baba tarafı terörünün bayrak sallayan kişisi.
devamını gör...

en büyük sırdaşımdır.

ilk torunuyum. zamaninda çok istemiş erkek torun. özellikle ilk torununun erkek olmasını. annem senin kız torunun olacak dediyse de inandıramamış. doğduğum gün hala erkek doğacağım ümidiyle gitmişler hastaneye. kız olduğumu öğrendiğinde üzülmüş, yüzüme bile bakmamış. bir tek halam ve dedem sevinmiş kız olmama. hastaneden çıkarken bakmışlar ki babannem kucağına almıyor, halam almış beni kucağına. uyuyormuşum tabi o sıra. asansör de uyanmışım. eğilip göz ucuyla bana bakan babanneme gülümsemişim ilk. ne olduysa o andan itibaren olmuş. "öyle güzel gülmüştün ki içime bir sevgi düşmüştü" diye anlatır hep. almış hemen halamin kucağından beni. o günden beri o büyütmüş, uyutmuş, banyo yaptırmış, kucağından indirmemiş whisper'ı.

o zamandan beri iyi anlaşırız kendisiyle. tüm derdini sıkıntısını bana anlatır, ne istersem alır, beraber yemek yaparız, dedikodu yaparız. çok düşkündür bana. benden sonra dünyaya gelen 4 kız torunu olmasına rağmen benim yerim ayrıdır onun için. ben de çoğu şeyimi ona anlatırım. babanne-torun güzel bir ilişkimiz var.
devamını gör...

sevemediğim bir kabiliyet. şöyle ki, her konuşma bir yerde iknadır. ikna kısa sürede ve kolayca gerçekleştiğinde değersizleşir. nihayetinde karşı tarafın belli bir düşünce yapısı ve düşünsel birikimi olduğunu kabul edersek, bunlardan kolay bir şekilde cayması, ne kendinde var olan düşünceyi ne de var olacak düşünceyi aslında benimsememiş olduğuna işarettir. son olarak karşındaki kişinin bir anda senle aynı düşünceye gelmesini beklemek de hoş değil. karşındakini yok saymaktır bu. özgürlükten yana bazı şeylerden bahsedip, karşıdaki kişinin de hemen bu noktaya gelmesini beklemek de ironik bir durum. önce kendisi muhakeme etsin sonra versin kararını. sen en azından kendi görüşünden bahsedip bir tohum ekmiş, tohum da değil, bir alternatif göstermiş olup karşıdakini özgür bir seçim yapma noktasına getirebilirsin ancak.

ayrıca ikna için kişinin kendinden de ödün vermesi gerekir. belki yaptırmak veya düşündürmek istediğiniz şeyden ödün vermezsiniz ama her durumda kişiliğinizden ödün verirsiniz. böyle olunca karşılıklı durumlar dengeleniyor, hem sizden hem ondan gidiyor. ne gerek var oysa eğip bükmek için eğilip bükülmeye. boş vermek gerek. aksi halde dışı güzel içi çirkin bir şeye dönüyoruz.
devamını gör...

hep mağdur olan 3’lü grup.

başörtülüler= 90’larda olan olaylardan hala mağdurlar. olmuş bitmiş, hala mağduriyetini yapıyorlar.

kürtler= zamanında kötü şeyler yaşanmış, şu anda istedikleri her şeyi yapabiliyorlar. hatta türklerden daha iyi hayat yaşıyorlar, ama hala mağdurlar.

aleviler= 80’ler ve 90’larda işid kafalı yobazlar tarafından kötü günler yaşamışlar, şu anda karışan yok eden yok, ama hala bütün sünniler bize düşman kafasındalar. hala mağduriyet yapıyorlar.

edit= altdaki yazara ithafen; ben burda ayrımcalık felan yapmadım. böyle mağduriyet devam ederse ülke bir gıdım ileri gidemeyecek.
devamını gör...

kulaklık takıp yürümek. denize karşı boş bir bank bulup izlemek.
devamını gör...

kaliteli müzikten keyif almıyor olabilir. avm müzikleriyle devam etsindir.
devamını gör...

doğum gününün hatırlanması, herhangi bir sosyal medyadan görmeden.
devamını gör...

kurumların tüm iş alanlarındaki tüm faaliyetlerinin yetkilendirilen isimlerce ortak çalışılabilir, erişilebilir ve müdahale edilebilir olmasına olanak sağlayan yazılımsal altyapı. en bilinen erp tabanlı ürün sap'dir.
ks: enterprise resource planning*
devamını gör...

tamm da şu an! sözlüğe bakıyorum iki kelam yazayım diyorum yok, bir şey izleyeyim diyorum yok duvara bakasım bile yok bıhtım şu an dostlar.
devamını gör...

genel olarak rock ve senfonik rock icra eden şarkıcı ve besteci. 70'li yıllarda piyasaya çıkan sanatçı, 80'li yıllarda dönüşüme uğramış. uzun saçlı ve siyah gözlüklü imajından sonra felsefe, mistik, metafizik kavramlarına yoğunlaşmış. son dönem şarkıları ve yazılarında belli oluyordu.
devamını gör...

"kadın dediğin iri kalçalı olacak" ya da "küçük meme seviyorum" diyen adamdan bir farkı olmayan kız. tamamen zevk ve tercih meselesi. size gelince seçme hakkınız var, bize gelince auuv!

yok sadece kadınları değil o tip erkekleri de eleştiriyorum diyorsanız, o halde bu yorumu dikkate almayınız.
devamını gör...

kuruluşu, birinci dünya savaşı sırası ve sonrasında, düşman kuvvetlerinin toplumumuz içinde alkol, uyuşturucu gibi zararlı ve bağımlılık yapan maddeleri yaygınlaştırmalarına ve işgale karşı direniş ruhunu darmadağın etmelerine engel olmak için sultan vahdettin'in izni ile doktor mazhar osman başta olmak üzere o dönemin aydınları tarafından 5 mart 1920 tarihinde istanbul'da kurulmuştur. ilk kurulduğunda ismi hilal-i ahdar olarak geçiyordu.
ilk önce alkol bağımlılığı ile mücadele amaçlı kurulmuştur. daha sonra hem sağlık kuruluşu ve sivil toplum kurumu olarak da çalışmalarına devam etmiştir.

başta ingilizler olmak üzere, işgal güçlerinin amacı ülkelerinden getirmiş oldukları türlü türlü uyuşturucu, alkol ve benzeri keyif verici, bağımlılık yapan maddeleri istanbul ve anadolu'da yaygın hale getirtmek , bu sayede bir gevşeme ve hissizliğe sebep olup ülkedeki ulusal mücadele ruhunu baltalamak ve direnişin altını oymak istemişler ama bir grup yurtsever aydın bu tehlike karşısında örgütlenip bugünkü yeşilay kurumunun temellerini atmışlar. kurulduğu 1-7 mart tarihleri ülkemizde yeşilay haftası olarak kutlanmaktadır. kurum, bugün de zararlı alışkanlıklar ile savaşmak ve gençlerin bağımlı olmasına engel olmak için aynı çabayı gösteriyor.
devamını gör...

bunlar nasıl mani
önünüzde var mı mâni
haydi biraz daha gayret
bizim coşkulu aşıklar hani.
devamını gör...

asla son olmayan son gündür.
devamını gör...

en sevdiğim.

devamını gör...

çok fazla mutlu olunca başına bir şey gelmesinden korkmaya, neşeli olmaktan kaçınmaya denir. türkçe de " çerofobi" yani " mutluluk korkusu" olarak da bilinir.
devamını gör...

bi insan molfix’in tadına nası bakabilir celal şengör müsünüz siz..
devamını gör...

jack london romanıdır. okunmalıdır.

ben korku filmlerinden çok korkarım ama izlemeye de bayılırım. korkmaktan kastım gerçekten korkmak. gece tek başıma oturup korku filmi izler sonra sabaha kadar o etkiyi geçirmek için formüller ararım. üniversite birinci sınıfta iken bir kız arkadaşımla bir iddiaya girdik. edebiyattan kim daha yüksek alacak iddiası idi bu ve ben kazandım. o arkadaşım da benim korkumu bildiği için iddianın ödülü olarak beni bir korku filmine götürdü. benim gözlerim perdede korkuyla dolaşırken o zalim bir gülüşle beni izliyordu. o gece sinemadan sonra arkadaşımı evine bırakıp kendi evime giderken metroda benimle yolculuk yapan çok sayıda korkunç yaratık vardı sanırım. hatta bu karanlık alem kaçkınlarından birine çarpmış bile olabilirim geçerken.

eve vardığım zaman uyumamın mümkün olmadığını anladığımda hemen kütüphaneden bir kitap seçip okumak düştü aklıma. ama nasıl bir kitap olacaktı ki tamamen içine gireyim ve korkumdan kurtulayım? elime geçen ilk kitabı alıp şansımı denemeye karar verdim. ve bu kitap “ adem’den önce” idi.

3 saat sonra kitap bittiğinde benim için her şey yoluna girmişti. çünkü aklımda sadece jack london’ın charles darwin’e selam sarkıtan muhteşem romanı ve onun henüz evrim aşamasında olan çok canlı karakterleri vardı.

demem o ki; adem’den önce sizi korkunç canavarlardan koruyabilecek kudrette bir romandır. ihtiyaç anında okuyunuz.
devamını gör...

geldik mi yine x,y,z problemine.
devamını gör...

abbas kiarostami imzalı, 1997 yapımı, altın palmiye ödüllü sinema filmi. ingilizce adı taste of cherry. 1997 yılında palme d'or'u unagi ile birlikte paylaştı. başrolünde ve aslında tek rolünde the kite runner'dan da hatırladığımız homayoun ershadi yer alıyor.

bir yol, yolculuk filmi. hayatın bir yol olduğuna vurgu yapan, çokça metafor barındıran, intiharı düşünen ve bunu planlayan bir başrolün etrafında şekillenen bir hikaye. filmle ilgili daha fazla detay vermeyeceğim. spoiler vermek istemiyorum, izninizle biraz filmden yola çıkarak yaşam/ölüm konuşmak istiyorum.

insan öldükten sonra ne olacağı ile niye ilgileniyor? kendi bedenine ne olacağıyla, hayatındaki insanların ölümünün ardından yaşayacaklarıyla, ölümünün bırakacağı izle? hele ki intiharı düşünen bir insan?
bu filmde badii'nin neden ölümü seçtiğini, bu seçimi yaparken ne kadar zorlandığını veya ölümünden sonra onu sevenlerin ne gibi durumlar yaşayacağına dair ipuçları göremiyoruz. tek gördüğümüz bir ya da birden fazla sebepten badii'nin ölümünü bir yok oluş şeklinde kurgulamak istediği. evet ama neden? insan neden bilinçli bir tercih yaparak bu dünyadan ayrılmaya karar verdikten sonra geride kalanları düşünüyor? intihar iz bırakarak, yara bırakacak şekilde, hakkında konuşturarak bu dünyadan göç etmek demek mi sahiden? bu filmin bize anlattığı, intihar bu demek ama badii yok olarak, intihar ettiği bile kimse tarafından anlaşılmasın diye dileyerek bunu gerçekleştirmenin bir yolunu buldu mu? ya da tam tersi, aslında intihar etmek de ölmek de istemiyor. bunu gerçekten istese ardı, arkasını hiç düşünmezdi. bu badii'nin yardım çığlığı mı anlatılmak istenen. bilemiyorum, her ikisi de oldukça basit geliyor. "istediğiniz kadar süsleyin, başka taraflarından ele alın konuyu, bakın iki birbirine zıt olasılık bıraktım size ama aslında intihar günün sonunda sadece ilgi çekmeye çalışmak, ötesi değil" demek çok büyük hadsizlik gibi geliyor bana!

çok üzgünüm. galiba sinirliyim de biraz. yaşamın anlamı, intihar etmeyi kafasına koymuş bir insan için bile "bakış açını değiştir" minvalli bir konuşmanın, kişiyi sorgulamaya düşürecek kadar primitif bir şekilde ulaşabileceği bir cevapta gizli olabilir mi abi? evet tüm bunları sorgulatan bir film yapmak güzel. ama sanki anlatım ile dayatmanın arasındaki o çok da ince olmayan çizginin ötesine geçilmemiş mi bariz şekilde?
bilemiyorum. yok not falan. film güzel. ben değilim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim