ekşi sözlük çaylaklarının normal sözlük’e doluşması
ekşi sözlükdeki çoğu çaylak, çoğu yazardan iyi olduğu için buyursunlar gelsinler dediğim doluşma tipi.
devamını gör...
annelerin söylediği yalanlar
dönüşte aynı yerden geçicez o zaman alırız.
(almadı)
(almadı)
devamını gör...
etli ekmek vs pide vs lahmacun
sadece etli etmek için değil hangi yemekle karşılaştırılırsa karşılaştırılsın çoğuna karşı lahmacun derim ben ya.**
devamını gör...
roman okumanın faydaları
her roman dünya'ya açılan farklı bir pencere. iyi ya da kötü mutlaka bir şeyler öğretir insana. muhakeme yeteneğini güçlendirir. bireyi güçlü kılar, doyurur. nefes almak gibi bir şeydir. senin plazanda, benim gettomda, onun bahçesinde, çocuğun düşünde... umarım herkes kendi romanının kahramanı olabilir.
devamını gör...
küp evler
ilk defa gördüğüm ve tasarımını çok beğendiğim yapılardır.
devamını gör...
depersonalizasyon ve derealizasyon
kişinin kendini bulunduğu yere ve kendine yabancı hissetme durumudur.
yürürken veya herhangi bir ortamdayken bir anda gerçeklik algını yitiriyor gibi oluyorsun. bunu yaşamayan insanlara tarif etmek zor. çocukken kendime en çok sorduğum sorulardan biri şuydu. "ben kimim?"* benliğime yabancı hissetme durumu ve saçma sapan, açık uçlu, yanıtlayamayacağım sorular. kimim ben, yaşamdaki rolüm ne? gibi sorularla bir psikoza girer bedenimi ve bulunduğum anı hissetmeye çalışırdım. bazen yıllardır tanıdığım insan karşımda oturuyorken, yine birden algım kopuyor ve "bu kim, ne ara tanıştık ki biz" diyorum. kendine üçüncü şahıs gözünden bakmak, trene ters koltukta oturmak gibi bir his. hâlâ benzer durumlar yaşayıp realiteden koptuğum oluyor ara sıra.*
yürürken veya herhangi bir ortamdayken bir anda gerçeklik algını yitiriyor gibi oluyorsun. bunu yaşamayan insanlara tarif etmek zor. çocukken kendime en çok sorduğum sorulardan biri şuydu. "ben kimim?"* benliğime yabancı hissetme durumu ve saçma sapan, açık uçlu, yanıtlayamayacağım sorular. kimim ben, yaşamdaki rolüm ne? gibi sorularla bir psikoza girer bedenimi ve bulunduğum anı hissetmeye çalışırdım. bazen yıllardır tanıdığım insan karşımda oturuyorken, yine birden algım kopuyor ve "bu kim, ne ara tanıştık ki biz" diyorum. kendine üçüncü şahıs gözünden bakmak, trene ters koltukta oturmak gibi bir his. hâlâ benzer durumlar yaşayıp realiteden koptuğum oluyor ara sıra.*
devamını gör...
tom clancy's splinter cell
isminden de belli olduğu üzere, tom clancy romanlarından esinlenen oyun serisi. stealth shooter sevenler için hala dünyanın bir numarasıdır. 7 oyundan oluşur. serinin dünya çapında bir sürü fanı olmasına rağmen, enteresan bir şekilde 2013'den sonra devam oyunu çıkmamıştır. seriyi oluşturan oyunlar aşağıdaki gibi;
(bkz: tom clancy's splinter cell) (2002)
(bkz: tom clancy's splinter cell: pandora tomorrow) (2004)
(bkz: tom clancy's splinter cell: chaos theory) (2005)
(bkz: tom clancy's splinter cell: essentials) (2006)
(bkz: tom clancy's splinter cell: double agent) (2006)
(bkz: tom clancy's splinter cell: conviction) (2010)
(bkz: tom clancy's splinter cell: blacklist) (2013)
ayrıca eğer (benim gibi) "önüne geleni vur, yak yık, ortamın anasını becer" tarzında oyunlara alışıksanız (serious sam, quake vs vs..) başta çok ters gelen oyundur.
double cross oyuna başlar, gördüğü ilk düşmanı alnının çatından vurur.
telsiz: what the hell are you doing fisher! the mission is over.
lan lan?
double cross gizli olması gerektiğini öğrenmiştir.
terörist kampında gölgeler içinden gizli gizli yürürken bir fare osurur. nöbetçiler ayaklanır;
telsiz: jesus fisher! the mission is over.
bir yıldız kayar, nöbetçiler kıllanır;
telsiz: you are paid to be invisible fisher, the mission is over.
adama sabırlı olmayı öğreten stealt action oyunudur bu seri.
bu serinin pandora tomorrow olanındaki favori enstantane de;
kudüsteki bağlantımız olan mossad ajanıyla buluşunca, "ulan bunun kafasına sıksam bişey olur mu lan eheh" şeklinde bir düşünceden doğar.
ajan: şunu yapmalıyız, bunu yapmalıyız, şuraya gitmeliyiz, gölge ol kimse seni görmesin fişır, blablabla...
*bam!*
(ajan cansız yere yıkılır)
telsiz: lanet olsun fisher! görev sona erdi. seni birleşik devletlere sokabileceğimden bile emin değilim!
-the mission is over-
"you are out of your mind"
sırıtışı silinen dabıl kros: hım..
(bkz: tom clancy's splinter cell) (2002)
(bkz: tom clancy's splinter cell: pandora tomorrow) (2004)
(bkz: tom clancy's splinter cell: chaos theory) (2005)
(bkz: tom clancy's splinter cell: essentials) (2006)
(bkz: tom clancy's splinter cell: double agent) (2006)
(bkz: tom clancy's splinter cell: conviction) (2010)
(bkz: tom clancy's splinter cell: blacklist) (2013)
ayrıca eğer (benim gibi) "önüne geleni vur, yak yık, ortamın anasını becer" tarzında oyunlara alışıksanız (serious sam, quake vs vs..) başta çok ters gelen oyundur.
double cross oyuna başlar, gördüğü ilk düşmanı alnının çatından vurur.
telsiz: what the hell are you doing fisher! the mission is over.
lan lan?
double cross gizli olması gerektiğini öğrenmiştir.
terörist kampında gölgeler içinden gizli gizli yürürken bir fare osurur. nöbetçiler ayaklanır;
telsiz: jesus fisher! the mission is over.
bir yıldız kayar, nöbetçiler kıllanır;
telsiz: you are paid to be invisible fisher, the mission is over.
adama sabırlı olmayı öğreten stealt action oyunudur bu seri.
bu serinin pandora tomorrow olanındaki favori enstantane de;
kudüsteki bağlantımız olan mossad ajanıyla buluşunca, "ulan bunun kafasına sıksam bişey olur mu lan eheh" şeklinde bir düşünceden doğar.
ajan: şunu yapmalıyız, bunu yapmalıyız, şuraya gitmeliyiz, gölge ol kimse seni görmesin fişır, blablabla...
*bam!*
(ajan cansız yere yıkılır)
telsiz: lanet olsun fisher! görev sona erdi. seni birleşik devletlere sokabileceğimden bile emin değilim!
-the mission is over-
"you are out of your mind"
sırıtışı silinen dabıl kros: hım..
devamını gör...
oy verin tanımlara can verin
emeğe saygı anlamına gelen cümledir.
özellikle eski tanımlara oy gelince insan mutlu oluyor ve diyor ki sağolun be sağolun.
özellikle eski tanımlara oy gelince insan mutlu oluyor ve diyor ki sağolun be sağolun.
devamını gör...
90'lı yıllara dair akılda kalanlar
sıraya insanlar yerine bidonların girmeye başladığı su istasyonları,
en az renkli televizyon kadar etki bırakan star 1 ve gizemli reklamları ile tele on tv kanalları,
yemin ettim albümü ve kayahan'ın arabesk müziğe attığı adım,
tüzmen adlı bir arkadaşın, ismi tarkanla aynı olduğundan, soyad kullanarak albüm çıkarması ile pop camiasının ilk defa distortion efektini resmen tanıması ve kabulü,
dolmuşların eski tip plymouth, chrysler vs modellerinden ford'un "transit" serilerine geçişi,
mehmet ali erbil'in iyice parlaması ve skandal çıkış sinyalleri vermesi,
medyum keto'nun medyum memiş'ten yediği dayak,
yıldo diye bir adamın bir şekilde peydah olması ve anlamsız şöhreti,
vs gibi, güncellemeye de müsait, detaylardır.
en az renkli televizyon kadar etki bırakan star 1 ve gizemli reklamları ile tele on tv kanalları,
yemin ettim albümü ve kayahan'ın arabesk müziğe attığı adım,
tüzmen adlı bir arkadaşın, ismi tarkanla aynı olduğundan, soyad kullanarak albüm çıkarması ile pop camiasının ilk defa distortion efektini resmen tanıması ve kabulü,
dolmuşların eski tip plymouth, chrysler vs modellerinden ford'un "transit" serilerine geçişi,
mehmet ali erbil'in iyice parlaması ve skandal çıkış sinyalleri vermesi,
medyum keto'nun medyum memiş'ten yediği dayak,
yıldo diye bir adamın bir şekilde peydah olması ve anlamsız şöhreti,
vs gibi, güncellemeye de müsait, detaylardır.
devamını gör...
hüseyin nihal atsız 116 yaşında
hiç göstermiyor.
devamını gör...
sinirliyken rahatlamak için yapılanlar
ağlamazsam çatlarım.bakınca duygusal zannederler bir de aslında sinirliyim ve sinirden ağlarım.
devamını gör...
yemek yapmayı sevmeyen kadın
normal kızdır, sadece yemek yapmayı sevmiyordur aynı resim yapmayı sevmemek gibi.
yemek yapmayı sevmemesi yemek yapmadığı anlamına gelmez.*
(bkz: ben)*
yemek yapmayı sevmemesi yemek yapmadığı anlamına gelmez.*
(bkz: ben)*
devamını gör...
sigara içen kişi düşüncesizliği
bende cafe sahipleri'nin düşüncesizliğini yazayım.kapalı mekanları dışarıdaki sigara kokusuyla doldurup burada sigara içilmiyor diyorlar pişkin pişkin.sigara içmeyen için o koku ne berbat koku bilemezsiniz.uyarıncada sanki senin de içmen gerekiyormuş gibi tuhaf davranışlar sergiliyorlar.içmiyorum kokusunuda içime çekmek zorunda değilim.anlatamıyorum da derdimi.
devamını gör...
orhan veli kanık
t: 1914 yılında istanbul'da doğmuş, 1950 yılında henüz genç iken talihsiz bir şekilde vefat etmiş, türk edebiyatında yenilik denilince akla ilk gelen isimlerden biri olan büyük şair. sait faik de şöyle tanımlamış: "üzerinde en çok durulmuş, zaman zaman alaya alınmış, zaman zaman kendini kabul ettirmiş, tekrar inkâr, tekrar kabul edilmiş; zamanında hem iyi hem kötü şöhrete ermiş bir şair."
her yenilikçi insan gibi devrinde pek kabul görmemiştir. herkesin hamasetten düz duvara tırmandığı bir dönemde geleneği reddetmek büyük cesaret. şurada ve şurada hem kısa hayat hikayesi hem de birkaç anısından bahsedilmektedir. yaşar kemal'in orhan veli'ye yazdırdığı mapushane içinde üç ağaç incir. "düştüm bir ormana yol belli değil /
yatarım yatarım gün belli değil." birçok kişi orhan veli'ye bakınca kendisinden bir iz bulabilir. rakı şişesindeki balık dahil.
rüya:
"annemi ölmüş gördüm rüyamda.
ağlayarak uyanışım
hatırlattı bana, bir bayram sabahı
gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp
ağlayışımı."*
misafir:
"dün fena sıkıldım akşama kadar;
iki paket cigara bana mısın demedi;
yazı yazacak oldum, sarmadı;
keman çaldım ömrümde ilk defa;
dolaştım,
tavla oynayanları seyrettim,
bir şarkıyı başka makamla söyledim;
sinek tuttum, bir kibrit kutusu;
allah kahretsin, en sonunda,
kalktım, buraya geldim."
bir de sözleri şairimizin "gün olur" adlı şiiri olan bir zülfü livaneli şarkısı*
her yenilikçi insan gibi devrinde pek kabul görmemiştir. herkesin hamasetten düz duvara tırmandığı bir dönemde geleneği reddetmek büyük cesaret. şurada ve şurada hem kısa hayat hikayesi hem de birkaç anısından bahsedilmektedir. yaşar kemal'in orhan veli'ye yazdırdığı mapushane içinde üç ağaç incir. "düştüm bir ormana yol belli değil /
yatarım yatarım gün belli değil." birçok kişi orhan veli'ye bakınca kendisinden bir iz bulabilir. rakı şişesindeki balık dahil.
rüya:
"annemi ölmüş gördüm rüyamda.
ağlayarak uyanışım
hatırlattı bana, bir bayram sabahı
gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp
ağlayışımı."*
misafir:
"dün fena sıkıldım akşama kadar;
iki paket cigara bana mısın demedi;
yazı yazacak oldum, sarmadı;
keman çaldım ömrümde ilk defa;
dolaştım,
tavla oynayanları seyrettim,
bir şarkıyı başka makamla söyledim;
sinek tuttum, bir kibrit kutusu;
allah kahretsin, en sonunda,
kalktım, buraya geldim."
bir de sözleri şairimizin "gün olur" adlı şiiri olan bir zülfü livaneli şarkısı*
devamını gör...
ilk başta sevilmeyip zamanla alışılan şeyler
genelde yeni tanıştığım insanlar.
devamını gör...
ukde bırakmak
yazacak konu bulamayan yazara kılavuzluk eden, başka bir yazarın "boş kalmasın, burayı sen doldur" dediğidir.
ukde bırakan yazarın, konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını ancak bilen biri görüp de yazsa çok mutlu olacağı başlıktır.
bununla beraber bazı yazarlar da, "bu başlık niçin yok? hemen kendime parselleyeyim de boş vaktimde doldururum." mantığıyla ukde bırakmaktadır. tabii bunun başlığımızla ne ilgisi vardır?
siz kıymetli yazar arkadaşlarımın doldurması için yaklaşık 250 tane ukde bıraktığım durumdur. keyfini çıkarmanız dileklerimle.
ukde bırakan yazarın, konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını ancak bilen biri görüp de yazsa çok mutlu olacağı başlıktır.
bununla beraber bazı yazarlar da, "bu başlık niçin yok? hemen kendime parselleyeyim de boş vaktimde doldururum." mantığıyla ukde bırakmaktadır. tabii bunun başlığımızla ne ilgisi vardır?
siz kıymetli yazar arkadaşlarımın doldurması için yaklaşık 250 tane ukde bıraktığım durumdur. keyfini çıkarmanız dileklerimle.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu
tanımlarını severek okuduğum, karikatürsever bir yazar. sözlüğün kalitesini arttıran yazarlardan.*
devamını gör...
intihara teşebbüs eden sözlük yazarları veri tabanı
var mıdır bilmem. varsa öyle arkadaşlar allah deyin kitap deyin çocuğum. etmen, günah.
devamını gör...

