yabancı bir şehirde tek başına dolaşmak
pandemi başladığından beri en çok yapmak istediğim şeylerden birisi bu sanırım. kulaklığımı takıp hiç gitmediğim daha önce hiç bilmediğim bi şehirde dolaşmak, orayı tanımak ya da istanbulda bi sahil boyunca yürümek, parklarda yeşilliklerde oynayan çocukların o bitmeyen mutluluğuna hayran olmak, kuzguncuk ve balat gibi ara sokaklarıyla renkli evleriyle bile insanı büyüleyen yerleri gezmek, dolaşmak, müziğimle beraber düşüncelerimde kaybolmak istiyorum. içim rahat bi şekilde gezmeyi, yürümeyi ve deniz havası almayı o kadar özledim ki*.
devamını gör...
gıybet
serdar ortaç baş yapıtlarından bir tanesi olan şarkı. çekemiyollaaağ bissiii kıskanıyolllaağ bissi
devamını gör...
yazarların hüzünlüyken dinlediği şarkılar
wasp- miss you
bon jovi - always
hım-wicked game (şarkının nakaratında olan şu cümleler tam benlik, no, ı don't wanna fall in love (this world is only gonna break your heart)
aşk acısı çekmiyoruz tabiki, haykırma anları çok güzel olduğundan.
bon jovi - always
hım-wicked game (şarkının nakaratında olan şu cümleler tam benlik, no, ı don't wanna fall in love (this world is only gonna break your heart)
aşk acısı çekmiyoruz tabiki, haykırma anları çok güzel olduğundan.
devamını gör...
felaket
devamını gör...
freud'un kuramlarının günümüzde gülünç olması
freud'un yaşadığı dönemde ünlü olması, zamanında kuramlarının iş yapması ve hala bu kadar önem atfedilmesi, zamanında freud'un kendi reklamını çok iyi yapmasından ziyade, edward bernays'ın freud'un teorilerini birtakım işlerde kullanmasından kaynaklıdır. edward bernays, halkla ilişkilerin* babası ve freud'un yeğenidir. tüm başarısını da freud'un kuramlarıyla elde eder. bernays'ın, ''torches of freedom'' ve procter & gamble için yaptığı ''ivory soap'' propagandası, dünyadaki hala en iyi yankı uyandıran propagandalardan ise bu başarı freud'un da başarısıdır. yani freud; yabana atılacak, çalışmaları küçümsenecek birisi olmadı hiçbir zaman benim için.
fakat dönemin gerçekliğini de göz ardı etmemek gerekir ki burada da başlığın sahibi bir nebze haklıdır. bugün avrupa'da psikanaliz ile iyileşme yöntemi artık devlet desteğinden çıkarıldı. sebebi de çok uzun zamanlara yayılması ve iyileştirici etkisinin olup olmamasından kaynaklı. bence de doğrudur çünkü zamanında freud'un da çok hastası olmamıştır. ve 10 tane hastaya 10 sene psikoterapi uygulayınca zaman mı iyileştirdi, psikanaliz mi, kişi kendi içinde mi çözdü, unuttu mu ne oldu gibi birçok faktörün olması düşündürüyor. bu noktada haklılar. eski desteği devletlerden de görmüyor artık freud kuramları.
artı olarak; freud'un kuramlarının doğu felsefesi ile harmanlanıp, bilinçaltı temizliği* gibi safsatalara kurban gitmesi de * bu dönemde ''çok gülünç, işe yaramaz'' denilmesinde bir etkendir. doğu felsefesi haliyle daha mistik ve gizemli bir şeyken bunu batı ürünü olan psikanalizle harmanlamak da ayrı bir kafa tabii. ama freud eskisi gibi kalmadı gerçekten. sonsuz saygı duyulması gereken, her ne olursa olsun kuramları okunup, anlaşılıp ders alınması gereken kişidir. tüm kuramları yanlış ya da tüm kuramları doğru demek de doğru değildir. sadece manipüle edilmeye açık ve toplumsal/ahlaki değerlere aykırı olması nedeniyle kabulü zordur.
edit: sizin için oturup 1 saat eski kaynaklarımı taradım, isimleri hatırlayamadım kriz geçirdim, içimde nice kritikler yaptım ve sonunda bitirdim. afiyetle.
konuyla ilgili ilgi çekici bir belgesel de bırakayım size: the century of the self
fakat dönemin gerçekliğini de göz ardı etmemek gerekir ki burada da başlığın sahibi bir nebze haklıdır. bugün avrupa'da psikanaliz ile iyileşme yöntemi artık devlet desteğinden çıkarıldı. sebebi de çok uzun zamanlara yayılması ve iyileştirici etkisinin olup olmamasından kaynaklı. bence de doğrudur çünkü zamanında freud'un da çok hastası olmamıştır. ve 10 tane hastaya 10 sene psikoterapi uygulayınca zaman mı iyileştirdi, psikanaliz mi, kişi kendi içinde mi çözdü, unuttu mu ne oldu gibi birçok faktörün olması düşündürüyor. bu noktada haklılar. eski desteği devletlerden de görmüyor artık freud kuramları.
