sözlük bir aile olsa yazarların olacağı tipler
kesinlikle annesi olurdum.. yavruları için çıtı çıkmayan, her sabah gülerek ev halkını kahvaltıya çağıran, neşeyle yemekler yapan, sevgiyle ve samimiyetle bir o kadar da anlayışla dertleri dinleyip yol gösteren, üzüntüsünü belli etmeyen çilekeş bir ana olurdum.. yavrularım benim, seviyorum sizi. *
devamını gör...
muhammed musaddık
1951 - 1953 yılları arası aşbakanlığı sırasında ilk icraatı ülkesinde bulunan petrolleri millileştirmek olan ve bu nedenle ingilizler'in baskısıyla karşılaşan iranlı lider.
devamını gör...
21'inci yüzyılda istanbul'da gerçekleşecek büyük istanbul depremi
binlerce insanın ölümüne sebep olacak depremdir.ibb’nin sayfasında olası bir deprem durumunda ilçe ilçe,sokak sokak hangi binaların çökeceği gece olursa kaç kişinin vefat edeceği,gündüz olursa kaç kişinin vefat edeceği yazıyor. asıl acı olan ise hepsinin biliniyor olmasına rağmen hiçbir şey yapılmaması.
devamını gör...
şeyh bedreddin
"hep bir ağızdan türkü söyleyip
hep beraber sulardan çekmek ağı,
demiri oya gibi işleyip hep beraber
hep beraber sürebilmek toprağı
ballı incirleri yiyebilmek hep beraber
yârin yanağından gayri her şeyde
her yerde
hep beraber
diyebilmek için
on binler verdi sekiz binini..." *
nefret ve kan kustular. ağızlarından zehirli salyalar akıttılar. olmayanı oldurdular. börklüce'nin boynunu vurdular!
iftira ve yalan egemenlerin iktidarının harcıdır. bu harç daha sağlam bir hale bürünebilmek için kendisine destek noktaları arar. meşru olduğunu ispatlayabilmek içinde mukaddesi kullanır…
bu öyle illet bir dayanışmadır ki, mazdek’in de babek’in de, bedreddin'inde mahvına zemin hazırlamıştır.
kâfirler… sapkınlar… yoldan çıkmışlar… bu ittifakın marifetiyle, itinayla dize getirilir(!)
önce bir yalan rüzgârı yaratılır. bunun için ebu–suud gibiler kullanılır…
fetvalar birbirini izler. aşağılaşırlar, çirkinleşirler, kendi pisliklerini, rezilliklerini, örtbas edebilmek için bedreddin ve yoldaşlarını karalarlar.
simavnalu taifesinden bir bölük insan şarap içip izinle birbirlerinin eşlerine tasarruf ederler! hepsinin katli vaciptir!
yarin yanağından gayri her şey de, her yer de hep beraber diyenler için reva görülen şey; böyle bir rezilliğin onların üzerine bulaştırılmasıdır!
yalandır! ama yalanlardan gerçekler yaratanlar için de biçilmiş kaftandır.
vurdukları kelleler kâfi gelmemiş, kırdıkları binler azgınlıklarını dindirmemiş, attıkları çamur sayesinde günümüze kadar aynı nefreti ve iğrençliği körüklemişlerdir!
börklüce, bedreddin'den öğrendiklerini şöyle özetler;
“ben senin evinde kendi evim gibi oturabilmeyim, sen benim eşyamı kendi eşyan gibi kullanabilmelisin. kadınlar hariç bunların hepsi hepimiz içindir ve hepimizin ortak malıdır”
ve bir bizanslı tarihçi, o dönemin anadolu’su için şunları yazar;
“o günlerde iyon körfezinin girişinde bulunan ve halk ağzında stylarion denilen dağlarda cahil ve köylü bir türk ortaya çıktı. bu dağlar sakız adasının karşısında bulunurlar. türklere gönüllü yoksulluğu vaaz ediyor ve kadınlar dışında, yiyecek, giyecek, koşum hayvanları ve tarım aletleri gibi her şeyin ortak olması gerektiğini öğretiyordu. ‘ben senin evini barkını’ diyordu, ‘benimki gibi kullanmalıyım, sen de benimkini kendi malınmış gibi kullan; kadınlar hariç’ diyordu”.
ibni arapşah , idrisi bitlisi , aşık paşazade , bali efendi ve en nihayetinde mahmud hüdayi’de aynı oyunun kirli maşaları oldular…
hepsini topladığınızda bir ducas etmemeleri bu yüzdendir!
düşüncelerin temeli bedreddin'se… isyanın adı börklücedir…
ve onun üzerine yürüdüler… 8 bin can yere düştü… geri kalanlar derdest...
egemeni kutsayan rezil bir panayır alanına dönüştü ayasluğ!
savaş alanında ayakta kalanların başları, bu kanlı panayırın eğlencesi oldu…
bir bir toprağa düştüler! haykırışlar… bağırışlar…
börklüce’yi kollarından bir deveye bağladılar! çarmıha gerdiler…
belki de bundandır devenin boynunun eğri olması, insan olamayanlar utançlarını ona yüklemişlerdir. kim bilir…
uzuvlar yine ve yeniden sokaklarda gezdirildi… ibret-i alem! bak, gör ve ders al! kâfir olma!
bir zamanlar babek’in kanlı yüzüne ant içenlerin kanlarını içtiler bir çırpıda!
doymadılar… zaten asla doymazlar…
nasıl ki babek yoldaşlarına güvenmişti, bedreddin de aynısını yaptı.
bedreddinin yoldaşları arasına sızan cihan padişahının kara yağız neferleri, onu çadırında punduna getirdiler.
serez’de bir ağaç bedreddin'in cansız bedenine yoldaş oldu…
ve o ağaçta tomurcuk açtı bedreddin destanı…
tüm yalanlara, tüm çarpıtmalara, tüm rezilliklere inat…
bize halimizce bedreddin olmamızı, ebu–suud’ların karşısına dikilmemizi öğütledi…
bu öğüde asla halel getirmedik...
hep beraber sulardan çekmek ağı,
demiri oya gibi işleyip hep beraber
hep beraber sürebilmek toprağı
ballı incirleri yiyebilmek hep beraber
yârin yanağından gayri her şeyde
her yerde
hep beraber
diyebilmek için
on binler verdi sekiz binini..." *
nefret ve kan kustular. ağızlarından zehirli salyalar akıttılar. olmayanı oldurdular. börklüce'nin boynunu vurdular!
iftira ve yalan egemenlerin iktidarının harcıdır. bu harç daha sağlam bir hale bürünebilmek için kendisine destek noktaları arar. meşru olduğunu ispatlayabilmek içinde mukaddesi kullanır…
bu öyle illet bir dayanışmadır ki, mazdek’in de babek’in de, bedreddin'inde mahvına zemin hazırlamıştır.
kâfirler… sapkınlar… yoldan çıkmışlar… bu ittifakın marifetiyle, itinayla dize getirilir(!)
önce bir yalan rüzgârı yaratılır. bunun için ebu–suud gibiler kullanılır…
fetvalar birbirini izler. aşağılaşırlar, çirkinleşirler, kendi pisliklerini, rezilliklerini, örtbas edebilmek için bedreddin ve yoldaşlarını karalarlar.
simavnalu taifesinden bir bölük insan şarap içip izinle birbirlerinin eşlerine tasarruf ederler! hepsinin katli vaciptir!
yarin yanağından gayri her şey de, her yer de hep beraber diyenler için reva görülen şey; böyle bir rezilliğin onların üzerine bulaştırılmasıdır!
yalandır! ama yalanlardan gerçekler yaratanlar için de biçilmiş kaftandır.
vurdukları kelleler kâfi gelmemiş, kırdıkları binler azgınlıklarını dindirmemiş, attıkları çamur sayesinde günümüze kadar aynı nefreti ve iğrençliği körüklemişlerdir!
börklüce, bedreddin'den öğrendiklerini şöyle özetler;
“ben senin evinde kendi evim gibi oturabilmeyim, sen benim eşyamı kendi eşyan gibi kullanabilmelisin. kadınlar hariç bunların hepsi hepimiz içindir ve hepimizin ortak malıdır”
ve bir bizanslı tarihçi, o dönemin anadolu’su için şunları yazar;
“o günlerde iyon körfezinin girişinde bulunan ve halk ağzında stylarion denilen dağlarda cahil ve köylü bir türk ortaya çıktı. bu dağlar sakız adasının karşısında bulunurlar. türklere gönüllü yoksulluğu vaaz ediyor ve kadınlar dışında, yiyecek, giyecek, koşum hayvanları ve tarım aletleri gibi her şeyin ortak olması gerektiğini öğretiyordu. ‘ben senin evini barkını’ diyordu, ‘benimki gibi kullanmalıyım, sen de benimkini kendi malınmış gibi kullan; kadınlar hariç’ diyordu”.
ibni arapşah , idrisi bitlisi , aşık paşazade , bali efendi ve en nihayetinde mahmud hüdayi’de aynı oyunun kirli maşaları oldular…
hepsini topladığınızda bir ducas etmemeleri bu yüzdendir!
düşüncelerin temeli bedreddin'se… isyanın adı börklücedir…
ve onun üzerine yürüdüler… 8 bin can yere düştü… geri kalanlar derdest...
egemeni kutsayan rezil bir panayır alanına dönüştü ayasluğ!
savaş alanında ayakta kalanların başları, bu kanlı panayırın eğlencesi oldu…
bir bir toprağa düştüler! haykırışlar… bağırışlar…
börklüce’yi kollarından bir deveye bağladılar! çarmıha gerdiler…
belki de bundandır devenin boynunun eğri olması, insan olamayanlar utançlarını ona yüklemişlerdir. kim bilir…
uzuvlar yine ve yeniden sokaklarda gezdirildi… ibret-i alem! bak, gör ve ders al! kâfir olma!
bir zamanlar babek’in kanlı yüzüne ant içenlerin kanlarını içtiler bir çırpıda!
doymadılar… zaten asla doymazlar…
nasıl ki babek yoldaşlarına güvenmişti, bedreddin de aynısını yaptı.
bedreddinin yoldaşları arasına sızan cihan padişahının kara yağız neferleri, onu çadırında punduna getirdiler.
serez’de bir ağaç bedreddin'in cansız bedenine yoldaş oldu…
ve o ağaçta tomurcuk açtı bedreddin destanı…
tüm yalanlara, tüm çarpıtmalara, tüm rezilliklere inat…
bize halimizce bedreddin olmamızı, ebu–suud’ların karşısına dikilmemizi öğütledi…
bu öğüde asla halel getirmedik...
devamını gör...
sözlük radyosunun yayına başlaması
müzik seçimleri çok güzel olmuş. daim olsun.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
1984'te gördüğüm bir cümle. okuduktan sonra aklımdan da hiç çıkmadı.
" akıllılık çoğunluğa bakılarak ölçülmez." işte bu yüzden çoğunluk ne derse desin sen hep kendi yolunda yürü yalnız olsan bile.
" akıllılık çoğunluğa bakılarak ölçülmez." işte bu yüzden çoğunluk ne derse desin sen hep kendi yolunda yürü yalnız olsan bile.
devamını gör...
kürtajın yasaklanması gerekliliği
kürtaj yasaklanıp, kürtaj olmak isteyen ve/veya olması gereken kişiler pahalı klinikler yerine merdivenaltı doktorlarına yönlendirilmelidir. pahalı büyük hastaneler değil küçük esnaf kazansın. (avm ler de acil yasaklanıp "ne alırsan 1 tl" ciler yeniden açılsın istiyorum ben de)
t: bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaması gerekliliğini gösterir başlık örneklerinden birisi.
t: bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaması gerekliliğini gösterir başlık örneklerinden birisi.
devamını gör...
regl ağrısı
beni tatlı uykumdan uyandırıp, ilaç almaya diğer odaya kadar sürüne sürüne götüren ağrı. cidden hafife alan herkesin o halimi görmesini isterdim.
devamını gör...
mutlu evliliğin sırları
karşılıklı saygı ve özveri ile birbirlerini kırmamaya azami özen göstermek.
iletişim olabildiğince iyi seviyelerde tutmak.
iki tarafın da alttan almayı bilmesi.
iletişim olabildiğince iyi seviyelerde tutmak.
iki tarafın da alttan almayı bilmesi.
devamını gör...
ayakkabısını giyerken belindeki tabancası ateş alan kişi
iki tane silahım var, birisi tsk'dan kalma beylik tabancası, diğeri poligonda kullanmak için aldığım.
ikisinin de taşıma ruhsatları var.
bir gün bile poligona gitmek dışında birini alıp dışarı çıkmışlığım yoktur ki evde de tetik mekanizmaları ayrı, gövde ayrı, şarjör ayrı ve mermiler ayrı durur. şarjör ve mermiler ayrı ayrı kilitli kutu içerisinde.
bu şekildeyken bile tedirginlik yaşıyorum.
tanım: cahil cesaretine kurban gitmiş kişi.
ikisinin de taşıma ruhsatları var.
bir gün bile poligona gitmek dışında birini alıp dışarı çıkmışlığım yoktur ki evde de tetik mekanizmaları ayrı, gövde ayrı, şarjör ayrı ve mermiler ayrı durur. şarjör ve mermiler ayrı ayrı kilitli kutu içerisinde.
bu şekildeyken bile tedirginlik yaşıyorum.
tanım: cahil cesaretine kurban gitmiş kişi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
olur olmadık aşağılık insanlarla muhatap olmaktan o kadar sıkıldım, o kadar üzgünüm ki... anlatamam. bunca emeğimin karşılığı bu mu olacaktı?
devamını gör...
yılan
yaşam alanları yokoldukça insanlara yaklaşan, etçil, omurgalı sürüngenlere verilen ad.
devamını gör...
beni neden sevmedin sorusu
kimisi de hiç sevmese daha iyi sanki, bilemedim.
sevmediğine seviyorum diyenlerin çoğunun yaptıklarını yapamaz insan.
sevmediğine seviyorum diyenlerin çoğunun yaptıklarını yapamaz insan.
devamını gör...
fatma şahin'in rte'yi başöğretmen ilan etmesi
sonuna kadar haklıdır.
yalan söylemenin ve manipülasyonun nasıl yapılacağını, algı yönetimini, dinin nasıl kullanılacağını, torpilin ve kayırmanın nasıl yapılacağını kendisinden öğrenmiştir.
malum kişi negatif kutbun başöğretmenidir.
konu tartışmaya kapalıdır.
yalan söylemenin ve manipülasyonun nasıl yapılacağını, algı yönetimini, dinin nasıl kullanılacağını, torpilin ve kayırmanın nasıl yapılacağını kendisinden öğrenmiştir.
malum kişi negatif kutbun başöğretmenidir.
konu tartışmaya kapalıdır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
bilenler vardır aile akraba her zaman mesleğinizle okuduğunuz bölümle ya da başarılarınızla etiketler sizi. sen doktorsun nasıl hasta olursun diyemiyorlar ama sen okul birincisiydin nasıl 60 aldın ya da sen psikolojik danışmansın nasıl sinirleniyorsun diyebiliyorlar. bir doktor hasta olabilir, bir polis korkabilir, bir aşçı kötü yemekler de yapabilir ve bir psikolojik danışman obsesif olabilir. başkaldırı yani bir nevi..
devamını gör...
insanı yoran şeyler
fazla düşünmek. bir hiç için bunca gürültü, ne yazık.
devamını gör...



