yeni zelanda
hayatımın geri kalanını yaşamak istediğim, çoluğa çocuğa karışmayı arzuladığım güzel insanların yaşadığı uzak çok uzak, seküler, çoğulcu ve gerçekten de demokratik bir ülke. camiiye yapılan terör saldırısı sonrasında meclislerinde kur'an tilaveti yapılmıştı, ülkede çapında mevlüt okutmuşlardı; varın siz düşünün çoğulculuğunu. bizim ülkemizde de sinagoga saldırı düzenleniyor, onlarca türk vatandaşı musevi hayatını kaybediyor; milletçe ''oh olsun!'' demediğimiz kalıyor.
coğrafi olarak dünyanın izole bir köşesinde bulunan bir ada ülkesi oldukları için de ülkeyi dış dünyaya tümden kapatarak covid-19 ile mücadeleye beş sıfır önde başlamışlardı.
coğrafi olarak dünyanın izole bir köşesinde bulunan bir ada ülkesi oldukları için de ülkeyi dış dünyaya tümden kapatarak covid-19 ile mücadeleye beş sıfır önde başlamışlardı.
devamını gör...
yoğurt mayalamak
sağlıklı ve lezzetli yoğurt yemek için evde yaptığım zahmetsiz uygulama.
şok marketten aldığım yayla marka yoğurt mayasını (streptococcus thermophilus, lactobasillus aciddophilus, lactobasillus bulgaricus, bifidobacterium animalis spp. lactis) aktifleşmesi için bir bardak ılık süte karıştırıp yarım saat bekletiyorum. bu arada tencerede 3 litre uht veya pastörize sütü kaynatmadan 45 derece sıcaklığa kadar ısıtıyorum. aktifleşmiş mayayı içine karıştırıyorum. ısısını 6 saat muhafaza edebilmesi için ya fırın gibi izolasyonlu bir yere koyuyorum ( soğuk havalarda fırın önden ısıtılıp kapatılabilir) ya da örtüye sarıyorum. mayalanırken oluşacak buharı emmesi için kapağın altına kağıt havlu koyabilirsiniz, koymasanız da olur. tencere çok soğuduğu için yoğurt tutmadıysa tencereyle sıcak su içerisine oturtup tekrar ısısını yükseltebilirsiniz. mayalanınca hemen yemiyoruz, dolaba koyuyorum, bir gece bekletiyorum, sonra temiz bir kapaklı kap içerisine mayalık yoğurt ayırıyorum, ondan sonra kullanıyoruz. yoğurt ekşi olduysa yayla çorbası yapabilirsiniz, çok yakışır.
uht veya pastörize sütler homojenize edildiği için (yağlar yüksek basınçla parçalanıp küçük zerreler haline getiriliyor ve sütün yüzeyinde birikmiyor) çok içime sinmese de açık sütlerdeki patojen bakterilerden korktuğum ve uzun kaynatma sürecinde besin değeri azaldığı için tercih ediyorum.
şok marketten aldığım yayla marka yoğurt mayasını (streptococcus thermophilus, lactobasillus aciddophilus, lactobasillus bulgaricus, bifidobacterium animalis spp. lactis) aktifleşmesi için bir bardak ılık süte karıştırıp yarım saat bekletiyorum. bu arada tencerede 3 litre uht veya pastörize sütü kaynatmadan 45 derece sıcaklığa kadar ısıtıyorum. aktifleşmiş mayayı içine karıştırıyorum. ısısını 6 saat muhafaza edebilmesi için ya fırın gibi izolasyonlu bir yere koyuyorum ( soğuk havalarda fırın önden ısıtılıp kapatılabilir) ya da örtüye sarıyorum. mayalanırken oluşacak buharı emmesi için kapağın altına kağıt havlu koyabilirsiniz, koymasanız da olur. tencere çok soğuduğu için yoğurt tutmadıysa tencereyle sıcak su içerisine oturtup tekrar ısısını yükseltebilirsiniz. mayalanınca hemen yemiyoruz, dolaba koyuyorum, bir gece bekletiyorum, sonra temiz bir kapaklı kap içerisine mayalık yoğurt ayırıyorum, ondan sonra kullanıyoruz. yoğurt ekşi olduysa yayla çorbası yapabilirsiniz, çok yakışır.
uht veya pastörize sütler homojenize edildiği için (yağlar yüksek basınçla parçalanıp küçük zerreler haline getiriliyor ve sütün yüzeyinde birikmiyor) çok içime sinmese de açık sütlerdeki patojen bakterilerden korktuğum ve uzun kaynatma sürecinde besin değeri azaldığı için tercih ediyorum.
devamını gör...
tanımlarda ayrı mesaj kutusunda ayrı bir insan olmak
burada "şöyle kaliteli, böyle mükemmel" diye övülen adamın, erkek cinsel organı görmek için discord'da günlerce kadın taklidi yapmasından sonra şaşırtmayan hadise.
devamını gör...
daddy ucemak kızıl nelson üçlüsü
üçünü de severim, sayarım. seri artı oy vermelerine aldanmayın ha okumadan oy vermezler asla.
devamını gör...
türkiye'nin f-35 programından resmen çıkarılması
uzun dönemde hayırlısı olmuştur.
bu ülkenin, ittire kaktıra bir şekilde kendi savaş uçağını yapması gerekiyor. tfx projesi belki ilk zamanlar bir f35 kadar başarılı olamayacak ama sürekli yeni şeyler öğrenip gelişip bizi koruyacak. geleceğe karamsar bakmayın.
kanada'nın sihalar için uyguladığı ambargo aklınızdan çıkmasın. f35 demek birilerinin güdümünde olmak demektir. ülkemiz, ancak yerli silah sanayisinin gelişmesiyle tam bağımsızlığa erişebilir.
f-35 nedir ne değildir
kanada ambargosu
bu ülkenin, ittire kaktıra bir şekilde kendi savaş uçağını yapması gerekiyor. tfx projesi belki ilk zamanlar bir f35 kadar başarılı olamayacak ama sürekli yeni şeyler öğrenip gelişip bizi koruyacak. geleceğe karamsar bakmayın.
kanada'nın sihalar için uyguladığı ambargo aklınızdan çıkmasın. f35 demek birilerinin güdümünde olmak demektir. ülkemiz, ancak yerli silah sanayisinin gelişmesiyle tam bağımsızlığa erişebilir.
f-35 nedir ne değildir
kanada ambargosu
devamını gör...
hülya avşar
bir medya maymunudur.
zaman neyi gerektirirse onu yapan hülya avşar gündemde kalmak, dikkat çekmek, unutulmamak ve sürekli konuşulmak için her şeyi yapabilir.
çok iyi bir oyuncu olduğu iddia edilir ancak elle tutulur bir oyunculuk sergilediği filmler bir elin parmağını geçmez. benim hatırladığım kadarıyla berlin in berlin ve fazilet filmleri dışında hatırda kalacak oyunculuk sergilediği bir film yoktur.
televizyon programcısı olarak da iyi olarak anılmasına katılmıyorum zira yaptığı tek şey kendince cesur olan ama aslında şımarıklıktan ve gündemde kalma çabasından başka bir numarası olmayan sorular sormasından ileri gelmektedir.
güzelliğin göreceli bir kavram olduğu gerçeğini göz önünde bulundurarak ne gençlik yıllarında ne de şimdiki haliyle güzel bulduğumu söyleyebilirim. arabesk filmlerde oynamak için çok uygun yüz hatları olduğu için ünlü olduğu konusunda ciddi şüphelerim var.
çok zeki bir kadın olduğu savı ise bence mesnetsizdir. sadece tepki çekmek için açıklama yapmaya gayret eder. son çıkışıyla insanları aptal yerine koymak gibi bir gaflete düşmüştür. gerekirse simit yemesi ve yememiz gerektiğini söyleyen hülya avşar bunun kendisi için gerekli olmayacağını bilir ama kendi çıkarları doğrultusunda konuşmaktan geri de durmaz.
unutulacak. kendisi değil. yine avşar kızı olarak anılmaya ve onur ödülleri almaya devam edecek. yaptığı açıklamalar unutulup gidecek. neleri unutmadık ki!
zaman neyi gerektirirse onu yapan hülya avşar gündemde kalmak, dikkat çekmek, unutulmamak ve sürekli konuşulmak için her şeyi yapabilir.
çok iyi bir oyuncu olduğu iddia edilir ancak elle tutulur bir oyunculuk sergilediği filmler bir elin parmağını geçmez. benim hatırladığım kadarıyla berlin in berlin ve fazilet filmleri dışında hatırda kalacak oyunculuk sergilediği bir film yoktur.
televizyon programcısı olarak da iyi olarak anılmasına katılmıyorum zira yaptığı tek şey kendince cesur olan ama aslında şımarıklıktan ve gündemde kalma çabasından başka bir numarası olmayan sorular sormasından ileri gelmektedir.
güzelliğin göreceli bir kavram olduğu gerçeğini göz önünde bulundurarak ne gençlik yıllarında ne de şimdiki haliyle güzel bulduğumu söyleyebilirim. arabesk filmlerde oynamak için çok uygun yüz hatları olduğu için ünlü olduğu konusunda ciddi şüphelerim var.
çok zeki bir kadın olduğu savı ise bence mesnetsizdir. sadece tepki çekmek için açıklama yapmaya gayret eder. son çıkışıyla insanları aptal yerine koymak gibi bir gaflete düşmüştür. gerekirse simit yemesi ve yememiz gerektiğini söyleyen hülya avşar bunun kendisi için gerekli olmayacağını bilir ama kendi çıkarları doğrultusunda konuşmaktan geri de durmaz.
unutulacak. kendisi değil. yine avşar kızı olarak anılmaya ve onur ödülleri almaya devam edecek. yaptığı açıklamalar unutulup gidecek. neleri unutmadık ki!
devamını gör...
metroda kadına bıçak çeken şahsın ifadesi
20 ayrı suçtan sabıkası olan ve elinde bıçakla aleni bir şekilde kadına ve annesine sinkaflı küfürlerle tehdit edip saldırmaya çalışan kişinin ifadeleridir.
olay için (bkz: kadıköy metrosunda yolculara bıçak çeken ve küfreden şahıs)
öncelikle mağdur kadının ifadesi
mağdur
failin ifadesini hemen altına bırakıyorum.
şüpheli emrah yılmaz'ın emniyetteki ifadesinde olay günü evinde bulunan ekmek bıçağını biletmek için poşetin içine koyarak yanına aldığını söyledi. poşetin yırtılması sonucu bıçağı gazete kağıdına koyarak pantolonunun arka cebine koyduğunu ifade eden yılmaz, metroda karşısında oturan kadının maskesini takmadığını gördüğünü, maske takması yönünde uyardığını ve kadının kendisine kızgın bir şekilde karşılık verdiğini iddia etti.
astım hastası olmasına rağmen kendisinin maske taktığını kadına söylediğini belirten şüpheli yılmaz, olayla ilgisi olmayan ve ismini bilmediği başka bir kadının ve annesinin kendisine bağırdığını ve hakaret ettiğini öne sürdü. tartışmanın büyüdüğünü, metrodaki diğer insanların kendilerini ayırdığını ifade eden yılmaz'ın "bu sırada genç bayan bana döner tekme attı, tekme karnıma geldi. araya girenler beni tutmuş olduğu için ben karşılık veremedim" dediği öğrenildi.
kadının ve annesinin kendisine saldırdığını ve hakaret ettiğini söyleyen yılmaz, kendisini korumak, darp ve linç edilmekten kurtulmak için bıçak çıkardığını, kapıya yönelerek ortamdan kaçmaya çalıştığını iddia etti. kimseyi tehdit etmediğini iddia eden yılmaz, "50-60 kişi üzerime geldiği için kendimi kurtarmak için bıçak gösterdim" dedi. suçlamayı kabul etmediğini, kimseye hakaret etmediğini, kimseyi tehdit ve darp etmediğini iddia eden yılmaz, kendisine darp ve hakaret edildiğini söyleyerek semanur damgacı ve nilgün damgacı'dan şikayetçi olduğunu söyledi.
fail
20 ayrı suçtan sabıkalı bir suç makinesi, metroda alenen bir kadına ve annesine ağza alınmayacak hakaretler ederek elinde 30 cm bıçakla saldırmaya çalışıyor. bütün bunların üzerine ifade vererek kendisi mağdurlardan şikayetçi olabiliyor. geldiğimiz noktanın en güzel özeti budur. sırf bu ifadesi yüzünden bile ayrıca ceza alması gerektiğini düşünüyorum. işin en üzücü kısmı ise sosyal medyada gündem olmasa eğer şuan ellerini kollarını sallayarak aramızda gezmeye devam edecekti. tam bu yüzden bu tür olayları kamerayla kayda alıp sosyal medyada gündem yapmak büyük önem arz ediyor. kamerayla kayda alınmış bu kadar boku yedikten sonra böyle utanmazca kendini savunması ise yeni türkiye gerçeklerinden biridir.
bu psikopatların kimlerden güç aldıklarını ve nasıl böyle pişkin olabildiklerini hepimiz biliyoruz değil mi ?
olay için (bkz: kadıköy metrosunda yolculara bıçak çeken ve küfreden şahıs)
öncelikle mağdur kadının ifadesi
mağdur
failin ifadesini hemen altına bırakıyorum.
şüpheli emrah yılmaz'ın emniyetteki ifadesinde olay günü evinde bulunan ekmek bıçağını biletmek için poşetin içine koyarak yanına aldığını söyledi. poşetin yırtılması sonucu bıçağı gazete kağıdına koyarak pantolonunun arka cebine koyduğunu ifade eden yılmaz, metroda karşısında oturan kadının maskesini takmadığını gördüğünü, maske takması yönünde uyardığını ve kadının kendisine kızgın bir şekilde karşılık verdiğini iddia etti.
astım hastası olmasına rağmen kendisinin maske taktığını kadına söylediğini belirten şüpheli yılmaz, olayla ilgisi olmayan ve ismini bilmediği başka bir kadının ve annesinin kendisine bağırdığını ve hakaret ettiğini öne sürdü. tartışmanın büyüdüğünü, metrodaki diğer insanların kendilerini ayırdığını ifade eden yılmaz'ın "bu sırada genç bayan bana döner tekme attı, tekme karnıma geldi. araya girenler beni tutmuş olduğu için ben karşılık veremedim" dediği öğrenildi.
kadının ve annesinin kendisine saldırdığını ve hakaret ettiğini söyleyen yılmaz, kendisini korumak, darp ve linç edilmekten kurtulmak için bıçak çıkardığını, kapıya yönelerek ortamdan kaçmaya çalıştığını iddia etti. kimseyi tehdit etmediğini iddia eden yılmaz, "50-60 kişi üzerime geldiği için kendimi kurtarmak için bıçak gösterdim" dedi. suçlamayı kabul etmediğini, kimseye hakaret etmediğini, kimseyi tehdit ve darp etmediğini iddia eden yılmaz, kendisine darp ve hakaret edildiğini söyleyerek semanur damgacı ve nilgün damgacı'dan şikayetçi olduğunu söyledi.
fail
20 ayrı suçtan sabıkalı bir suç makinesi, metroda alenen bir kadına ve annesine ağza alınmayacak hakaretler ederek elinde 30 cm bıçakla saldırmaya çalışıyor. bütün bunların üzerine ifade vererek kendisi mağdurlardan şikayetçi olabiliyor. geldiğimiz noktanın en güzel özeti budur. sırf bu ifadesi yüzünden bile ayrıca ceza alması gerektiğini düşünüyorum. işin en üzücü kısmı ise sosyal medyada gündem olmasa eğer şuan ellerini kollarını sallayarak aramızda gezmeye devam edecekti. tam bu yüzden bu tür olayları kamerayla kayda alıp sosyal medyada gündem yapmak büyük önem arz ediyor. kamerayla kayda alınmış bu kadar boku yedikten sonra böyle utanmazca kendini savunması ise yeni türkiye gerçeklerinden biridir.
bu psikopatların kimlerden güç aldıklarını ve nasıl böyle pişkin olabildiklerini hepimiz biliyoruz değil mi ?
devamını gör...
çok pahalı olduğu için psikoloğa gidememek
kafa sözlük bedava, anlat derdini, dök içini kuruş para ödemek yok, üstüne birde aldığın artı oylar ile tişört bile kazanırsın(bu biraz hayal gibi ama 20000 puan olur zaman ile birikir) .
ülkede sadece can ucuz geri kalan herşey pahalı zaten, psikoloğa ayıracak kimsenin parası kalmıyor.
ülkede sadece can ucuz geri kalan herşey pahalı zaten, psikoloğa ayıracak kimsenin parası kalmıyor.
devamını gör...
mabel matiz
devamını gör...
aroma
şarabın tadını belirleyen en önemli niteliklerden biridir. şarabın muhteviyatındaki üzümler tarafından belirlenir. genelde tadımda ilk fark edilen koku ve tattır.
devamını gör...
fuhuş operasyonunda veresiye defteri ele geçirilmesi
"siz para ezmeye ukrayna'ya gidersiniz ama cenazenize mahalle p.zevengi gelir." dedirtmiş veresiye defteridir.
devamını gör...
siyasilerin unutulmayan sözleri
' bir memlekette namuslular namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memlekette kurtuluş yoktur '
ısmet inönü
ısmet inönü
devamını gör...
7 mart 2021 ankara'da eşi tarafından öldürülen kadın
o kadar sinirleniyorum ki bunları okurken. ciddi anlamda içim acıyor artık, kaldıramıyorum bu haberleri.
zeynel korkmaz, tartıştığı eşi reyhan korkmaz'ı 4 çocuğunun gözü önünde boğazından bıçaklayarak öldürdü. olaydan sonra komşusunu arayarak "çocuklarım önce allah'a sonra size emanet" diyen zeynel korkmaz, polis ekiplerince gözaltına alındı. ayrıca, zeynel korkmaz'ın daha önce de eşine şiddet uyguladığı ve bu nedenle hakkında uzaklaştırma kararı verildiği belirlendi.
haberin devamı için
zeynel korkmaz, tartıştığı eşi reyhan korkmaz'ı 4 çocuğunun gözü önünde boğazından bıçaklayarak öldürdü. olaydan sonra komşusunu arayarak "çocuklarım önce allah'a sonra size emanet" diyen zeynel korkmaz, polis ekiplerince gözaltına alındı. ayrıca, zeynel korkmaz'ın daha önce de eşine şiddet uyguladığı ve bu nedenle hakkında uzaklaştırma kararı verildiği belirlendi.
haberin devamı için
devamını gör...
birine bir şey yedirirken senin de ağzının o lokmayı yer gibi açılması
bunu iğneden iplik geçirirken büzülen dudaklar takip eder
devamını gör...
girift radyo yayını
konuşamam! sadece girift.
devamını gör...
afrodisias antik kenti
aydın'ın karacasu ilçesinin geyre köyünde bulunan afrodisias kent geçmişi milattan önce beş binli yıllara dek uzanıyor. kent bir vadiye kurulu ve uzun bir süre de tarihi kalıntılar halkın hayatıyla bir bütün oluşturuyor. şimdilerde evler boşaltılmış durumda ve kent yerleşime kapalı. kentte gerçek kazıların başlatıldığı 1960'lı yıllara kadar yapıların iyi korunmasının en büyük nedeni ise konumu diyebiliriz.
kentin tam görünümü:

imparator augustus, afrodisias kenti için "bütün asya içinden kendime bu kenti seçtim." diyerek kenti himayesi altına alıp korumuştur.
kentin öne çıkan özelliklerinden biri heykel okulu olmasıdır. yakınında bulunan mermer ocağı sayesinde burada heykeltraşlar yetişiyor ve pek çok heykel yine burada şekilleniyordu.
tetrapylon
afrodisias'ın sembolü olan bu yapı kentin kapısıdır. birkaç kez yıkıldığı tespit edilen yapı, kente ilk bakışta en çok dikkat çekebilecek inşalardan biri.

afrodit tapınağı
milattan sonra 6. yüzyılda hristiyanlığın bölgeye gelmesiyle afrodit tapınağı kiliseye dönüştürülmüştür. tapınakta bir tuzlu su kuyusu da bulunur.

stadyum
geleneksel sporlar, hayvan dövüşleri ve gladyatör savaşlarının yapıldığı çok büyük bir arenadır. bu stadyum tahmin edilen kent nüfusuna oranla epey büyük bir yapı, 270 metre uzunluğunda 30 sıralıktır. hipodrom 30.000 kişilikken kentin 15.000 kişilik olduğu bilinmektedir. bu da bize kentte düzenlenen etkinliklere dışarıdan epey yüksek bir katılım olduğunu, etkinliklere ilgi olduğunu gösteriyor.

kentte yazışmaların yer aldığı ve halkın haberdar olmasının sağlandığı bir arşiv duvarı vardır.
milattan sonra 2. yüzyılda odeon inşa edilmiştir.

roma mimarisinde önemli bir yeri olan hamamlar bu kentte de mevcuttur, adrian hamamı olarak isimlendirilmiştir.
heykellerde mitolojik karakterler göze çarpıyor: dionyssos, herakles, apollon, akhilleus bu isimlerden bazıları. yanı sıra imparator neron ve augustus da yer alıyor. prometheus'un cezaya çarptırıldığı dağda ellerindeki kelepçelerin herakles tarafından çözülmesinin tasvir edildiği bir heykel bulunuyor. aeneas'ın roma'yı kurma sürecini anlatan kabartmalar vardır. bütün bu heykeller ve kabartmalar aydın'da afrodisias müzesinde sergileniyor.
afrodit heykeli
bu heykel sayesinde aslında mitolojideki afroditle afrodisyas kentinde tapılan tanrıçanın aynı olmadığı anlaşılmıştır. heykelde alıştığımız çıplak afroditin aksine bir örtü mevcuttur. heykel üzerinde yukarıdan başlanarak sırasıyla üç güzeller, selene ve helios, afrodit, üç adet eros yer alır. bunun dışında genel tasvirine benzer nitelikte bir afrodit heykeli de mevcuttur.

heykeller hristiyan inancının gelmesiyle birlikte tahrip edilmiş olsa da varlıklarını büyük oranda korumuşlardır.
fotoğraf kaynağı: türkiye cumhuriyeti kültür varlıkları ve müzeler genel müdürlüğü
kent 2017 yılında unesco kültür mirası listesine alınıyor. aslında 1800'lü yıllardan itibaren kent yabancı gezginler tarafından inceleniyor fakat dikkatleri üzerine yeterince çekmiyor. ilk kazı 1904 yılında bir fransız olan paul gaudin tarafından yapılıyor, sonrasında da avrupalı farklı milletlerden insanlar tarafından kazılar yapılsa da hep kısa soluklu oluyor, ta ki kenan erim'in kazılarına kadar.
ara güler'in kenti keşif öyküsü:
bir gün ara güler adnan menderes'in de katılacağı kemer barajının açılışı için önceden fotoğraf çekimi için aydın'a gidiyor. dönemin valisinden bir araç ve şoför istiyor, yola çıkıyorlar. baraj alanına vardıklarında ara güler bakıyor ki ışık ters, kapkaranlık çıkıyor fotoğraflar. mecburen akşamı bekliyorlar ve ancak bir dağa çıkarak istediği fotoğraflara ulaşabiliyor. şoför de bu sırada geç vakitten epey sinirli. hır gür içinde dönüş yoluna geçiyorlar fakat bu sefer de şoför kestirmeden gidelim derken dağın taşın arasında kayboluyorlar. en sonunda bir köyde durup kahveye giriyorlar. bu köy antik kentin bulunduğu aydın'ın karacasu ilçesindeki geyre köyü. ara güler fark ediyor ki köylülerin oyun oynamak için kullandıkları masa dahi roma döneminin sütun başları. bölge halkı lahitler içinde üzüm ezip şıra çıkarıyor, çamaşır yıkıyor. ara güler renkli filmlerini çoktan baraj fotoğrafları için kullanmış fakat siyah beyaz filmlerle çekim yapıyor. bu şahit olduklarıyla ilgili "tarihin içinde yaşayan bir şehir buldum." diyor. istanbul'a döndüğünde fotoğrafı basından önemli kişilere gösteriyor, durumdan söz ediyor fakat ilgi gösteren olmuyor. ara güler bu olayın metnini yazacak insan arıyor fakat kime sorsa yok oğlu yok. metni kendisi yazıyor, eşi de ingilizce'ye çeviriyor. yazı amerika'da bir dergide yayımlanıyor. horizon dergisi de çalışmayı yayımlamak için ara güler'e ulaşıyor ve fotoğrafların renkli baskılarını da göndermesini istiyorlar. tabii renkli baskı fotoğraf yok elinde. ara güler hemen aydın'a yola çıkıyor ve aynı valiyle görüşerek aynı şöförle geyre köyüne gidiyor ve bu kez üç gün sürecek bir fotoğraflama başlıyor. istanbul'a dönüp rüstem doyuran'a durumu anlatıyor. dergi için yazı hazırlayacak insan arıyorlar. doyuran, new york üniversitesinde hoca olan kenan erim'den bahsediyor. görüşmeler sonucu kenan erim türkiye'ye geliyor ve ara güler ile bölgeyi geziyorlar. bu şekilde bölge büyük bir kitlenin dikkatini çekerek kenan erim'in çalışmalarıyla pek çok kıymetli eser ortaya çıkarıyor.
ayrıca (bkz: kenan erim), (bkz: umut doğan), (bkz: afrodisias öyküleri), (bkz: karia).
kentin tam görünümü:

imparator augustus, afrodisias kenti için "bütün asya içinden kendime bu kenti seçtim." diyerek kenti himayesi altına alıp korumuştur.
kentin öne çıkan özelliklerinden biri heykel okulu olmasıdır. yakınında bulunan mermer ocağı sayesinde burada heykeltraşlar yetişiyor ve pek çok heykel yine burada şekilleniyordu.
tetrapylon
afrodisias'ın sembolü olan bu yapı kentin kapısıdır. birkaç kez yıkıldığı tespit edilen yapı, kente ilk bakışta en çok dikkat çekebilecek inşalardan biri.

afrodit tapınağı
milattan sonra 6. yüzyılda hristiyanlığın bölgeye gelmesiyle afrodit tapınağı kiliseye dönüştürülmüştür. tapınakta bir tuzlu su kuyusu da bulunur.

stadyum
geleneksel sporlar, hayvan dövüşleri ve gladyatör savaşlarının yapıldığı çok büyük bir arenadır. bu stadyum tahmin edilen kent nüfusuna oranla epey büyük bir yapı, 270 metre uzunluğunda 30 sıralıktır. hipodrom 30.000 kişilikken kentin 15.000 kişilik olduğu bilinmektedir. bu da bize kentte düzenlenen etkinliklere dışarıdan epey yüksek bir katılım olduğunu, etkinliklere ilgi olduğunu gösteriyor.

kentte yazışmaların yer aldığı ve halkın haberdar olmasının sağlandığı bir arşiv duvarı vardır.
milattan sonra 2. yüzyılda odeon inşa edilmiştir.

roma mimarisinde önemli bir yeri olan hamamlar bu kentte de mevcuttur, adrian hamamı olarak isimlendirilmiştir.
heykellerde mitolojik karakterler göze çarpıyor: dionyssos, herakles, apollon, akhilleus bu isimlerden bazıları. yanı sıra imparator neron ve augustus da yer alıyor. prometheus'un cezaya çarptırıldığı dağda ellerindeki kelepçelerin herakles tarafından çözülmesinin tasvir edildiği bir heykel bulunuyor. aeneas'ın roma'yı kurma sürecini anlatan kabartmalar vardır. bütün bu heykeller ve kabartmalar aydın'da afrodisias müzesinde sergileniyor.
afrodit heykeli
bu heykel sayesinde aslında mitolojideki afroditle afrodisyas kentinde tapılan tanrıçanın aynı olmadığı anlaşılmıştır. heykelde alıştığımız çıplak afroditin aksine bir örtü mevcuttur. heykel üzerinde yukarıdan başlanarak sırasıyla üç güzeller, selene ve helios, afrodit, üç adet eros yer alır. bunun dışında genel tasvirine benzer nitelikte bir afrodit heykeli de mevcuttur.

heykeller hristiyan inancının gelmesiyle birlikte tahrip edilmiş olsa da varlıklarını büyük oranda korumuşlardır.
fotoğraf kaynağı: türkiye cumhuriyeti kültür varlıkları ve müzeler genel müdürlüğü
kent 2017 yılında unesco kültür mirası listesine alınıyor. aslında 1800'lü yıllardan itibaren kent yabancı gezginler tarafından inceleniyor fakat dikkatleri üzerine yeterince çekmiyor. ilk kazı 1904 yılında bir fransız olan paul gaudin tarafından yapılıyor, sonrasında da avrupalı farklı milletlerden insanlar tarafından kazılar yapılsa da hep kısa soluklu oluyor, ta ki kenan erim'in kazılarına kadar.
ara güler'in kenti keşif öyküsü:
bir gün ara güler adnan menderes'in de katılacağı kemer barajının açılışı için önceden fotoğraf çekimi için aydın'a gidiyor. dönemin valisinden bir araç ve şoför istiyor, yola çıkıyorlar. baraj alanına vardıklarında ara güler bakıyor ki ışık ters, kapkaranlık çıkıyor fotoğraflar. mecburen akşamı bekliyorlar ve ancak bir dağa çıkarak istediği fotoğraflara ulaşabiliyor. şoför de bu sırada geç vakitten epey sinirli. hır gür içinde dönüş yoluna geçiyorlar fakat bu sefer de şoför kestirmeden gidelim derken dağın taşın arasında kayboluyorlar. en sonunda bir köyde durup kahveye giriyorlar. bu köy antik kentin bulunduğu aydın'ın karacasu ilçesindeki geyre köyü. ara güler fark ediyor ki köylülerin oyun oynamak için kullandıkları masa dahi roma döneminin sütun başları. bölge halkı lahitler içinde üzüm ezip şıra çıkarıyor, çamaşır yıkıyor. ara güler renkli filmlerini çoktan baraj fotoğrafları için kullanmış fakat siyah beyaz filmlerle çekim yapıyor. bu şahit olduklarıyla ilgili "tarihin içinde yaşayan bir şehir buldum." diyor. istanbul'a döndüğünde fotoğrafı basından önemli kişilere gösteriyor, durumdan söz ediyor fakat ilgi gösteren olmuyor. ara güler bu olayın metnini yazacak insan arıyor fakat kime sorsa yok oğlu yok. metni kendisi yazıyor, eşi de ingilizce'ye çeviriyor. yazı amerika'da bir dergide yayımlanıyor. horizon dergisi de çalışmayı yayımlamak için ara güler'e ulaşıyor ve fotoğrafların renkli baskılarını da göndermesini istiyorlar. tabii renkli baskı fotoğraf yok elinde. ara güler hemen aydın'a yola çıkıyor ve aynı valiyle görüşerek aynı şöförle geyre köyüne gidiyor ve bu kez üç gün sürecek bir fotoğraflama başlıyor. istanbul'a dönüp rüstem doyuran'a durumu anlatıyor. dergi için yazı hazırlayacak insan arıyorlar. doyuran, new york üniversitesinde hoca olan kenan erim'den bahsediyor. görüşmeler sonucu kenan erim türkiye'ye geliyor ve ara güler ile bölgeyi geziyorlar. bu şekilde bölge büyük bir kitlenin dikkatini çekerek kenan erim'in çalışmalarıyla pek çok kıymetli eser ortaya çıkarıyor.
ayrıca (bkz: kenan erim), (bkz: umut doğan), (bkz: afrodisias öyküleri), (bkz: karia).
devamını gör...
tanım girecek başlık bulamamak
evet daralıyorum sözlük! bu konudan başka şekillerde daha önce de veryansın ettik. ama şu an en tepe noktaya ulaştığını düşünmekteyim. işten aşırı yorgun dönüyorum, bir bölüm dizi izliyorum o da zorla! akabinde az sözlüğe sığınayım kafam boşalsın diyorum ama yok yok yok! saçma sapan başlıklar ciddi bir tatsızlık var! son zamanlarda türeyen kafatasında beyin yerine yumurta akı bulunan iki üç kalitesiz aktrollden bahsetmiyorum bile! illa ki uğraşlara devam da can sıkmıyor değil bu mevzular.
devamını gör...
okumadan oylamak
yapmadığım, yapmayacağım eylemdir. neredeyse her yazısını beğendiğim bir yazar olsa bile o yazısında tasvip etmediğim bir şeyler yazmış olabilir. ben beğendiysem okumuşumdur, bilginize..
devamını gör...

