çam devirmek
genel olarak patavatsız insanları anlatan bir deyim. söylediği lafın nereye gideceğini bilmeden konuşup, karşısındakini üzen insanları tanımlamak için kullanılır.
devamını gör...
sait faik abasıyanık
mayıs ayında okunacak en iyi yazarlardandır. bahar mevsimi sait faik mevsimidir...
devamını gör...
yazarları sürekli kısıtlamaya çalışan yazarların bayması
sözlükte binlerce düşünce var. hepsi hoşunuza gidecek değil. herkes istediğini yazmakta özgür. ben gider "silivri soğuktur" esprisini binlerce kez kullanırım kime ne. hoşuna gitmeyen, profilime girer engeller, cidden baydınız, bayıyorsunuz. dünyaya dar düşüncelerinizle bakıyorsunuz. fikir dar olunca, çok şey beklememe lazım. yeter gerçekten, ciddi şekilde baymaya ve sözlüğü kalitesini düşürmeye başladınız. sizlerin bu düşünceleri sözlüğün yükselmesini engellemek, insanları sürekli kısıtlamaya çalışmaktan başka bir şey değil. burayı şekillendirmeye ne gücünüz ne de düşünceleriniz asla ama asla yetmez. kim bu dar fikirdeyse tek tek engelleyeceğim, onlar da beni engellesin, zaman kaybı olmasın. zaman geçirmeye geliyoruz, saçma sapan şeylerle karşılaşıyoruz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ingilizce seviyeleri
'mr and mrs brown' seviyesinde konuşup anlayabiliyorum.
devamını gör...
irem yılmaz
yeni başlamış bir youtuber kendisi, videolarını izlerken çok keyif alıyorum haberi yok ama arkadaşız bence
devamını gör...
4. haçlı seferi
1200-1204 yılları arasında gerçekleşen bir haçlı seferidir.
papa ııı. ınnocentius, kudüs'ü kurtarmak maksadıyla; tüm avrupa'yı sefere davet etti ve bu sefer 1202'de venedik'ten başladı. başlangıçta seferin hedefi önce mısır'ı ele geçirmek ve oradan kudüs'e gidip orayı da zaptetmekti. fakat venedik'liler ve yaşlı venedik dükü enrico dandolo bu seferin hedefini değiştirmeyi başardı. haçlılar, istanbul'u kuşatıp zaptettiler. klasik ve orta çağ'ın kültür hazineleriyle dolu olan şehri yakıp talan ettiler. 1204'te kendi orta çağ ve katolik inançlarına uyan latin imparatorluğu'nu kurdular. ıv. haçlı seferi gayesinden uzaklaşmış bir sefer olarak sona erdi. böylelikle haçlılar, 1261 yılına kadar bizans üzerindeki hâkimiyetlerini sürdürerek istanbul’a sahip oldular.
devamını gör...
iq ortalaması düşük ortamlar
kahvehaneler.
devamını gör...
milyonlarca kişi çocuk pornosu da izliyor
bakanımızın sedat peker videolarını izleyen insanlarımızı çocuk pornosu izleyenlerle kıyaslaması durumu. bu adam en son düşmanına karısının iç çamaşırları üzerinden saldırmıştı ve bu adam bu ülkenin bakanı ve yine bu adam ülkemizin en popüler insanlarından biri. utanıyorum....
devamını gör...
dış görünüşle dalga geçmek
yalnızca özgüvensiz, karaktersiz insanların yapacağı durumdur. çünkü düşünebilen, aklı eren insanlar hayattaki belki de en önemsiz şeyin dış görünüş olduğunu bilir. birinin dış görünüşüyle dalga geçiyorsanız ya kendinizle barışamamışsınızdır ya da salaksınızdır. başka bir açıklaması ne yazık ki yok.
devamını gör...
serdar savaş'ın çin aşısı hakkındaki iddiası
yabana atılacak bir iddia değildir. eğer haberin içeriğindeki gibi rüşvet ile alınmış bir onay varsa bu halka yazık olmaktadır.
--- alıntı ---
dr. savaş'tan çin aşısı için bomba iddia:
'türkiye dünyada sahtekarlıkla onay alan tek şirketten aşı aldı'
eski dsö avrupa direktörü dr. serdar savaş, türkiye’nin aşı aldığı sinovac şirketinin dünyada rüşvet vererek aşı onayı alan tek şirket olduğunu iddia etti.
savaş, “bu aşıda temiz firmalar varken, en sahtekarını nereden bulduk merak ediyorum” dedi.
“dünyada çok az ülke sinovac’tan aşı almak için iletişime geçti. sinovac dünyada aşı üreten 100 firma arasında rüşvetle aşı ruhsatı aldığı, mahkeme kararıyla tescil edilen tek firma.
beni en çok meraklandıran bütün dünyada sahtekarlığı tescil edilen tek firmayı nasıl bulduk? bir aşı geliştirmişler, o aşıya ruhsat almak için rüşvet vermişler.
bu aşının içinde de ne tür sahtekarlıklar yaptıklarını bilmiyoruz. bu aşıda temiz firmalar varken, en sahtekarını nereden bulduk merak ediyorum.”
--- alıntı ---
haber kaynağı
--- alıntı ---
dr. savaş'tan çin aşısı için bomba iddia:
'türkiye dünyada sahtekarlıkla onay alan tek şirketten aşı aldı'
eski dsö avrupa direktörü dr. serdar savaş, türkiye’nin aşı aldığı sinovac şirketinin dünyada rüşvet vererek aşı onayı alan tek şirket olduğunu iddia etti.
savaş, “bu aşıda temiz firmalar varken, en sahtekarını nereden bulduk merak ediyorum” dedi.
“dünyada çok az ülke sinovac’tan aşı almak için iletişime geçti. sinovac dünyada aşı üreten 100 firma arasında rüşvetle aşı ruhsatı aldığı, mahkeme kararıyla tescil edilen tek firma.
beni en çok meraklandıran bütün dünyada sahtekarlığı tescil edilen tek firmayı nasıl bulduk? bir aşı geliştirmişler, o aşıya ruhsat almak için rüşvet vermişler.
bu aşının içinde de ne tür sahtekarlıklar yaptıklarını bilmiyoruz. bu aşıda temiz firmalar varken, en sahtekarını nereden bulduk merak ediyorum.”
--- alıntı ---
haber kaynağı
devamını gör...
güne psikolojik bir tespit bırak
benim değil ama, aziz nesin'in soyadı tespitidir. kişilerin özelliklerinin soyadlarının tam tersi olduğudur.
dünyanın en cimrileri ‘eli açık’, dünyanın en korkakları ‘yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘çalışkan’ gibi soyadları aldılar. her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime ‘nesin’ soyadını aldım. herkes ‘nesin’ diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim.”
dünyanın en cimrileri ‘eli açık’, dünyanın en korkakları ‘yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘çalışkan’ gibi soyadları aldılar. her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime ‘nesin’ soyadını aldım. herkes ‘nesin’ diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim.”
devamını gör...
b12 vitamini eksikliği
eksikliginde gozle gorulebilir en buyuk problemlerin, norolojik problemler oldugunu soyleyebiliriz. dikkat daginikligi, unutkanlik, sinirlilik durumu,surekli dusuncelere dalma hatta dolayli yoldan kaygi bozukluguna ve depresyona neden olabilir. bunun disinda sindirim sistemi ve bagirsaklar icin oldukca onemlidir.
devamını gör...
likit radyo yayını
bu kez hem dinleyip hem konuşacağım yayın olduğu için iki kat heyecanla beklediğim haftalık favori aktivitem. umarım fazla yüklenmezler. *
devamını gör...
türkiye'de tartışma kültürü
insanı canından bezdiren şey.
her ne kadar tartışma kelimesinin anlamlarından biri, türk dil kurumu'na göre "karşılıklı ağır sözler söyleyerek yapılan çekişme" olsa da, tartışma kültürü derken bahsettiğimiz şey bu değil ama buymuş gibi anlaşılıyor bazı insanlar tarafından.
hemen hemen herkes biliyor bu yazacaklarımı ama yine de özetleyeyim aklımdakileri;
- öncelikle, bu fikre katılmayanların varlığını bilsem de söyleyeyim; tanımadığınız insanlarla senli benli başlamamalısınız lafa. karşınızdaki kişi kendisine "sen" denilmesini ister ve bunun sinyalini verirse o zaman tamam ama bu sinyali almadan bunu yapmayın. bu size göre önemsiz bir detay ya da samimiyet göstergesi olabilir ama birçok insana göre bir saygısızlık belirtisidir. mesela iş yerinde patronunuzla, okulda hocalarınızla nasıl senli benli konuşmuyorsanız, başka ortamlarda da -karşınızdaki insanla aranızda bir samimiyet yoksa- bunu yapmasanız iyi olur.
- tartışmaktan kasıt genellikle kavga değil, fikir alışverişidir. sakin sakin konuşun/ yazın.
- "anlamıyorsun" demeyin. kimseyi zekâ bakımından kendinizden düşük seviyede sanmayın. "anlatamıyorum" deyin çünkü belki de gerçekten doğru ifadeleri seçemiyorsunuzdur ve karşınızdakinin ne anlatmaya çalıştığınızı anlamaması sizin hatanızdır.
- karşınızdakinin görüşlerini değiştirmeye değil, farklı açıdan düşünmesini sağlamaya çalışın. belki de görüşlerini değiştirmesi gereken kişi sizsinizdir.
- "bitse de sıra bana gelse, bir an önce cevap versem..." diye beklemek yerine karşınızdakinin ne dediğini doğru dürüst dinleyin ve anlamaya çalışın. bu bir yarış değil.
- eksik ya da yanlış biliyor olabileceğinizi kabullenin. yeterli bilginiz yoksa mesnetsiz iddialarda bulunmayın, fikrinizde ısrarcı olmayın. en azından söylenenleri 1'den fazla kaynaktan araştırın. hep kendi kafanıza uyan kaynakları okumayın. karşıt görüşlü kaynakları da okuyun ki insanların neden öyle düşündüğünü/sandığını anlama şansınız olsun.
- bilginizin, fikrinizin yetmediği yerde küfre sarılmayın. "seninle daha fazla tartışmak istemiyorum." demeyi tercih edin.
- insanlar için kutsal ya da değerli olan konularda onların görüşlerine saldırmayın, hakaret etmeyin. kendinize yapılmasını istemeyeceğiniz hiçbir hareketi başkasına yapmayın. düzgün bir üslupla anlatmadığınız şeyleri kimse dinlemek istemeyecektir. haklı bile olsanız...
- dünyada 8 milyar kafa varsa 8 milyar da görüş var. kimse kimseyle her konuda bire bir aynı şekilde düşünmez. tartıştığınız konu dışındaki birçok konuda, karşınızdaki kişiyle hemfikir olma ihtimaliniz var. bu nedenle tartışma sonrasında, sırf fikirleriniz farklı diye insanlara düşmanca hisler beslemeyin.
her ne kadar tartışma kelimesinin anlamlarından biri, türk dil kurumu'na göre "karşılıklı ağır sözler söyleyerek yapılan çekişme" olsa da, tartışma kültürü derken bahsettiğimiz şey bu değil ama buymuş gibi anlaşılıyor bazı insanlar tarafından.
hemen hemen herkes biliyor bu yazacaklarımı ama yine de özetleyeyim aklımdakileri;
- öncelikle, bu fikre katılmayanların varlığını bilsem de söyleyeyim; tanımadığınız insanlarla senli benli başlamamalısınız lafa. karşınızdaki kişi kendisine "sen" denilmesini ister ve bunun sinyalini verirse o zaman tamam ama bu sinyali almadan bunu yapmayın. bu size göre önemsiz bir detay ya da samimiyet göstergesi olabilir ama birçok insana göre bir saygısızlık belirtisidir. mesela iş yerinde patronunuzla, okulda hocalarınızla nasıl senli benli konuşmuyorsanız, başka ortamlarda da -karşınızdaki insanla aranızda bir samimiyet yoksa- bunu yapmasanız iyi olur.
- tartışmaktan kasıt genellikle kavga değil, fikir alışverişidir. sakin sakin konuşun/ yazın.
- "anlamıyorsun" demeyin. kimseyi zekâ bakımından kendinizden düşük seviyede sanmayın. "anlatamıyorum" deyin çünkü belki de gerçekten doğru ifadeleri seçemiyorsunuzdur ve karşınızdakinin ne anlatmaya çalıştığınızı anlamaması sizin hatanızdır.
- karşınızdakinin görüşlerini değiştirmeye değil, farklı açıdan düşünmesini sağlamaya çalışın. belki de görüşlerini değiştirmesi gereken kişi sizsinizdir.
- "bitse de sıra bana gelse, bir an önce cevap versem..." diye beklemek yerine karşınızdakinin ne dediğini doğru dürüst dinleyin ve anlamaya çalışın. bu bir yarış değil.
- eksik ya da yanlış biliyor olabileceğinizi kabullenin. yeterli bilginiz yoksa mesnetsiz iddialarda bulunmayın, fikrinizde ısrarcı olmayın. en azından söylenenleri 1'den fazla kaynaktan araştırın. hep kendi kafanıza uyan kaynakları okumayın. karşıt görüşlü kaynakları da okuyun ki insanların neden öyle düşündüğünü/sandığını anlama şansınız olsun.
- bilginizin, fikrinizin yetmediği yerde küfre sarılmayın. "seninle daha fazla tartışmak istemiyorum." demeyi tercih edin.
- insanlar için kutsal ya da değerli olan konularda onların görüşlerine saldırmayın, hakaret etmeyin. kendinize yapılmasını istemeyeceğiniz hiçbir hareketi başkasına yapmayın. düzgün bir üslupla anlatmadığınız şeyleri kimse dinlemek istemeyecektir. haklı bile olsanız...
- dünyada 8 milyar kafa varsa 8 milyar da görüş var. kimse kimseyle her konuda bire bir aynı şekilde düşünmez. tartıştığınız konu dışındaki birçok konuda, karşınızdaki kişiyle hemfikir olma ihtimaliniz var. bu nedenle tartışma sonrasında, sırf fikirleriniz farklı diye insanlara düşmanca hisler beslemeyin.
devamını gör...
maki
akdeniz ve ege de bulunan bulunan marmara bölgesinde ise yukarılara çıkamayan bodur ağaçlardır. bunlar kizilcamlarin tahrip edilmesiyle oluşmuştur. zeytin, defne, menengic gibi ağaçlardır. bu ağaçlar yapı itibariyle küçük ve sert yapraklı ağaçlardır. makilerin tahriğiyle (bkz: garig)
devamını gör...
üstteki soruyu cevaplayıp bir soru sor
kendime söylediğim şu sözdür:sakin ol lütfen. bu durum geçici, her şey gibi bu canını sıkan şey bitecek, az kaldı, sabret. ne olursa olsun gülümsemeyi unutma, yüzün olabilir ya da içinin gülümsemesi. sıkıntılı vaktini rahatlacak şeyler yap. hayvan sev, sarıl, çocuklarla oyna, yemek yap, ağla. unutma ki geçecektir. sen bu durumdan çıkınca inan ki daha güçlü olacaksın, hayat böyle bir şey, kabullen ve derin derin nefes al.
sorum şu yazarımıza: sevginin gücünü nasıl hissedersin?
sorum şu yazarımıza: sevginin gücünü nasıl hissedersin?
devamını gör...
alternatif prezervatif sloganları
minare sizden kılıf bizden
devamını gör...
jagten
çocuk tacizi gibi aşırı bıçak sırtı bir konuya değinen kuzeyli filmi.
bu tarz konuları işlemek her coğrafyada mümkün olmaz. bu söylediğim kuzeylilere bir övgü değildir. coğrafyanın kültür, sanat ve düşünme üzerine etkisinin göstergesidir. her konuya her yerde dokunamazsın.
filmin tekniği ise, yönetmenin öncülerinden biri olduğu “dogma 95” akımının özelliklerini taşır. filmde neredeyse müzik yoktur. az miktar olan müzik ise ya tv ya da radyodan gelir. kamera ise aşırı harektlidir. aniden yüzlere yaklaşıp uzaklaşabilir.
öznel yorum; harika film.
bu tarz konuları işlemek her coğrafyada mümkün olmaz. bu söylediğim kuzeylilere bir övgü değildir. coğrafyanın kültür, sanat ve düşünme üzerine etkisinin göstergesidir. her konuya her yerde dokunamazsın.
filmin tekniği ise, yönetmenin öncülerinden biri olduğu “dogma 95” akımının özelliklerini taşır. filmde neredeyse müzik yoktur. az miktar olan müzik ise ya tv ya da radyodan gelir. kamera ise aşırı harektlidir. aniden yüzlere yaklaşıp uzaklaşabilir.
öznel yorum; harika film.
devamını gör...
defne hanımın evinde kim kalp krizi geçirdi
ulan ya ülke ülke değil şerlok dizisi filan. müge anlıyı filan devreye sokmalıyız artık.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
“ayrılık dedim;
insanın içini dökmekten vazgeçmesi...”
-şükrü erbaş
insanın içini dökmekten vazgeçmesi...”
-şükrü erbaş
devamını gör...