iyi yazılımcıyı geçtim yazılımcı olmayan bireyler dahi yazılımcı olmaya çalışıyor yurtdışına kaçmak için. bilet olarak görülen en revaçta meslek şu anda. titanic battı gençler, jack şu an tahta parçasında dondu donacak.
devamını gör...

ice’ı falan boşver yavrumm.

ice delikanlı bir karşimizse sen duble delikanlı bir karşimizsin. bu mahallede yerin ayrı.

gıdığından öperim.
devamını gör...

(aramaya inandım ve daha önce başlığı açılmamış diye şaşırdım. eğer varsa konuya ilişkin başlık, tanımım oraya taşınırsa sevinirim.)

dünyanın manyetik ekseninin belirli zaman aralıklarındaki doğrultu değişimi.

konuya ilişkin bilgi vermeden önce birkaç ön bilgiyi vermeye çalışayım.

dünya sürekli olarak hareket hâlinde olan bir cisim. zaten gezegenimizin bir manyetik alanının olmasının nedenlerinden biri de hareket ediyor oluşu. manyetik alan, hareketli elektrik yüklerinin varlığıyla ortaya çıkar. dünyanın çekirdeğindeki erimiş metaller elektrik yükünün varlığını, dünyanın hareketi de yüklerin hareketini sağlar ve böylece ortaya bir manyetik alan çıkar. bu durum, ufak bir elektrik teli için bile geçerlidir. eğer telden bir elektrik akımı geçirirseniz, yani elektronların, başka bir deyişle elektrik yüklerinin hareket etmesini sağlarsanız, telin içindeki elektrik akımı, telin dışında bir manyetik alan oluşturur. dünyadaki sistem de bunun aynısıdır.

manyetik alan, yönü olan, yani vektörel bir büyüklüktür. bir mıknatıs üzerinden düşünelim konuyu. mıknatıslarda kuzey ve güney olmak üzere 2 yön bulunur. manyetik alan çizgileri de kuzeyden güneye doğru yönelir. basitçe şöyle gösterilir:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

dünyanın manyetik alanı da bundan farklı değildir. 2 kutbu bulunur ve bunlardan birine manyetik kuzey, diğerine manyetik güney kutbu adı verilir. bu iki kutbu hayali düz bir çizgi ile birleştirecek olursanız buna da manyetik eksen denir. ancak bir mıknatıstan farklı olarak, dünyanın manyetik kutupları hep aynı yerde durmaz. dönem dönem yer değiştirir çünkü dünya sabit bir cisim değildir. yaptığı bileşik hareketlerin bir sonucu olarak manyetik eksenin doğrultusu da değişir. böylece uzun yıllar boyunca süren bu değişim sonunda, manyetik kuzey kutbu ile manyetik güney kutbu yer değiştirir.

bunu nereden biliyoruz? jeoloji biliminden... jeolojik incelemeler, kayaçların "manyetik parmak izleri"nin zaman içerisinde birkaç kez bir yönden diğer yöne doğru yöneldiğini gösteriyor. yani kayaçların üst üste binen katmanlarından görüyoruz ki, bir dönem manyetik kuzeye doğru yönlenmiş olan kayaçlar ardından bir süre boyunca manyetik güney olarak bildiğimiz tarafa doğru yönlenmiş ve bu böyle devam etmiş. dolayısıyla bunun aslında dünyanın doğal bir süreci olarak gerçekleştiğini anlıyoruz. bu sürecin periyodu olarak verebileceğimiz net bir rakam yok. genel olarak 200 ila 300 bin yılda bir gerçekleşse de, son kaymadan bu yana yaklaşık 780 bin yılın geçtiğini görüyoruz.

***

burada bir parantez açayım. manyetik kutuplarla coğrafi kutuplar aynı değildir. yani mesela kuzey yarım küre derken, kuzeyden anladığımız şey ile manyetik kuzey aynı şeyler değil çünkü dünyanın dönme ekseni ile manyetik ekseni çakışık değil. bunların aralarında ufak bir açı var* ve bu nedenle doğrultuları farklı.

yeşil olan coğrafi kutupları, kırmızı olan ise manyetik kutupları gösteriyor:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

coğrafi kutuplar sabittir. yani oturduğumuz sandalyede şu an kuzeyimiz ne tarafsa, manyetik kutuplar değiştikten sonra da kuzeyimiz yine aynı yer olacak ama artık manyetik kuzey farklı bir noktayı işaret ediyor olacak. dolayısıyla yapılacak olan şey, pusulalarımızı bu yeni duruma uyarlamak olacak. zaten şu an yavaş yavaş gerçekleşmekte olan bu kayma nedeniyle, gps bilgilerinde gerekli düzeltmeler sürekli olarak yapılmakta.

***

manyetik kutup kayması aniden gerçekleşen bir olay değil. bir sabah kalktığınızda "hmm... artık manyetik güney şu taraf" demeyeceksiniz. bu yavaş yavaş gerçekleşecek. hatta şu an gerçekleşiyor. tabii yavaş yavaş diyoruz ama yine de öngörülenden biraz daha hızlı şekilde gerçekleştiği kaydedildi son yıllarda. fakat bunun hayatlarımızı aniden değiştirecek kadar büyük bir etkisi yok.

kutup kaymaları sırasında dünyanın koruyucu katmanı olan manyetosferde zayıflamalar olabilir. bu zayıflamalar aşırı veya kalıcı olmadığı sürece, bunların dünyadaki hayata çok büyük etkisi olmayabilir. ancak kuzey enlemlerde görülen kuzey ışıklarının bir süre boyunca daha orta enlemlerde de görülmesi beklenebilir.

manyetik kaymanın bir başka etkisi, manyetik alandan yararlanarak yönlerini bulan, göç yollarını buna göre ayarlayan hayvanlar üzerinde olacak. ancak asırlardır olduğu gibi, onlar da yine bunun üstesinden gelecek zaman içerisinde.

son yıllarda korkuyla beklenen bir sonucun da küresel iklim değişikliğinin tetiklenmesi olduğuna ilişkin haberler vardı etrafta. ancak bilim insanları bu durumun, iklim değişikliği ile ilgili felakete yol açacak boyutta bir etkisinin olmayacağını tahmin ediyorlar.
devamını gör...

bir jack london kitabıdır.

can yayınlarının kısa klasikler serisinde kırk beşinci kitap olarak yayımlanan eser iki bölümden oluşmaktadır. birbirinden bağımsız iki öykü olarak da okunabilir olan bu öyküler aslında aynı coğrafyada ve bir kahraman çevresinde döner.

birinci öykü kitaba ismini veren güneşin oğlu isimli nispeten uzun olan öykü. sömürgecilerin ve denizin ve adalarda yaşayan ilke kabilelerin ve köleleştirilmek üzere olan insanların ve para peşinde koşan uyanık beyaz adamın ve denizden para kazanmak için didinen insanların ve insan ırkının vahşi gözü doymazlığının hikayesi güneşi oğlu.

ikinci öykü güneşin tüyleri. bu öykü de aslında tam olara aynı konular üzerinde duruyor ama bu sefer lakabı güneşin oğlu olan beyaz adamla lakabı güneşin tüyleri olan diğer bir beyaz adam her şeye inanmaya hazır ilkel insanlar üzerinde ticari bir güç savaşına giriyorlar. biri iyi diğeri kötü beyaz adam gibi görünse de sömürgecinin iyisinin ya da kötüsünün olmayacağını biz gayet iyi biliyoruz.

jack london emeğin en olduğunu bilen ve insanları tanıyan bir yazardır. inanmazsanız okuyun bu kitabı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim bir kızım var.
devamını gör...

"en güzel intikam başarıdır. seni sevmeyen herkesi üzer." jacques lacan
devamını gör...

sesini duymak için aradım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir gece yarısı herkeşler uyurken elinden tutup gizlice gerçekleştirilebilir. fener değil de gaz lambası kullanılırsa daha bir romantik olur bence, hem garantilemiş oluruz.
devamını gör...

opeth versiyonu ayrı güzel olan şahane bir soft şarkıdır. metalci olmanıza gerek yok, metalci olmayanlar dinleyebilir bakın bunun garantisini veriyorum size. benden hepinize gelsin lan bu şarkı. yılbaşı hediyem olsun.

şarkının türkçe çevirisi;

hikâyeler anlattım sana sık sık
o günü beklerken nasıl bir serseri hayatı yaşadığıma dair
elini tutup sana şarkılar söylediğimde
belki de "gel yanıma uzan ve beni sev" diyeceksin
ve elbette kalacağım
fakat giderek yaşlandığımı hissediyorum
ve söylediğim şarkılar uzakta yankılanıyor
tıpkı dönüp duran bir yel değirmeninin sesi gibi
sanırım ben daima yazgının bir neferi olacağım
çoğu zaman bir gezgin oldum
yeni bir şeyler aradım
eskiden, geceler soğukken
sensiz başıboş dolandım durdum
ama o günlerde gözlerimin seni yanımda görebildiğini düşünürdüm
körlük kafa karıştırıcı olsa bile
senin burada olmadığını gösteriyor
fakat giderek yaşlandığımı hissediyorum
ve söylediğim şarkılar uzakta yankılanıyor
tıpkı dönüp duran bir yel değirmeninin sesi gibi
sanırım ben daima yazgının bir neferi olacağım
dönüp duran bir yel değirmeninin sesini duyabiliyorum
sanırım ben daima yazgının bir neferi olacağım
sanırım ben daima yazgının neferi olacağım.

şarkının videosu;
devamını gör...

namaz kılan imanlı erkekler entelektüel erkeklere göre daha çekici olduğunu düşünüyorum.
islamiyette kendini allah'a teslim etme, kendini ona bırakma vb. kavramlar olduğu için ve bana kalırsa kendini bir yere bağlayabilen, ilahi bir güce olması daha mükemmel, sadık erkekler de iman çekiciliği var.
devamını gör...

ben oldum. başka kızlar da vardı, doluydu. ama oluyor insan işte.

linç editi: evet arkadaşlar yüklenmeye başlayabilirsiniz. iki yetişkin ve özgür birey olarak evlendik. aileler, yakın çevre karşı çıkmasına rağmen yaptık bunu. yüzde 2-3 olan engelli doğum oranı riskinin yüzde 4-6 ya çıkacak olması sevdiğim ve hayatımı geçirmek istediğim insandan vazgeçmeme sebep olmadı. yakın çevremden çok ağır tepkiler aldım ve hepsini anlayışla karşıladım. bir çok noktada haklı olabilirler. yalnız bizimkisi yabancıya gitmesin, yok mal bölünmesin zihneyitiyle yapılan bir evlilik değil. her şeyin farkında ve bilincindeyiz. sonuç olarak çok mutlu bir evliliğim ve gayet sağlıklı, canavar gibi bir çocuğumuz var. akraba evliliği çok sıkıntılı ve üzerinde durulması gereken bir konu. ama bu problemin sosyal kısmı, biyolojik kısmından daha büyük. bilim ve tıp çok ilerledi. biyolojik kısmı için yapılabilecek testler, alınabilecek önlemler var. ama sosyal kısmı kritik olan nokta. bunun bir adet ya da gelenek olarak yapılmaması, diretilmemesi lazım, bunun önlenmesi lazım. belki bencilce olacak ama kendi durumumu istisna kabul ediyor ve bu durumdan farklı değerlendiriyorum. anlayamayanlara da saygı duyuyorum. söyleyeceklerim bu kadar. özgürce sövebilirsiniz. küfür yasak ama dikkatli olun.
devamını gör...

1949 doğumlu japon yazar. yazmaya 1978'de bir beyzbol maçını izlerken karar vermiş. dünyaca ünlü ama japonlar tarafından eserlerinde amerikan kültürünü fazlaca barındırdığı için eleştiriliyor.
eserlerinde kedi, müzik, gizemli kadınlar, olağanüstü olaylar barındırır. size olayları ayrıntısıyla anlatır, karakterin yaptığı yemekten dinlediği parçanın adına, sigarasının markasına kadar detay verir, olay örgüsünü oluşturup kitaba sizi bağlar, sonunda sorularınızın yarısını cevaplamadan bırakır, kalakalırsınız. buna rağmen çoğu kitabını okuduğum ve bayıldığım yazar.

eserlerinden bazıları;
(bkz: imkansızın şarkısı)
(bkz: sahilde kafka)
(bkz: 1q84 serisi)
(bkz: zemberekkuşu'nun güncesi)
(bkz: kumandanı öldürmek)
devamını gör...

times dergisinin erdoğanı kapağına taşıdığı sayısında kapağın ortasına yazdığı yazı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
erdoğan böylece times'a kapak olmuş 4. türk politikacı olmuştur.

times'a kapak olmuş diğer türk politikacılar;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel (1923 yılındaki atatürk kapağı)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel (atatürk 1927)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel (ismet inönü)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel (şükrü saracoğlu)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel (adnan menderes)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel (kenan evren)
devamını gör...

beni terbiyesiz beniii! ben nasıl olurda buraya yazmam hain miyim ben utanmaz mıyım? özür diliyorum felsefenin en güzel hali yazarımdan. okumaktan ağrılara gark etmiş, yazmaktan parmak fıtığı diye bir hastalığın isim babası olmuş güzel insan, kıymeti bilinesi yazar.*
devamını gör...

en çok zaman diliminde toprağı bulunan ülke fransa'dır. ardından gelen abd 11, rusya ise 9 zaman dilimini kapsamaktadır.
devamını gör...

senaryo yazım aşamalarının sinopsisten sonra gelen hali. sahne dökümünün daha uzun hale dönüştürülmüş şeklidir.tıpkı senaryodaki sırayla sahneler birbiri ardına sıralanır ve her sahnenin birkaç satırlık detaylı bir özeti verilir. bazı durumlarda küçük diyaloglarda eklenebilir.

ülkemizde film sektöründe belirli dağıtım anlaşmaları dahilinde senaryo için ayrılan zaman çoğunlukla kısıtlıdır. bu sebepten tretman yapmadan birer cümlelik özetler yazılabilir ve doğrudan senaryo yazımına geçilebilir. emerikalı senarist george axelrod, hiçbir zaman klasik anlamda tretman yazmadığını, bunun boşa enerji kaybı ve aslında aynı şeyi iki defa yapmak olduğunu savunmaktadır: " hayatımda hiçbir zaman tretman yazmadım. yalnızca önemli sahneleri ve hangi sırada geleceklerini içeren bir döküm yaparım. 1'den 20'ye kadar numaralanmış her sahne bir satırda özetlenir: (1) kız eve gelir (2) adam kızın kim olduğunu bilmiyor (3)şimdi bir geriye dönüşle oraya alman polisi tarafından gönderildiğini öğreniyoruz vs...

buna karşılık dizi piyasasında, tretman yazmak neredeyse bir zorunluluktur. bu tip çalışmalarda, önce tretman yazılır. hemen sonrada senaryo yazımına geçilir. hatta çoğu zaman tretmanın dizi senaryosunun zor kısmı olduğu savunulur.

bir filmin ya da bir televizyon dizisinin bir bölümünün tretmanı, ortalama olarak 10 ile 20 sayfa arasında bir uzunlukta olur.her sahnenin birkaç cümlelik açılımını içeren bu metin net ve anlaşılır olmalıdır ki, senaryo metnine geçiş yapıldığında diyalogları eklemek yeterli olur.

not: alıntı değildir. senaryo kursuna gittiğim dönemde kendi tuttuğum notlarımdır.
devamını gör...

bir televizyon programına başvurdum bundan epey bir zaman önce. salak saçma bir form doldurdum kanalın websitesinden, fotoğraf yükledim vs. neden böyle saçma bir şey yaptım bilmiyorum ama yaptım. her neyse itirafım bu değil.

başvurum olumsuz bir dönüşe bile layık görülmedi. aranmadım.

ee ne var bunda değil mi? bence de öyle. öyleydi. ta ki başvurumdan bir süre sonra, günlerden bir gün mezkur yarışma programını izleyene dek.
söz konusu yarışma ülkenin en çok izlenen televizyon kanallarından birinde yayımlanan bir yemek yarışması.
yorgun argın yemek hazırladım kendime eve geldikten bir süre sonra. yalnız yemek yemekten nefret ettiğim için bir ses, bir hareket olsun diye televizyonu açayım dedim. aa baktım program. başladım izlemeye. güzelce bir kız ve bir aşçı abi yarışıyor. keyifli keyifli izledim. puanlama başladı, kız çok sempatik ama abinin yemeği daha güzel. kız kazanamayacak belli ama keşke kazansa diyorum. sevdim kızı. tatlı, bıcır bıcır bi' şey! bir de profesyonel aşçıların zaten böyle yarışmalarda zayi olmasına gönlüm razı gelmiyor falan. tahmin ettiğim gibi abi önde gidiyor ama, son jürinin puanı açıklanmadan en fazla 10 saniye önce…
o nasıl bir an! tarif etmesi çok güç, insan beyni çok acayip bir şey.
kızın, benim kazanmasını istediğim kızın, o sempatik, o şeker şeyin, sevgilimin eski sevgilisi olduğunu anlıyorum kavrayış anı dedikleri, o salisenin kaç milyonda biri olduğunu bilmediğim anda! büyük aşkı. yarası. benden çok uzun zaman öncesine ait bir hikaye. kızın fotoğrafını görmüştüm alakasız bir şekilde bir zamanlar. biraz değişmiş. ama adı, doğup büyüdüğünü söylediği şehir… kısa süreli bir şok yaşıyorum. en fazla 5 saniyemi alıyor kızın o kız olduğundan emin olmam. arıyorum sevgilimi, televizyonu açmasını söylüyorum. neden diye sorma, ben böyleyim. reklam başlıyor. reklam bitiyor. beni onuyor. kız o kız.

beni bırak çağırmayı, aramaya bile tenezzül etmedikleri programda yarışan kızın kaybedişini izliyoruz evlerimizde telefonu kapatmadan. dünyanın en saçma şeyi.
daha bitmedi.

tesadüf bu ya bahsi geçen kızla ilişkileri yaz aşkı olarak başlamış ve istanbul'dan 3 erkek arkadaş gitmişler kızın o zamanlar yaşadığı şehre. o arkadaşlardan biri de o esnada erkek arkadaşımın evinde. öyle her hafta görüşmezler hee, ayda yılda bir. işler güçler işte, klasik hepimizin bildiği hikayeler…
telefonu kapatıyoruz, arkadaşıyla kim bilir neler konuşuyorlar. eski defterlerin açılmamış olması mümkün değil. bok gibiyim. benim kendimi kötü hissettiğimi biliyor, sen bana yemek yapıyorsun, senin yemeklerin en güzeli o yüzden diyor. sinirleniyorum. ne alakası var? kavga ediyorum. ben ediyorum ama, o susuyor. daha da sinirleniyorum. tanıdıkları vardır öyle girmiştir yarışmaya falan diyor. "zaten sektörün içinde. biliyorsun." allahım rezillik...

her neyse itirafım bu da değil. şu;

bir süre geçiyor. sakinleşiyorum. duşa girip çıkıyorum. oturup bir sigara yakıyorum, halıya bakıyorum. ve soruyorum kendime; seni üzen ne miko? beni aramadıkları yarışmada sevgilimin eski sevgilisinin yarışması... bu cevap bir farkındalığa yol açıyor. üzüntü yerini çok daha güçlü başka bir duyguya bırakıyor. bu an en üzüldüğün anın değil. ama düşün bakalım kendinden daha çok utandığın bir anın var mı? yok. yoktu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim