az önce dinlerken fark ettim de çok şerefsiz bir şarkıymış; aldattım... allah korusun ya biri bana yazsaydı böyle bir şarkı!.
"aldattım. dün gece gördüğüm dört kızla aynı anda yattım
haklıydın senin arkandan çevirilebilecek iş bırakmadım
bunu yaptım. düşünmedim hiç bir kere bile. yine de faka basmadım.
kandırdım. seni sevdiğimi söylerken bile yüzüne bakmadım."
devamını gör...

"o iş bende baba, halledicem ben ya sen bak keyfine" diyen yakın arkadaşın ettiği tüm bu kelimeler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benden de kötü geçinmesin bi zahmet.
devamını gör...

psikoloji 'de, eskiden yaparken zevk alınan şeylerden soğuma ve isteksizce karşılık verme anlamında kullanılan bir terim 'dir
devamını gör...

eğitimsiz ve cahil insanların mizah anlayışı ancak bu kadar olur. gerçi ortada bir mizahta göremiyorum. aynı hakaret farklı insanlara yapılsa anında gece baskınıyla evinden alırlardı adamı. her neyse.
(bkz: welcome to turkey)
devamını gör...

bitişik yazılan ki ler için akılda kalmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmuş kodlama kelimesi.
sanki
oysaki
mademki
belki
a
halbuki
çünkü
e
meğerki
devamını gör...

bir süre yanına yaklaşmayın, sonra ufak ufak özürler ve lütfen!* minik adımlarla yanına yürümeye başlayın.
devamını gör...

anadolu halk şairi yunus emre'nin tasavvufi halk edebiyatına örnek şiirlerinden biridir.
sakıngıl (sakın ha!)
mana eri bu yolda melul olası değil
mana duyan gönüller, gergiz ölesi değil

ten fanidir, can ölmez, çün gitti geri gelmez
ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil

gevher seven gönüller, yüz bin yıl arar ise
haktan nasip olmasa, hergiz bulası değil

sakıngil yarin gönlün, sırçadır sımayasın
sırça sındıktan geru, bütün olası değil

çeşmelerden bardağın, doldurmadan kor isen
bin yıl durursa, kendüzünden dolası değil

şol hızır'la, şol ilyas, ab-ı hayat içtiler
bir kaç yıllar içinde, bunlar ölesi değil

yarattı hak dünyayı, peygamber dostluğuna
dünyaya gelen gider, baki kalası değil

yunus gözün görürken, yarağın eyleyu gör
gelmedi anda varan, geri gelesi değil
devamını gör...

şimdi sorarlar adama, ülkende tecavüzcü, tacizci veya katillerle yaşamaktan korkmuyorsun da lezbiyenlerden mi korkuyorsun diye. ülkede politik olmayan bir şey kaldı mı acaba? bir gün başıma herhangi bir durum gelirse sorumlularını çok uzakta aramayın, televizyonun kumandasına basmanız yeterli olacaktır.
devamını gör...

gözler çünkü ziyadesiyle fazla şey anlatırlar.
devamını gör...

denetim yapan kişinin burnunun açık olması. önce kendin yapacaksın ki sonra milleti uyaracaksın. baştan savma iş olmaz.
devamını gör...

geceleri gökyüzüne baktığımızda yaptığımız eylem.

çoğunuz duymuştur; yıldızlara baktığımızda onların çok eski hallerini görürüz aslında, son feci mars'ın da belirttiği gibi. yani gökyüzünde gördüğünüz bir yıldız belki de çoktan "öldü" ve şu anda orada bile değil. ancak ışığının bize ulaşması çok uzun zaman aldığından belki de onun ölümünü hiç göremeyeceğiz kendi ömrümüz süresince. astronotlar da dünya yüzeyinde değil onun yörüngesinde dolandıkları zaman birer zaman yolcusuna dönüşüyor. tabii fark edilir boyutlarda zaman kaymaları yaşamıyorlar. son olarak, aynaya baktığınızda bile son derece minik bir farkla kendi geçmişinizi görüyorsunuz. zira görüntünüzü oluşturan ışığın aynaya yansıyıp oradan size geri dönmesi bile ufacık bir zaman farkı yaratıyor.

***

fakat esas mevzu, zaman boyutu içerisinde ileriye ya da geriye doğru gerçekten fiziksel olarak gidebilir miyiz sorusu. teorik olarak evet.

önce en basit teoriden bahsedeyim: blok evren teorisi. buna göre zaman, bizim algıladığımız şekliyle geçmiş - şimdi - gelecek şeklinde 3 ayrı "bölge" değil. bunların üçü de aynı anda var olan ve sadece uzay boyutlarında yapacağınız bazı hareketler ya da değişimler sonucunda gidebileceğiniz dilimler. yani aslında "geçen" ya da "gelecek" hiçbir şey yok. hepsi bir arada ve "şu an" dediğimiz zaman dilimi ile birlikte zaten var.

***

ışık, evrende bildiğimiz en yüksek hıza, yani limit hıza sahip. bildiğimiz kadarıyla ışık hızını geçtiğimizde, zamanda geleceğe hareket etmiş oluyoruz. fakat bunun bir yolu henüz bulunmadı. doğrudan ışığın hızını geçmek yerine, kuyunun etrafından dolanma yolunu seçebiliriz. örneğin bir warp motorunuz varsa, evrenin kendi dokusunu kullanarak zamanda ileriye seyahat edebilirsiniz. bunu dalga sörfü yapmak gibi düşünebilirsiniz: evrenin dokusu ışıktan hızlı hareket eder (einstein denklemleri bunun olanaklı olduğunu söyler) ve siz de uzay aracınızın içinde, evrenin dokusu üzerinde seyahat edip geleceğin keyfini çıkarabilirsiniz. burada anlatmak kolay olsa da gerçekte bunu yapmaya bir sürü engel var tabii.

ikinci olarak bir solucan deliği bulabilir *, evrenin bir noktasından bambaşka bir noktasına çıkar ve böylece yine zamanda yolculuk yapmış olursunuz. sorun şu ki bir solucan deliğini bulmak/oluşturmak, açık tutabilmek ve insan boyutunda, atomlarınıza kadar ayrışmadan bunun içinden geçmek biraz sıkıntılı bir süreç. ilgili başlığı okumanızı tavsiye ederim bu arada.

bunlar dışında teorik birtakım zaman makinesi projeleri de var. elbette hepsinin kendine özgü problemleri var ve bunlardan herhangi birini yapıp kullanmak o kadar da kolay değil.

***

ya zamanda geriye gitmek? çoğu kişi bunu imkânsız sansa da aslında çalışmalar öyle olmadığını gösteriyor. yani aslında zamanda geriye gitmenin teorik olarak bir engeli yok ama gittiğiniz yerde herhangi bir şeyi değiştirmenize evren yasaları izin vermiyor. harry potter izleyicileri hatırlar; orada düşünseli adlı bir anı yolculuğu sistemi mevcuttu. geçmişe gidip orada olan her şeye tanıklık edebiliyordunuz ama orada olduğunuzu kimse bilmiyordu çünkü hiçbir şeye müdahale edemiyordunuz. işte durum tam da böyle.

eğer bu çalışmanın yanlış olduğu ortaya çıkarsa bu kez akla "o zaman geçmişe müdahale edebiliriz demektir. bu durumda ne olur?" sorusu gelir ki onun cevabını da büyükbaba paradoksunda bulabilirsiniz.
devamını gör...

bir twitter mizahıdır. devamı da şöyle; sen bir de receb'i tersten oku da gör hakikati.
devamını gör...

gölgede kalmış gizli bir tehlikenin varlığını belirtmek amacıyla söylenmiş " bunlar nedir ki? asıl fırtına bundan sonra kopacak " anlamına gelen deyim.
devamını gör...

türkiye'nin güneydoğusunda tanrıların ve kralların dev heykellerini barındıran ve unesco'nun dünya mirası listesinde yer alan nemrut dağı.
burası tanrıların, kralların ve bazı yaratıkların dev heykellerinin insana tepeden baktığı bir mezar. milattan önce 1. yüzyılda günümüz adıyaman sınırları içinde kral 1. antiochus kommagene krallığı'nın lideriydi. mö 34 yılında öldüğünde nemrut dağı'nın fırat nehri'ne bakan rüzgarlı tepesinde taş yığınlarının içine gömüldü.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ölmeden önce bıraktığı yazılara göre, antiochus yüksek ve ıssız bir yere gömülmek istiyordu. kendi tapınağını inşa edip tanrıların yanına gömülerek bunu başardı da. bugün nemrut dağı'nın batı yüzünde taştan yapılma bu dev heykellerin sadece yıkıntıları ve başları görülüyor.
nemrut dağı'nın doğu yakasında tanrıların taştan gövdelerini yıkılmış kafaları önlerine sıralanmış halde görürsünüz. buradaki heykeller, kommagene krallığını çevreleyen farklı kültürlerin ve dinlerin bir sentezi gibidir. pers ve zerdüşti figürler yunan tanrılarıyla karışmıştır.
kral antiochus heykelinin kafası da gövdesinin önünde dursa da hala heybetli görünüyor. yanında bir kartal ve krallığının koruyucu tanrısı kommagene heykeli bulunuyor. kommagene büyük iskender'in imparatorluğunun parçalanması üzerine ortaya çıkan birçok krallıktan biri. güneydoğu anadolu'daki bu krallık, batısında roma ile doğusunda part krallığı arasubda sıkışıp kalmış.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

dağın tepesinde antiochus için yapılan ve tümülüs olarak da bilinen piramit mezar 50 metre yüksekliğinde. bu yükselti çakıl taşları yığılarak oluşturulmuş. antiochus, annesi tarafından yunan, babası tarafından ise pers krallığıyla bağlantılıydı.
antiochus öldükten 106 yıl sonra 72 yılında romalılar kommagene krallığını ilhak etti. dağın tepesindeki anıt mezarı 1881'de alman arazi mühendisleri keşfedinceye kadar bilinmiyordu. kralın mezarı henüz bulunmuş değil. fakat araştırmacılar bugünkü gelişkin teknolojiye rağmen tümülüse zarar vermekten korkuyor.
mezarın doğu yakasında bir aslan heykeli gözetmektedir bölgeyi. insanlar burada tanrıların huzurunda ateş yakıp ziyafetler hazırlayarak onları mutlu etmeye çalışırdı.

antiochus kendi heykelini zeus gibi tanrıların heykellerinin yanına yaptırarak onlara tapınan insanların duasını almayı da amaçlamıştır.

kaynak: bbc dergi
devamını gör...

bildiğini sanıyordur ama aslında bilmiyordur ve muhtemelen tevazu sahibi bir insandan ziyade kibirli biridir çünkü:mutlak olarak her şey hakkında bilgi sahibi olmak imkansızdır.insanlar keşke her şeyi öğrenme imkanına sahip olsa ama yaşamımız spesifik olarak çok şey öğrenmek üzerine değil belirli alanlarda uzmanlaşmak üzerinedir.
devamını gör...

kutsal apple music kardeşliğimizin kurucu başkan albay yarbay cumhur reisi olan, tanımlarıyla kah güldüren ama hep bilgilendiren, sözlüğün değerli bir yazarıdır. zaten bunu da herkes bilir.
devamını gör...

bence hali hazırda beyaz sweat tshirt'üm varken böyle bir şey;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yapmam çok güzel olurdu. hem sweat'in üzerine baskılanmış nasa yazısından daha güzel bence. *
isteyenlere çoğaltıp gönderebilirim. son feci mars fan club gibi bir kulüp olması lazım ama yoksa saçma olabilir. sonuçta neden olmasın? *
devamını gör...

genelde o his konusunda beni yanıltmayan insandır. belki de zihnimizde şartlandırıyoruz en başta,bilmiyorum. ama böyle hissedip yanıldığım hiç olmadı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim