en son ne zaman yalan söylemiştim? hatırlayamıyorum gerçekten. error 502. direkt söylüyorum konuşmaktan sıkıldım, me time yapıcam. acı gerçekleri suratlara çarpmak o kadar basit ki, yalanı lüzumsuz kılıyor nezdimde. yanlışlıkla gaddar, püripak bir insan çıktım, yazarken de aksiyonsuz, monoton hayatıma küfredesim geldi. sövecek sözü varmış dilimin.

yeni yalanlarla yeni anılar mı biriktirsek? nope. prensiplerime aykırı. *
devamını gör...

gerçekten nedenini düşünmemişim şimdiye kadar. burada bahsedilen ekseriyetle ruhen yaşanan acı sanırım. ben onu sevmiyorum. tüm negatifliği halının altına süpürerek, ruhumun acılarını bastırmayı bir nebze olsun başarabilmisken ona cevap veremeyeceğim. fakat fiziksel acıyı severim. yani en azından bilerek kendime zarar vermesem de, olunca da hafif bir zevk verdiğini inkar edemem. ama neden? bulamadım yahu. belki programı dinlerken şekillenir düşüncelerim bilemedim.
devamını gör...

bu başlığa yazacağımı ömrüm kadar düşünsem aklıma gelmezdi fakat akşam yürüyüşten dönerken bir anda (hani bir anda bilmediği bir dili falan konuşmaya başlıyor ya insanlar) aklıma gelip adını tekerleme gibi söyleyince yazmadan da edemedim.

bir fenerbahçe'li olarak galatasaray herhalde ilk defa yazdım ne zor oldu o harflerin bir araya gelmesi! *
bu kısmı internetten araştırırken öğrendim kimse kusura bakmasın; orta saha mevkisinde oynayan rumen milli futbolcuymuş kendisi.
o kadar da bilmek zorunda değilim diye düşünüyorum tutmadığım takımın futbolcusunun mevkisini. * yoksa en azından bilindik takımların kadrolarına az çok hakimin hatta bazen "e bu çocuk bursaspor'da oynamıyor muydu yahu?", "o ofsayt değil bence" ya da "o penaltı değil, el yok ki orada" gibi kendini bilmez çıkışlarım olabiliyor. adamlar var'a rağmen yanlış karar verebiliyorken benim cesaretim takdir edilesi bence de...*
tabii ki kendi takımıma tamamen hakimim.

kime, nerede yarar bu bilgiler bilemem ama (bkz: gereksiz bilgiler) (bkz: bundan kime ne olması) şunları da yazmış olayım madem çağırdık çocuğu sofraya;
8 temmuz 1997 doğumluymuş, bize göre genç tabii de futbolcu olarak yaşlı bile olabilir (biliyoruz herhalde biz de bir şeyler)
tam da burada (ben de küfür sevmeyen bir insan olarak) affınıza sığınarak aklıma gelen bir cem yılmaz esprisi var. onu ekleyeceğim ama biraz küfür içeriyor, lütfen kusura bakmayınız. ve rahatsız olacaksanız açmayınız. kamu spotumu da verdim.
come on...
galatasaray'da 33 numaralı formayı giyiyor, kırmızı veya sarı kartı yok, henüz golü ve asisti de yok. 2026 yılına kadar da sözleşmesi varmış. oh maşallah...

"cicaldau hadi çocuğum dersinin başına otur" ya da
"cicaldau hadi ama yavrum o tabak bitecek" demek istiyor insan. seslenme isteği uyandıran güzel bir adı var bence.

amma velakin içim şişti sanırım bir daha adını anmayacağım bu çocuğun...
benden bu kadar, iyi geceler sözlük!
devamını gör...

müzik ile ilgili anca "az fikir sahibi" olanın varabileceği yargı.

yoksa geri kalan ihtimallerle olacak iş değil.
devamını gör...

eskiden biraz bendim şu an kim olduğumu bile bilmiyorum.
devamını gör...

etrafınızdaki insanların teker teker eksildiğini görmek bu hissi yaşamanıza sebep olabilir. bu kimine bir fırsattır kimine göre de çöküştür.
devamını gör...

yoktur.
kürtçe ana dilleri olabilir ama sınırları içerisinde yaşadıkları ülkenin ana dili türkçedir ve eğitim dili de türkçedir.
devamını gör...

gazi üniversitesi gazi eğitim fakültesinin efsane hocalarından biridir.

tam dört sene dersime girmiş olan sevgili hocam oldukça nevi şahsına münhasır bir insan olması ile tanınır. kendisi ile o kadar yıl ders yapmış olmamıza rağmen bana meslekle ilgili bilgilerden çok insan olmaya dair ipuçları vererek benim gözümde çok yüksek bir mertebeye erişmiştir.

çekirdekten devrimci bir insan olduğum için siyasi yönden çok ters olsak ve saatlerce tartışmış olsak da kendisine olan büyük saygımı kıracak en ufak bir hareketi ya da sözü olmamıştır. cola turka'nın piyasaya çıktığı ilk hafta iki buçuk litre alarak derse geldiğinde kendisi ile uzun uzun milliyetçilik ve kapitalizm zihniyeti üzerine kavga ettikten sonra beni c blok kantinine indirip kahve ısmarlamasını hiç unutmam.

kesinlikle geçemeyeceğim dilbilim dersini yaz okulunda cemal hocamdan aldığım ve yine bir şey anlamadığım bir sene kalmayı göze alarak dersten çıkarken beni yanına çağırıp " sen düşünen bir gençsin, yanlış şeyler düşünsen de doğru yoldasın ve ben seni ankara'nın bu sıcağında dersime gelmişken bırakmam" diyerek beni can evimden de vurmuşluğu vardır.

kurmayı düşündüğü çevre onarım partisi için zemin yoklaması yaptığı dönemlerde kendisi ile bu konu üzerinde de uzun uzun sohbet etmiştik. onarım sözcüğünün içine yüklediği anlamlarla, her zaman taşıdığı ıslak mendil ve damacana su ile ve de sekoya ağaçlarına düşkünlüğü ile muhteşem bir insandır cemal hocam. var olsun.
devamını gör...

durum öyküsü* kişilerle ve içsel dünyayla alakalıyken olay öyküsü* adından da anlaşılacağı üzere olaylar zincirine bağlıdır. ortaya insanları heyecanlandıran, meraklandıran tutarlı bir hikaye atmak, iç dünyayı anlatmaktan çok daha zor bana kalırsa. herhangi bir kişi olarak güzel bir durum öyküsü yazabilirim ama olay öyküsü için ciddi çabalamam gerekir, çoğu insanda da bu böyledir. olay öyküsü yazarlarına çok saygı duyuyorum efendim.

bir dakika.. sanki bu konuyu başkalarıyla daha önce tartışmış gibi hissettim hem de küçükken. deja vu oldum, ilginç. gerçekten tartıştım mı acaba?
devamını gör...

kendisini açıklamak yerine tiye almıyomuş gibi gösterip sorulardan kurtulan insandır..
devamını gör...

yaptığı hiciv aynı zamanda ölümüne sebep olmuştur. dördüncü murat tarafından hapse atıldığında nef'i'yi seven bir zenci nef'i adına padişaha mektup yazmaya karar verir. mektubu yazarken kağıda bir damla mürekkep damlar. nef'i bunu görünce dayanamaz ve onu ölüme götürecek son sözlerini söyler.

"efendim, mübarek teriniz kağıda damladı."

bunun üzerine kızan zenci, mektubu göndermez. nef'i akşamına kementle boğularak öldürülür.
devamını gör...

çok sinirli olmak.uyuyamıyorum gün doğana dek.başarabilene imreniyorum.
devamını gör...

sayın hassas, tamamıyla sizi yüceltmek adına yaptığım bir eylemdir bu hârikane ukdeyi bırakmak. profilinize her adım attığımda bana göz kırpıp istisnasız güldüren, sonundaki yak yak sigarasıyla beni benden alan bu yorumun bir bakınızı olmalıydı artık. hıı hıı.
devamını gör...

başlıklarda gezerken çok fazla dikkat çeken olaydır. rastgele bir başlığa girip tanımlara bakıyoruz 2 kişi aynı yorumu yazmış birisi 2 oy almış diğeri 10 oy almış. yani nereden baksan ortada çok komik durum var. aslında bu durum diğer sözlüklerde de var. genelde yalaka, kankacılık yapanlar ve sırf kadın olduğu için oy alan kişilerin tanımları oluyor. bazıları da arkadaş grubu kurup birbirlerini oyluyor. böyle boş işlerle uğraşanlar var. sosyal medya'nın kanseri bunlar.

bu tarz yazarların olduğu yerde üst düzey bilgili birisi 10 paragraf entry girip 5 oy alıyor, x yazar iki cümle yazıp 15 oylanıyor. bunu gören adam sözlükten soğur ve entry girmez.

aslında ayın yazarı, haftanın tablosundaki yazarların çoğu şişirilmiş balondur. elle tutulur bir tane tanımları yok sadece yukarıda saydığım işlerle uğraşıp sözlük ortamında kendi çaplarında tanınmaya çalışıyorlar.
devamını gör...

t: ilber ortaylı'nın da zamanında belirttiği gibi ibranca denilmesi gereken, israil devleti'nin resmi dili olup aynı zamanda "dil, canlı bir varlıktır" söylemini realite zannedenlerin karşısında dimdik duran ve canlandırılmasında en büyük rolü eliezer ben-yehuda adlı bir* gazetecinin oynadığı sami dil ailesinin üyesi olan bir insan dili.

her dil gibi güzel ve estetiktir. özellikle hava alberstein'ı dinleyip de sevmeyen görmedim. bazı parçaları yiddish* olsa da -maalesef dinlerken pek ayırt edemiyorum yiddish ile ibranca'yı- eski şarkıları ibranca diyorlar, ben de eskileri dinliyorum:
devamını gör...

bunu analogla çekmiştim, hoş bence.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

internet bağlantıma bakıyorum bir sorun yok, bilgisayarıma yeni format atıldı. sorun ne diye düşünüyorum lakin bulamıyorum.
devamını gör...

mahlası belki yok ama belli ki kocaman bir dağarcığı var ve bunları paylaşmayı seviyor. madem paylaşıyor bize de bilmediğimizi onun yazdıklarından öğrenmek düşer. takipteyim. bilgi verene hürmetlerimle....
devamını gör...

beni çelişkilerle boğuşturan durum. birisi bana bahsedince onu bu histen kurtarmak için her şeyi yapabilecekken ona kendi inanamadığım şeyleri söylüyorum. oysa ben de bununla sürekli mücadele halindeyim. bir gün kaybedecek gibi hissediyorum zaten kaybetmiştim de hayat şans verdi tekrardan. her zaman o şansı vermez biliyorum zaten ben de hayatın o şansı vermesine izin vermem artık öyle hissediyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim