havaalanı gibi yerlerde, sonucu hemen alınabildiği için havaalanları istiyor, üretimin durması büyük maliyetlere neden olabileceği için büyük fabrikalar istiyor. örneğin, alman futbol ligi istedi. dünyada eşi olmayan bir sistem olduğuna inanıyoruz.
üniversitemizin mezuniyet töreni 4 bin kişilik açık bir alanda yapılıyor, 8 ayrı seansta gerçekleştirilen her törene ailelerle birlikte yaklaşık 1200 kişi katılıyor. tören alanında bulaş açısından sosyal mesafenin yeterli olmasına rağmen bu yıl ilk kez bu sistemi kullandık.öğrenci kovid-19 testinin sonucunu aldı, testi negatif çıkan öğrenciye rozet verdik ve bu rozetle birlikte törene katıldılar, böylece mezuniyet töreni için güvenli bir ortam oluşturulmuş oldu. tüm buna karşın maske ve sosyal mesafe kurallarına da dikkat ediliyor.
buradan
şu anda seri üretim sürecine geçildi. dünyanın her tarafından sisteme talep var ve kullanmak istediklerini belirtiyorlar. özellikle kovid-19 riski büyük olan havaalanı gibi yerlerde, sonucu hemen alınabildiği için havaalanları istiyor, üretimin durması büyük maliyetlere neden olabileceği için büyük fabrikalar istiyor. örneğin, alman futbol ligi istedi. dünyada eşi olmayan bir sistem olduğuna inanıyoruz.
üniversitemizin mezuniyet töreni 4 bin kişilik açık bir alanda yapılıyor, 8 ayrı seansta gerçekleştirilen her törene ailelerle birlikte yaklaşık 1200 kişi katılıyor. tören alanında bulaş açısından sosyal mesafenin yeterli olmasına rağmen bu yıl ilk kez bu sistemi kullandık.öğrenci kovid-19 testinin sonucunu aldı, testi negatif çıkan öğrenciye rozet verdik ve bu rozetle birlikte törene katıldılar, böylece mezuniyet töreni için güvenli bir ortam oluşturulmuş oldu. tüm buna karşın maske ve sosyal mesafe kurallarına da dikkat ediliyor.
buradan
devamını gör...
kısa erkek ile uzun kadının sevgili olması
insanları dar bir kalıba soktuktan sonra mutluluk zaten olmaz ki.
devamını gör...
shibari
sanat ile erotizm arası kullanım amacına göre birbirini destekleyici bir eylemdir. fotoğrafçıysanız sanat, partnerseniz erotizmdir. savaş, esir düşmek, acı gibi yüksek hisleri temelinde barındırır. mazoşizm ve bdsmden esintiler sergiler, göründüğü kadar basit değil, seviyeleri olan bir sanattır. bir sarkaç üzerinden yapılacaksa denge çok önemlidir, aksi halde partnerinizi sakat bırakabilir, kan dolaşımından bilincini kaybedecek noktaya getirebilirsiniz. bu yüzden dikkatli ve aşama aşama yapılmalıdır. ters gidecek anlarda, hemen hemen bağları çözecek, sarkaçtan hızlıca indirecek kadar hazır olmalısınız. sadece kadınlar değil, erkeklerde bağlanır. bağlanan tarafının acı eşiği önemlidir, zorlanabilir. kalanını anlatmam, sözlüğe kültürü için ağır gelir.
devamını gör...

