can yücel tarafından yazılmış şiir, edip akbayram tarafından seslendirilmiş şarkıdır.


aşk olsun aşk olsun aşk olsun sana çocuk aşk olsun
acıyorsam sana anam avradım olsun
elbette türkiye'de en uzun koşuysa devrim
o onun en güzel en güzel yüz metresini koştu
ilk o fırladı lüverden en sekmez mermisiynen
en hızlısıydı hepimizin en hızlısıydı hepimizin
ilk o göğüsledi ipi
aşk olsun aşk olsun aşk olsun sana çocuk aşk olsun
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hayat kısa, kuşlar uçuyor...
devamını gör...

sevgili makinist, mavi ladin’in devamını 2. sayıda yazacak mısınız? ne olacak birol ile haset arasındaki serüven? merakta bırakmayın bizi yazın lütfen. yarım kaldı hikaye...
devamını gör...

görünmezadam'ın sorusu.
--- alıntı ---
bir erkek karşınızda eriyorken bile hala kendinize acaba bu bana aşık mı diye soruyor musunuz? gerçekten soruyorsanız ve hiç adım atmıyorsanız hepiniz ruh hastasısınız.
--- alıntı ---

daha öncesinde yaşadıklarımız çok etkiliyor bunu, ya da arkadaşlarımızın hayatlarından dinlediklerimiz. siz erkekler bazen çok iyi rol yapıyorsunuz. emin olamıyoruz, olmamız için de öyle büyük büyük şeylere kalkışmanıza gerek yok. sadece zaman.

atibahacinsin'in sorusu.
--- alıntı ---
unutabiliyor musunuz? unutmak için neler yapıyorsunuz?
--- alıntı ---

sizden bir farkımız yok. verdiğimiz değere göre unutma süremiz değişiyor, o kadar. şahsım adına unutmak için yaptığım tek şey beynimi oyalamak ve bir müddet unutmak istediğim şeyi hatırlatan maddelerden uzak durmak.

amokachi'nin sorusu.
--- alıntı ---
yılbaşında ne hediye bekliyorsunuz? var mı önerisi olan?
--- alıntı ---

şahsım adına hediye beklemiyorum. eğer birine alacaksanız; güzel bir notla, güzel bir kolye, küpe, kar küresi vs. alabilirsiniz. mümkünse ince düşünün.

bedensel engelli çirkin bir erkek'in sorusu.
--- alıntı ---
kadınların estetik olarak neden saçları ve elleri bu kadar güzel?
--- alıntı ---

eller ve saçlar bazen erkeklerde daha dikkat çekici oluyor. kemikli erkek eline düşmeyen kız var mıdır, merak etmişimdir.

greengr'in sorusu.
--- alıntı ---
suçlu birini topluma kazandırmak mı? suçlu birini toplum faydasına kullanmak mı?
peşin not düşeyim: şimdi haklı olarak diyeceksin ki suçlu ama ne suçu? mesela bir gaspçı , hırsız , torpille bir yere girmil adalet düşmanı , katil , tecavüzcü veya tacizci , tabiki suçuna göre değişecek bu ama şunu düşün hırsızın saldırısına maruz kalan sensin. ya da ailenle yürürken gelip size küfürler eden birisi olarak kabul edebilirsin bu suçluyu. o adamın/kadının tekrar toplumda yer almasını ister misin? yoksa zorunlu böbrek bağışçısı olmasını mu istersin?
--- alıntı ---

şahsım adına konuşuyorum; o kişi topluma kazandırılmalı. insan kaybetmek çok kolay bir şeydir. güvenini kırarak, yalan söyleyerek kişiyi kolayca kaybedebilirsiniz. zor olan sevgiyi ve merhameti bir insanın kalbine işlemektir. bunu başarmalı, o kişiyi topluma kazandırmalıyız. ha olmadı diğer seçenek çok güzel görünüyor. *

bu kadar sanırım. *
devamını gör...

kapitalist düzenin kölesi olmaktan azledildim.
devamını gör...

askerdeydim akşam duj almışız yatacağız ben koğuşa çıkıyorum millet uzun koridorda koşup tavandaki kirişlere değmeye çalışıyor. nöbet sırası asteğmende.
(görevim ve yaşım gereği tüm komutanlarla aram çok iyi) komutan koridorun başından göründüğünde "napıyorsunuz" diye sordu bende tüm ukalalığımla yaptığımız şeyi söyledim.

boydan biraz kısa olduğumdan komutan "hadi bir bilen değersen yarın sana çarşı yazdıracağım" dedi. çarşı sorun değil zaten çarşıda türk yok ama olay artık izzeti nefis meselesi oldu...

gerindim ve başladım koşmaya 0'dan 100 km'ye 3 saniyede çıkarım mesafe olsa.
koştum koştum koştum koştum koştum koştum koştum koştum koştum koştum ve sıçradım
ve resmen zemine gökyüzünden bakıyorum ama oraya değemedim.

işte bazı sıçramalar böyledir, ekonomide de böyle bir sıçrama olabilir.
devamını gör...

leonardo da vinci'nin en dikkat çeken fresklerinden biridir. milan'daki santa maria delle grazie adlı manastırda yemekhane bölümünde bulunmaktadır. isa ve 12 havarisinin isa çarmıha gerilmeden önceki akşam yedikleri yemeği anlatmaktadır. tabloda isa'nın "içinizden biri yarın bana ihanet edecek." dediği sahne resmedilmiştir. havarilerinin yüzündeki şaşkınlık da bu yüzdendir. bir diğer iddiaya göre de isa "bu ekmek benim bedenimdir bunu yiyiniz, bu şarap benim kanımdır bunu içiniz." demektedir. tablonun renginin alışılmadık biçimde solmasının nedeni ise leonardo'nun yenilikçi bir kişi olarak resmini ıslak sıva üzerine değil de kuru sıva üzerine yapmasından kaynaklanır. aynı zamanda eserin yemekhanede bulunması da bu aşınma olayını tetiklemiştir, önlem olarak nemi azaltması için tablonun altına bir kapı yapılmıştır; bir söylentiye göre leonardo yapılan kapıyı görünce oldukça üzülmüştür.
devamını gör...

boş bir anime izlemek istemiyorsanız tavsiye edeceğim, simya ve felsefeye yönelik ince mesajların olduğu dolu dolu bir animedir. ayrıca olayların farklı sıralarla anlatıldığı diğer bir animesi daha vardır. (bkz: fullmetal alchemist: brotherhood) brotherhood)
devamını gör...

cinsiyetle alakası olmayan hatalarını kabullenme olgunluğuna erişmiş insan davranışıdır. ne yapsın ömür boyu hataları yüzünden üzülüp dursun mu?
devamını gör...

ben böyle atılmış gibi yurdun bir ucunda,
sen benden uzak, ben sana hasret dizeleriyle tanıdığım faruk nafiz çamlıbel şiiridir.
devamını gör...

çoğu kişinin hayal edip de giremediği yerler tutarken tıp fakültesi için ben de tekrar sınava girmek istemiştim. mezuna kalmak, yerleşememek ya da her neyse. kavramlara çok takılmamak gerekiyor bence burda. 17 bin siralama ile tercih vermeyen arkadaşım da vardı. şimdi bu kişi yerleşememiş mi oluyor?
bu konu ile ilgili sorusu olan olursa da yardımcı olmak isterim ayrıca. çünkü insan acaba olur mu falan filan derken psikolojik olarak çok ciddi bir sınav veriyor bu süreçte. şunu da akıldan çıkarmamak gerekir ki istemediğin bir bölüme yerleşip daha sonra pişman olmaktansa istediğin bölüm için bir sene beklemek her zaman çok daha mantıklıdır.
devamını gör...

ne dertler varmış be dedirten başlık.her gece ,her saat ve her gün bunu düşünürüm *
devamını gör...

okuduğum bölümü öğrenen yaşlıların "aman kızım olsun, senin canın sağolsun" demeleri. *
devamını gör...

maalesef "din halkın afyonudur" sözünün oldukça yanlış anlaşıldığını düşünmekteyim. bu cümleden önceki "dinsel üzüntü hem gerçek üzüntünün hem de bu üzüntüye karşı çıkıştır. din ezilen insanın iç çekişi, kalpsiz bir dünyanın ruhudur." ifadeleri göz önüne alındığında marx ile ilgili birçok düşünce değişmektedir bence.
kaynak isteyen olursa tık.
ilgili referansı maalesef sadece wikipedi'den bulabildim.
devamını gör...

ığdır'ın ilk harfi ığdır.
devamını gör...

ihtiyar bir çocuk..
devamını gör...

muhtemelen uyanamayacağım sabah.
devamını gör...

an itibariyle kafa store'dan aldığım (bkz: takipçileri gör) özelliği ile hepsini görebildiğim ve takip etmeye değer gördükleri için teşekkür ettiğim başlık. kendimi piyango kazanıp, parayı çatur çutur yemiş gibi hissediyorum..
devamını gör...

orkideler hep taç bölgelerinden yeni yaprak ürettiği için bir anlamda ölümsüz canlılardır aslında. yani yeni kat çıkarlar altlardaki katlar zamanla kaybolur. bakın üç hafta sulamayın bu arkadaşları yine yaşarlar. bu orkidelerin istediği basittir. 2 haftada bir sulayacaksınız. havadar bir alanda direkt güneş ışığını almayan bir noktada olacak. yani aydınlık olacak ve arada vasistas usulü pencere açılarak oda havalandırılacak. bunu yaptınız mı öldürmesi imkansız gibidir. dolayısıyla onları sevelim koruyalım.
devamını gör...

din kültürü öğretmeni anne ve babanın çocuğuyum.

bakın psikolojik baskıyı falan bir kenara bırakırsak o kadar büyük bir toplumsal baskı altında büyüdüm ki inanın kafayı yemediğime şükrediyorum. küfür edersin senin annen baban din kültürü öğretmeni değil mi ayıp. sakız çiğnersin adab-ı muaşeret öğretmedi mi sana annen baban ayıp. sevgilin olur anan baban ilahiyatçı değil mi senin bilmiyor musun evlenmeden eline kız eli bile değmeyeceğini ayıp. içki içersin haram haram boğazında kalır.

sizin kendi benliğiniz ve hayatınızı yönlendirebilme yetiniz olduğunun farkında değildir insanlar. sürekli belirli kalıplar altında yaşamınızı idame ettirmenizi beklerler. bir birey olarak sekülerleşen çılgın hafız değilsinizdir, din kültürü öğretmeni x ve din kültürü öğretmeni y'nin oğlusunuzdur. bütün seçimleriniz bu yapılanmanın üstüne kurulmalıdır-sanki-.

karakteriniz şekillenirken sırf bu düşünce yapısından kurtulmak için farklı görüşlere eğiliminiz artar, sorgulamaya kendinizi başka bir insan olarak lanse ettirmeye çalışırsınız fakat bu arada aynı aile yapısında hayatınızı sürdürmenizde gerekir. yani sürekli bir ikilem içinde olursunuz. ne içinde ne dışındasınızdır yaşadığınız hayatın. bu yüzden hep bir kapı eşiğinde gibi yarım yamalaksınızdır. bazıları çok cesur olur resti çeker istediği hayatı yaşamak için bazıları şanslı olur ailesi bir birey olarak olduğu şekilde kabullenir. benim asıl üzüldüğüm annesini babasını toprağa koyana kadar yarım yamalak yaşayanlardır.


velhasıl kelam aynı ceza hukukundaki gibi suç ve cezanın şahsiliği ilkesinin insan yaşamında da uygulanması gerekir.

leküm diniküm veliyedin. senin dinin sanadır annecim/babacım, benim dinim banadır. her koyun kendi bacağından asılır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim