selam sözlük ve sözlük ahalisi...

sadece içimdekileri dökcem galiba.
yürüyüşümden midir , konuşmamdan mıdır, hareketlerimden midir bilemiyorum.
hep bana şunlar söylendi
çok egoistsin, her şey senin için var gibi yaşıyorsun, bencilsin, kendini beğenmişsin, kibirlisin(bla bla bla)
daha böyle çok şey var tabi .
bunları diyen insanlara ilk sorum şu oluyor tabi ''bi örnek verebilir misin rica etsem.''
tabi hiç cevap alamadım şu güne kadar.
lendilerine de pek anlam veremiyorum doğrusu.
bazı yerlerde doğru olanı söylüyorum , doğruyu söylediğim için yargılanıyorum.
bencil olduğumu asla düşünmüyorum
aksine sevdiğim bir şeyi herlesle paylaşmayı sorumluluk olarak görüyorum -sözlüğe ilk girdiğim zmanlarda bi çok kişiye tavsoye etmiştim, hala da ediyorum.-
herşey benim için varmış gibi de yaşamıyorum sadece bu durum hakkında bir mottom var.
eğer bir şey var ise yapılmak için vardır. var olan tüm etkinlilere katılma isteğim de burdan geliyor.
her şey bnim için var değil, işin ucunda bni mutlu edecek bir durum var ise yapmalıyım.
egoist değilim kibirli hiç değilim
şu ana dek tek bi kişiyi kendimden aşağı görmedim yapamam da hiç kimseden üstün olmadığımı biliyorum.
ancak şunu da belirteyim kimse de bnden üstün değil bn de bunu düşünerekten bi şeyler yapmaya çalışıyorum.
ya bilginle ya da takvanla üstün olursun başka da bir durum söz konusu dahi değildir.
ayrıca kendini beğenmişlik ile kendini sevmişlik arasındaki farkı bilmeyenler varmış daha. kendimi seviyorum çünkü bnim bnden başka kimsem yok. olsa da eninde sonunda o da gidecek bunu biliyorum. kendimi seviyorum çünkü kusurlarımı biliyorum ve onlara rağmen nasıl mutlu olunur biliyorum.kendimi seviyorum çünkü kendimi bnim hakkımda yanlış düşünen insanlardan daha iyi tanıyorumm.

kalkıp da bunu herkese anlatmaya çalışsam
ömrümün sonuna dek sadece anlatmış olacam onu da biliyorum o yüzdendir ki pek de anlatayım şunu diye bir derdim yok.

ve zaten anladım ki bana ' egoistsin ,kendini beğenmişsin, her şey senin için varmış gibi yaşıyorsun...' diyenlerin hepsi beni beğeniyor ,iyi görüyor ancak bunu kendilerine yediremiyorlar.
seni beğeniyorum diyemiyorlar, kendini beğenmişsin diyorlar. desinler de...

bana bu sözler iki yıl öncesine kadar da söylenseydi net ağlardım, yaklaşık 7 ay öncesine kadar da çok fazla üzülür ve kafama takardım ama şimdi söyleniyor ve umrumda mı hiç de değil!
çünkü farkındayım her şeyin...
yaptığım bazı şeyler kiminin hoşuna gidiyormuş, kimilerinin de zoruna gittiğini görüyorum.
ama bilmiyorlar her iki durumda da bnim hoşuma gidiyor.

diyeceğim tek şey kimse umrumda falan değil,bn kendimi biliyorum o bana yeter.*
devamını gör...

günaydın dostlarım. benim için azap dolu bir gün olacak. o yüzden benim yerime güzel ve bol dinlenmeli bir pazar geçirmeniz dileğiyle.
(bkz: ben yandım siz yanmayın)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

relax isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

sözlükte 'egemenliği, kendi bağımsız hükümeti olmakla birlikte merkezi bir hükümetin yönetimini kabul eden devletlerin oluşturduğu birlik, devletler birliği.' anlamına gelen sözcüktür.

aynı zamanda sendikaların bir üst örgüt olarak oluşturdukları birliklere de konfederasyon denir.
devamını gör...

çift kiyafetleri asla giymem. o ne oyle abi
devamını gör...

cinsiyetçidir. kadını objeleştiren, mal yerine koyan her şey cinsiyetçidir. kimi kimden istiyorsunuz, bu hakkı size kim veriyor?
devamını gör...

iyi işte. ülkedeki koyun oranı daha çok artıyor. kusura bakmayın ama bu böyledir. ortaokulda iki sene kendi isteğimle imam hatibe gitmiştim. ailem gitme diye zorlasa da dinlememiştim. milletin ailesi git der benimki gitme diyordu.

erkek kuzenimle beni yan yana gören öğretmenler ahlaksız göndermesi yapardı. arapça öğretmeni her ders ağlayıp "cehennemde yanmak mı istiyorsunuz, neden namaz kılmıyorsunuz?" derdi. erkeklerle asla yan yana gelmememiz gerektiğini, onlara bakmamızın doğru olmadığını anlatıp duruyordu ve nedense bunları söylerken de ağlıyordu. sonra o aptal arapça öğretmeni okula geleli bir ay olmuşken müdürle evlenip hamile kaldı ve okuldan ayrıldı. ahlak ve namus bekçiliği yapan insanların ahlaksız ve namussuz olduğunu işte o gün daha iyi anladım. erkeklerle göz göze gelmeyin, diyen kadın, müdürle bir ay içinde evlenip çocuk yapıyor. bak sen şu allah'ın işine.

imam hatiplerde atatürk hiçbir şekilde anılmıyor. bizim buradaki imam hatibin okul zili recep tayyip erdoğan ile ilgili olan bir şarkı. okulun duvarlarına 15 temmuz'u çizmişler ama atatürk hiçbir yerde yok. bu okulda ne istiklal marşı okunuyor ne de bir saygı duruşu oluyor. imam hatiplerin kapanması lazım yoksa koyun sürüleri üremeye devam edecek.
devamını gör...

ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak…
sular sarardı… yüzün perde perde solmakta
kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…

ahmet haşim

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fake hesap ve manipülasyon sebebi ile sonsuzluğa uğurlanmış rahmetli yazar.
(bkz: chucky)
devamını gör...

aynen ya tutmaz. sabaha erir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

filmi izlemek için oturduğumda neye bulaştığım hakkında neredeyse hiçbir fikrim yoktu.
zombisiz kıyamet filmlerinin bugünlerde ağırlığınca altın değerinde olduğunu hatırlattı hikayesiyle.
filmdeki kıyamet sonrası dünya, karanlık ve boğucu benzerlerinden çok daha özgün tasvir edilmiş. elbette, ana olay örgüsünün biraz özensiz ve biraz da basitçe olduğunu söyleyebiliriz ancak dengeyi oscar adaylığı kazanmış görsel efektleri ile sağladığını söylemek zorundayım. zira bu tarz filmleri bir aydınlanma aracı olarak değil sadece eğlenceli bir kaç saat geçirmek için tercih ettiğimizi unutmayalım. bunun yanı sıra filmin karakter tasarımını da beğendim kahramanımız joelin ince ayarlanmış komedi anlatımı, kendisinin ne kadar zavallı olduğunun farkında olması, umutsuz bir romantik olmasına rağmen kendisiyle dalga geçmesi ve işler sarpa sarsa bile düştüğü her durumdan sonra biraz daha insan olarak ayağa kalkmasını görmek keyifliydi. ayrıca "boy" adında ki köpeğin oyuncu olarak filme kattıkları yadsınamaz.
filme puanım 7.
devamını gör...

uçlarına çentik attığı 6 yemek kaşığı.
babam onlardan başka kaşık kullanmaz.
devamını gör...

türkiye'de yaşadığım için yüklü bir para karşılığında her şey olurum. aktroll olmak falan yanında hafif kalır. tabii bu konuda paranın ne kadar yüklü olduğu çok önemli.

millet 50 liraya akp övüyor. yahu vizyonuna sokayım.
devamını gör...

zamandır kesinlikle.

tanım: yıllar geçtikçe değeri anlaşılan şeyleri paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...

yanlış önerme.

kaç tane et beninin deliği var ve zaman zaman sıkınca oradan süt çıkıyor kardeşim ya. sapla samanı karıştırmayın zaten ortalık karışık.
devamını gör...

özellikle romanlarda karşımıza çıkan ve genel anlamda okuyucuyu romandan koparan her tür yazım yöntemidir. şöyle ufak bi sıralama yaparak örnek vereyim bu konu hakkında;

-motivasyonsuz yapılan her hareket.

bu madde biraz da sebep sonuç ilişkisine dayanıyor. karakter bir eylemde bulunurken, bu eylemin sebepleri kesin ve anlaşılır olmalıdır. ha gizli motivasyonlar tabi ki olur ama karakter ortada hiçbir şey yokken aşırı ve kendinden beklenmeyen kararlar vermemelidir.

- yersiz ölümler.

çoğunuz pek çok kitaptan aşina olmuşsunuzdur bu duruma. nedir bu durum, bir karakterin, başrol yahut başka bir karakterin motivasyonel gelişimi için durduk yerde öldürülmesi durumu. kim peki bu karakter? çoğu zaman başrolün babasıdır tabiki. oğul bir noktada babasını mecazen öldürmelidir, sözünden ötürü bu kadar sıklıkla karşılaşılan bir durum olduğunu düşünüyorum.
romanda bir baba figürü mü var? öldür gitsin, hem çocuk için de iyi bir dönüm noktası olur… bunu da yapmayın.

- kişisel eksiklikten kaynaklı niteleme sıfatı kullanımı.

kimse romanlarda “çok, daha, aşırı, fazla” gibi niteleyici sıfatlar görmek istemez. bunlar göze batar. dolayısıyla “çok büyük” yerine “devasa” , “aşırı hüzünlü” yerine “melankoli”, “fazla sesli” yerine “gürültülü” gibi kullanımlar, yazdıklarınızı daha okunur yapacaktır.

- yüzeysel karakter tasarımı.

bir karakterden herkesin nefret etmesini istediğiniz durumlar hariç, mümkünse o karakterin diğer yönlerine de bol bol değinin. elinizde her durum için bir dayanak olsun. bir karakter kötü ya da iyi diyerek kestirip atmak yerine durumu tüm yönleri ile açıklamak, okuyucuyu kitaba bağlar.

lazy writing denen illet her yıl binlerce okuyucuyu derinden yaralıyor. siz de lazy writing’i bırakmak isteyip de bırakamıyorsanız lütfen profesyonel yardım istemekten çekinmeyin. alo 666 lazy writing bırakma hattı.
devamını gör...

yaşasın dediğim sözlük ve etkinliğidir. en yakın zamanda desteklemek istiyorum. fikrinize sağlık.
devamını gör...

2001 yapımı, yönetmenliğini gérard krawczyk’nin yaptığı ve jean reno, ryôko hirosue, michel muller’ın başrolde oldukları macera/komedi türü film.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
afiş kaynak: www.beyazperde.com/filmler/...

jean reno’nun komedi türü filmleri arasında en sevdiğim filmdir ayrıca. bizde asabi polis olarak yayınlansa da, ne alaka diyorum. filmin isminin wasabi olmasının bir nedeni var çünkü; isim değişikliği mantıksız olmuş.

konusuna gelirsem; hubert (jean reno) fransa polis departmanında görev yapmaktadır. çok başarılıdır ama empatiden hayli uzaktır. soğukkanlı, ne zaman ne yapacağı belli olmayan, gözü kara, düz mantıkla ilerleyen biridir. ee sonunda baltayı taşa vuracaktır elbet. amirleri bir süre kafa iznine çıkartırlar onu. bu sırada eline 20 yıl önceki sevgilisinden bir mektup gelir. vefat etmiştir ve ona bir vasiyet bırakmıştır. hubert’in hayatu boyunca tek sevdiği ve onu idare edebilen tek kadın da bu kadındır.
bu nedenle japonya’ya doğru yola koyulur. ama kendisine bırakılan miras hiç tahmin edemeyeceği bir şeydir.

gerçekten jean reno’nun yarattığı karaktere bayıldım. kendisinin oyunculuğunu da çok severim. wasabi ismi de , japonya’da karşılaştığı momo ile gittiği restoranda wasabi yemesiyle ilgili. açık etmeyeyim.

zevkle izlenecek filmdir efendim. sadece jean reno için bile izlenir. onun oyunculuğu olmasa vasatın altında kalacak bir film olurdu; tüm yükü o omuzlamış diyebilirim.

imdb: 6,7/10
benden: 7,4/10.
devamını gör...

internetin ücretlendirilmesi.
devamını gör...

en büyük fobilerimden biri gece denize girmek. ayağımı bile zor sokarım gece gece. karanlık ve simsiyah olması çok ürkütüyor beni.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim