sana bir sır vereceğim
2013 yılına damga vuramayan, fakat prodüksiyonu ve tarzı türk dizi standartlarının çok çok üzerinde olan, başka bir yabancı diziden uyarlanan başarılı bir fox tv fantastik dizisi idi.
sihirli annem, selena gibi fantastik klişelerine nazaran, türkiye'ye ayrıca farkındalık katan bir fantastik dizi olduğunu düşünüyorum. gerçek dışı öğelere bağlı kalınılmış, fakat o kadar güzel işlenmiş ki, izlerken bir anda kendinizi dizinin içerisinde buluyorsunuz ve fantastik öğeleri de sanki gerçekmiş gibi algılıyorsunuz.
ömrü kısa oldu, ilk sezondan ekranlara veda etti. artık bu durum ülkemizde standart olmalı ki, yine izleyicimize hitap etmedi ve reytingler yerin dibine girdi. hatta o kadar rezil bir hale gelmişti ki, dizinin normal süresinden (o zamanlarda 1 saat 35-40 dakika falan) daha da gerileyip, haftada sadece 1 saate indirilmişti. bunun da sebebi sanırım aynı güne farklı bir klişe diziyi sıkıştırmaya çalışmalarından.
yani anlayacağınız, çok klişe nedenlerden dolayı rezil edildi bu dizi. halbuki fantastik öğelerin dışında, sosyolojik olarak da bir çok mesaj veriyordu, ve karakterlerle de sürekli bir empati halinde olunabiliyordu.
türk dizisi top 5 sıralamama girer mi bilemem ama, bu dizinin bende yerinin çok çok ayrı olduğu bir gerçektir.
sihirli annem, selena gibi fantastik klişelerine nazaran, türkiye'ye ayrıca farkındalık katan bir fantastik dizi olduğunu düşünüyorum. gerçek dışı öğelere bağlı kalınılmış, fakat o kadar güzel işlenmiş ki, izlerken bir anda kendinizi dizinin içerisinde buluyorsunuz ve fantastik öğeleri de sanki gerçekmiş gibi algılıyorsunuz.
ömrü kısa oldu, ilk sezondan ekranlara veda etti. artık bu durum ülkemizde standart olmalı ki, yine izleyicimize hitap etmedi ve reytingler yerin dibine girdi. hatta o kadar rezil bir hale gelmişti ki, dizinin normal süresinden (o zamanlarda 1 saat 35-40 dakika falan) daha da gerileyip, haftada sadece 1 saate indirilmişti. bunun da sebebi sanırım aynı güne farklı bir klişe diziyi sıkıştırmaya çalışmalarından.
yani anlayacağınız, çok klişe nedenlerden dolayı rezil edildi bu dizi. halbuki fantastik öğelerin dışında, sosyolojik olarak da bir çok mesaj veriyordu, ve karakterlerle de sürekli bir empati halinde olunabiliyordu.
türk dizisi top 5 sıralamama girer mi bilemem ama, bu dizinin bende yerinin çok çok ayrı olduğu bir gerçektir.
devamını gör...
mesajınız var turuncusu
geneli itibariyle bilgilendirici, motive edici, farklı bakış açıları sunan, girdiğim tanımlar üzerine fikir alışverişi yaptığımız mesajlar geliyor. beni kadın sanıp yürümeye çalışanlar da oldu tabii* ama çoğunlukla iyi niyetli, açık görüşlü insanların yazdığını söyleyebilirim. var olsunlar.
devamını gör...
güne iyi başlatan şeyler
aynaya ilk baktığımda gülümsüyorum. bu alışkanlık haline gelince güzel oluyor, güzel hissettiriyor.
devamını gör...
adres tarifini yapamayan insanlar
her yere yaya yürümeye alışık olduğu için arabada biri "nasıl gidiyoruz?" diye sorduğunda tüm yolu unutan kişi de olabilir.
devamını gör...
kırmızı topuklu ayakkabı giyilmesini yasaklamak
fransa kralı 14.louis'in icraatı.

1.63 cm’lik kral, boyunun kısalığının çaresini 10 cm'lik topuklularda buldu. hatta kendisine erkeksi bir hava kattığını düşünüyordu.
favori rengi kırmızıydı. kırmızı ; savaşı, iktidar gücünü simgeliyordu.
kırmızı topuklu ayakkabıyı tekelleştirmek kastıyla kral bir ferman yayınlatır. günümüz khk'sı.
1670 yılında hanedan üyeleri dışında bu ayakkabıların giyilmesini yasaklar.

1.63 cm’lik kral, boyunun kısalığının çaresini 10 cm'lik topuklularda buldu. hatta kendisine erkeksi bir hava kattığını düşünüyordu.
favori rengi kırmızıydı. kırmızı ; savaşı, iktidar gücünü simgeliyordu.
kırmızı topuklu ayakkabıyı tekelleştirmek kastıyla kral bir ferman yayınlatır. günümüz khk'sı.
1670 yılında hanedan üyeleri dışında bu ayakkabıların giyilmesini yasaklar.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
“birisini unutmak zorundaysanız, bunu sindire sindire yapın. çünkü aklın zamansız öldürdükleri, yürekte amansız dirilir.”
| paul auster
| paul auster
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük! sevgiliye atılan günaydın mesajından daha lezzetli mesajların bulunduğu tek başlık olan başlığın dibine düştük gene. işe gidenlere kolaylıklar dilerim. uyuyanlara ise tam uyanmalarına yakın en güzel rüyaları görmelerini temenni ediyorum ve tam orta yerinde uyanıp hay alüminyum çekmelerini!(bkz: sısısısı)
devamını gör...
uzaylı zekiye
güneşteki patlamaların süpersonik etkisinin, dünya üzerindeki milyarlarca insan arasından gelip yarım akıllı zekiye'yi bulması ve ismi gibi gözlerinden kırmızı ışıklar çıkan zehir zemberek zeki birisine dönüştürmesi macerasıdır.
10 bölümlük bu dizi trt arşiv kanalında yer alıp sonra kaldırılmış ve başka birileri tarafından tekrar youtube'a yüklenmiş, görüntü kalitesi düşük olmasına rağmen izlenilebilir.
10 bölümlük bu dizi trt arşiv kanalında yer alıp sonra kaldırılmış ve başka birileri tarafından tekrar youtube'a yüklenmiş, görüntü kalitesi düşük olmasına rağmen izlenilebilir.
devamını gör...
genius
latince dilinde belli bir görevi olan ilahi varlık olduğu gibi çok zeki, kafası iyi çalışan, fevkalade yetenekli insan anlamına gelir. bizdeki cin ve cin gibi sözcüğü ile aynı.
devamını gör...
kevin guilfoile
16 temmuz 1968, new jersey doğumlu yazar. cooperstown, new york eyaletinde büyüdü. babası, national baseball hall of fame'deki bir yöneticiydi. guilfoile 1990 yılında notre dame üniversitesi'nden mezun oldu ve houston astros beyzbol kulübü için medya ilişkilerinde kısa bir süre çalıştı. chicago tasarım firması coudal ortaklar kurucu ortağıydı ve o şirketin 11 yıl boyunca yaratıcı yönetmeni oldu.
klon ve kulüp 1000 isimli iki kitabın yazarıdır.
klon ve kulüp 1000 isimli iki kitabın yazarıdır.
devamını gör...
çankaya
izmir’in kurtuluşundan sonra tanıştığı ve son zamanlarına kadar atatürk’ün yanından ayrılmayan falih rıfkı atay’ın, atatürk hakkında yazdığı anılarını toparladığı ve kitap haline getirdiği anılarından oluşan eseridir. ilk bakışta kalınlığı göz korkutan cinstendir.
devamını gör...
iki çocuğun kediyi bayıltana kadar dövmesi
çocuk bunu nereden biliyor? bu nefreti, şiddeti nereden öğreniyor? tabii ki ailesinden. çocuk bu. doğruyu yanlışı öğretildiği gibi bilir. sen aile olarak doğru düzgün bir eğitim vermekten acizsen olacağı budur. benim de çevremde bir sürü çocuklu aile var. bizzat şahit oluyorum ki tamamen yetiştirmekle alakalı. ne çocuklar var zarar veririm diye böceğe bile dokunamıyor. kısaca ailelerin suçudur efendim. eğitemiyorsan, terbiye edemiyorsan çocuk yapmayacaksın. bu kadar basit.
devamını gör...
eddington limiti
bir yıldızın en yüksek denge sınırını ifade eden terim.
yani?
yani şöyle;
yıldızlar oluşum aşamasındaki "acemilik" evresini geçip tam bir yıldıza dönüştükten sonra, merkezlerindeki kütle çekim kuvvetinden kaynaklı enerji ile ürettikleri ve uzaya yaydıkları enerji arasında bir denge oluşur.
(bkz: hidrostatik denge)
(bkz: termal denge)
kütle çekim kuvvetinden kaynaklanan enerji, yıldızın dış katmanlarından merkezine doğruyken, üretilen enerjiden kaynaklanan ve adına ışınım basıncı dediğimiz kuvvet ise merkezden dışarıya doğrudur. bunlardan birinin diğerinden yüksek olması durumunda yıldızın dengesi bozulur. hangisinin baskın olduğuna bağlı olarak yıldız içeriye doğru çöker ya da patlayarak uzaya dağılır.
eddington limiti, bu dengede ulaşılabilecek üst limiti ifade eder. basitçe, yıldız bu limiti aşarsa ışınım gücü kütle çekimine baskın gelecek ve yıldız parçalanacak anlamına gelen bir açıklaması var. bazı durumlarda bu limiti aşan yıldızlara rastlayabiliyoruz. buna süper eddington durumu diyoruz.
limit ayrıca kara deliklerin etrafındaki birikim diski adlı yapı için de dengeyi belirleyen yaklaşık bir sınırdır.
eddington limiti, eddington ışınım gücü olarak da bilinir.
yani?
yani şöyle;
yıldızlar oluşum aşamasındaki "acemilik" evresini geçip tam bir yıldıza dönüştükten sonra, merkezlerindeki kütle çekim kuvvetinden kaynaklı enerji ile ürettikleri ve uzaya yaydıkları enerji arasında bir denge oluşur.
(bkz: hidrostatik denge)
(bkz: termal denge)
kütle çekim kuvvetinden kaynaklanan enerji, yıldızın dış katmanlarından merkezine doğruyken, üretilen enerjiden kaynaklanan ve adına ışınım basıncı dediğimiz kuvvet ise merkezden dışarıya doğrudur. bunlardan birinin diğerinden yüksek olması durumunda yıldızın dengesi bozulur. hangisinin baskın olduğuna bağlı olarak yıldız içeriye doğru çöker ya da patlayarak uzaya dağılır.
eddington limiti, bu dengede ulaşılabilecek üst limiti ifade eder. basitçe, yıldız bu limiti aşarsa ışınım gücü kütle çekimine baskın gelecek ve yıldız parçalanacak anlamına gelen bir açıklaması var. bazı durumlarda bu limiti aşan yıldızlara rastlayabiliyoruz. buna süper eddington durumu diyoruz.
limit ayrıca kara deliklerin etrafındaki birikim diski adlı yapı için de dengeyi belirleyen yaklaşık bir sınırdır.
eddington limiti, eddington ışınım gücü olarak da bilinir.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
anonim olmanın verdiği rahatlıkla içimi dökmek. okumak, okunmak.
devamını gör...
ah bu şarkıların gözü kör olsun
zeki müren varken zeki müren dinlenir:
devamını gör...
beğeni alınca mutlu olan yazar
kim mutlu olmaz ki? birileri yazdığınız tanımları okumaya zamanını ayırmış, yazdığınız tanımı beğenmiş, size de destek olmak için artılamış. bundan tatlı ne var ki şu platformda? *
devamını gör...
her işi son güne bırakmak
türk insanın tipik hareketi.
devamını gör...
absürt anılar koleksiyonu
lise yıllarında “ çoban mehmet” dediğimiz, daha sonra bir bankaya müdür olan bir arkadaşımız vardı. bir gün okula elinde çok havalı ve pahalı görünen bir şemsiye ile geldi. hava çok kapalı görünmüyordu aslında ama şemsiye o kadar etkileyici idi ki aldırmadık bu manasızlığa. zaten daha sonra bu manasızlığa mana katmak için göklerden bir yerden bir yardım geldi mehmet’e. mehmet gün boyu şemsiye ile dolaştı ama aşırı bir ihtimamla tutuyordu şemsiyeyi. derste bile gözü şemsiyede idi desem abartmış olmam, zaten durum kendiliğinden abartı olduğu için benim fazladan bir çabaya girmeme de gerek yok. son ders bitmek üzereyken hepimizin isteyeceği ama aklından bile geçmediği şey oldu ve birden yağmur yağmaya başladı. hepimiz şemsiyenin kanatlarını açıp göğe doğru ve göğe karşı bir kalkan olup en azından bir iki tanemizi koruyacağını düşünüp heyecanlandık ama mehmet yağmur bulutlarından daha çok kararan yüzüyle dersin sonuna kadar somurttu. klasik müzik bestecilerini mezarlarında huzursuz eden son zil çaldığında koşa koşa dışarı çıktık ama mehmet en sona kaldı. şemsiyeyi açmasını istediğimizde bize öyle bir cevap verdi ki engels’in anlatmaya çalıştığı şeyi anlar gibi olduk. belki devletin değil ama ailenin ve özel mülkiyetin ne olduğunu çözdük bir anda. epifaniye neden olan cümle tam olarak şöyleydi: “ dedem, şemsiyeyi ıslatma dedi.”
devamını gör...
eti cicibebe
senelerce "kikibebe" diye ismini yanlış okuduğum bebe bisküvisi.
devamını gör...