artı olarak; freud'un kuramlarının doğu felsefesi ile harmanlanıp, bilinçaltı temizliği* gibi safsatalara kurban gitmesi de * bu dönemde ''çok gülünç, işe yaramaz'' denilmesinde bir etkendir. doğu felsefesi haliyle daha mistik ve gizemli bir şeyken bunu batı ürünü olan psikanalizle harmanlamak da ayrı bir kafa tabii. ama freud eskisi gibi kalmadı gerçekten. sonsuz saygı duyulması gereken, her ne olursa olsun kuramları okunup, anlaşılıp ders alınması gereken kişidir. tüm kuramları yanlış ya da tüm kuramları doğru demek de doğru değildir. sadece manipüle edilmeye açık ve toplumsal/ahlaki değerlere aykırı olması nedeniyle kabulü zordur.
edit: sizin için oturup 1 saat eski kaynaklarımı taradım, isimleri hatırlayamadım kriz geçirdim, içimde nice kritikler yaptım ve sonunda bitirdim. afiyetle.
konuyla ilgili ilgi çekici bir belgesel de bırakayım size: the century of the self
devamını gör...
shiitake mantarı
doğu menşeili olan, yaprak döken ağaçların (kestane, kavak, meşe) çürüyen bölgelerinde yetişen bir mantar türü. zengin vitamin ve mineral içeriğine sahiptir. özellikle içerdiği b12 vitamini sayesinde vegan - vejetaryen beslenme şeklini benimseyenler için muhteşem bir yiyecek.
devamını gör...
mariage d'amour
polonyalı piyanist ve besteci chopin'in güzel bir eseri.anlamı aşk evlilğidir.
edit:(i: mariage d'amour " ( ingilizce : marriage of love), 1979'da paul de senneville tarafından bestelenen ve ilk olarak 1979'da lettre à ma mère albümünden piyanist richard clayderman tarafından icra edilen fransız solo piyano müziğinin bir parçasıdır.
uyaran yazar arkadaşa teşekkürler ,yıllarca bize chopinin diye yutturmuşlar.
edit:(i: mariage d'amour " ( ingilizce : marriage of love), 1979'da paul de senneville tarafından bestelenen ve ilk olarak 1979'da lettre à ma mère albümünden piyanist richard clayderman tarafından icra edilen fransız solo piyano müziğinin bir parçasıdır.
uyaran yazar arkadaşa teşekkürler ,yıllarca bize chopinin diye yutturmuşlar.
devamını gör...
covid-19 aşısıyla çip takılması
saçma bir düşüncedir. insan olarak biraz haddimizi bilmemiz gerekiyor. biz kimiz bize niye çip taksınlar allah aşkına .
devamını gör...
sinyal vermeden dönen sürücü
trafikteki dilimiz olan sinyali kullanmayan sürücü, gerçek hayatta da insanlarla düzgün iletişim kuramıyor, hatta konuşmayı bile bilmiyordur.
devamını gör...
bekar sözlük yazarlarını evlendiriyoruz kampanyası
bir dakika... trabzon burması mı? benimle evlenmek isteyenler cv bıraksın aranızdan birini seçeceğim artık.
devamını gör...
yazarların en iyi filmler listesi
klişe başlıklar arasındaki en baba başlıktır.
ikisini bir arada değerlendirmenin yanlış olduğunu düşündüğüm için siyah-beyaz ve renkli filmlere ait iki farklı liste ;
1- det sjunde inseglet (1957) / ingmar bergman
2- viridiana (1961) / luis bunuel
3- paths of glory (1957) / stanley kubrick
4- to be or not to be (1942) / ernst lubitsch
5- 12 angry men (1957) / sidney lumet
6- shichinin no samurai (1954) / akira kurosawa
7- to kill a mockingbird (1962) / robert mulligan
8- persona (1966) / ingmar bergman
9- the great dictator (1940) / charlie chaplin
10- stalag 17 (1953) / billy wilder
*1- lock, stock and two smoking barrels (1998) / guy ritchie
2- funny games (1997) / michael heneke
3- true romance (1993) / tony scott
4- oldeuboi (2003) / chan-wook park
5- before the rain (1994) / milcho manchevski
6- once opon a time in america (1984) / sergio leone
7- there will be blood (2007) / paul thomas anderson
8- rushmore (1998) / wes anderson
9- mononoke-hime (1997) / hayao miyazaki
10- * la grande bellezza (2013) / paolo sorentino *
ikisini bir arada değerlendirmenin yanlış olduğunu düşündüğüm için siyah-beyaz ve renkli filmlere ait iki farklı liste ;
1- det sjunde inseglet (1957) / ingmar bergman
2- viridiana (1961) / luis bunuel
3- paths of glory (1957) / stanley kubrick
4- to be or not to be (1942) / ernst lubitsch
5- 12 angry men (1957) / sidney lumet
6- shichinin no samurai (1954) / akira kurosawa
7- to kill a mockingbird (1962) / robert mulligan
8- persona (1966) / ingmar bergman
9- the great dictator (1940) / charlie chaplin
10- stalag 17 (1953) / billy wilder
*1- lock, stock and two smoking barrels (1998) / guy ritchie
2- funny games (1997) / michael heneke
3- true romance (1993) / tony scott
4- oldeuboi (2003) / chan-wook park
5- before the rain (1994) / milcho manchevski
6- once opon a time in america (1984) / sergio leone
7- there will be blood (2007) / paul thomas anderson
8- rushmore (1998) / wes anderson
9- mononoke-hime (1997) / hayao miyazaki
10- * la grande bellezza (2013) / paolo sorentino *
devamını gör...
erkekte uzun saç
iki oğluma da yakışan saç.
burdan tüme varayım.
iki tane oğlum var
ikisi de saçlarını uzatıyor
ikisine de yakışıyor
o zaman bütün erkeklere yakışır.
burdan tüme varayım.
iki tane oğlum var
ikisi de saçlarını uzatıyor
ikisine de yakışıyor
o zaman bütün erkeklere yakışır.
devamını gör...
amacı dışında kullanılan şeyler
#kahr_ı cefa ukdesi saygılar
kullanmadığım eski alışveriş kartımın kenarını eyeliner sürerken kullanıyorum çok ta pratik ve güzel oluyor .(gülücük) tavsiye ederim kizlar.
kullanmadığım eski alışveriş kartımın kenarını eyeliner sürerken kullanıyorum çok ta pratik ve güzel oluyor .(gülücük) tavsiye ederim kizlar.
devamını gör...
şu anda ihtiyacınız olan buluş
migrenimi tamamen geçirebilecek herhangi bir buluş olabilir. günlerdir geçmedi kafamı duvara vuracağım artık.
devamını gör...
sözlükteki yaşlı yazarlardan talepler
"evladım şu camı bir örtüver."
devamını gör...
kalp
akıldan geçenleri duygularla birleştirerek insanı akıl dışında var eden organdır. düşündüklerinin kalbine sığmamasıdır, insan oğlunun. yaşadığı sürece , içinde var olan duygularla o ritmi koruyabilmektir. yaşamaktır, bağlanmaktır. sevmenin adıdır en önemlisi. kalbinde ondan başkasına yer olmamasıdır. kimseyi sığdıramama, kimseyi düşünememektir. karşılığını bulamadığın sevgilerin ağrımasıdır. insanı öldüreceğini düşündüğü kasılmalara sokmasıdır. insanda var olan aklın bir anda durması, bütün organların sadece onu dinlemesidir. gözlerin baktığı özel bakışlara ritmin artması , vücütan ter boşanmasıdır. insanı yöneten, hayata olmanı sağlayan ve duygularının tek hakim yeri olan gizli bir bölmedir.
devamını gör...
kahve demlemek
kahve, demleme esnasında yaklaşık 900 kimyasalın özütlendiği , kimyasal açıdan karmaşık bir içecektir. teknik olarak, kavrulmuş kahvenin yaklaşık %30’u demlenmiş kahve içinde çözünebilir. deneyimlediğiniz üzere, özütlenebilen her bileşik özütlenmemelidir.bir kahve presi ile demlemeyi ele alın. demlerken acele edip kahveyi yalnızca iki dakika özütlerseniz kahve eksik özütlenmiş olur ve tadı bitkisel ve acı olur. kahve presini unutup 10 dakika demlerseniz, kahve aşırı özütlenir ve tadı acı ve kekremsi olur. mükemmel pres hazırlamak için demleme tarifine uyup kahveyi dört dakika bekletirsiniz ortaya dengeli ve lezzetli bir fincan çıkar. bu üç demlenmiş kahve örneğinin tadı farklıdır her birinde tanelerden demlenmiş kahve farklı sayıda lezzet ve aroma bileşiğini geçer . diğer bir deyişli, her bir
demleme farklı özütleme miktarlarına sahiptir.
harika bir fincan kahve demlemek için taze tatlı kahve çekirdekleri ile başlanmalıdır. bayat kahve, aromasının ve asiditesinin büyük kısmını kaybetmiştir. kavrulmuş kahvenin nüanslı ve karmaşık lezzetlerini ve aromalarını yaratan uçucu bileşikler zaman içinde bozulur, ardında renksiz, düz, karton benzeri lezzetler bırakır.
en taze kahvenin en iyi kahve olduğu söylenir. fakat aşırı taze kahvenin demlenmesi de sorunludur. kavurucunun soğutma tepsisinden yeni alınmış bir kavrulmuş kahveyi demlemeye çalışırsanız iyi bir fincan kahve elde etmeniz zor olur. taze kavrulmuş kahve tanelerini ıslattığınızda, doğal olarak biriken gazların büyük kısmı dışarı kaçar ve doğru lezzet bileşiklerini özütlemek zorlaşır. bu tür bir kahve demlemek fazla taze lezzetlere yol açar; karmaşıklık, denge ve tatlılık kaybolur.
demleme işlemi esnasında, suda çözünür maddeler (katılar) çözünür, kahve tanelerini suyun içine taşır. katı miktarı demleme esnasında değişir ve kahvenin lezzetini, rengini, gövdesini ve aromasını etkiler. hem çözünür hem de çözünmeyen bileşikler özütlenir . çözünür bileşikler içinde lezzet ve aromayı yaratanlar da bulunur. çözünmeyen bileşikler, suda çözünmeyen ama sıvıda sıvı çözünük (asılı) hale gelen yağlar ve liflerdir. her filtre bu çözünmeyen bileşikleri demlenen kahveye farklı miktarlarda geçirir ve bunlar ağız hissi ve
dokuyu etkiler.
kahve endüstrisi bilgilerinin büyük kısmı yoğunluk, özütleme ve tat üzerine yapılan kontrollü deneylere dayanır. bu araştırmalar sayesinde en lezzetli özütleme aralığı, yani optimum özütleme aralığı tanımlandı. çekirdeğin %30’u çözünüp özütlenebiliyor olsa da, en hoş lezzetler genelde %18 - %22 özütleme aralığında bulunur.
demleme farklı özütleme miktarlarına sahiptir.
harika bir fincan kahve demlemek için taze tatlı kahve çekirdekleri ile başlanmalıdır. bayat kahve, aromasının ve asiditesinin büyük kısmını kaybetmiştir. kavrulmuş kahvenin nüanslı ve karmaşık lezzetlerini ve aromalarını yaratan uçucu bileşikler zaman içinde bozulur, ardında renksiz, düz, karton benzeri lezzetler bırakır.
en taze kahvenin en iyi kahve olduğu söylenir. fakat aşırı taze kahvenin demlenmesi de sorunludur. kavurucunun soğutma tepsisinden yeni alınmış bir kavrulmuş kahveyi demlemeye çalışırsanız iyi bir fincan kahve elde etmeniz zor olur. taze kavrulmuş kahve tanelerini ıslattığınızda, doğal olarak biriken gazların büyük kısmı dışarı kaçar ve doğru lezzet bileşiklerini özütlemek zorlaşır. bu tür bir kahve demlemek fazla taze lezzetlere yol açar; karmaşıklık, denge ve tatlılık kaybolur.
demleme işlemi esnasında, suda çözünür maddeler (katılar) çözünür, kahve tanelerini suyun içine taşır. katı miktarı demleme esnasında değişir ve kahvenin lezzetini, rengini, gövdesini ve aromasını etkiler. hem çözünür hem de çözünmeyen bileşikler özütlenir . çözünür bileşikler içinde lezzet ve aromayı yaratanlar da bulunur. çözünmeyen bileşikler, suda çözünmeyen ama sıvıda sıvı çözünük (asılı) hale gelen yağlar ve liflerdir. her filtre bu çözünmeyen bileşikleri demlenen kahveye farklı miktarlarda geçirir ve bunlar ağız hissi ve
dokuyu etkiler.
kahve endüstrisi bilgilerinin büyük kısmı yoğunluk, özütleme ve tat üzerine yapılan kontrollü deneylere dayanır. bu araştırmalar sayesinde en lezzetli özütleme aralığı, yani optimum özütleme aralığı tanımlandı. çekirdeğin %30’u çözünüp özütlenebiliyor olsa da, en hoş lezzetler genelde %18 - %22 özütleme aralığında bulunur.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
sana yazdım iyi dinle bu sözü
bir yıldız kaydı diye yas tutar mı gökyüzü?
bir yıldız kaydı diye yas tutar mı gökyüzü?
devamını gör...
pika sendromu
pika sendromu (yabancı madde yeme alışkanlığı) olarak adlandırılan toprak, kağıt, saç, boya, kül, kil vb. gıda olmayan maddeleri bir aydan uzun süre boyunca yeme alışkanlığıdır. kimi zaman gerçekten vücuttaki bir vitamin eksikliğinden kimi zaman da psikolojik sorunlardan kaynaklanıyor. ancak nörolojik şikayetlerde pika sendromunun sebepleri arasında yer alıyor.
devamını gör...
