minamata hastalığı
japonya'nın minamata koyu'nda ortaya çıkan, balık ve kabukluların yenmesiyle oluşan bir tür cıva zehirlenmesidir.
insanlarda; iştah azalması, zayıflama, körlük, durgunluk, hâlsizlik ve eş güdüm bozukluğu ile etkisini göstermektedir.
bölgede cıva atıklarının denize dökülmesi sonucu ortaya çıkmıştır.
suda bulunan planktonlar bu atıkları soğurmuş ve önce bu plaktonlarla beslenen balıkları, ardından balıkları yiyen canlıları etkilemiştir.
insanlarda; iştah azalması, zayıflama, körlük, durgunluk, hâlsizlik ve eş güdüm bozukluğu ile etkisini göstermektedir.
bölgede cıva atıklarının denize dökülmesi sonucu ortaya çıkmıştır.
suda bulunan planktonlar bu atıkları soğurmuş ve önce bu plaktonlarla beslenen balıkları, ardından balıkları yiyen canlıları etkilemiştir.
devamını gör...
tanım girecek başlık bulamamak
eşli ip atlarken ipe giremeyen eleman gibi kaldım. bir türlü atamıyorum kendimi.*
devamını gör...
düğün yapmak istemeyen gelin
düğün yapmak isteyenin erkek tarafının ebeveynleri dahil aile büyükleri olduğundan haberi olmayan, bu süreçleri hiç yaşamamış ve sağlıklı şekilde de gözlemlememiş masum arkadaşlarımızın doluşmuş olduğu başlıktır. gelin düğün istemese ne. aileler yıllardır etrafa dağıttıkları altını nikahta toplayamayacaklarından korkup isteyecekler o düğünü emin olun siz. yahu bu ülkede takı merasiminde kamerayla yakın çekim yapılıp kim ne taktıysa aynen iade etmezsen ayıp diyorlar.
devamını gör...
ateroskleroz
endotel (damarın en iç tabakası) hasarına karşı gelişen immun(bağışıklık) cevap olarak tanımlanır. kabaca o hasardan sonra yağların damarın iç tabakasına girmesi ve orada inflamatuar bir süreç oluştururak plak oluşturması. damar duvarı kalınlaşır damarın genişleyebilme yeteneği kaybolur.ayrıca plak orada bir tıkanıklık oluşturur bu da etkilediği organa göre farklı semptomlara neden olur. kalp krizine,felce götürebilir. bu olay çok küçük yaşlarda başlar ve uzun süre sessiz sinsi seyreder. yüksek yaş,aile öyküsü,sigara tütün,yüksek kolesterol,obezite,fiziksel aktivite eksikliği,diyabet risk faktörlerindendir.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
gordon ramsay
1966 doğumlu ve restoranları tamı tamına 16 michelin yıldızı almış ünlü şef.
bir çok programda yer alsa da , ben onu baştan sonra masterchef junior’da izledim. tabi yarışmacılar çocuk olunca, hell’s kitchen’da yaptığı gibi asıp kesemedi.
bu adamın titizliği ve şefliğiyle ilgili söylendi durdu. evet efendim, asabidir ve dilinin ayarı yoktur ama işin mutfağında da bulunduğumdan, aşçılığın göründüğü gibi olmadığını söyleyeyim. hele belli bir sınıf üstü bir işletmedeyseniz, azami titizlikte olmalısınız; ayrıca zamanla yarışırsınız ve muhtemelen tüm gündür ayaktasınızdır(büyük restoran, otel mutfaklarında oturacak bir şey bulunmaz, tüm gün ayakta çalışırsınız). yani iş başlı başına streslidir. hele onun gibi michelin yıldızlı bir restoran sahibinin yaşadığı stresi düşünemiyorum bile. şaka zannediyor bir çok kişi ama michelin yıldızını kaybetti diye intihar eden bir aşçı var. yani kariyerinizin alt üst olması minnacık bir hataya bakar. bu yüzden sürekli düzeni kontrol etmelisiniz. personelin hijyene dikkat edio etmediğini kontrol etmelisiniz, yemeğin her daim aynı standartta olmasına dikkat etmelisiniz. şimdi sorarım size: bu adam sinirli olmasın, kim olsun?
bir çok programda yer alsa da , ben onu baştan sonra masterchef junior’da izledim. tabi yarışmacılar çocuk olunca, hell’s kitchen’da yaptığı gibi asıp kesemedi.
bu adamın titizliği ve şefliğiyle ilgili söylendi durdu. evet efendim, asabidir ve dilinin ayarı yoktur ama işin mutfağında da bulunduğumdan, aşçılığın göründüğü gibi olmadığını söyleyeyim. hele belli bir sınıf üstü bir işletmedeyseniz, azami titizlikte olmalısınız; ayrıca zamanla yarışırsınız ve muhtemelen tüm gündür ayaktasınızdır(büyük restoran, otel mutfaklarında oturacak bir şey bulunmaz, tüm gün ayakta çalışırsınız). yani iş başlı başına streslidir. hele onun gibi michelin yıldızlı bir restoran sahibinin yaşadığı stresi düşünemiyorum bile. şaka zannediyor bir çok kişi ama michelin yıldızını kaybetti diye intihar eden bir aşçı var. yani kariyerinizin alt üst olması minnacık bir hataya bakar. bu yüzden sürekli düzeni kontrol etmelisiniz. personelin hijyene dikkat edio etmediğini kontrol etmelisiniz, yemeğin her daim aynı standartta olmasına dikkat etmelisiniz. şimdi sorarım size: bu adam sinirli olmasın, kim olsun?
devamını gör...
yoldaş’ın her telden insanla vakit geçirebilecek bir lider olması
bir müminle cuma namazı çıkışı çay eşliğinde dini sohbetler edebilen, bir cihangirli ile cold brew içerek darwin teorileri hakkında konuşabilen, kadın yazarlarımızla futbol gibi genelde erkeklerin muhattap olduğu muhabbetlerden uzak şekilde waffle eşliğinde magazin konuşabildiği, bendeniz kadıköy beyfendisiyle moda sahilde tuborglarımızı tokuşturarak “malum sözlükte bozdu ya” şeklinde muhabbetler edebilecek, hristiyan yazarlarla klisede şarap eşliğinde ayine gidebilen, kahvehanedeki dayılarla oturup okeye kimi zaman yancı kimi zaman 4’ncü olabilen ayrımcılıktan uzak, her sese kulak veren, her kesimle vakit geçirebilen lider gibi liderdir.
devamını gör...
kaset koleksiyonu
çok küçükken benim de yarısını telef ettiğim dedemden babama, babamdan da bana geçen koleksiyon. aslında başlığı görene kadar koleksiyon gözüyle bakmamıştım, bakmamıştık. şu an daha çok eşsizleşti.
devamını gör...
reenkarnasyon
lisede psikoloji dersinden aklımda kalanları aktarayım. reenkarnasyonla ilgili bir deney yapılıyor. kişi uyutulup sürekli on sene öncesine gönderiliyor.doğum tarihinden öncesine gelindiğinde denek başka bir hikaye anlatmaya başlıyor. anlattığı kişi bir çiftçi. nerede yaşadığını tarif ediyor. uyandırıldığında anlattığı yeri soruyorlar fakat denek şaşkın bir şekilde yeri bilmediğini hatta ilk defa duyduğunu söylüyor. anlatılan yere gidiyorlar yaşlı bir kadın görüyorlar. deneyi kadına anlattıklarında herkes suspus oluyor. bahsettiği kişi seneler önce vefat eden eşi.
hikaye anlatıldığında bana çok inandırıcı gelmedi. öğretmenime sordum peki siz inanıyor musunuz diye. bununla ilgili yapılan araştırmalar var ve bir çoğu olabileceğini öngörüyor ama kesin bir sonuç yok dedi. bu konuyla ilgili bilgili bir insanın görüşü beni reenkarnasyon'un olup olmaması sorusunda hep muallatta bırakmıştır.
hikaye anlatıldığında bana çok inandırıcı gelmedi. öğretmenime sordum peki siz inanıyor musunuz diye. bununla ilgili yapılan araştırmalar var ve bir çoğu olabileceğini öngörüyor ama kesin bir sonuç yok dedi. bu konuyla ilgili bilgili bir insanın görüşü beni reenkarnasyon'un olup olmaması sorusunda hep muallatta bırakmıştır.
devamını gör...
en sevdiğiniz dublaj sanatçıları
devamını gör...
annelerin mutfak balkonunu içeri alma isteği
annem son zamanlarda başladı bu istekle yanıp tutuşmaya. eh tabi ki bu konuya herkes fikrini belirtti. annem hariç kimse istemedi. neden böyle bir şey istiyorsun diye sorduk" yol yüzünden çok kirleniyor" dedi. temizleriz dedik konuyu kapattı. şu pandemide ne büyük nimet balkon anlatamam. ben balkonu 'göğe açılan bir mekan' olarak tanımlıyorum.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
kimsenin konuşmadığı bir dil gibiyim kimsenin inanmadığı çılgınlık. yazarın okumadığı bir kitap hiç çalınmayan bir şarkı. vatandaşı olmayan bir ülke hiç sorulmamış bir soru gibi. kalabalığın içindeyim ama yok gibiyim.
devamını gör...
durduk yere insanın aklına gelen replikler
devamını gör...
taşa yazılmış yaşım 12 tecavüz ediliyorum yazısının gerçek çıkması
* kahretsin bebek ya bebek. velev ki yetişkin olsa bile lanet olsun kimse bu kadar derin acılar çekmemeli.
devamını gör...
is düşüm
koy'lara takmış yazar. ama bilakis bu iyi bir şey coğrafik yerlerin sözlüğe eklenmesini desteklerim.
devamını gör...
doğru söylüyor dedirten şarkı sözleri
her gün bir şey daha biter, giderek acı vermez biten şeyler.
sertab erener
sertab erener
devamını gör...
mutlu olmak zorunda mıyız sorunsalı
zorunluluk kavramının olduğu her şey insanı köle yapabilir. bu, mutlu olmak zorundayım isteği için de geçerlidir. bir insan mutlu olmak için kendinde olmayanları bekler hep. o zaman buna mutluluk da denmez zaten.
esasen en gerçekçi ve hissedilebilir duygu mutluluk da değildir. tam tersi mutsuzluktur. bir psikolog koltuğuna oturduğunuzda mutlu anlarınızı hatırlamak çok zor iken, mutsuz olduğunuz anları sayfalarca sıralayabilirsiniz. çünkü en gerçek duygular acılardır.
esasen en gerçekçi ve hissedilebilir duygu mutluluk da değildir. tam tersi mutsuzluktur. bir psikolog koltuğuna oturduğunuzda mutlu anlarınızı hatırlamak çok zor iken, mutsuz olduğunuz anları sayfalarca sıralayabilirsiniz. çünkü en gerçek duygular acılardır.
devamını gör...
anahtar
barış manço şarkılarının vasat olduğu gerçeği* başlığında, #1277158 no'lu rastrel'in entrysinden sonra keşfettiğim barış manço şarkısı.
şarkıyı dinledim dinledim sözlerini de okudum okudum... ancak çıkardığım sonuç sadece ve sadece şarkıdaki kızın; hem çok akıllı hem de gerçekten paragöz olduğu gerçeğiydi. kütüphaneye gidiyor oluşu, okuduğu kitaplar ve imalı konuşması bu teoriyi parçalıyor fakat ardından esas oğlanımızın annesi devreye giriyor:
[[/alıntı]]annem dedi oğlum anlamadım ben
vazgeç bu sevdadan bu kız fazla akıllı
[[alıntı]]
evet. biraz araştırdım ve kızın gerçekten de bahsettiği şeyin, dönemin banknotlarında yer alan işin ve düşün insanları olduğunu gördüm. bütün güzel kızların paragöz olduğu gerçeği... off aman sus sus. öyle bir gerçek yok be barış abi, lütfen şaşırt beni. ama ama ama.. peki bu güzel kız niçin yalnız?.. tabi ki akıllı olduğu içindir. du'bakalım:
belki o parayı çalışarak kazanmak istediği için kütüphaneyi zekasıyla harmanlayıp, akıl yolunda zengin olmak istemekte. yani iyi bir meslek sahibi olmanın yolunun. kütüphaneden geçtiğini tespit etmekte.
belki barış'ı bu bilmeceyi çözeceğini bilmekte ve o da ona bir bilmece üretmekte.
yahut gerçekten gözü parada ve bunu ima etmekte.
ben hemen ilk seçeneğe gidiyorum. bence
kütüphaneyi iyi bir meslek için ilk yol olarak görmekte. bakalım şarkı sözlerine, teorimiz çürüyecek mi?
[[alıntı]]
beş şair bir abide
iki abide bir sultan
beş sultan bir düşünür
iki düşünür ise bir mimar
[[alıntı]]
bu nakarat da gayet beni haklı çıkarır nitelikte. bence kızımız para düşkünü değil, ilk teorim haksız çıkacak gibi. hadi bakalım kütüphane teorisi sen çık şu sığ düşünceden haklı....
devam edelim:
[[alıntı]]
düşün taşın bütün gece
benim kalbim bir bilmece
kalbimin bir kilidi var
işte sana anahtar
[[alıntı]]
bu kısım bi garip cidden kalbini açacak anahtardan söz ediyor. evet evet... ve bilmecenin cevabı evet evet... anahtar... para... para... para... para...
ehh be kızım. yani kalbini, açsa açsa para mı açacak yani?.. öff. tamam barış abi. sen kazandın. senin şarkındaki güzel kız, para ile açılan kalbe sahip. lakin bir çiçeğin açtığı kalplere de sahip kızlar olduğunu, ben düşünmekteyim. hem sen de düşünmeseydin yazar mıydın onca şarkıyı?..
şarkıyı dinledim dinledim sözlerini de okudum okudum... ancak çıkardığım sonuç sadece ve sadece şarkıdaki kızın; hem çok akıllı hem de gerçekten paragöz olduğu gerçeğiydi. kütüphaneye gidiyor oluşu, okuduğu kitaplar ve imalı konuşması bu teoriyi parçalıyor fakat ardından esas oğlanımızın annesi devreye giriyor:
[[/alıntı]]annem dedi oğlum anlamadım ben
vazgeç bu sevdadan bu kız fazla akıllı
[[alıntı]]
evet. biraz araştırdım ve kızın gerçekten de bahsettiği şeyin, dönemin banknotlarında yer alan işin ve düşün insanları olduğunu gördüm. bütün güzel kızların paragöz olduğu gerçeği... off aman sus sus. öyle bir gerçek yok be barış abi, lütfen şaşırt beni. ama ama ama.. peki bu güzel kız niçin yalnız?.. tabi ki akıllı olduğu içindir. du'bakalım:
belki o parayı çalışarak kazanmak istediği için kütüphaneyi zekasıyla harmanlayıp, akıl yolunda zengin olmak istemekte. yani iyi bir meslek sahibi olmanın yolunun. kütüphaneden geçtiğini tespit etmekte.
belki barış'ı bu bilmeceyi çözeceğini bilmekte ve o da ona bir bilmece üretmekte.
yahut gerçekten gözü parada ve bunu ima etmekte.
ben hemen ilk seçeneğe gidiyorum. bence
kütüphaneyi iyi bir meslek için ilk yol olarak görmekte. bakalım şarkı sözlerine, teorimiz çürüyecek mi?
[[alıntı]]
beş şair bir abide
iki abide bir sultan
beş sultan bir düşünür
iki düşünür ise bir mimar
[[alıntı]]
bu nakarat da gayet beni haklı çıkarır nitelikte. bence kızımız para düşkünü değil, ilk teorim haksız çıkacak gibi. hadi bakalım kütüphane teorisi sen çık şu sığ düşünceden haklı....
devam edelim:
[[alıntı]]
düşün taşın bütün gece
benim kalbim bir bilmece
kalbimin bir kilidi var
işte sana anahtar
[[alıntı]]
bu kısım bi garip cidden kalbini açacak anahtardan söz ediyor. evet evet... ve bilmecenin cevabı evet evet... anahtar... para... para... para... para...
ehh be kızım. yani kalbini, açsa açsa para mı açacak yani?.. öff. tamam barış abi. sen kazandın. senin şarkındaki güzel kız, para ile açılan kalbe sahip. lakin bir çiçeğin açtığı kalplere de sahip kızlar olduğunu, ben düşünmekteyim. hem sen de düşünmeseydin yazar mıydın onca şarkıyı?..
devamını gör...


