benimki bozuk sanırım, yaptırcam en yakın zamanda.
devamını gör...

fotoğraf makineni yaptırdık!
devamını gör...

yoldaş benjamin franklin'de bizi duyacak mı?

sözlüğü twitter gibi kullanan çaylaklarla ilgili ne düşünüyorsunuz?
devamını gör...

(bkz: pusulam rüzgar)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tam bir cinnet hali. bunu dillendiren, dikkat çekmek için bile olsa konuşan kişilere dikkat edilmeli kesinlikle. bunun iyi bir yönü yok, havalı bir duygu değil. bazı gençler bunu bir oyun zannediyor ama "o an" a kadar bilemezsiniz nasıl bir duygu olduğunu.

askere gitmeden önce ve askerde olmak üzere 2 girişimim oldu, girişime girişim desem daha doğru olur galiba. 16-17 yaşlarındayken hakikaten hiç iyi değildim hiç. ergenlik bir taraftan, babam bir taraftan bana geldiler çok fena. bu yüzden bu düşünce aklıma geldiği an rahatlıyordum mesela. o zamanlarda girdi zaten ilk defa aklıma. annemin kullandığı uyku hapları vardı. küçük bir şişede 30-40 tane pembe hap. ne zaman dolaba gitsem elimi atasım geldi. ama o zamanlarda bunu yapacak toto yok bende. aklımın bir köşesinde hep dururken askere gittim.

asıl girişimim de burda oldu. zaten kafa olarak pek iyi değilken askerdeki ortamda iyice depresif biri oldum çıktım. arkadaşlarım vardı ama çarşıya falan hep yalnız çıktım hep. askerlik yaptığım yerin 10-15 metre ilerisinde ağaçlık bir alanda 2 saat öylece oturup dönerdim. bir iki defa yalnız çıkmadım sadece. görev yerimdeki yüzbaşı, sivil memurlar ve diğer askerlerin yanında hiçbir zaman "onlardan" olamadım. kavga ettim, yüzüm kan içindeyken güldüler tam karşımda bana. birileri küfür etti, gecenin bir yarısı "sen hiçsin" dendi. böyle böyle birikti hepsi. bu düşünce o günlerde alevlendi işte. gittikçe artınca psikoloji okuyan birine anlattım. biraz rahatladım ama daha sonra benim durumumu komutanlara anlattığını öğrendim. bu yüzden gata'ya psikolojik muayeneye gittim. konuşamadım ama. döndüm geldim. göz hapsindeyim yalnız, farkındayım...bir gün dolapları karıştırdım. xanax buldum 20 tane. kafam attı. diğer dolaplara baktım tek tek gündüz vakti. yaklaşık 100 tane hap aldım yanıma. geceyi bekledim. içtima oldu görev yerime gittim. yanımda haplar ve su var. uykumun gelmesini bekledim...saat gece 2 civarı uykum iyice gelince önce hapları çıkardım tek tek. suyu açtım. karar verildi, mutluluk hakim bünyeye. elime aldım önce xanaxları. öylece baktım birkaç sn...yapamadım çünkü annem geliyor aklıma. bunu o gün yapmamamın tek nedeni annem tek nedeni. hapları büyük çöp var ona attım koğuşa gittim. gözlerim dolu ama.

burda bitmiyor. aradan geçen birkaç gün sonra sivil memurun odasında uyudum. gece vakti sesler var katta. diğer sivil memurun odasının kilidini kırıyorlar benim adımı seslenip. çıksam kızacaklar. ama orda olmadığımı anlayınca benim olduğum odaya geldiler. kilidi kırmalarından önce ben açtım kapıyı. biraz ayar yedim ama bu düşüncemin birçok kişiyi korkuttuğunu öğrenmiş oldum.

askerlik bu yüzden benden çok şey alıp götürdü. insanlıktan çıkarıldım bazen. bu düşüncem sanki suçmuş gibi daha sonra görev yerim değiştirildi. hülasa bu düşünce aklınızdan çıkmıyorsa ailenizi düşünün. yapmayın.
devamını gör...

üzülme.

yağmur dokunduğu yere hayat verir

sellenmeyip ağlatmadığı sürece,

topraktır ana

bütün canlıları çiçekleri eşit emzirir

üzülme.

ruhunu inciten elleri hesaplayan

bir hatıra defteridir sırtın terazi,

güneşe yasla ve anla

soğuk olan ne varsa yak içinde

incinme,

yalnızlık her eve sığmayacak

kadar kalabalıktır mesela,

çiçekler kendini göremeyen gözlerde açtırmayacak kadar özel,

çatılarda toplanan kuşlar kalabalık ailelerin, avuçlarını ve kanatlarını yalnızca gökyüzüne açılmasını istemeyen cömert yuvaların simgeleridir,

sevinme.

gurur taşıyan tekerlekli sandalyeleri göremeyip,

yere düşüp eğilmeden ayağa kalkmayı öğrenmedikçe.

yaşlı bir şiire yaslamadan ağartmadan saçlarını

yeni bir yaşıma girdim diye senelenme,

terkedilmiş merdivenlerden satır satır inerken

kendini hiç uğranmamış nadide bir sokağın,

ahşap kokularını taşıyan,

kelepçelenmiş demir parmaklık pencere önü çiçeklerine aşina sokak kedileri gibi hissetmedikçe,

büyüdüm deme.

bir denizin sırtında hafif,

anne karnındaymış gibi güvende,

sürekli kıta kıta gezen kağıttan gemilerim gibi şeffaf ve çocuk kal yüreğimde.

rüzgarın varlığını esen yelden estiren

limandan hissetmedikçe,

siyahı ve maviyi yanyana yakıştırıp

tırnaklarına sürmeyi sürdürme,

öğren önce.

doğumlar ve ölümler varken

insan hanede,

yaşanmamış hayatların yarım bıraktığı yaşamların nefeslerini ciğerlerinde nüksetmeden,

hastayım deme.

kitaplar kadar ölümsüz ol mesela,

sayfalarını çevirirken

ağır ve karmaşık olsalarda

hayat gibi.

tozlandıkları rafların arasında unutulan kitap gibi kadınların görücü usulü okunduklarını okumadan,

bilginim deme.

gelelim önsöze.

ışıkları yalnızca karanlıktan korkan kalpler için yak,

mum ol olma

kendini küçültmeden büyüme duvarımın göğsünde.

lütfen bu kış kar gelmeden,

bizi eritme.

pencerelere perde olmayı unutmuş..

cinayetleri örten,

bütün yalan ve cansız gazetelerden öte,

ağaçları yazmayı bir kenara bırakmış insanlarıda bahçemizde yeşertme.

hırsızlar evi basmasın diye

bahçeye bağlanmış köpekler kadar terkedilmiş, ilgisiz hissetmeden kendini,

sırtını döndüğü bütün hayvanlardan insanlık,

özür dilemeli bence.

annem;

mutfakta göz göze bulaşık yıkadığı farelere

peynirim derdi,

ah benim sevgili direnişim

unutma.

asıl engel,

beyni tekerlekli sandalyelere sığmayacak kadar dar insanları engellememek,

hayatın boyunca dizlerine yük edip,

yokuş yukarı tırmanmaktır bence.



siyah kalalım biz seninle her gece,

gündüzleri fanileşmekten

çok daha mavi

çok daha güzel..

çok daha iyidir bence.



rako yusuf ağar.
devamını gör...

ruslarla pazarlığın sürüyor olması sebebi ile gerçekleşmesi çok da uzak olmayan eylem.
devamını gör...

alişan
devamını gör...

kahve fincanıyla değil,kupayla içtiğim ve delisi olduğum kahve.
devamını gör...

çoğu kişinin yaşadığını tahmin ettiğim durumdur. hele ki burnunuz tıkalıysa çok keyiflenirsiniz.
devamını gör...

senin duygunu haketmeyen insana bir de en yoğununu heba etmek mi???
kendine zarardan başka hiçbir işe yaramaz.
ne hâli varsa görsün.
devamını gör...

lastik tamir spreyi de denir.

aracınızla yolculuk sırasında birçok sorunla karşılaşabilirsiniz. en sık rastlanan ise lastik patlamalarıdır. bu yaz benim başıma geldi. olayı değil ama çözümünü anlatayım. dünyanın hangi ülkesinde acaba bizdeki gibi kaldırımlar var? tövbe ve tövbe! neyse konumuza dönelim;

yeni araçlarda stepne ve kriko yok. bunun yerine lastik yaması yapabileceğiniz bir kit veya sprey vardır. biz şu spreyi kısaca anlatalım. sizi yarı yolda bırakmayalım.

içerisinde kimyasal madde olan spreydir. basınç ile beyaz köpük şeklinde olan kimyasal madde, tekerlek içerisinde kauçuk bir yapı halini alır ve lastiğin delik kısımlarını tamir eder.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

uygulaması son derece basittir. kullanmadan önce şişeyi iyice çalkalayın. lastiğinizin sibop kapağını açın, sprey şişesinde kısa bir hortum ve ucunda bir sibop kapağı benzeri bir kapak vardır. hortum ucundaki kapağı, siboba çevirerek takın. burası önemli, kapağın sıkıca yerine oturmasına dikkat edin. aksi halde işleme başladığınızda her yeri köpük içerisinde bırakırsınız. spreylerin kullanımları markalarına göre değişir. kutu üzerinde şekille açıklanır. dik veya aşağı doğru tutarak içerisindeki kimyasal bitine kadar uygulayın. tekerleğinizin şiştiğini göreceksiniz. uygulamadan sonra aracınızla kısa bir tur atın, kimyasal bu şekilde tekerleğin her tarafına eşit dağılacaktır ve tekerleğiniz bir miktar daha şişecektir. işlem bitti.

artık en yakın benzinciye veya lastikciye gidecek durumdasınız. sizlere önerim; benzinlikte lastik havasını kontrol edin. eksik basıncı tamamlayın ve yolunuza devam edin. lastiği zaten tamir ettiniz.

aracınızda bu kitten bir tane bulundurun. fiyatları 30-60 tl arasındadır. her türlü otomobil, hafif ticari araç, motorsiklet ve bisiklet lastikleri için uygundur.

bitti.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şinasi (sol ayakta, el cepte)
namık kemal (oturan)
ziya paşa (oturan, kemal'e bakan)
recaizade mahmud ekrem (en sağda)
abdülhak hâmid (ekrem'in yanında)
ebuzziya tevfik (ortada ayakta)
devamını gör...

buradan okunacak güzel haber.
devamını gör...

ne ara evlendim diye düşündüren başlık:).
devamını gör...

şayet görürseniz arpa şehriye koyun pencerenizin önüne, kısa sürede alışacaklardır. kumrular ile serçeleri bu şekilde alıştırdım.
devamını gör...

tamam dış görünüş önemli değil diyoruz ama güzel kadınların/ yakışıklı erkeklerin hayata 1-0 önde başladığı, kapıların onlara hep daha kolay açıldığı da gün gibi ortada.
devamını gör...

gök gürültüsü, şimşek çakmasından sonra oluşan çok yüksek bir sestir. şimşek çakmasını, ses hızından daha hızlı olduğu için ilk görürüz. daha sonra gök gürültüsünü duyarız. gök gürültüsüne sebep olan şimşek ise, günümüzde kullandığımız erkek ismi olan ‘berk’ in arapça’dan dilimize geçmiş halidir.
devamını gör...

hale bak alüminyum, bir toplu taşıma aracında oturup dinlenirken beş dakika kitabını okuyorsun ve varlığından haberdar bile olmadığın bir embesil o sırada senin hakkında nasıl da iğrenç şeyler düşünüyor...

işi gücü bırakmış, başka bir insanın zararsız bir eylemine atıfta bulunarak kin ve nefret kusuyor oksijen israfları.

tanım: kazara yolu bir şekilde avrupa'ya düşse metroyu pavyon falan sanacak kımıl zararlılarının sahip olabileceği türden bir düşünce.*
devamını gör...

sevdiklerimizin fânî ve geçici olduğu gerçeğini kabullenememekten ileri gelir. onları bize sevdiren yüce yaratıcı'dır. burada onlarla bizleri nasıl bir araya getirip aramızda muhabbet doğurduysa, öte âlemde de yine bizi boynu bükük bırakmayıp, sevdiklerimizle bir ve berâber eyleyecek kudrete tek sahip olan allah'tır. yaratıcı'nın sevgisine kapalı olan bir kalbin, yaratılmış olanlara sevgisi gerçek olamaz ve bencillikten başka anlam taşımaz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim