symphony no. 102
symphony no. 102; the miracle symphony, mucize senfoni olarak bilinen bir franz joseph haydn eseridir. londra'da yazılmış bu eser; sahnelendiği ilk gün -morning chronicle'nin 3 şubat 1975 tarihli sayısında bahsedildiği üzere- salondaki avizenin düşmesiyle tarihe geçer. haydn'ı görmek veya alkışlamak için seyircilerin sahneye yaklaşması sonucu salonun ortasında bir boşluk oluşmuştur ve avize buraya düşmüştür. çoğu seyircinin hayatını kurtaran bu eser, senfoni, bu sebeple mucize senfonisi olarak anılmaktadır.
uzun yıllar mucize senfoninin 1791 tarihli symphony no. 96 olduğu düşünülmüştür. fakat olay 2 şubat 1795'te her majesty's theatre'da gerçekleşmiştir.
haydn'ın biyografi yazarının söylediklerine göre haydn orkestrayı klavyeden yönetiyordu ve haydn'ı yakından görmek isteyen seyirciler önlere doğru hareket etmişti. zeminin boş kalan olan ortasına, salonun avizesi düştü ve parçalara ayrıldı. ilk korku anı sona erdiği zaman şans eseri hayatta kaldığını düşünen seyirciler bunları ifade edecek kelime bulamıyordu. kalabalığın içinden ''mucize! mucize!'' sesleri yükselmeye başladı. durumdan etkilenen sanatçı, kendisi insanların hayatlarını kurtarmaya vesile olduğu için tanrıya teşekkür etti. başta 96 numaraları senfoniye atfedilmiş bu lakabın aslında 102 numaralı senfoniye ait olduğu keşfedilmiştir.
uzun yıllar mucize senfoninin 1791 tarihli symphony no. 96 olduğu düşünülmüştür. fakat olay 2 şubat 1795'te her majesty's theatre'da gerçekleşmiştir.
haydn'ın biyografi yazarının söylediklerine göre haydn orkestrayı klavyeden yönetiyordu ve haydn'ı yakından görmek isteyen seyirciler önlere doğru hareket etmişti. zeminin boş kalan olan ortasına, salonun avizesi düştü ve parçalara ayrıldı. ilk korku anı sona erdiği zaman şans eseri hayatta kaldığını düşünen seyirciler bunları ifade edecek kelime bulamıyordu. kalabalığın içinden ''mucize! mucize!'' sesleri yükselmeye başladı. durumdan etkilenen sanatçı, kendisi insanların hayatlarını kurtarmaya vesile olduğu için tanrıya teşekkür etti. başta 96 numaraları senfoniye atfedilmiş bu lakabın aslında 102 numaralı senfoniye ait olduğu keşfedilmiştir.
devamını gör...
yazmayan yazar
üstüne üstlük 24 saat online olanını alnından öpesim var.
o nasıl sabır öyle.
helal olsun.
o nasıl sabır öyle.
helal olsun.
devamını gör...
moderasyona çok yüklenilmesi
moderatörlüğü gönüllü işkenceye benzetmekteyim.
neden? şikayetmiş vs. geç, onlar neyse.
her başlığa, her tanıma bak tek tek, hepsine kategori etiketi vur, markette çalışan işçi moderasyondan az etiket vurmuştur. buna bir çözüm gerekiyor, kategoriler moderasyona ciddi bir yük.
neden? şikayetmiş vs. geç, onlar neyse.
her başlığa, her tanıma bak tek tek, hepsine kategori etiketi vur, markette çalışan işçi moderasyondan az etiket vurmuştur. buna bir çözüm gerekiyor, kategoriler moderasyona ciddi bir yük.
devamını gör...
basamak
ioanna kuçuradi'nin belirttiğine göre, ülkemizde çoğunun son olanı diğerlerinden farklı olduğu için, bir çok yaşlının ya da dalgın insanın düşmesine, bir yerlerini kırmasına sebebiyet verendir.
devamını gör...
sözlük yazarlarımızı ayakta tutan yazılar
ne olursa olsun ne yaşarsam yaşayayım beni ayakta tutan sözlerdir.
ben hayata hayatı yaşamaya geldim kimsenin ne dediği umrumda değil hayat kısa ve ne zaman biteceği belli olmayan bir kavramdır. o yüzden herkes her zaman zaten konuşur. onların yaptığı tek şey zaten konuşmak yapabilecekleri başka şeyler olsaydı herhalde yaparlardı. o yüzden takmamak...
insanları takmamak belki de hayatı yaşamanın küçük bir tüyosudur
hedeflerim ve inançlarım doğrultusunda yaşıyorum inşallah yaşadığım sürece bunları bilerek yaşarım.
ınsanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil; insanı ayakta tutan inan inançları ve prensipleridir.
-albert einstein-
ben hayata hayatı yaşamaya geldim kimsenin ne dediği umrumda değil hayat kısa ve ne zaman biteceği belli olmayan bir kavramdır. o yüzden herkes her zaman zaten konuşur. onların yaptığı tek şey zaten konuşmak yapabilecekleri başka şeyler olsaydı herhalde yaparlardı. o yüzden takmamak...
insanları takmamak belki de hayatı yaşamanın küçük bir tüyosudur
hedeflerim ve inançlarım doğrultusunda yaşıyorum inşallah yaşadığım sürece bunları bilerek yaşarım.
ınsanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil; insanı ayakta tutan inan inançları ve prensipleridir.
-albert einstein-
devamını gör...
gel benimle
gel benimle çok çok uzaklara
hüzünlerini bir parça aşkla değiştir
gel benimle bilinmez duraklara
mevsimlerini bir dalga yaza dönüştür
...
sözlerine sahip olan harika şarkı.
hüzünlerini bir parça aşkla değiştir
gel benimle bilinmez duraklara
mevsimlerini bir dalga yaza dönüştür
...
sözlerine sahip olan harika şarkı.
devamını gör...
nasıl sevilmek isterdiniz sorunsalı
sadece zahmetsiz yormadan yorulmadan. dokunsan kırılcak gibi, vursan devrilmiycek gibi. güclü ve nahif işte.
devamını gör...
geceye bir kuş bırak
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından aforizmalar
mezarlıklar; kendilerini vazgeçilmez sananlarla doludur.
devamını gör...
çıngar çıkarmak
istediği herhangi bir şeyi normal yollardan elde edemeyen insanları betimlemek için kullanılan bir deyim.
devamını gör...
sonra bir daha gördün mü abi o kızı
çilingir sofralarının, gençlere anlatılan aşkların, eski türk filmi meyhanelerinde dostlarla konuşmanın kısaca kesin ortada sıvı bir şeylerin olduğu en az 2 kişilik mutlu bitmeyen, yarım kalan "ulan çok sevmiş be" kıvamında aşk hikayelerinin sonunda sorulan soru.
devamını gör...
gülümsemek
gülümseyemediğimiz her gün ziyandır.
devamını gör...
şu an sözlükte kadın olması
tek elle başlık açamazsın yiğidim. öyle hebele hübele olur.
edi one: başlık başa.
büdü two: başlık adı değiştirilmiş.
edi one: başlık başa.
büdü two: başlık adı değiştirilmiş.
devamını gör...
muhteş ikiliyle kafa rock radyo yayını
(bkz: don't feed the troll) *
devamını gör...
iyilik anlatılır mı sorunsalı
anlatilanin gercekten iyilik olduguna emin miyiz diyecegim sorunsal.
simdi iyilik olarak adlandirilan bir eylemin yapildigini dusunelim. bunun somut olarak birinin yuzune vurulmasi demek bel altindan "karsilik bekliyorum, farkinda ol" demektir. dolayisiyla cikar soz konusudur. ve yapilan iyilikte cikar güdülmez (en azindan somut olarak, karsiligi beklenmez). yani o iyilik, aslinda iyilik degildir. borc verilmis paradan hallicedir.
simdi iyilik olarak adlandirilan bir eylemin yapildigini dusunelim. bunun somut olarak birinin yuzune vurulmasi demek bel altindan "karsilik bekliyorum, farkinda ol" demektir. dolayisiyla cikar soz konusudur. ve yapilan iyilikte cikar güdülmez (en azindan somut olarak, karsiligi beklenmez). yani o iyilik, aslinda iyilik degildir. borc verilmis paradan hallicedir.
devamını gör...
aileyle film izlerken cinsel sahnenin çıkması
çocukluk döneminde ebeveynler tarafından gözlerinizin önüne ellerini koymalarıyla sonuçlanır.
yani bende öyle oluyordu...
yani bende öyle oluyordu...
devamını gör...
kafa sözlük
telefondayken alttaki buton kısmı yukarı zıplayıp duruyor. imdat ya yeminle sinir krizleri geçirecem artık kaç gündür. buna bi çare yokmudur sayın hekimler? bir el atsanızda üzülmesek artık. en heyecanlı yerinde reklam giren dizi gibi...
devamını gör...
sevgiliyle yapılabilecek aktiviteler
yemek yapmak yaparken de birlikte şarap içmek. klişe değil bambaşka bir güzellik.
devamını gör...


