tame impala
''bir kez de bizi dinlerken sevişmek ister misiniz?'' diye soran müzik grubu. şimdi ben bu adamların bir iki videosunda bir hipsterlik sezince, e bir de bunlar yeni nesil müzik grubu olunca çok büyük bir yavşaklık yapıp elimin tersi ile ittim. sonra ne olduysa 2008'deki ep'lerini es geçip 2010'da çıkardıkları innerspeaker albümlerine denk geldim. nahoş bir anımda aniden bağımlılık yaptı. psychedelic rock ve indie tarzı müzik yapmalarının yanı sıra şarkılarında bir çeşit -çok baterili john lennon- yakalayabilirsiniz.
favori şarkımız elephant için
favori şarkımız elephant için
devamını gör...
atatürk ve eşi latife hanım'ın en net görüntüleri
aşağıdan izlenebilecek görüntülerdir.
devamını gör...
öz güven eksikliği
son zamanlarda bende oluşmaya başladığını fark ettiğim durum. bunu yenmenin yolunun yeniden bir şeyleri başarmak ve kendimi kendime ispat etmek olduğunu düşünüyorum.*
devamını gör...
yeni bir insanla tanışmaya üşenmek
bu ben oluyorum. paket halinde gelecek tanışma , sevgili olma gibi şeyleri içinde barındıran bir kadın bekleyip duruyorum.
devamını gör...
yazarların olmak istedikleri dizi karakterleri
aşk-ı memnu- bihter
şahsiyet- nevra elmas
doktorlar- zenan ya da ela
erkek olsaydım:
sherlock holmes
behzat ç
kuzey tekinoğlu
ezel
ted mosby
şahsiyet- nevra elmas
doktorlar- zenan ya da ela
erkek olsaydım:
sherlock holmes
behzat ç
kuzey tekinoğlu
ezel
ted mosby
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
hasretinden prangalar eksittim
seni anlatabilmek seni.
iyi çocuklara, kahramanlara.
seni anlatabilmek seni,
namussuza, halden bilmeze,
kahpe yalana.
art arda kaç zemheri,
kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
dışarda gürül gürül akan bir dünya…
bir ben uyumadım,
kaç leylim bahar,
hasretinden prangalar eskittim.
saçlarına kan gülleri takayım,
bir o yana
bir bu yana…
seni bağırabilsem seni,
dipsiz kuyulara.
akan yıldıza.
bir kibrit çöpüne varana.
okyanusun en ıssız dalgasına
düşmüş bir kibrit çöpüne.
yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
yitirmiş öpücükleri,
payı yok, apansız inen akşamdan,
bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
seni anlatabilsem seni…
yokluğun, cehennemin öbür adıdır
üşüyorum, kapama gözlerini…
ahmed arif- hasretinden prangalar eskittim
kendi sesinden dinlemek isteyenlere..
devamını gör...
kurtlarladans
profilini ilk keşfettiğimde yarım saat kadar çıkamadığım, peş peşe okuyup, işe geçe kalacak kadar müptela etkisi bırakan yazardır. içeriklerinde hayat esintileri, sanat, akıcı yazıları, bilgi birikimi, özenle seçilmiş geniş kelime haznesi ile sözlükte gördüğün en kaliteli profile sahip yazarlardan biridir.
ince detayların hastası biri olarak çok güzel nüanslarla karşılaşacaksınız. içeriklerde bolca görsel vardır, hikaye anlatır gibi bir üslubu vardır. son olarak, bilerek mi yaptı bilmem ama tanımları sıraladığınızda sayfa başına 1-2 tane youtube müzik linki bırakmış, entryler içerisine, müziğini açta öyle oku entry'lerimi dercesine.
ince detayların hastası biri olarak çok güzel nüanslarla karşılaşacaksınız. içeriklerde bolca görsel vardır, hikaye anlatır gibi bir üslubu vardır. son olarak, bilerek mi yaptı bilmem ama tanımları sıraladığınızda sayfa başına 1-2 tane youtube müzik linki bırakmış, entryler içerisine, müziğini açta öyle oku entry'lerimi dercesine.
devamını gör...
19 haziran 2021 istanbul depremi
geçmiş olsun dediğimdir. umarım kimse de bir sıkıntı yoktur.
devamını gör...
normal sözlük dislike butonu
insanlar takdir etmede cimri, yermede ise olabildiğince bonkördür. bu sebeple eksi butonu olmasa da olur.
devamını gör...
knidos antik kenti
datça yarımadasının en ucunda bulunan knidos antik kentine ulaşım aracınız yoksa oldukça zor. günde iki kez şehir merkezinden kalkan dolmuşlar olduğu söyleniyor fakat deneme şansım olmadı. müzekart geçerli, bilet fiyatlarını bilmiyorum.
kent, hellesinistik dönemden kalma. oldukça ihtişamlı yapılardan elimizde kalan ise sanki sadece harabeler. bana göre dionyssos tapınağı ve tiyatro en sağlıklı yapılardan ikisi. tabii ki bu durumda en büyük etkiye sahip durum kontrolsüzce yapılan kazılar. 1800'lü yıllarda yabancılar tarafından yapılan ilk kazılarda knidos aslanı isimli heykel ingiltere'ye kaçırılıyor ve british museum'da sergileniyor. aslan'ın ait olduğu alan hala ayakta ancak kentin kazı çalışmalarının başkanı prof. ertekin doksanaltı'nın yaptığı açıklamaya göre yapının güçlendirilmeye ihtiyacı var. kültür bakanlığı kaçırılan eserlerin iadesi için epeydir çalışma yürütüyor, hep birenkte sonucu göreceğiz. kentin ikinci dönem kazıları 1960 yılında yine bir yabancı olan iris cornelia love tarafından yapılıyor. onun döneminde durum sadece tarihi eserlerin kaçırılmasıyla kalmıyor, kent ciddi bir şekilde tahrip ediliyor. kuyu gibi çukurlar da kendisinin eseriymiş. neyse ki bu kazı çalışmaları da sona erdiriliyor. love, geçtiğimiz aylarda covid-19 nedeniyle vefat ediyor. kentin şu an kazı başkanı olan isim ise selçuk üniversitesi'nden prof. ertekin doksanaltı.
kent ızgara plan üzerine şekillenmiş. biraz yükseğe çıkıldığında ızgaraları hala rahatlıkla ayırt edebilmek mümkün.
knidos'ta ünlü bilim insanları da yetişmiş; astronom eudoxos, iskenderiye feneri'nin mimarı sastratos. knidos aynı zamanda şaraplarıyla da ün kazanmış durumdaymış. ayrıca cinsellikle ilgili önemli bir merkez olduğu söylense de bu özelliğiyle öne çıktığına rastlamadım.
kenti yerleşim alanı olduğu dönemde turizm merkezi haline getiren temel eser ise çıplak afrodit heykeli. dönemin ünlü heykeltraşı praxiteles tarafından yapılan çıplak afrodit heykeli o kadar çok beğeniliyor ki farklı yerleşim alanlarından sırf onu görmek için geliyorlar. ayrıntılı vücut tasviri ve çıplaklığıyla bir ilki oluşturduğu söyleniyor. heykelin aslına ulaşılamasa da bazı taklitlerinden yola çıkarılarak görünümü tahmin ediliyor. arkeolog irvin hanım da bu heykelin peşinde olduğu için kentin altını üstüne getirmiş diyorlar.
geçtiğimiz yıllarda zeminde olan kalıntılar, restorasyon çalışmalarıyla birlikte ayağa kaldırılmakta. yapıtları aslında oldukları görünüme kavuşturmak için yapılan çalışmalar oldukça özenli görünüyor. alçıyla tamamlanmış tarihi eserlere alışmış gözlerim bu durumu epey yadırgadı.
ege ve akdeniz'in birleştiği noktada bulunan kent manzarasıyla da pek hoş bir noktada. kum zambakları da kenti mesken edinmiş, güzel kokularını saçıyorlar. gezmek için saatler yetmiyor. keşke bu kadar tahrip edilmeseydi, eserlerin kaçırılmasının önüne geçilebilseydi.
kent, hellesinistik dönemden kalma. oldukça ihtişamlı yapılardan elimizde kalan ise sanki sadece harabeler. bana göre dionyssos tapınağı ve tiyatro en sağlıklı yapılardan ikisi. tabii ki bu durumda en büyük etkiye sahip durum kontrolsüzce yapılan kazılar. 1800'lü yıllarda yabancılar tarafından yapılan ilk kazılarda knidos aslanı isimli heykel ingiltere'ye kaçırılıyor ve british museum'da sergileniyor. aslan'ın ait olduğu alan hala ayakta ancak kentin kazı çalışmalarının başkanı prof. ertekin doksanaltı'nın yaptığı açıklamaya göre yapının güçlendirilmeye ihtiyacı var. kültür bakanlığı kaçırılan eserlerin iadesi için epeydir çalışma yürütüyor, hep birenkte sonucu göreceğiz. kentin ikinci dönem kazıları 1960 yılında yine bir yabancı olan iris cornelia love tarafından yapılıyor. onun döneminde durum sadece tarihi eserlerin kaçırılmasıyla kalmıyor, kent ciddi bir şekilde tahrip ediliyor. kuyu gibi çukurlar da kendisinin eseriymiş. neyse ki bu kazı çalışmaları da sona erdiriliyor. love, geçtiğimiz aylarda covid-19 nedeniyle vefat ediyor. kentin şu an kazı başkanı olan isim ise selçuk üniversitesi'nden prof. ertekin doksanaltı.
kent ızgara plan üzerine şekillenmiş. biraz yükseğe çıkıldığında ızgaraları hala rahatlıkla ayırt edebilmek mümkün.
knidos'ta ünlü bilim insanları da yetişmiş; astronom eudoxos, iskenderiye feneri'nin mimarı sastratos. knidos aynı zamanda şaraplarıyla da ün kazanmış durumdaymış. ayrıca cinsellikle ilgili önemli bir merkez olduğu söylense de bu özelliğiyle öne çıktığına rastlamadım.
kenti yerleşim alanı olduğu dönemde turizm merkezi haline getiren temel eser ise çıplak afrodit heykeli. dönemin ünlü heykeltraşı praxiteles tarafından yapılan çıplak afrodit heykeli o kadar çok beğeniliyor ki farklı yerleşim alanlarından sırf onu görmek için geliyorlar. ayrıntılı vücut tasviri ve çıplaklığıyla bir ilki oluşturduğu söyleniyor. heykelin aslına ulaşılamasa da bazı taklitlerinden yola çıkarılarak görünümü tahmin ediliyor. arkeolog irvin hanım da bu heykelin peşinde olduğu için kentin altını üstüne getirmiş diyorlar.
geçtiğimiz yıllarda zeminde olan kalıntılar, restorasyon çalışmalarıyla birlikte ayağa kaldırılmakta. yapıtları aslında oldukları görünüme kavuşturmak için yapılan çalışmalar oldukça özenli görünüyor. alçıyla tamamlanmış tarihi eserlere alışmış gözlerim bu durumu epey yadırgadı.
ege ve akdeniz'in birleştiği noktada bulunan kent manzarasıyla da pek hoş bir noktada. kum zambakları da kenti mesken edinmiş, güzel kokularını saçıyorlar. gezmek için saatler yetmiyor. keşke bu kadar tahrip edilmeseydi, eserlerin kaçırılmasının önüne geçilebilseydi.
devamını gör...
kutuplaştıran değil kucaklaştıran olduk
paralel evrende yaşayan erdoğan'ın açıklamalarıdır.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
geldiiiim en ön sıradan yerimi de kaptım*
güzel insanlarla buluşturan güzel bir yayın...
güzel insanların hep var olması dileğiyle*
güzel insanlarla buluşturan güzel bir yayın...
güzel insanların hep var olması dileğiyle*
devamını gör...
itibarıyla mı itibariyle mi sorunsalı
itibarı ile yazılarak kurtulunabilecek sorun. *
devamını gör...
ben robot
ünlü bilimkurgu yazarı ısaac asimov’un bilimkurguya en büyük katkısı üç robot kanunu’dur. üç robot kanunu’na göre;
1. robotlar, insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz.
2. robotlar, birinci kanun’la çakışmadığı sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır.
3. robotlar, birinci ya da ikinci kanun’la çakışmadığı sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır.
ben, robot’ta, ısaac asimov en ünlü 9 robot öyküsünü toplamıştır. bu öyküler, gelecek nesillerin robot öyküleri için bir yol gösterici olmuş, bilimkurguda robotun ciddiye alınmasını sağlamıştır. asimov, bu öykülerle konuşma yetisi olmayan robotlardan insanlığın iyiliğini gözeten makinelere kadar, robot tarihinin izini sürüyor.
1. robotlar, insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz.
2. robotlar, birinci kanun’la çakışmadığı sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır.
3. robotlar, birinci ya da ikinci kanun’la çakışmadığı sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır.
ben, robot’ta, ısaac asimov en ünlü 9 robot öyküsünü toplamıştır. bu öyküler, gelecek nesillerin robot öyküleri için bir yol gösterici olmuş, bilimkurguda robotun ciddiye alınmasını sağlamıştır. asimov, bu öykülerle konuşma yetisi olmayan robotlardan insanlığın iyiliğini gözeten makinelere kadar, robot tarihinin izini sürüyor.
devamını gör...
firavunun laneti
howard carter ve lord carnarvon tarafından açılan çocuk kral tutankamon'un mezarında yazdığı iddia edilen bir cümle nedeniyle ortalığı kasıp kavuran sözde lanet.
mezar açıldığında, kapısında "(gbkz: firavunun mezarına her kim dokunursa ölümün kanatları onu saracaktır.)" yazdığı iddiası ortaya atılmıştı atılmasına ama gerçekte ortada böyle bir yazı yoktu. ancak mezarın açılmasından sonra üst üste yaşanan talihsiz kaza ve ölümler, insanları, firavunun mezarını açan herkesten intikam alacağı fikrine inandırmıştı.
mezarın açılışından kısa bir süre sonra, bir kobra yılanı carter'ın kanaryasını yuttu. bir süre sonra carter ve carnarvon bir nedenden ötürü tartıştılar. bu tartışmadan sonra carnarvon ingiltere'ye döndü. orada bir sivrisinek ısırığı yüzünden enfeksiyon kaptı. bu sebeple öldüğü sırada köpeği de birden ulumaya başlamış ve hemen arkasından o da ölmüştü.
böylece lanet iddiası insanların gözünde kuvvetlenmeye başladı.
bu olaylar ilkti ama son olmadı. mezarı ziyaret edenlerden ikisi, carter'ın yanında çalışanlardan biri ve mumyanın yaşını tespit eden kişi de öldü. daha sonra carnarvon'un mezarını ziyaret eden bir arkadaşı da hayatını kaybetti.
***
bu iddialardan meşhur gemi titanik de nasibini aldı. gemi sefere çıktığında içinde bir mumya bulunuyordu. kayıtlarda böyle bir mumyanın varlığına rastlanmasa da geminin akıbetine bu mumyanın neden olduğu, söylentiler arasındaydı.
her ne kadar peş peşe gelen bu ölümler gerçekten tuhaf görünse de, mezarı ilk açan kişi olan carter dahil birçok kişinin hayatta kalması, bu durumun bir tesadüften öte olmadığını gösteriyordu. yine de firavunların, mezarlarını açanları lanetlediğine ilişkin söylentiler uzun süre boyunca insanlar arasında gerçek bir olaymış gibi kabul gördü.
mezar açıldığında, kapısında "(gbkz: firavunun mezarına her kim dokunursa ölümün kanatları onu saracaktır.)" yazdığı iddiası ortaya atılmıştı atılmasına ama gerçekte ortada böyle bir yazı yoktu. ancak mezarın açılmasından sonra üst üste yaşanan talihsiz kaza ve ölümler, insanları, firavunun mezarını açan herkesten intikam alacağı fikrine inandırmıştı.
mezarın açılışından kısa bir süre sonra, bir kobra yılanı carter'ın kanaryasını yuttu. bir süre sonra carter ve carnarvon bir nedenden ötürü tartıştılar. bu tartışmadan sonra carnarvon ingiltere'ye döndü. orada bir sivrisinek ısırığı yüzünden enfeksiyon kaptı. bu sebeple öldüğü sırada köpeği de birden ulumaya başlamış ve hemen arkasından o da ölmüştü.
böylece lanet iddiası insanların gözünde kuvvetlenmeye başladı.
bu olaylar ilkti ama son olmadı. mezarı ziyaret edenlerden ikisi, carter'ın yanında çalışanlardan biri ve mumyanın yaşını tespit eden kişi de öldü. daha sonra carnarvon'un mezarını ziyaret eden bir arkadaşı da hayatını kaybetti.
***
bu iddialardan meşhur gemi titanik de nasibini aldı. gemi sefere çıktığında içinde bir mumya bulunuyordu. kayıtlarda böyle bir mumyanın varlığına rastlanmasa da geminin akıbetine bu mumyanın neden olduğu, söylentiler arasındaydı.
her ne kadar peş peşe gelen bu ölümler gerçekten tuhaf görünse de, mezarı ilk açan kişi olan carter dahil birçok kişinin hayatta kalması, bu durumun bir tesadüften öte olmadığını gösteriyordu. yine de firavunların, mezarlarını açanları lanetlediğine ilişkin söylentiler uzun süre boyunca insanlar arasında gerçek bir olaymış gibi kabul gördü.
devamını gör...
normal sözlük'te tanışıp arkadaş olmak
arkadaşlık iyidir, nereden olursa olsun, iyi yürekli olan insanlarla arkadaşlık kurmak, yada ayak üstü 2 çift laf etmek , her sağlıklı ruh için faydalıdır.
devamını gör...
elite
exter adlı ablanın suratı için bile izlenecek dizidir.
o ne güzelliktir allahım.
ayrıca hızlı bir şekilde heyecanla izleyip akıp gidiyorsunuz eğlenceli bir dizi.
o ne güzelliktir allahım.
ayrıca hızlı bir şekilde heyecanla izleyip akıp gidiyorsunuz eğlenceli bir dizi.
devamını gör...
aktarım
psikanalizde aktarım olgusu üstteki yazarın dediği gibi bir şey maalesef değildir.
aslında aktarım terimi freud'la birlikte başlamıştır, karşı-aktarım hakkında da ferenczi'nin yazıları, çalışmaları vardır.
aktarımı kabaca şöyle tanımlarız, bir kişinin geçmişteki bir figürüyle, nesnesiyle bu annesi olabilir, bakım veren kişilerden biri olabilir sahnelediği yaşadığı bir olayı, şimdi ve bu zamanda terapistiyle veya çevresindeki diğer kişilerle de yaşıyor olması demektir.
misal geçmişte annesi tarafından yeterli bakımı alamamış, evde dinlenmemiş, sözü yok sayılmış biri terapistinin bu minvaldeki yaptığı en ufak bir hareketi "terapistim beni dinlemiyor, beni yeterince sahiplenmiyor" olarak algılayabilir ancak o düşüncesi aslında geçmiştek annesiyle kurduğu ilişkideki davranışın tekrarlanmasıdır, yani aktarımdır. "transferans" da denir.
biz bunu yorumlarken şöyle düşünürüz, hasta bir şey söyledi, acaba bu durum geçmişinde nereye dayanıyor, bu olguda onun geçmişindeki hangi anı tekrar sahneleniyor?
psikanalizde gel zaman git zaman aktarım olgusu terapinin ana konusu haline gelmiş, aktarımda terapist aldığı rolle birlikte eski meseleleri gündeme alıp bilinçdışı süreçleri bilince aktarmayı ve burada çözmeyi hedeflemiştir.
uzun lafın kısası umarım herkes kendi aktarımını bulup çözümleyebilir ve iyi hisseder.
sağlıklı günler, saygılarımla.
aslında aktarım terimi freud'la birlikte başlamıştır, karşı-aktarım hakkında da ferenczi'nin yazıları, çalışmaları vardır.
aktarımı kabaca şöyle tanımlarız, bir kişinin geçmişteki bir figürüyle, nesnesiyle bu annesi olabilir, bakım veren kişilerden biri olabilir sahnelediği yaşadığı bir olayı, şimdi ve bu zamanda terapistiyle veya çevresindeki diğer kişilerle de yaşıyor olması demektir.
misal geçmişte annesi tarafından yeterli bakımı alamamış, evde dinlenmemiş, sözü yok sayılmış biri terapistinin bu minvaldeki yaptığı en ufak bir hareketi "terapistim beni dinlemiyor, beni yeterince sahiplenmiyor" olarak algılayabilir ancak o düşüncesi aslında geçmiştek annesiyle kurduğu ilişkideki davranışın tekrarlanmasıdır, yani aktarımdır. "transferans" da denir.
biz bunu yorumlarken şöyle düşünürüz, hasta bir şey söyledi, acaba bu durum geçmişinde nereye dayanıyor, bu olguda onun geçmişindeki hangi anı tekrar sahneleniyor?
psikanalizde gel zaman git zaman aktarım olgusu terapinin ana konusu haline gelmiş, aktarımda terapist aldığı rolle birlikte eski meseleleri gündeme alıp bilinçdışı süreçleri bilince aktarmayı ve burada çözmeyi hedeflemiştir.
uzun lafın kısası umarım herkes kendi aktarımını bulup çözümleyebilir ve iyi hisseder.
sağlıklı günler, saygılarımla.
devamını gör...



