desteklemediğim kampanya.

yeni bir sözlük olarak burayı tercih etme sebeplerinden birinin eksi butonu gibi olumsuz özelliklerin olmayışı olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

murathan mungana ait bir şiirdir.

daha az seviyorum seni
giderek daha az
unutur gibi seviyorum
azala azala
aramızdaki uzaklığın karanlığında
geceler kısalıp, gündüzler uzuyor böyle olunca
daha az seviyorum seni
kendini iyileştiren bir yara gibi
daha az
ve zamanla

sen geceyi tutuyorsun, ben nöbetini
uzak dağ kışlalarında
görmüyoruz birbirimizi
usul usul sis iniyor
kopmuş yollara
ışığı hafif, uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin
bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda
sevgilim sevgilim
yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da

artık daha az seviyorum seni
unutur gibi, ölür gibi daha az
yeniden ödetiyorum kendime
onca aşkın öğretemediğini
kolay değildi
yalnızca sevgilimi değil, evladımı da kaybettim ben
kaç acı birden imtihan etti beni
bir tek gece vardır insanın hayatında
ömür boyu sürer nöbeti
bu da öyleydi,
iyi ol, sağ ol, uzak ol
ama bir daha görme beni.
devamını gör...

sevdiğim bir insanın anlattığı olayı aklıma getirdi. elindeki çöpü yere atıp yoluna devam ederken bir anda rahatsız hissedip arkasını dönüp çöpü alıp çöpe atmış kendisi. sonradan şöyle bir çevreye baktığında sokağın oldukça temiz olduğunu, tek bir çöpün bile olmadığını farketmiş. belki de tam da bu teoride ki gibi yere çöp atmak hep yanlış bir hareket olsa da hiç kimsenin yere çöp atmadığı bir yerde bunu yapmak daha büyük yanlışmış gibi geliyordur bize. bunun tersi de geçerli olabilir tabii. herkesin yere çöp attığı bir yerde yere çöp atmak o kadar da yanlış değildir artık.
devamını gör...

bizimkiler kayısı ve ayvadan yemek yapıyorlar. doğranmış ayvaları patates sandım ilk başta, meyveden yemek işi bana ters geliyor.
devamını gör...

türkiyenin ve dünyanın en büyük liderlerinden biri.
devamını gör...

az önce yaptım bakalım.
uzun zamandır düşündüğüm bir şeydi.
çok zararı oldu ama insan kıyamıyor işte.
ben üzüleyim ama o üzülmesin.
kırıla kırıla kırmaya başlıyormuş ya insan.
o da kötü be.
kim ister ki hikaye kötü bitsin?
vurdumduymaz ise o daha da kötü.
peşinden gelse o da kötü.
başlık bu muydu acaba?
umarım uygun yazıyorumdur.

neyse mutlu olduğum günün de içine ettiler şükür!
ah bu şarkıların gözü kör olsun!
devamını gör...

fotonları kaybeden bilim adamı feryadı.
devamını gör...

çello denildiği zaman akla gelen ilk isimdir.besteci olan babası tarafından kendisine öğretilen bach süitlerini 5 yaşında ilk konserini verirken icra etmiştir. çinli bir ailenin paris doğumlu çocuğu olan yo-yo ma, ailesiyle new york'a taşınmış ve sanat konusunda en yetkin okul olan the juilliard school'a gitmiştir. sonrasında ise harvard üniversitesi'nden mezun olmuştur.18 kez grammy ödülü kazanan bu çellist, mütevazılığıyla da örnek bir insandır.
yo-yo ma'nın toplamda 3 farklı çellosu vardır. kendisi için üretilmiş olan elektronik çellosuyla çağdaş besteleri yorumlar,antonio stradivarius yapımı çellosunu ise yedekte tutar.bir diğeri ise 'petunya' sıdır.1733 venedik yapımıdır.yo-yo ma, petunyası ile birlikte 2001 yılında istanbul'a da gelmiş,konser vermiştir.
devamını gör...

başıma bir şey gelmeyecekse en az orijinal versiyonu kadar caz versiyonunu da sevdiğim şarkı.
devamını gör...

