1.
çocukluğum boyunca okuduğum ve izledigim masal ve çizgi filmlere bakarak bunu bütün iç rahatlığı ile ifade edebilirim. masallarda ki baş dayatma fakir kiz zengin prens ornek vereyim.sindrella ,deniz kızı, rapunzel etrafinda kimse yokmuş gibi bu fakir kızlarımız ayakkabisini bulacak bir prense ,saçını savuracak zengin prense ,denizde o kadar balıkçı teknesi varken içlerinde arada bir denize açılan zengin prense ulaşır. cirkin ve güzel adam o kadar para ve o ihtişamlı gunleri kiza sunmasa cirkinin prensin hali nice olurdu.alt yapi çocukken ayarlanır ama unutulan ulke basjna zengin sayisi cok düşüyor. dizlerden hic bahsetmiyorum bile.bir fakir kiz kibritci oda ölüyor zaten hic kimse o kizi paraya bogmuyor al bu parayi gönlünce yasa gibi çünkü tek doğru cizgi film diyebilirim.
devamını gör...
2.
3.
iyiler hep iyi kötüler hep kötü. gri bir alan yok. olması da mümkün değil zaten. sözlü edebiyat ürünleri geleneği aktarma aracı olarak taraflı olmak zorunda.
snow white iffetli ama 7 cüceyle yaşıyor. cüceler insan değil mi. sonra neden 12 yaşında estetik olmaya çalışan kız çocukları olduğunu sorguluyoruz. prensten aşağısı kimseyi kesmiyor hiçbir masalda.
snow white iffetli ama 7 cüceyle yaşıyor. cüceler insan değil mi. sonra neden 12 yaşında estetik olmaya çalışan kız çocukları olduğunu sorguluyoruz. prensten aşağısı kimseyi kesmiyor hiçbir masalda.
devamını gör...
4.
sonsuza dek mutlu yaşamak. hani nerede, nerede o gelecek? simülasyonun başlangıç ekranında zorluk seçiminde yanlışlıkla suicide mode falan seçtik herhalde.
(bkz: happily ever after)
(bkz: happily ever after)
devamını gör...
