yazarların duyduğu en efsane isim kısaltmaları
evimi taşıyan nakliyeci şehadettin abinin kendisine kısaca şahin denmesini istemesi bunlardan birisidir.
devamını gör...
meta fetişizmi
insanın, emek sürecinde nesnelerle olan ilişkisinin tersine dönmesidir. kapitalist pazar üretimiyle birlikte, insan, üretimin o kadar küçük bir parçası haline geliyor ki, ürettiği ürüne yabancılaşmaya başlıyor. aslında insan kendine yabancılaşıyor. hatta, ürün özne haline gelirken, emekçi nesneleşmeye başlıyor.
pazar ilişkileri metalaştıkça insan ilişkileri de metalaşıyor. yani ilişkileri de tüketmeye başlıyoruz. bir nesneye kullan-at şeklinde yaklaşıyoruz ya, insan ilişkileri de aynı şekilde olmaya başladı; kullan-at...
pazar ilişkileri metalaştıkça insan ilişkileri de metalaşıyor. yani ilişkileri de tüketmeye başlıyoruz. bir nesneye kullan-at şeklinde yaklaşıyoruz ya, insan ilişkileri de aynı şekilde olmaya başladı; kullan-at...
devamını gör...
sayısal vs sözel
bana göre birinin diğerine üstünlüğü olmayandır. fakat ülkemizde sözel bölümün çok küçümsendiğini düşünüyorum.
devamını gör...
domates
-yüksek oranda potasyum, organik asitler, a ve c vitaminleri bakımından önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır.
-domates likopen açısından zengindir, fakat taze domatesin bir miktar yağ ile pişirilmesi, likopenin vücut tarafından daha kolay alınmasını sağlar. işlem sırasında uygulanan farklı sıcaklıklarda likopenin kimyasal formu değişir, vücut tarafından daha kolay alınır. salça,sos,ketçap,meyve suyu gibi domates ürünlerindeki likopen bu duruma örnektir.
-domates likopen açısından zengindir, fakat taze domatesin bir miktar yağ ile pişirilmesi, likopenin vücut tarafından daha kolay alınmasını sağlar. işlem sırasında uygulanan farklı sıcaklıklarda likopenin kimyasal formu değişir, vücut tarafından daha kolay alınır. salça,sos,ketçap,meyve suyu gibi domates ürünlerindeki likopen bu duruma örnektir.
devamını gör...
sardunya
kokusundan çok hoşlanmasam da kendisini sevdiğim, çok yıllık, sıcağa ve susuzluğa dayanıklı olması sebebiyle tercih sebebim olan çiçek.
en çok tercih edilen çeşitleri ıtır, ceylangözü (karagöz diyen de var) ve sakız sardunyadır. dalından kırarak çoğaltmak mümkün ve kolaydır. kışın bile üzerinden çiçekleri eksik olmaz. hem dış hem iç mekana uygun olsa da, ben sadece don olacağı günler iç mekanda tutmaya çalışıyorum. çünkü içeride olduğu zaman hem dalları ve yaprakları zayıf oluyor hem de ışığa doğru fazla uzuyor. sardunyanızı tazelemek isterseniz eski dallarını kırarak temizleyin. hatta o kırdıklarınızı isterseniz başka bir yere dikebilirsiniz.
ıtır ve ceylangözü çeşitleri biraz fazla büyüdüğü için direkt toprağa dikmek, sakız sardunyası ise saksı için daha uygundur. sakız sardunyası biraz daha gölgeli ışığı severken, diğer iki tür güneşe biraz daha dayanıklıdır. suyu genel olarak çok sevmediklerinden, toprağını çok ıslak tutmamakta fayda var.
dondan korumak için sardunyanız saksıda ise kapalı mekana, saksıda değil de direkt toprakta ise don olacağı günler üzerini poşet, çuval gibi bir şeyle örtmeniz gerekebilir. fakat toprak çok ıslaksa donma ihtimali yüksek. bazıları dondan etkilense bile baharla birlikte tekrar taze yaprak patlatabiliyor. hemen söküp atmak yerine, donan dalları temizleyip temizlerken de yaş mı diye kontrol etmekte ve bir süre beklemekte fayda var.
en çok tercih edilen çeşitleri ıtır, ceylangözü (karagöz diyen de var) ve sakız sardunyadır. dalından kırarak çoğaltmak mümkün ve kolaydır. kışın bile üzerinden çiçekleri eksik olmaz. hem dış hem iç mekana uygun olsa da, ben sadece don olacağı günler iç mekanda tutmaya çalışıyorum. çünkü içeride olduğu zaman hem dalları ve yaprakları zayıf oluyor hem de ışığa doğru fazla uzuyor. sardunyanızı tazelemek isterseniz eski dallarını kırarak temizleyin. hatta o kırdıklarınızı isterseniz başka bir yere dikebilirsiniz.
ıtır ve ceylangözü çeşitleri biraz fazla büyüdüğü için direkt toprağa dikmek, sakız sardunyası ise saksı için daha uygundur. sakız sardunyası biraz daha gölgeli ışığı severken, diğer iki tür güneşe biraz daha dayanıklıdır. suyu genel olarak çok sevmediklerinden, toprağını çok ıslak tutmamakta fayda var.
dondan korumak için sardunyanız saksıda ise kapalı mekana, saksıda değil de direkt toprakta ise don olacağı günler üzerini poşet, çuval gibi bir şeyle örtmeniz gerekebilir. fakat toprak çok ıslaksa donma ihtimali yüksek. bazıları dondan etkilense bile baharla birlikte tekrar taze yaprak patlatabiliyor. hemen söküp atmak yerine, donan dalları temizleyip temizlerken de yaş mı diye kontrol etmekte ve bir süre beklemekte fayda var.
devamını gör...
buzağı için isim önerileri
hayvancılığın amatörce yapıldığı, her evin iki-üç ineği olduğu sıralarda ailenin bir bireyi gibi olacak olan, buzağılara verilebilecek isimlerdir.
aynalı, fincan gibi.
aynalı, fincan gibi.
devamını gör...
evde hamam böceği görmek
katil olmama sebeptir.
manyak mısın oğlum, ne işin var yedi ceddinin katilinin evinde? daha geçen bizimkiler ilaçlama yapmıştı. akıllanmadınız mı?
edit: yazım yanlışı.
manyak mısın oğlum, ne işin var yedi ceddinin katilinin evinde? daha geçen bizimkiler ilaçlama yapmıştı. akıllanmadınız mı?
edit: yazım yanlışı.
devamını gör...
bir başka sevgiliyi sevemem
'kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda' der nazım hikmet. herkes unutulur, gider, bir başka sevgili sevilir.
devamını gör...
yeni bir sözlük olsun derken yanlışlıkla ekşi sözlük olmak
ben inci sözlüğe evrilmesin diye elimden gelen her türlü çabayı gösteriyorken sizden de aynı hassasiyeti beklerim değerli suserler.
biraz daha az nutella yiyoruz hadi
biraz daha az nutella yiyoruz hadi
devamını gör...
musicbuddy
devamını gör...
bir kitapta tecavüzcünün ruh halinin anlatılması
gayet olağan bir şeydir.
şöyle ki, bu durumun olağandışı olduğunu kabul etmek, birincisi yazarın halet-i ruhiyesini karakterle özdeşleştirmeye, ikincisi, de sade, bataille, anais nin ve masoch gibi büyük yazarların kitaplarının engellenmesine, ortadan kaldırılmasına, sansürlenmesine yol açar. tecavüz her koşulda suçtur ve asla savunulamaz, ancak edebiyatın hayatta mevcut olan kötülükleri dile getirmesi engellendiği vakit, o kötülüklerin mevcudiyetini dünyaya anlatacak kişi sayısını da azaltırsınız.
yazar ve psikolog, gözlemcilik payesinde bir araya gelen iki farklı kişidir, ancak ikisi de bugüne kadar tahlilin sorumluluğunu omuzlarının üzerine yüklemişlerdir. yazarı bu görevinden, isteğinden alıkoymanın, tecavüz suçunu işleyen kişiyi psikanalize tabi tutan ruh doktorunun çalışmalarını yayınlamasından beri bırakmaktan çok bir farkı yoktur.
şöyle ki, bu durumun olağandışı olduğunu kabul etmek, birincisi yazarın halet-i ruhiyesini karakterle özdeşleştirmeye, ikincisi, de sade, bataille, anais nin ve masoch gibi büyük yazarların kitaplarının engellenmesine, ortadan kaldırılmasına, sansürlenmesine yol açar. tecavüz her koşulda suçtur ve asla savunulamaz, ancak edebiyatın hayatta mevcut olan kötülükleri dile getirmesi engellendiği vakit, o kötülüklerin mevcudiyetini dünyaya anlatacak kişi sayısını da azaltırsınız.
yazar ve psikolog, gözlemcilik payesinde bir araya gelen iki farklı kişidir, ancak ikisi de bugüne kadar tahlilin sorumluluğunu omuzlarının üzerine yüklemişlerdir. yazarı bu görevinden, isteğinden alıkoymanın, tecavüz suçunu işleyen kişiyi psikanalize tabi tutan ruh doktorunun çalışmalarını yayınlamasından beri bırakmaktan çok bir farkı yoktur.
devamını gör...
sıfır takipçisi olan bir yazarı ciddiye almak
sözlüğü facebook gibi kullananların derdidir.
devamını gör...
veresiye defteri
bir gün zengin olursam bakkal bakkal gezip al ulennn! diye parayı basıp yakacağım defterdir. haa para kalırsa akabinde tekellerdekini de yakacam. hadi gene iyisiniz köftehorlar.*
devamını gör...
yazarları bugün mutlu eden olaylar
okulumuzda konuşamayan ve otizmli olduğu için kimseyle göz teması kuramayan bir özel eğitim öğrencimiz var. okula yeni başladığı için yabancıları görünce huzursuz hissediyor ve ağlıyor.
birkaç kere onu rahatsız etmeden olduğu sınıfı ziyaret ettim, benden rahatsız olmasın diye hiç iletişime girmeye çalışmadım ama varlığımı hissettiğini hep biliyordum.
bugün yine şöyle bir uğrayayım diye sınıfıma girdim. her zamanki gibi beni görmezden gelir diye düşünerek öğretmen arkadaşla konuşmaya başladım. (hemen çıkarım diye kapıyı kapatmamıştım) tam o sırada kapıya doğru yürümeye başladı, ben de sınıftan çıkmasın diye kapıya yöneldim ve olanlar oldu. geldi, önümde durdu ve bacaklarıma sarıldı. sonra elimi tuttu, yere çekti beni. arkasını dönüp kucağıma oturdu. bana o an huzur nedir diye sorsanız bu derdim.
hayatımda çok ama çok az şey bu kadar etkilemiştir beni. bu satırları yazarken bile doluyor gözlerim. seni çok seviyorum minik, kalbime bu kadar güzel dokunduğun için teşekkür ederim!
birkaç kere onu rahatsız etmeden olduğu sınıfı ziyaret ettim, benden rahatsız olmasın diye hiç iletişime girmeye çalışmadım ama varlığımı hissettiğini hep biliyordum.
bugün yine şöyle bir uğrayayım diye sınıfıma girdim. her zamanki gibi beni görmezden gelir diye düşünerek öğretmen arkadaşla konuşmaya başladım. (hemen çıkarım diye kapıyı kapatmamıştım) tam o sırada kapıya doğru yürümeye başladı, ben de sınıftan çıkmasın diye kapıya yöneldim ve olanlar oldu. geldi, önümde durdu ve bacaklarıma sarıldı. sonra elimi tuttu, yere çekti beni. arkasını dönüp kucağıma oturdu. bana o an huzur nedir diye sorsanız bu derdim.
hayatımda çok ama çok az şey bu kadar etkilemiştir beni. bu satırları yazarken bile doluyor gözlerim. seni çok seviyorum minik, kalbime bu kadar güzel dokunduğun için teşekkür ederim!
devamını gör...
kakule
çok sevdiğim bir şiirde bahsi geçen bitkidir:
tarçın'ın arkadaşları gülçin, nurçin ve yalçını
ister misin tanımayı kakuleyi, narçını
elmır onlara gelince, çocuklar sevinince
tarçın sana gülümser, ne bilmek istersin der
bir tohum filizlenir, serpilir çicek açar
sırlar açığa çıkar ve meraklanır çocuklar
çın çını çın çın çık ortaya tarçın
(bkz: ekmek kafalı elmır)
tarçın'ın arkadaşları gülçin, nurçin ve yalçını
ister misin tanımayı kakuleyi, narçını
elmır onlara gelince, çocuklar sevinince
tarçın sana gülümser, ne bilmek istersin der
bir tohum filizlenir, serpilir çicek açar
sırlar açığa çıkar ve meraklanır çocuklar
çın çını çın çın çık ortaya tarçın
(bkz: ekmek kafalı elmır)
devamını gör...
yurt dışında okumak
yutdışına yerleşmek ile taçlandırılmadığı sürece anlamını yitirir.
devamını gör...
sözlükçülerin kahvaltıları
mütevazi simit ve karton bardakta çayın nesini paylaşayım şimdi bu kahvaltı fotoğrafını gördükten sonra? benim kahvaltıya bakınca kendimi bağcılar 'da gibi hissediyorum.
devamını gör...
ilkokulun vazgeçilmezleri
kola kutusunun ezilmesiyle yapılan tenefüs arası maçları.
devamını gör...
katılımcı ekonomi
ingilizcesi participatory economics yani kısaca parecon olan kapitalist küreselleşme karşıtı ekonomik vizyon.
kurucuları robin hahnel ve michael alberttir. hahnel ve albert kitaplarında mevcut ekonomik sistemin acımasızlığından, yıkıcılığından, adaletsizliğinden ve verimsizliğinden bahsederken diğer bütün ekonomik sistemlerin de eleştirisini yaparlar. hahnel liberter sosyalizme yakın görünse ve sıcak baksa da iktisadi adalet ve demokrasi adlı kitabının ikinci bölümünde "liberter sosyalizm: yanlış giden neydi?" başlığı altında liberter sosyalizmin ölümünün nedenlerini incelemektedir.
katılımcı ekonominin benimsediği temel değerler şunlardır: hakkaniyet, dayanışma, çeşitlilik, öz yönetim, ve ekolojik denge. michael albert katılımcı ekonomi: kapitalizmden sonra yaşam adlı kitabında katılımcı ekonominin beş tamamlayıcı bileşeni olarak şunları öneriyor: üretici varlıkların toplumsal mülkiyeti, öz yönetime dayalı işçi ve tüketici konseyleri, dengeli iş düzenleri, çaba ve fedakarlığın ödüllendirilmesi ve katılımcı planlama katılımcı ekonomi, tabi ki kusursuz bir ekonomik vizyon değildir ama bu kusurlar benimsediği temel değerlerde değildir bu yüzden eleştirirken insaflı olmak gerekir. ayrıca sadece ekonomik değil, toplumsal bir vizyondur da aynı zamanda.
kurucuları robin hahnel ve michael alberttir. hahnel ve albert kitaplarında mevcut ekonomik sistemin acımasızlığından, yıkıcılığından, adaletsizliğinden ve verimsizliğinden bahsederken diğer bütün ekonomik sistemlerin de eleştirisini yaparlar. hahnel liberter sosyalizme yakın görünse ve sıcak baksa da iktisadi adalet ve demokrasi adlı kitabının ikinci bölümünde "liberter sosyalizm: yanlış giden neydi?" başlığı altında liberter sosyalizmin ölümünün nedenlerini incelemektedir.
katılımcı ekonominin benimsediği temel değerler şunlardır: hakkaniyet, dayanışma, çeşitlilik, öz yönetim, ve ekolojik denge. michael albert katılımcı ekonomi: kapitalizmden sonra yaşam adlı kitabında katılımcı ekonominin beş tamamlayıcı bileşeni olarak şunları öneriyor: üretici varlıkların toplumsal mülkiyeti, öz yönetime dayalı işçi ve tüketici konseyleri, dengeli iş düzenleri, çaba ve fedakarlığın ödüllendirilmesi ve katılımcı planlama katılımcı ekonomi, tabi ki kusursuz bir ekonomik vizyon değildir ama bu kusurlar benimsediği temel değerlerde değildir bu yüzden eleştirirken insaflı olmak gerekir. ayrıca sadece ekonomik değil, toplumsal bir vizyondur da aynı zamanda.
devamını gör...
hayatın gerçekleri
aynı anda birileri doğuyor, birileri ölüyor, kimisi mutlu kimisi de asla mutlu olmayacağını düşünüp hayatın kendisine ayrılan sürenin sonuna gelmesini bekliyor.
devamını gör...