benden hoşlanan biri varsa ben bunu anlamam çünkü seri artılamayı falan genelde hanım dostlarım yapıyo. (erkeklerden hoşlanıyorum, genelde kadın takipçilerim var ondan dedim. yanlış anlamayın.)
neyse böyle bir durum varsa benden çok bir şey beklemeyin çünkü halim yok.. ama söyleyin belki bir gün 2+1 evimizde mantı yaparken bulur biri beni karşısında. (ütopik ama olsundu..)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
eveeet ben kendimi yine date'e çıkardım.. bayağı da olmuştu he.. ojem, cüzdanım ve sweatshirt 'üm ile muazzam bir uyum yakaladık..
devamını gör...

1844-1930 yılları arasında yaşamış realist rus ressam. portre ressamı olması sebebiyle özellikle yüz ifadelerini çok gerçekçi ve başarılı çizen muhteşem bir ressam kendisi.
bir kere daha paylaşmıştım ama her gördüğümde beni çok etkilediği için eklemezsem olmayacak. olayın korkunçluğu ancak bu kadar başarılı resmedilebilir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel ivan the terrible killing his son (1885)

türk sultanına mektup yazan zaporojya kazakları (1880-1891) tablosu, 4. mehmed'in zaporojya kazaklarına direnmeden teslim olmalarını isteyen mektubuna karşılık, kazakların dalga geçerek hakaret dolu bir cevap yazdıkları sahneyi anlatıyor. tabloyu çar ııı. aleksandr satın almış ve dönemin en pahalı tablosu olmuş. hepsinin nasıl eğlendiğini yüzlerinden okuyabiliyoruz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

“beni çevreleyen herşey, bana çok büyük heyecan veriyor, beni rahat bırakmıyor ve onları resime dökmemi talep ediyor; gerçeklik insanı öyle hiddetlendiriyor ki, onu vicdan rahatlığıyla bir örgü örneği gibi resmetmek mümkün değil.”

eserlerini incelemek için buradan
kaynak
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ah! karadeniz içimizi kararttın artık
devamını gör...

şu aralar sadece bende mi olduğunu sorguladığım tuhaf istektir. buradaki düşmandan kastım kişinin sevmediği ve kişiyi de sevmeyen insan. yani bildiğimiz düşman, evet. şöyle ki, ne zaman biri bana düşmanca davransa benden hoşlanmadığını dile getirse sanki bütün nefretim uçup gidiyor ve o kişiye sırnaşmak istiyorum.

benden nefret eden o kişiyi cezbetmek, şefkat göstermek ve sevmek istiyorum durduk yere. sanki o kişinin bana duyduğu nefretin sevgiye dönüşmesi en büyük amacım oluyor. başka kimseyi elde etmek için uğraşmadığım kadar uğraşıyorum ve sevgiye boğuyorum onu.

neden durduk yere oluyor bilmiyorum. insanlar bunu çok tuhaf karşılıyor. neden önceki gün ölüm kavgası ettiğin insana böyle sırnaşıyorsun diyorlar... lütfen bana tek olmadığımı söyleyin.

düşmanı sevgimle afallatmak için kuduruyorum resmen.
devamını gör...

yoldaş'ın koltuğunu bilemem de kaldı ki bir bilen'in dediği gibi adam yerde oturuyor. ayıptır söylemesi yoldaştan çarptığım dolarlarla aldırdığım ısıtmalı masaj koltuğumu bir günlüğüne gencecik birine verebilirim. bana da gün doğar. al kardeşim çaylaklarla sen ilgilen 24 saat. gece 23.59 da bu insan kaçar.
devamını gör...

hepimizin doğru kişiyle dinlemesi dileğiyle...

sezen aksu- haydi gel benimle ol.
devamını gör...

jake- amy
behzat ç- savcı esra
claire-phil
devamını gör...

bir gün hepimizin o göbekten zeytin yiyeceğimiz vaadiyle bizleri kandırıp tarikatına alan yönetici;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: teşekkür ederim)
söyleyen ben olmama rağmen, benim bile içim acıdı be. o ne saçma bir cevaptı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim