ekşi sözlük
o eski halinden eser kalmamış olan platform. evet hala bir numara ona bir lafımız yok yalnız bariz yapılan reklamlar,para karşılığı girilen entryler bolca bulunan troller falan cidden mide bulandırıyor.
devamını gör...
feminizm
avrupa'da sonunun geldiğini, okuduğum makaleler ve girdiğim illegal sitelerden anlayabildiğim, amerika'daki sonunu ise; gerçekten merak ettiğim, fransız ihtilali sonrası gelişen sanayi devrimi endeksli düşünce sistemi ve eylemler bütünüdür.
hemen yazılan makalelerin içeriğinin, çocuk çağından beri kadını ön plana alan sistemleri eleştirmekle işe başlayıp bunu bilimsel temellere dayandırma güdümünde olduğunu belirtmeliyim. uzmanlar; erkek çocukların manevi olarak ezilerek büyütüldüğünün, dolayısıyla da yaşama bir sıfır yenik başlayan erkek çocuklarda, ileriki yaşamlarında ortaya çıkan ve daha büyük boyutlara varan özgüven problemleri, varoluş kaygısı, içe kapanıklık, kendini eksik görme gibi sorunlardan uzun uzun bahsetmektedir. hatta bunları çeşitli verilere de dayandırarak bilimsel tüm etkinliklerini ortaya koyuyorken, nesillerinin de tehlikede olduğunun altını çizmektedirler.
cinsiyet ayrımı göstermeksizin, yani hem kadın hem de erkek uzmanların, yazdıklarından yola çıkarak makalelerde: kendi eğitim sistemleri ve çalışma hayatları eleştirilirken, halkın buna bakış açısının da kendileriyle özdeşik olduğunu anlamanız hiç zor olmamakta.
ki oluşmuş bir kalıpları da var aslında onlarda: oprahsın zaten hadi yürü kızım... işte kadının, bu denli feminist bir yaklaşımla yüreklendirilerek yaşama atılması nedeniyle erkek benliğinin, hoşlandığı kadından, kendini fazlasıyla eksik görme ya da sıradan bir açılamama halinin, aslında hiç de sıradan olmadığı ve nesillerinin tehlikede olduğunu açıklıyor ve buna tarihi seyir içerisinde doğum, evlilik ve erkek bireylerden elde edilen verileri de ekleyerek tek tek kanıtlıyorlar.
açıkçası alanım olması halinde bu makaleleri zevkle çevirip bizim sahte feminist dünyasına duyurmayı çok istiyorum lakin alanım dışı ancak ilgim içi. böyle giderse yeni bir üniversite okumaktan ve klinik psikolog hatta kazanabilmem halinde psikiyatri alanlarına yönelmem ihtimal dahilinde görünüyor...
benim yaşam tecrübelerimden gördüğüm kadarıyla; salt bir feminist etkinlikle çocuk yetiştirmek yahut eğitim vermek yerine -ki kendim de yetiştirilirken bu feminizm etkisine çevremdeki hanımlardan bayağı bi'katkı (!) sağlandı- iyi ve kötü olguların salt iyi ve salt kötü ekseninden sıyırarak öğretilmesi gerektiğini düşünüyorum. örneğin erkek eğitiminde; baskıdan, güçlü görünmenin ağlamak, şiddet, mutfaktan uzak kalmak ve yahut çapkınlık gibi itemlerden uzak kalınarak yapılması ile pekiştirileceğini düşünüyorum. yine kadın eğitiminde hanımlara, güçlü olmanın fiziki, maddi hatta psikolojik bir etmene değil, erkek-kadın paylaşımcı yaklaşımdan ve yardımlaşmadan geçtiği öğretilmeli. hatta her erkeği kötü görmek yerine, insanı insan görüp, cinsiyet ayırmaksınızın yaklaşmakla ne feminizme gerek kalacağı ne de kadın cinayetlerinin ve baskılarının devam edeceği kanaatindeyim. ah bir de eğitimi eğitimcilere bıraksalar her şey çok daha güzel olacak ancak bizde eğitim maliyeden işletmeden ve iktisattan geçmekte.
hemen yazılan makalelerin içeriğinin, çocuk çağından beri kadını ön plana alan sistemleri eleştirmekle işe başlayıp bunu bilimsel temellere dayandırma güdümünde olduğunu belirtmeliyim. uzmanlar; erkek çocukların manevi olarak ezilerek büyütüldüğünün, dolayısıyla da yaşama bir sıfır yenik başlayan erkek çocuklarda, ileriki yaşamlarında ortaya çıkan ve daha büyük boyutlara varan özgüven problemleri, varoluş kaygısı, içe kapanıklık, kendini eksik görme gibi sorunlardan uzun uzun bahsetmektedir. hatta bunları çeşitli verilere de dayandırarak bilimsel tüm etkinliklerini ortaya koyuyorken, nesillerinin de tehlikede olduğunun altını çizmektedirler.
cinsiyet ayrımı göstermeksizin, yani hem kadın hem de erkek uzmanların, yazdıklarından yola çıkarak makalelerde: kendi eğitim sistemleri ve çalışma hayatları eleştirilirken, halkın buna bakış açısının da kendileriyle özdeşik olduğunu anlamanız hiç zor olmamakta.
ki oluşmuş bir kalıpları da var aslında onlarda: oprahsın zaten hadi yürü kızım... işte kadının, bu denli feminist bir yaklaşımla yüreklendirilerek yaşama atılması nedeniyle erkek benliğinin, hoşlandığı kadından, kendini fazlasıyla eksik görme ya da sıradan bir açılamama halinin, aslında hiç de sıradan olmadığı ve nesillerinin tehlikede olduğunu açıklıyor ve buna tarihi seyir içerisinde doğum, evlilik ve erkek bireylerden elde edilen verileri de ekleyerek tek tek kanıtlıyorlar.
açıkçası alanım olması halinde bu makaleleri zevkle çevirip bizim sahte feminist dünyasına duyurmayı çok istiyorum lakin alanım dışı ancak ilgim içi. böyle giderse yeni bir üniversite okumaktan ve klinik psikolog hatta kazanabilmem halinde psikiyatri alanlarına yönelmem ihtimal dahilinde görünüyor...
benim yaşam tecrübelerimden gördüğüm kadarıyla; salt bir feminist etkinlikle çocuk yetiştirmek yahut eğitim vermek yerine -ki kendim de yetiştirilirken bu feminizm etkisine çevremdeki hanımlardan bayağı bi'katkı (!) sağlandı- iyi ve kötü olguların salt iyi ve salt kötü ekseninden sıyırarak öğretilmesi gerektiğini düşünüyorum. örneğin erkek eğitiminde; baskıdan, güçlü görünmenin ağlamak, şiddet, mutfaktan uzak kalmak ve yahut çapkınlık gibi itemlerden uzak kalınarak yapılması ile pekiştirileceğini düşünüyorum. yine kadın eğitiminde hanımlara, güçlü olmanın fiziki, maddi hatta psikolojik bir etmene değil, erkek-kadın paylaşımcı yaklaşımdan ve yardımlaşmadan geçtiği öğretilmeli. hatta her erkeği kötü görmek yerine, insanı insan görüp, cinsiyet ayırmaksınızın yaklaşmakla ne feminizme gerek kalacağı ne de kadın cinayetlerinin ve baskılarının devam edeceği kanaatindeyim. ah bir de eğitimi eğitimcilere bıraksalar her şey çok daha güzel olacak ancak bizde eğitim maliyeden işletmeden ve iktisattan geçmekte.
devamını gör...
geceye bir şarkı sözü bırak
karanlığın rengini bilmem.
aydınlık ne demek?
mutlu olmak sevmekse sevmek aydınlık demek.
aydınlık ne demek?
mutlu olmak sevmekse sevmek aydınlık demek.
devamını gör...
ekşi sözlük seri entry silme eklentisi
bu başlığı ekşi sözlüğe açman gerekirdi, bundan bize ne.
devamını gör...
türkiye'nin yüzde 90'ının müşrik olması
sayın selefiler,
islam'da kelam esastır kişi ben müslümanım diyorsa kuranı ve peygamberi reddetmedikçe müslümandır veyahut bu dünyada biz onu müslüman kabul ederiz, yani kişileri yargılayabilecek bir pozisyonunuz yok.
ve dahi allah'tan damı korkmuyorsunuz? birine küfür itham etmenin ne büyük bir mesuliyet olduğunu bilmiyor musunuz?
bunların hepsinden bi haber iseniz, bu ayet ve hadisler sizi ürpertip içinize korku salmıyorsa, kendinize nasıl müslüman diyebiliyorsunuz?
"bir mü'mini küfr ile itham eden onu öldürmüş gibi olur." (buharî, ıman 7; tirmizî, ıman 16)
(boşuna) özür dilemeyin; îmân etmenizden sonra gerçekten kâfir(liğinizi açığa vurmuş) oldunuz! içinizden bir kısmını (samîmî tevbelerine binâen) affetsek bile, bir kısmına da gerçekten onlar günahkâr kimseler olduklarından dolayı azâb edeceğiz!
(tevbe66)
"kalbini yarıp baktın mı?"
(ebû dâvud, cihad, 95; ıbn mâce, fiten, 1).
islam'da kelam esastır kişi ben müslümanım diyorsa kuranı ve peygamberi reddetmedikçe müslümandır veyahut bu dünyada biz onu müslüman kabul ederiz, yani kişileri yargılayabilecek bir pozisyonunuz yok.
ve dahi allah'tan damı korkmuyorsunuz? birine küfür itham etmenin ne büyük bir mesuliyet olduğunu bilmiyor musunuz?
bunların hepsinden bi haber iseniz, bu ayet ve hadisler sizi ürpertip içinize korku salmıyorsa, kendinize nasıl müslüman diyebiliyorsunuz?
"bir mü'mini küfr ile itham eden onu öldürmüş gibi olur." (buharî, ıman 7; tirmizî, ıman 16)
(boşuna) özür dilemeyin; îmân etmenizden sonra gerçekten kâfir(liğinizi açığa vurmuş) oldunuz! içinizden bir kısmını (samîmî tevbelerine binâen) affetsek bile, bir kısmına da gerçekten onlar günahkâr kimseler olduklarından dolayı azâb edeceğiz!
(tevbe66)
"kalbini yarıp baktın mı?"
(ebû dâvud, cihad, 95; ıbn mâce, fiten, 1).
devamını gör...
sözlükte oylama yapmanın ücretsiz olması
beğenilen tanımlara basılması gerekmektedir, beleş şey sonuçta. yalnız beğenmeme butonu da olmalı diye düşünmekteyim. o zaman daha özen göstererek tanım girilir bence.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaşları
benim ve kardeşimin yaşının toplamı 78' dir. kardeşim lisede 1 sene sınıfta kalmıştır. ben üniversiteyi bitirdiğimde kardeşim üniversiteye başladığına göre babamın yaşı kaçtır.
devamını gör...
karadut
hüzünlü bir mitolojik hikayeye konu olan meyvedir. hikaye de şöyledir.
rivayete göre çocukluklarından beri birbirlerine âşık iki genç varmış. kızımızın adı tispe, oğlumuzun adı da piremus imiş. nedendir bilinmez bu iki aşığın aşklarına aileler razı değilmiş. piremus ve tispenin tek buluşabildikleri yer yan yana olan evlerinin duvarındaki ufak delikmiş. buradan hasret giderirlermiş, aşk yaşarlarmış. bu durum sonunda piremus un canına tak etmiş. tispe ye ormandaki ulu ağaca gelmesini söylemiş. bu diyardan kaçacaklarmış. ertesi gün tispe çok heyecanlı olduğundan erkenden gitmiş ulu ağaca. fakat vardığında avını yeni yemiş ağzı yüzü kan içinde bir aslan görüvermiş. korkup ilk bulduğu mağaraya saklanmış. koşarken de boynundaki eşarbını düşürmüş. aslan eşarbı ağzına alıp parçalamaya başlamış. tam da o sırada piremus çıkagelmiş. gördüğü manzara karşısında deliye dönmüş, nasıl dönmesin? aslanın tispeyi yediğini düşünmüş. birden hançerini çıkarıp göğsüne saplamış. oracığa yığılıvermiş, kanlar içinde. biraz zaman sonra tispe saklandığı mağaradan çıkmış. ağacın altına gelince sevdiceğinin cansız bedenini elinde kendi eşarbıyla görmüş.sevdiği adam onun öldüğünü sandığı için canına kıymış. kalp dayanır mı? eşarbını elinden alıp asmış kendini ağaca. ruhu ağacın yapraklarına karışmış. piremus un kanı da ağacın meyvelerine renk olmuş.
derler ya kırmızı dutun lekesini bir tek yaprağı çıkarır diye. piremusun kanını bir tek tispe bin ruhu temizler...
rivayete göre çocukluklarından beri birbirlerine âşık iki genç varmış. kızımızın adı tispe, oğlumuzun adı da piremus imiş. nedendir bilinmez bu iki aşığın aşklarına aileler razı değilmiş. piremus ve tispenin tek buluşabildikleri yer yan yana olan evlerinin duvarındaki ufak delikmiş. buradan hasret giderirlermiş, aşk yaşarlarmış. bu durum sonunda piremus un canına tak etmiş. tispe ye ormandaki ulu ağaca gelmesini söylemiş. bu diyardan kaçacaklarmış. ertesi gün tispe çok heyecanlı olduğundan erkenden gitmiş ulu ağaca. fakat vardığında avını yeni yemiş ağzı yüzü kan içinde bir aslan görüvermiş. korkup ilk bulduğu mağaraya saklanmış. koşarken de boynundaki eşarbını düşürmüş. aslan eşarbı ağzına alıp parçalamaya başlamış. tam da o sırada piremus çıkagelmiş. gördüğü manzara karşısında deliye dönmüş, nasıl dönmesin? aslanın tispeyi yediğini düşünmüş. birden hançerini çıkarıp göğsüne saplamış. oracığa yığılıvermiş, kanlar içinde. biraz zaman sonra tispe saklandığı mağaradan çıkmış. ağacın altına gelince sevdiceğinin cansız bedenini elinde kendi eşarbıyla görmüş.sevdiği adam onun öldüğünü sandığı için canına kıymış. kalp dayanır mı? eşarbını elinden alıp asmış kendini ağaca. ruhu ağacın yapraklarına karışmış. piremus un kanı da ağacın meyvelerine renk olmuş.
derler ya kırmızı dutun lekesini bir tek yaprağı çıkarır diye. piremusun kanını bir tek tispe bin ruhu temizler...
devamını gör...
vedasız giden dost
vedasız giden vefasızdır bence.. "dost bildiğim ele döndü" denir arkasından..
devamını gör...
geceye bir söz bırak
"öğrendim ki pusulası yalnızlık olanın bilinciymiş felaketi."
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
soğuk hava, sıcak havadan ağırdır malûmunuz.
dolayısıyla evde, arabada klima yönünü, yazın yukarıya, kışın aşağıya çevirin.
hava sıcaklığı değişimi daha hızlı gerçekleşir.
dolayısıyla evde, arabada klima yönünü, yazın yukarıya, kışın aşağıya çevirin.
hava sıcaklığı değişimi daha hızlı gerçekleşir.
devamını gör...
ölü taklidi yapmak
kargalar konuşurken susan bülbüllerle karıştırılmamalıdır.
devamını gör...
yazar nicklerinden cümle kurmak
büyük şair arkadaş zekai özger bunu benim yerime muhteşem bir şekilde yapmış.
pencereyi kapama
gök dolabilir içeri
sen neyi görebilirsin
ıslak bir bulutun ağışını mı
pencereyi kapama
kuş dolabilir içeri
sen neyi taşıyabilirsin
kırık bir dalın yükünü mü
pencereyi aç
soluğun çıksın dışarı
sen büyütmedin mi ciğerinde onu
kokusu hayatı yıkasın diye
pencereyi aç
sesin sarsın dünyayı
duyulur elbet ta ötelerden
yürek kendini tanır
pencereyi kapama
gök dolabilir içeri
sen neyi görebilirsin
ıslak bir bulutun ağışını mı
pencereyi kapama
kuş dolabilir içeri
sen neyi taşıyabilirsin
kırık bir dalın yükünü mü
pencereyi aç
soluğun çıksın dışarı
sen büyütmedin mi ciğerinde onu
kokusu hayatı yıkasın diye
pencereyi aç
sesin sarsın dünyayı
duyulur elbet ta ötelerden
yürek kendini tanır
devamını gör...
at nalı yengeci
tachypleus tridentatus. nal yengeci.
adı yengeç olsa da gerçekte yengeç değildir bu canlı. çok ilginç özellikleri ve güçlü, dayanıklı yapısı şaşırtıcı değildir, çünkü bu canlının ilk ataları 450 milyon yıl önce ortaya çıkmış, yani dinozorlardan 220 milyon yıl önce dünyada varlıklarını sürdürüyorlarmış. karadede mübarek. kadim hayvanlardan. lakabı ise yaşayan fosil.





ek : limulus amebocyte lysate adı verilen mavi renkte bir kana sahiptir. bu kan, çeşitli serumların, aşıların ve tedavilerin geliştirilmesinde kullanılmaktadır.
adı yengeç olsa da gerçekte yengeç değildir bu canlı. çok ilginç özellikleri ve güçlü, dayanıklı yapısı şaşırtıcı değildir, çünkü bu canlının ilk ataları 450 milyon yıl önce ortaya çıkmış, yani dinozorlardan 220 milyon yıl önce dünyada varlıklarını sürdürüyorlarmış. karadede mübarek. kadim hayvanlardan. lakabı ise yaşayan fosil.





ek : limulus amebocyte lysate adı verilen mavi renkte bir kana sahiptir. bu kan, çeşitli serumların, aşıların ve tedavilerin geliştirilmesinde kullanılmaktadır.
devamını gör...
seni seviyorum demenin farklı şekilleri
ne güzel anlatıyorsun, bayılıyorum seni dinlemeye.
devamını gör...




