"kafa neydi? kafa iyilikti, dostluktu… kafa emekti."
devamını gör...

iç sıkıntısı. nasıl tarif edersin?

veya üzüntü, keyifsizlik. canını sıkan hiçbir şey yok ama yine de hiçbir şey gelmiyor içinden.

ya da içini dolma gibi oyup bomboş bırakmışlar hissi. kalbin boş, ruhun boş, hiçbir şey hissetmiyorsun ama her şeyi hissediyorsun aynı zamanda. zor işte tarifi.
devamını gör...

sıcacık tanımları olan, sevdiğim-beğendiğim bir yazardır.
bazı insanlar vardır o kadar samimidirler ki insan onları farkında olmadan ihmal eder, onu alınmaz sanır. aslında o yakınlıktandır. ben de yazarımı öyle sanmış olabilirim.
yoksa bu nick altı bu kadar geçe kalmazdı.
bilmem anlatabildim mi?
devamını gör...

(bkz: ölümlü dünya) adlı filmin efsane repliklerinden.
devamını gör...

birdenbire
her şey birdenbire oldu.
kız birdenbire, oğlan birdenbire;
yollar, kırlar, kediler, insanlar…
aşk birdenbire oldu,
sevinç birdenbire...

.
.

-birdenbire.
devamını gör...

birçok kitabı filme de çevrilen ünlü roman yazarı john katzenbach’ın gerilim yüklü romanı.
ikinci el kitap da satan , hep gittiğim kitapçıya ‘hep aynı türlerden kitap okuyorum, var mı tavsiyeniz’ dediğimde yine aynı yazarın ‘şizofren’ kitabı ile birlikte tavsiye ettiği kitap. kitap toplam 491 sayfa(koridor yayıncılık). her ne kadar bu tür hakkında önyargılı olsam da , beni yanıltan bir kitap oldu.
konusuna gelirsek, kitabı 3 bölüm olarak ayırmak doğru olur. kitap ,olayların başlangıcı, kayboluş ve intikam olarak 3 bölüme ayrılır. karısı 3 yıl önce ölen new york’lu bir psikanakist olan dr.frederick starks , doğumgününe 2 hafta kala, hem ev hem de muayenehane olarak kullanılan evinde gizemli bir mektup alır: ‘53.doğumgünün kutlu olsun doktor.ölümünün ilk gününe hoşgeldin’. mektup geçmişinden bir yerlerden gelen birindendi. mektupta onu oyuna davet eder. mektubu gönderen kişinin kim olduğunu 15 gün içinde bulmak zorundadır. bulamadığı takdirde ya kendisini öldürecek ya da sevdikleri teker teker öldürülecekti.
temposu hiç bitmeyen ve bitirdikten sonra uzun bir süre beni etkileyen bir kitaptı. dibe vuran dr.starks öyle dibe vurmuştu ki, ne mal varlığı, ne parası ne de itibarı kalmıştı.
ilk bölüm daha hareketli ilerlerken, aslında
daha sakin olan 2.bölüm beni daha da etkiledi. dibe vurmuş bir adam, tekrar nasıl sıfırdan bir hayat kuracaktı? 3.bölüm
temponun en yüksek olduğu, nefesinizi tutarak okuyacağınız doktorun intikamı bölümü.
yazarın sonrasında şizofren kitabını da okudum; o da güzel bir kitaptı ama bu kitaptaki etkiyi uyandırmadı bende.
bu tür kitaplar için değerlendirmem 10/8. tercih edenler için iyi okumalar.
devamını gör...

bu yaz biraz da tombuling.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hem bir kokteyle hem de bir pizza türüne verilen addır. pizza olanı * benim için en lezzetli pizza olma özelliğini gösterir. mozarella, domates ve fesleğenden yapılır, son derece az malzemeli olduğundan hem hafiftir hem de o mükemmel tada doyarsınız.
devamını gör...

george orwell'ın 1984 (kitap) eserinde bahsedilen gerçek bakanlığı tarafından kaleme alınmış olsa gerek. o kadar inandırıcı, o kadar içten, o kadar bizden.

(bkz: cehalet güçtür)
devamını gör...

olması gerekendir. o hocaları tebrik ediyorum. ilkeli olmak, birilerinin göt kılı olmamak, dahası vatanperver ve insan olmak böyle bir şey işte.
devamını gör...

insanın asla vazgeçemeyeceği, kabul etse de etmese de hoşuna giden, yemek gibi su gibi bir ihtiyaçtır. doğrusu, ihtiyaca evrilmiştir. günümüz kapitalizmi artık tamamen beğen-satın al-beğendir-satın almasını sağla üzerinden yürürken, buna mikro ölçekte zemin oluşturan bir (+) veyahut kalp alınması ile salgılanan endorfin&dopamin hormonlarıdır.
devamını gör...

nazım hikmet şiiridir.
ben bir ceviz ağacıyım
gülhane parkı'nda
ne sen bunun farkındasın
ne polis farkında.
devamını gör...

halk kahramanı eşkıya debreli hasan için yazılmıştır.
drama köprüsü hasan dardır geçilmez
soğuktur suları hasan bir tas içilmez
at martinini de bre hasan dağlar inlesin
drama mahpusunda hasan dostlar dinlesin


sözlük radyosunda yer verilmesi gülümsetmiştir.
devamını gör...

ıslak rüyalar görüyor yine fenerliler siz önce takımınızı toparlayın loser camia.
devamını gör...

(bkz: abdulseyidbincabbar)
devamını gör...

dünyanın tek %100 organik tarım ülkesidir. bhutan kralı jigme jhesar namgyal wangchuck çok kültürlü biridir. doğanın korunmasına çok önem verir. zaten budizm felsefesinin özü de budur. sigara gibi insana ve çevreye zararlı kimyasallar ülkede yasaklanmıştır. inşaatta beton kullanılmasına izin verilmez. evler geleneksel malzemelerle inşa edilir. ülkede trafik ışıkları yoktu. trafik polisleri trafiğin akışını kontrol eder. ülkenin ordusu zayıftır. diplomatik ilişkilerle işi götürür. sınırlarını iyi korur. turistleri bile sınırlı sayısa kabul eder.
fakir ama mutlu bir ülke anlayacağınız. kapitalizmle yozlaşmamış, dingin bir yer. nüfusu 700 binden fazla.

peki bhutan nasıl böyle bir ülke olabildi?
çünkü denge politikası güdüyor. bhutan, çin ve hindistan arasında tampon bölge. bu yüzden her iki ülkeye de güven vermek zorunda. türkiye gibi aç gözlü olsaydı şimdi sınırlarından milyonlarca hintli ve çinli geçiyor olurdu.
aç gözlü hükümdarları yok. otoriter bir rejimle yönetiliyor ancak kralları sosyal refah, ekoloji gibi konularda çok dikkatli. türkiye gibi bütün rant arazilerini parsel parsel satmıyor. çünkü dünya'da başka bhutan halkı yok. eğer bu ülke de yıkılırsa bhutanlıların soyu tükenecek. işte bu ağır yük bhutan kralının ve bhutan anayasal meclisinin üzerinde.
devamını gör...

bunu okuyorsanız büyük ihtimalle bir intj'sın. yalnız değilsin, birbirimizi bulup aptal kalabalıktan kurtulmamız gerek
devamını gör...

üniter (merkezi devlet), bir devletin tek yerden ve tek merkezden yönetilmesini savunan devlet modelidir.
eyalet sisteminin uygulandığı federal devletin zıttı olan bir yönetim biçimidir. örneğin; türkiye cumhuriyeti ankara’dan yönetildiği için üniter bir devlettir.
devamını gör...

müthiş bir gogol öyküsüdür.

rus edebiyatı denince nitelikli okurların aklına hep belli başlı figürler gelir. bu kaçınılmazdır. belki de her edebiyatın bu tür tekrar eden satırları vardır ama sanki bu rus edebiyatında çok daha belirgin. bana öyle geliyor da olabilir ama elime rus bir yazarın kitabını alınca sanki çok iyi bildiğim bir sokakta yürürmüş gibi bir hisse kapılıyorum.

örnek vermek gerekirse; sanki her romanda şeker alacak parası olmadığı için çayı şekersiz için birisi var, ya da çayını mutlaka votka katan birileri. kıyafetleri eskidiği için sürekli bir yerlerine yama yaptıranlar mutlaka var. oda oda kiralanan bir apartmanda çatı katında soğuktan titreyen birileri mutlaka çıkar karşımıza. daha yüksek seviyede bir memur olmak isteyen biri, soylu partilere karışmaya çalışan düşük seviyeli bir memur, bukleli saçları yanaklarına dökülen genç bir soylu, sert bakışımla soğuk ama yakışıklı bir subay...

ama tüm bunların arasında sıyrılıp çıkan tek şey, en yukarıda ışıl ışıl parlayan tek şey : palto... (bkz: dostoyevski) “ hepimiz bir paltodan çıktık” demiş... o palto’ işte bu palto...
devamını gör...

mısır fravunları'nın aşina olduğumuz çenelerindeki metalik sahte sakal otokratik ve dini statüyü vurgulayan bu simge çağlar öncesi predynastic dönemden beri önemli yer tutuyor. narmer tabletlerinde prens (bkz: rahotep) postişli şekilde işlenmiş. orta dönem hükümdarı ankhef'in de postişi var. önceden beri süregelen firavun ailesi mirası olduğu için bu otokratik modaya çoğu uymuş. aslında bunu anlamamız için antik mısır sosyolojisini iyi bilmek gerekiyor. çok sert bir hiyerarşik ayrım var. saray ile halk kesin ayrılmış durumda.

firavunlar kendilerini tanrı kabul ediyor. fake beard'ın önemli olmasına şaşmamak gerek, mitolojilerinde yer alan osiris aynı şekilde postişli resmedilmiş. çünkü onlara göre kendilerini tanrı gibi sunmanın dışavurumsal yorumu ona benzemekti. osiris'in metalik sakalı var. tutankhamun kendi altın maskesini osiris suretinde yaptırdı. aslında öncesinde firavunlar sakal bırakırdı sonrasında hijyen ve normal halk sefaletinden ayrılmak için kendilerini saray adına deforme etmeyi seçtiler. bu yüzden firavunların çoğu sakalsızdır bunun yerine fakebeard kullanırlar.

bu aynı zamanda kadın firavunların da örneğin (bkz: hatshepsut) postiş kullandığını açıklıyor. büyük hiyerarşik statülerini kendi modalarında kullanmaktan da geri durmadılar. sphinx başından bildiğimiz baş örtüsü(bkz: nemes) takıyorlardı. bazı firavun başlıklarında yılan motifi görürsünüz (bkz: uraeus). bunun anlamı firavun'un her daim düşmanlarına zehirli gücünü gösterebilmesi ayrıca mısır tanrıçası wadjet'in de sembolü.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim