benim çok etkilendiğim ve çok mutlu olduğum bir eylemdir.

yani okuduğum kitabı dahi almış olsalar, arkadaşlarımdan ön sayfasına not yazmasını ve tarih atmasını isterim.
hala okurum hepsini.

not: bir de ciltli alınırsa ooof koleksiyonluk...

bu arada doğum günüm.
devamını gör...

histamin salınımına yol açan nondepolarizan blokördür.
bu yüzden hipotansiyon ve bronkokonstriksiyon(bronş kaslarının kasılması) yapar.
astım hastalarında kullanılmamalıdır.
devamını gör...

murat menteş'in şeyhin beni ışınla şiirinde geçen dizedir. kaan boşnak yorumu kesinlikle dinlenmeye değerdir.
şeyhim beni 70’lere ışınla,
3 milyar saniyem bitmeden önce
sonsuzluğu bükeyim, kalan ömrümce.
tasavvuf strese iyi geliyor bence.

bir fırt ab-ı hayat versene şeyhim
dindirsin faniliğin hararetini.
bitsin mutat prova, deney, tatbikat;
ecel formalitesi, azap rutini.

şeyhim nedir bütün bu illüzyonlar seraplar?
aşk üçgeni, meşk dairesi, kudret karesi,
zeval kulvarındaki zırhlı araçlar?
şimdi yani tam şu an kaderde ne var?

şeyhim adım kara listede, aha!
görünmüyor hicret rotasındaki vaha
açamam, açamazsın, açılmaz şeyhim,
sıfırın ortasına bir delik daha.

şeyhim 14 milyar yıl ne çabuk geçti
yaş kırk oldu kırklara karışamadım
ben defterden sildim ölümsüzlüğü
şeyhim kainata alışamadım.

devamını gör...

uzak bir gölge...

buz kesmiş iki ırmak kavuşamaz birbirine,
yabancı iki yalnız sığınamaz birbirine,
elveda yorgun heyecanım, ıssızlığım elveda,
seni yolcu ediyorum hayata,
seni yolcu ediyorum elveda...


yeni türkü
devamını gör...

doğrusu "regl olamayan kadın siniri" dir aslında. bir iki gün öncesi zirve yapar. yani insanın vücudunda ciddi bir gerginlik oluyor hormonlarla ilgili olarak. bu durumu bazıları yumurtanın boşa gitmesi diye yorumluyor. evrime ilgili olarak; döllenmemiş yumurtanın, üreyememe stresi yarattığı söyleniyor sürüngen beyinde. neyse ne. regl olunca bu gerginlik yerini halsizliğe bırakır. reglin ilk iki günü dinlenme ve sıcak kalma isteği baskındır. sonrasında her şey normale döner.
devamını gör...

benim de aklımda yer etmiş düşünce.

depresyonluk bir insan değilim, ruh halim sağlıklı olarak bu düşünceye kapıldım. nasıl oluyor bilmiyorum ama bazen anın içindeyken olayları kendi penceremden değil de dışarıdan bir yerden bakarak bir anda soyutlanıyorum. sonra düşünceler sarıyor her yanımı.

diyorum ki kendime: "evet; şu anda yediğin yiyecekten, içtiğin içecekten, gördüğün yerlerden, yaşadığın duygudan haz alıyorsun. ya sonra?"

"an"ı anda yaşamayı savunurum ama o an yitip gidince bir süre sonra hissettirdikleri de kaybolunca o anın hiçbir anlamı kalmıyor, kalmayacak işte. o an hissettiğimiz kadar anlamlı her şey ya da bıraktığı iz kadar. o izler de eninde sonunda kaybolacak.
dışarıdan baktığım zamanlarda bu düşünce zihnimi yiyip duruyor.

anda kalırsam her şey anlamlı, kalamazsam bir o kadar anlamsız.

"an"ın izleri kaybolunca anlamsızlaşması da anlamsız.

bu anlam arayışı yüzyıllar boyunca süregelmiş, herkes kendine anlamlı veya anlamsız bulmuş.
benim anlamsız buluşum da anlamların bir süre anlamını yitirmesine dayalı.

ne çok anlam/anlamsız kelimesi kullandım yahu!*
devamını gör...

şiir.
kendi şiirim.
devamını gör...

'eğitim romantizmi' ve 'minnak komünistler yetiştiriliyor' hikayelerinin ötesinde kırsalı hedef alan kalkınma projesinin uygulama yöntemlerinden bir tanesidir.

köy enstitüleri, kırsal kalkınmayı hedefleyen ekonomi temelli bir projedir. eğitim yönü ise yöntemsel olarak tamamlayıcı bir rol üstlenmektedir. adının bir lise ya da (öğretmen) meslek okulu değil, 'enstitü' olması, söz konusu projenin kapsayıcı ve geniş çaplı olmasına; başında 'köy' ibaresinin bulunması da bu projenin doğrudan hedefine işaret eder.

enstitülerin kurulduğu yıllarda türkiye bir tarım ülkesidir. ağır sanayi hamlelerinin yanı sıra, öncelikli sanayi gelişiminin birincil hedeflerinden bir tanesi yerli hammaddenin sanayi üretimi içerisinde kullanılmasıdır. iplik, dokuma ve sigara gibi hammaddesi tarıma dayalı üretim sanayisinin gelişmesi de aynı günlere tekabül etmektedir. dolayısıyla tarıma dayalı sanayi üretiminin hammadde sürekliliğinin ve kalitesinin sağlanabilmesi için tarımsal üretimin de sürekliliğinin ve niteliğinin arttırılması gerekmektedir. bunun yolu ise geleneksel tarımsal üretim teknikleri yerine, verimliliği ve çeşitliliği artıracak modern tarımsal üretim tekniklerinin ve araçlarının köylüye öğretilmesidir. bu noktada bu görev için öğretmenin seçilmiş olması da mantıklıdır. zira kırsal alanda sürekliliği olan ve kırsal yaşama adapte olarak oranın bir parçası haline gelen unsur o dönem için öğretmen figürüdür. bu bağlamda öğretmen, her alanda öğretici ve uygulayıcı olarak seçilmiştir. bu nedenle köy enstitülerindeki öğretmenlere tarım teknikleri ve hayvancılıkla ilgili derslerin uygulamalı olarak verilmesi boşuna değildir.

enstitülerin bir diğer amacı da tarımsal ve hayvansal üretimin birincil aktörü olan tebaa köylüyü, bu üretimin meslek erbabı olan çiftçiye dönüştürmektir. zira köylü, sosyolojik bir tanımlama, çiftçi ise mesleki bir tanımlamadır. bu nedenle enstitü, feodal yapı ve ilişki içerisindeki köylüyü, tebaa ve ırgat konumundan çıkartıp, bireysel bir tarım işletmecisi haline getirmeyi amaçlamıştır. köylüyü feodal ilişkilerden çıkartmanın yolu olarak da 'eğitim' öngörülmüştür. yine köylüye keman çalmayı, klasik müziği öğretmek; köylüyü kendi feodal kutusundan çıkartıp evrensel bir birey haline getirmeyi amaçlamaktadır. köylüyü topraklandırma kanun tartışmalarının da aynı döneme tekabül etmesi tesadüf değildir.

enstitülerin kapatılma hikayesinin arkasında ise türkiye'nin kalkınma stratejisinin değişmesi yatmaktadır. yani, komünizm vb. hikayeler yalnızca işi kılıfına uydurmaktır. zira 1954 yılında kapatıldıktan kısa bir süre gerçekleşen 1960 darbesi sonrası türkiye ithal ikameci kalkınma modeline geçmiştir. adnan menderes'in darbeyle indirilmesinin önemli nedenlerinden bir tanesi de sovyet rusya ile yakınlaşmasından ziyade, tarımsal üretim sübvansiyonlarından vazgeçmek istememesi ve ithal ikameci modele geçmek istememesidir. zira adnan menderes, aldığı oyun büyük bir oranını kırsal kesimden almaktadır.

farklı boyutlarda fabrikalar anlamına gelen ithal ikameci modelin o dönem ki en büyük eksikliği fabrikalarda ihtiyaç duyulan iş gücü, yani işçidir. nüfusun büyük bölümü kırsalda yaşadığı ve tarımsal üretimle ilgilendiği için köylünün, çiftçilikten vazgeçerek şehirlere gelmesi ve işçi olması gerekmektedir. köylüyü köyünden çıkaracak şey ise tarımsal sübvansiyonların kaldırılarak köylüyü şehre gelmeye mecbur bırakmaktadır. 1960 sonrası köyden kente göçün hızla artması tesadüfi değil, bilinçli bir politikanın ürünüdür. bu amaçla köy enstitüleri darbe öncesi kapatılarak köylünün geleneksel üretim ve feodal bağlara geri dönüşü ya da devamlılığı sağlanmış, darbe sonrası ise tarımsal sübvansiyonlar kesilerek köylünün ekonomik olarak şehre göç etmesi sağlanmıştır.
devamını gör...

en absürt şeylerden birisi.neden benim acım varken milletin karnını düşünmek zorundayım.onlar misafir değil,e ben de ev sahibi değilim.
konuya dönecek olursak; onlar çiğ köfteyi*benim kadar zevkle yiyemezler. onlarda ne o ağız ne de o damak tadı yoktur eminim.o yüzden yaşarken bolca yemeliyim.
devamını gör...

şeref yoksunluğu,
haysiyet eksikliği,
cibiliyetimsitraklık,
ben aslında buyumizm,
bu bumuymuşistan,
adam sandık fos çıktı vıttırıvızzıklar.
nerde track yavrum orda bırak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gece gece bu zat-ı muhteremi mutlu eden, sohbeti güzel kendisi güzel olan, sözlüğümüzün kıymetli yazarı.
devamını gör...

adını bugün öğrendiğim çiçek, teşekkürler yaprak sarma fan kılap*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ciddiyetsiz bir insan olmamdan kaynaklanmıyor. nedense ciddi bir şey yazacak olsam vazgeçip trolle bağlıyorum.

bu mecra beni, kendini bile trolleyen birisi haline getirdi.
devamını gör...

sen, göz göre göre, ' bunların alnı secdeye değiyor ' diyerek 20 yıl boyunca aynı kafadan , seni , geçmişini ve geleceğini adeta sömüren oluşumdan yana kullan tercihini ,
günün sonunda elinde yırtık lastik cizlavetle kal sokakta,
diğer tarafta emekliye şunu verecem, işçiye bunu yapacam diye kendini yırtan bir adam var ki bu cumhuriyetin, ülkenin kurucu partisinin lideri bu kişi, onu görme, duyma, adam yerine koyup da bu adam ne diyor, bir dönem de bunu deneyip görelim deme ,
ekranlara çık ' boş atacam ' de.
20 yıldır kanını emen kafaya tahammül edip destekler, tercihini bir dönem bile değiştirecek fikri olgunluğu göstermiyorsan ,
daha beter ol derim sadece sana.
devamını gör...

muhtemelen "müdahele" yazdığından buna da müdahale edilecek diye düşündüğüm durum.

başlıkların da bir formatı var aslında, her ne kadar üzerinde pek konuşulmasa da. burada müdahale edilen konunun ne olduğunu bilmediğimizden yorum yapmak biraz zor tabi.
devamını gör...

kızımın elinden yaş pasta.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başka insanlara yardımcı olabilmek, onları mutlu edebilmek, bazen küçük bir çocuğu güldürebilmek antidepresan etkisi yaratıyor ben de. kendinden vazgeçmişken, mutsuzken başkalarını mutlu etmek ve onlardan gelen o samimi tebessümün insanın içini nasıl ısıttığını, bütün derdini tasasını bir süreliğine de olsa kenara koyup mutlu olmasının nasıl insana iyi geldiğinin en güzel örneği bence.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

araba da kahve keyfi
devamını gör...

elma en yararlı meyvalardan biridir. sapına kadar sömürmek gerçekten farklı bir keyiftir. her gün bir elma yemek ve mutlaka çekirdeğinin bir tanesini yalnızca bir tanesini yemek, bağırsak sağlığı için çok yararlıdır. çekirdeğinde siyanür vardır, birden fazla çekirdeğini yemek öldürüyormuş. bu sebeple aman arkadaşlar sapını da tüketin fakat çekirdeklerinin hepsini yemeyin!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim