normal sözlük'e veda
ya tamam da neden bu dramatize alüminyum hükümet istifa ediyormuş tarzı açıklamalara başlıklara gerek var mı? fazla zamanını almış bırakmıştır. gene beklerizdir, ellerine emeğine sağlıktır.
devamını gör...
gönül kime emanet edilir sorunsalı
şöyle bir şey okudum bu gün
yolum zordur dediğin de
senin yolun yolumdur diyebilene emanettir gönül
yolum zordur dediğin de
senin yolun yolumdur diyebilene emanettir gönül
devamını gör...
mısır piramitlerinin şantiye şefi
-abi ne yaptın şu mezarlık işini?
-abi adam öldü biz niye bu adama saray yapıyoruz hurilerle saklambaç mı oynayacak? tövbe yarabbim yaaa!
-abi adam öldü biz niye bu adama saray yapıyoruz hurilerle saklambaç mı oynayacak? tövbe yarabbim yaaa!
devamını gör...
domestic hıyar
düşünce karanlığına ışık tutan* güzel insanlardandır; car ve can dostumdur. tanımları komiktir güldürür; bazen duygusaldır alır götürür.''kafa"sı güzeldir yani. güzel adamdır velhasıl. hep yazsın, var olsun. eyvallah..
devamını gör...
sözlük tutulsun diye tanım yazmak
bundan yıllar evvel görev yaptığım doğu anadolu'da bir şehre migros açılmıştı. migros dediysem öyle büyük bir şey sanmayın. 2m'di ve kış şartlarından dolayı ikmal zor olduğundan çok çeşit de yoktu. yine de çok sevinmiştim açıldığına. sadece bir kavşağında trafik ışığı olan şehre migros açılınca sanki vizontele gelmiş gibi sevinmiştim. ne de olsa medeniyet demekti migros (ne alakası varsa), bu şehrin de diğerleri gibi olduğunun, dünyayla bağlantı kurduğunun göstergesiydi. sıkıldığımda gidip gezebileceğim, kendimi her zamanki ortamımın dışında hissedebileceğim özel bir yerdi.
sonra fark ettim ki çok satış yapamıyordu migros. aynı veya yakın apartmanlarda oturduğumuz tamamı yabancı ve geçici insanlar dışında kimse gitmiyordu bu markete. şehrin yerlileri ihtiyaçlarını hala tanıdıkları kasaptan, manavdan alıyordu. işte ben bundan sonra hergün migros'a gitmeye başladım. bazen ihtiyaç olmadığı halde bir sürü lüzumsuz şey alıyordum. koca migros'u kurtaramayacağımın farkındaydım ya yıkılası kapitalizm az da olsa alışveriş yapılırsa yaptığı yatırımı çöpe atmaz diye düşünüyordum. sonra ayrıldım o şehirden migros'a ne oldu bilmiyorum.
kafa sözlükle ilgili de benzer bir hissiyat içindeyim bir süredir. bu entry'i gören arkadaşlar belki inceler, en alakasız başlıklara kısa da olsa tanım yazmaya çalışıyorum. gündemde aylar önceki başlıkları görmekten kaygılıyım. bir el atın arkadaşlar, kapanmasın bu sözlük. çok soğuk ve her açıdan kurak bir şehirde, donmuş hazır tatlıları incelerken tanışılan bir güzelle yapılan hoş sohbetlerin tadı kaybolmasın.
sonra fark ettim ki çok satış yapamıyordu migros. aynı veya yakın apartmanlarda oturduğumuz tamamı yabancı ve geçici insanlar dışında kimse gitmiyordu bu markete. şehrin yerlileri ihtiyaçlarını hala tanıdıkları kasaptan, manavdan alıyordu. işte ben bundan sonra hergün migros'a gitmeye başladım. bazen ihtiyaç olmadığı halde bir sürü lüzumsuz şey alıyordum. koca migros'u kurtaramayacağımın farkındaydım ya yıkılası kapitalizm az da olsa alışveriş yapılırsa yaptığı yatırımı çöpe atmaz diye düşünüyordum. sonra ayrıldım o şehirden migros'a ne oldu bilmiyorum.
kafa sözlükle ilgili de benzer bir hissiyat içindeyim bir süredir. bu entry'i gören arkadaşlar belki inceler, en alakasız başlıklara kısa da olsa tanım yazmaya çalışıyorum. gündemde aylar önceki başlıkları görmekten kaygılıyım. bir el atın arkadaşlar, kapanmasın bu sözlük. çok soğuk ve her açıdan kurak bir şehirde, donmuş hazır tatlıları incelerken tanışılan bir güzelle yapılan hoş sohbetlerin tadı kaybolmasın.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
kadınların gömleklerinde düğmeler solda, erkeklerin gömleklerinde ise düğmeler sağdadır.
çünkü orta çağda gömlek asil kadınların giyebildiği bir kıyafetmiş ve bu asil kadınları da yardımcıları giydirirmiş.
düğmelerin yardımcılar tarafından rahat iliklenebilmesi için kadın gömleklerinde düğme solda yer alırmış. erkekler kendileri giyindikleri için düğmeler sağdaymış.
çünkü orta çağda gömlek asil kadınların giyebildiği bir kıyafetmiş ve bu asil kadınları da yardımcıları giydirirmiş.
düğmelerin yardımcılar tarafından rahat iliklenebilmesi için kadın gömleklerinde düğme solda yer alırmış. erkekler kendileri giyindikleri için düğmeler sağdaymış.
devamını gör...
kendine bir söz bırak
içimdeki çocuğa bir sesleniştir.
büyüme çocuk.
kaybedersin, büyüme.
sevdiklerini, sevenlerini, ümidini, yarına olan inancını...
değişirsin, büyüme.
sadece boyun, kilon değil,
mimiklerin de değişir.
hüznün yansıması vurur gülüşlerine, gözlerine hasret çöker,
kaşların sıkça çatılır,
dudaklarına bir hayret kıvrımı yerleşir ki sorma,
şakaklarına kar yağan şair bile görse seni şaşırır!
sahi ;
" zamanla nasıl değişiyor insan! hangi resmime baksam ben değilim. nerde o günler , o eski şevk, o heyecan?
......"
cahit sıtkı tarancı'nın kaldığı yerdeyim...
hayret,
hüzün,
hayal kırıklığı...
ama sen büyüme çocuk, bize yetişme.
biz gibi olma!
bizim dertlerden dem vurma.
büyüme çocuk, büyüme...
büyüme çocuk.
kaybedersin, büyüme.
sevdiklerini, sevenlerini, ümidini, yarına olan inancını...
değişirsin, büyüme.
sadece boyun, kilon değil,
mimiklerin de değişir.
hüznün yansıması vurur gülüşlerine, gözlerine hasret çöker,
kaşların sıkça çatılır,
dudaklarına bir hayret kıvrımı yerleşir ki sorma,
şakaklarına kar yağan şair bile görse seni şaşırır!
sahi ;
" zamanla nasıl değişiyor insan! hangi resmime baksam ben değilim. nerde o günler , o eski şevk, o heyecan?
......"
cahit sıtkı tarancı'nın kaldığı yerdeyim...
hayret,
hüzün,
hayal kırıklığı...
ama sen büyüme çocuk, bize yetişme.
biz gibi olma!
bizim dertlerden dem vurma.
büyüme çocuk, büyüme...
devamını gör...
çocukların masum olmaması
yazar william golding'in sineklerin tanrısı kitabında bu duygudan bahsedilmiştir.romanda medeniyet sayesinde insanların bastırılmış olan vahşilik duygusunun üstü örtülmüştür ancak en küçük bir medeniyetin olmadığı ortamlarda insan kendi vahşiliğini rahatça ortaya çıkarmaya başlar.yani bu durum eğitim verilmeyen insanın ham hâli olan
- bu çocukluktan başlıyor- masumluk duygusunun nasıl başka yerlere sapıp vahşi olmaya evrileceğini medeniyetin insanlık için nasıl büyük bir kurtarıcı olduğunu anlatmaya çalışıyor.
(bkz: lord of the flies (kitap))
(bkz: sineklerin tanrısı (kitap))
- bu çocukluktan başlıyor- masumluk duygusunun nasıl başka yerlere sapıp vahşi olmaya evrileceğini medeniyetin insanlık için nasıl büyük bir kurtarıcı olduğunu anlatmaya çalışıyor.
(bkz: lord of the flies (kitap))
(bkz: sineklerin tanrısı (kitap))
devamını gör...
fal bakan sözlük yazarları
kahve falı bakılır. özellikle yaş almış teyzelere bakmak hobimdir. önce onları dinlemek * gerekir.biraz lafı dolandırmak da gereklidir; tepkiler ve mimikler çok önemlidir. arada 'cık cık cık' diyerek ortama heyecan katabilirsiniz. sonrasında zaten 'kızz maşallahh ne güzel bakıyosuun seen!' şeklinde övgülere 'valla ne görüyosam onu söylüyorum.' diye cevap verecek seviyeye gelebilirsiniz.
devamını gör...
herkesin sevdiği yazarların sevemediği filmler
(bkz: eternal sunshine of the spotless mind (film)) yalan yok güzel aforizmalar sıkıştırmışlar, hele film başında tekdüze bir hayatı konu alıyor gibi, tamam ya aradığım film bu dedim, olmadı. laned olsun yapana edene. tam da olmasın, yönetmenin the science of sleep (film)'ini sevdim. insan hiç mi gülmez, hiç mi şaşırmaz, hiç mi üzülmez bi' filmde? (bkz: başaramadık abi)
devamını gör...
düzenli hayatın ilk günü
erkenden başlayan gün, kişiye aşırı pozitif bir enerji verir ve kendini daha verimli hissetmesine neden olur. çeşitli planlamalar yapılır, günler belirli saatlere ayrılarak olabildiğince dolu geçirilmeye çalışılır. beraberinde sağlıklı yaşama arzusunu da getirir. daha dirençli ve hevesli olmanızı sağlar.
t2:7 ay önce karar verdiğim fakat uygulamaya bugün başladığım gündür.
t2:7 ay önce karar verdiğim fakat uygulamaya bugün başladığım gündür.
devamını gör...
yazarlardan riyakarlık örnekleri
kendisi yardım istediğinde asla geri çevirmediğim bir arkadaşım* vardı, yardım etmenin öneminden bahseden biriydi. bir kere çalışırken ona ihtiyacım olmuştu. zor bir andaydım, ve istediğim tek şey ben 5 dakika müşteriyle konuşurken yanımda durmasıydı. ve iş yerinde bana yardım edebilecek tek kişi oydu, çünkü tercüme yapacağım dili konuşan sadece ikimiz vardık. kendisine güzelce açıklamama rağmen oturduğu yerden kalkıp iki dakika yanıma gelmedi yahu. hayır yardımlaşma konusunda daha önce bir yorum yapmasa ya da o an meşgul olsa yine bir beklentim olmazdı ama durum bu olunca kendimi biraz kötü hissetmiştim sağ olsun.
devamını gör...
öz güveni azaltan şeyler
aile.
kötü aile insanı bitirir. bilerek yapmasalar bile psikolojik manipülasyonla sizi her geçen gün yetersiz hissettirmeleri, zamanla sizin de kendinizi yetersiz olduğunuza inandırıyor ve gerçekten artık bir şeyler başarmanın imkansız olduğuna inanmaya başlıyorsunuz.
özgüveninizi, öz saygınızı ve daha insan hissettiren birçok duygunuzu yitirmiş biri olarak hayata 10-0 geriden başlıyorsunuz.
kötü aile insanı bitirir. bilerek yapmasalar bile psikolojik manipülasyonla sizi her geçen gün yetersiz hissettirmeleri, zamanla sizin de kendinizi yetersiz olduğunuza inandırıyor ve gerçekten artık bir şeyler başarmanın imkansız olduğuna inanmaya başlıyorsunuz.
özgüveninizi, öz saygınızı ve daha insan hissettiren birçok duygunuzu yitirmiş biri olarak hayata 10-0 geriden başlıyorsunuz.
devamını gör...
belki bir gün özlersin
bir emre aydın şarkısıdır.
"ve sil gözünün yalnızlıklarını
o an fısılda duvarlara adımı
bin bıçak var sırtımda
biniyle de adaşsın
her biri hayran sana "
"ve sil gözünün yalnızlıklarını
o an fısılda duvarlara adımı
bin bıçak var sırtımda
biniyle de adaşsın
her biri hayran sana "
devamını gör...
10 mart 2021 papa pulunda harita skandalı
belkide 100 küsur sene önce araplar türkleri bırakacak, çakma devletler kuracak denilseydi, bizim türkler olurmu öyle şey bu birilerinin ıslak rüyası derdi. ama ingilizler ve fransızlar bunu yaptı. şimdide birileri zırt pırt buna benzer haritalar paylaşıyor. eğer güçlerinin yeteceğine inansalar bu haritayı, ermenilerin haritasını... yerine getirirler.
devamını gör...
sagopa kajmer şarkılarında geçen mükemmel sözler
vermedim kendimden ödün ne dün ne bugün,
ben zamanı öldürürüm zaman beni öldürürken.
ben zamanı öldürürüm zaman beni öldürürken.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük...
ama öyle, mürşidini göz hapsine almış mürit gibi, elindeki avuç içi kadar ekranda, yeşilden kırmızıya, kırmızıdan yeşile dönen sayılara, sarsılmaz bir inançla hipnoz olmuş bir şekilde bakıp; maaşından arttırdığı 10 doları 10 bin dolar yapma hayalleri kurarken bir anda, ansızın, ne olduğunu bile anlayamadan dibi gördüğünüz kırmızı bir altcoin mumu ile tüm gününüzü berbat eden bir günaydın değil elbet...
kaldıraçlı bir işlemde 50x ile mutluluğunuzu katlayan bir günaydın...
peşinde koştuklarınızın sayısının arttığı değil, peşinizden koşanların sayısının arttığı bir günaydın...
müthişli bir günaydın...
ama öyle, mürşidini göz hapsine almış mürit gibi, elindeki avuç içi kadar ekranda, yeşilden kırmızıya, kırmızıdan yeşile dönen sayılara, sarsılmaz bir inançla hipnoz olmuş bir şekilde bakıp; maaşından arttırdığı 10 doları 10 bin dolar yapma hayalleri kurarken bir anda, ansızın, ne olduğunu bile anlayamadan dibi gördüğünüz kırmızı bir altcoin mumu ile tüm gününüzü berbat eden bir günaydın değil elbet...
kaldıraçlı bir işlemde 50x ile mutluluğunuzu katlayan bir günaydın...
peşinde koştuklarınızın sayısının arttığı değil, peşinizden koşanların sayısının arttığı bir günaydın...
müthişli bir günaydın...
devamını gör...
yazarların kötü olduklarında aradıkları ilk kişi
kızkardeşim.
devamını gör...
mansur yavaş’ın tüm makam araçlarını satma kararı
doğruysa helal olsun. sonuçta makam sahibi olanların araba alacak güçleri var. devlete yük olmak niye.
devamını gör...
