şener şen ile şevket altuğ'un oynadığı gölge oyunu isimli film. ışığın kompozisyonun bir parçası olarak kullanıldığı nadir filmlerden biri.
buna benzeyen başka bir örnek :
(bkz: aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni)
devamını gör...

üzerinden 20 sene geçtiğine inanamadığım teoman şarkısı. daha dün okul çıkışında teocularla tarkancılar birbirimize dalıyorduk.
devamını gör...

bir hitap şekli. çok sevdiğiniz güzel insanlara söylersiniz. alın, tepe tepe kullanın. maksat faydamız dokunsun insanlığa!!1.11!
lakin bu sözlük için bir tane güzelcim var ahali. ayık olalım. bilmeyenler olsun olsun en fazla 3 günlük yazardır.**

neyse efendim, benim gibi sevdiği herkese, herrrrrkese lakap takan bir insanın hayatına, aynada gördüğü insanın güzelliği yerine ikinci tekil şahıs zamirine güzelliği atfeden bir şiir dizesinden alıntı yaparak mahlas seçen bir insan giriyorsa, gereken yapılmalıydı. bazen cümle yazarken kendimi kaybediyorum ya... nalet gelsin. tamam neyse sulandırmıyorum; teyidimi aldım, gönlüm rahat. denk geliyorum sağda, solda. olur, oluyor yani, benim tekelimde değil neticede, başkasının da gelmiş olabilir aklına lakin cıks, öyle olmamış. o bir tane güzelcim'e ilk güzelcim diyen benmişim. aferim bana. e ama yani, kullanıma sunuldu neticede, problem yok kanqiler, kullanabilirsiniz, bişiy demiyorum.

o değil de bugün bir mesaj attı güzelcim bana, kalakaldım ekrana bakarken. hani bazen, birileri size bir şeyler söyler, nabzınız yükselir, çok sevinirsiniz, ekranı falan yemek istersiniz ya coşkuyla, öyle değil tam. nabzım yavaşladı, elim ayağım boşaldı. negatif bir şeyden söz etmiyorum, öyle bir şey yazmış ki mala bağladım, an durdu, kayboldum içinde. anlatamıyorum. demem o ki, güzelcim yetmiyor da işte aslında, idare ediveriyoruz.
nasıl tanımlayayım yahu? ahmed arif miyim ben? konu kilit.
devamını gör...

insanın o zamanlar aklına geldiğinde yeniden çocuk olası gelir.

babamın öğretmen arkadaşları ile akşam oturmaları olurdu ben küçükken. muhabbet öyle güzel ve koyu ilerlerdi ki saatin nasıl geçtiğini pek farketmezlerdi. biz de çocuklar kendi aramızda oynarken bir şekilde uykuya teslim olurduk. sonrası anne-baba kucağında eve dönüş.

o uykunun tadı başkaydı be.
devamını gör...

1 ay kadar önce ada ile ilgili bir belgesel izlemiştim. mevzunun fesle vesaire ile ilgili olmadığı direkt olarak türk denizcilerle ilgili olduğu anlatılıyordu. başlığı görünce de, o aklıma geldi birazcık araştırma yaptım. şöyle bilgiler mevcut;


16. 17. ve 18. yüzyıllarda ispanyol, fransız ve ingilizler arasında el değiştiren adaların ismi 16. yüzyılda ispanyollar’ın elindeyken bile yine türk adaları’ydı. yani bu ismi almasının fesle uzaktan yakından hiçbir alakası yok. ingilizler adanın ismini değiştirmek istemişlerse de ada halkını yüzyıllardır kullandıkları bu isimden vaz geçirememişler. adaların ismini değiştiremeyen ingilizler bu kez de ada ile türkler arasındaki bağı “fes benzerliği” masalını uydurarak kesmek istemişler. 1869 yılında ise turks ve caicos adaları’nın “ay-yıldızlı” eski bayrağını değiştirmeyi başarmışlar.


bayrak şöyle bir şey;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

küba büyükelçisi de konuyla ilgili şöyle bir bilgi aktarmış;


“caicos kelimesi, türkçe’deki kayıktan geliyor. adanın adı türkler’in burada bulunduğunu gösteriyor. küba’nın en meşhur bir bölgesinin adı matatorcos, yani türklerin öldüğü yer! bunun bir felaket sonucu olduğunu dair bilgiler var. ispanyol gemisi san agustin 28 şubat 1596’da havana’ya geldiğinde mürettebatın 45’i müslüman, bazılarının adları ramazan, recep, yusuf, ali, hüseyin idi. batı anadolu ve karadeniz’den gelmişlerdi. 1640 yılında küba’nın güneyinde bir ingiliz ticari gemisi türk korsanları tarafından ele geçirilmiş.”


ayrıca, piri reis’in haritasında bu adaların bulunduğu yerde kayık resimleri olduğundan bahsediliyor. bu da küba büyük elçisinin sözlerini doğrular nitelikte. zaten oglalalakota dostumuz da fesin kullanılmaya başlanma zamanlarından bahsetmiş. bu sebeple türk denizcilerin oraya gitmiş olması ve bahsedilen izleri bırakmış olmaları daha akla yatkın gibi. laf aramızda bitkiyi de hiç sevmedim zaten *
devamını gör...

sık sık alıntı ya da edebi alıntılı tanım giren biri olarak bunu tanım sayısı için değil, kendimi bu yolla ifade etmeyi sevdiğim için tercih ediyorum.
bir fikir söylendikten sonra o fikirle ilgili bir alıntı paylaşılabilir ya da başlığı görünce o başlıkla ilgili bir alıntı akla gelebilir. bunlar sözlüklerde olan normal şeylerdir.
her yazar tanım, takipçi sayısına ya da karma puanına takılmaz, genellemeler düşman başına.*
devamını gör...

eşcinsel olup olmadıkları kimsenin umrunda olmayan yazarlardır.
devamını gör...

gün zileli'nin türkçeye kazandırdığı margarette buber-neumann'ın kendi anılarına dayanarak yazdığı hem gulag hem de nazi toplama kamplarında yaşadıklarını* anlatan kitaptır. kendisi alman komünist partisi üyesi iken alman toplama kamplarından birisine gönderilmektedir ve stalin ile hitler'in komünist mahkumların takası için anlaşmasından sonra bu sefer de sscb tarafından tutuklanarak gulaglara sürülmüştür. en azından halen stalin'i savunan kardeşlerimiz varsa gerçek anılara dayanan bu kitabı okumalarını şiddetle tavsiye etmekteyim.
devamını gör...

çok sevdiğim hareket. sık sık da yaparım, utanılacak bir şey değil. her zaman mağazadan almak zorunda değiliz. hatta artık çocukla ahbap olduk. kendi giymediklerimi de götürüp ona veriyorum satsın diye. sağ olsun bazen çok fazla giysi götürdüğüm için para bile almıyor. ucuzu geçtim, bedava alıyorum yani *
devamını gör...

t: aslında bir duvara, yola, cama, manzaraya vb. yerlere bakarken orayı değil de o anda düşündüğün şeylerin gözlerinin önüne gelmesidir.

mesela çok güzel bir manzarada sigarayı yakıp aklına o güzellikteki düşündüğün şeyin o manzaranın bile önüne geçebilmesi durumu olabiliyor bazen bende
devamını gör...

(bkz: erasmus yapma fikrinden nefret etmeye başlamak)

"kadının amacı şu, erkeğin amacı şu" diye diye bir nesli erasmus'tan kopardınız be.
devamını gör...

dile getirmeyi geçtim, üzerinde düşünmek bile istemeyeceğim olay.

birçok insan gördüm bugüne dek "şöyle ölmekten çok korkuyorum", "böyle ölmek istemem" diyerek tam da korktuğu şekilde ölen. insanın ağzından çıkanlar bazen tam da çıktığı şekilde gerçekleşir. size tavsiyem böyle şeyleri fazla dillendirmeyin ve eğlence konusu yapmayın.
devamını gör...

kimseye bir faydası olmayacak ama çekirgelerin duyma organları ön bacaklarındadır.
devamını gör...

bir yurt dışı seyahati yapmak bu isteklerimden biridir. nasipse 2021 yazında yapmak istiyorum bunu.
devamını gör...

1 ay önce olduğu gibi tekrar yaşanan gelişmedir.

mesela bu olay 1 ay önce oldu tekrar olmasın diye çaba göstermemişler.

kar yağıyorsa elektrikler gidiyor, doğalgaz gidiyor, hat gidiyor.
ikisi aynı anda olmuyor.

çoğu ev 8 saattir elektriksiz ve doğalgazsız. yaşlısı var, bebeği var, hastası var, öğrencisi var herkes mağdur oluyor.

buradan ampül logolu partinin belediye başkanı şükrü başdeğirmen beyefendiye selam yolluyorum, ha tabii unutmadan aedaş denen kuruma da selam yolluyorum.

edit: elektrikler geldi, hala bazı evlerde yok.
devamını gör...

başbakanlık görevinden ayrılmadan 22 gün önce örtülü ödenekten 500 milyar lira çekip zerre hesap vermeyen kişidir.
devamını gör...

hepsinin kafasının güzel olduğu belliydi 20 senedir.
devamını gör...

havadaki uçan kuşa yürüyen kimselerin olduğu yerde şaşırılmayacak durum. şairin de dediği gibi ;ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim..
devamını gör...

tabiki sigara.
devamını gör...

gece uğraşı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim